logo
25 MAYIS 2026

Çirkin senaryo

04.08.2004 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İran ziyaretini ve ekonominin içinde bulunduğu 'çıkmaz' değerlendirdi. Meltem ve Mesaj TV'deki Haftanın Sohbeti programında çarpıcı açıklamalar yapan BTP Lideri Prof. Dr. Baş, "İran ziyareti adı altındaki 'mesaj taşıma' benim gördüğüm kadarıyla bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. İran Genelkurmayı'nın hem ABD'ye, hem de İsrail'e verdiği mesaj bir birliktelik ortaya koymuştur" dedi.

BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın çarpıcı açıklamalarından önemli kesitleri aktarıyoruz...

BOP'un hedefi İran

BOP tehdit olarak karşısına İran'ı alıyor. Böyle bir niyet var. Türkiye, bu mevzuda ABD'nin yanında NATO şemsiyesi altında yer alacak. Peki ne olacak? Ben diyorum ki, İran hırpalanacak. Öyle zannedildiği gibi, İran aleyhine öyle vahim bir netice çıkmayacak. Ben Ortadoğu'da Müslümanların lehine fevkalade olumlu tecellilerin olacağı kanaatindeyim. Türk siyasetinin aklını başına alması lazım. Buna göre hesabını yapmalı, ayağını ona göre denk almalı. Aksi takdirde adamın belasını Allah verir...

Türkiye ve İran: İki Aslan

ABD bu coğrafyada iki devletle savaşamaz. Bunun birisi Türkiye, diğeri de İran'dır. Biz kendi kıymetimizi bilmiyoruz. Kendimizle olan takışıklığımızdan, aramızdaki nifaktan beraberlik ruhunu kaybettiğimizden, gerçek kuvvetimizin idrakine varamıyoruz. Bu coğrafyada bütün güçler biraraya gelse, Allah'ın izniyle bu millete bir şey yapamaz. İlaveten İran'a da bir şey yapamaz.

Şimdi Batılı güçler ne yapacak? Ortadoğu'daki emellerine vasıl olmak için, bölgenin iki güçlü devletini yani iki aslanı sinsi planlarlarla karşı karşıya getirecek ve birbirleriyle mücadele ettirecek. Bu mücadeleden kim kazançlı çıkacak? Bundan ne İran, ne de Türkiye kazançlı çıkabilir. Bu iki devleti kendisine alet eden devlet kazanacak...

Burada siyasetçi akıllı olmalı. Türk siyasetçisi, Türk milletini bu noktaya getirecek adımlardan mutlaka kaçınmalıdır.

Şimdi AKP milletvekilleri iyi düşünsün! Bizim İran'la bir alıp veremediğimiz mi var? Ne istedik de alamadık? Dolayısıyla aramızdaki huzursuzluğun kaynağı ne? Türk milleti, problem yaratmaya, başkalarının oyuncağı haline gelmeye müsaade etmeyecektir.

ABD'nin liman

taleplerinin sebebi

ABD Türkiye'den Trabzon ve Samsun limanlarını istiyor. Niçin? Bu iki limanı kime karşı kullanacak? Rusya'ya karşı mı bu limanları istiyor? Yok... Bu limanları talep ederek, bir bölge ülkesine karşı kullanmak istiyor. Böylece sen Haçlı'nın safında yer alıyorsun. Buna ne Allah müsaade eder, ne de kul...

Ekonomi SOS veriyor

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türk ekonomisinin içine düştüğü duruma ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Baş'ın değerlendirmeleri şöyle...

"Biz siyasi hayata adım attığımızdan beri anlatmaya çalıştığımız bir husus var. Her devletin bir milli geliri var. Bu milli gelirin bir bölümü devletin elinde mal olarak mevcuttur. Zaten para demek de, malın karşılığı olan birim, değer demektir. Mal mübadelesi dönemi geçtiği için, 'mal mukabili para basarsınız' onun karşılığında da iş yaparsınız. Daha evvel devletler paranın karşılığında altın biriktirirken, buna mukabil para basardı. Ancak ABD bunu 1972 yılında kaldırdı. Ondan sonra para birimi olarak ortaya konulan ölçü, 'devletin milli gelirine mukabil emtia ve para' ölçüsü olmuştur.

Türkiye para basamıyor

Her yıl devletlerin mal olarak kazançları vardır. Bu kazanç olmazsa, milletler ayakta duramaz. Şimdi paranızın mukabili elde ettiğiniz kar olarak mal eğer paraya dönüşmezse, piyasa paraya sıkışır. Siz paranızı çalıştırdınız, mal elde ettiniz; bu malı stokladınız... Mal büyüdü ama onun karşılığında para yok... Devlet de bir işletme gibi mal kazanıyor, karşılığında para basmıyor. . Ne oluyor o zaman? Mal piyasada istediğiniz kadar var ama karşılığında para yok. İşte emisyon dediğimiz olay, malın karşılığında senyoraj hakkını kullanarak parayı basmaktır. Bunu bütün dünya yapar. Türkiye yaklaşık 16 yıldan beri imal ettiği mamulüne karşılık tek kuruş basmamıştır. Peki ne yapıyor Türkiye? İşte IMF, ABD ve AB talimat vererek diyor ki, sizin yapacağınız iş, malınızın karşılığında para basmak değil... Bu ekonomi kuralını bizim Maliyemiz de bilmiyor. Global güçler ne diyor? Benden ve senin ülkende yerleşmiş bulunan benim adamlarımdan borç alacaksın. Piyasada olmayan parayı piyasaya süreceksin. Piyasada benim ve adamlarımın parası olacak. Biz bu yıl içinde 320 milyar dolar iç ve dış borç alacağız ve bunun karşılığında 150 katrilyon lira faiz ödeyeceğiz. Şimdi hükümet IMF ile yola devem etmeye karar verdiğine göre, bu faiz yükü önümüzdeki yıl 225 katrilyon, bir sonraki yıl 300, daha sonra da 350, 400... katrilyon olacaktır. Niye? IMF kurmuş pazarını...'Türkiye gibi 3 tane pazar olsa, benim adamlarım da , ben de köşeyi dönerim' fikrinde...

Bu kadar faiz yükü olur mu? Şimdi Başbakan Erdoğan bir süre önce 2004 yılı sonunda "biz bu işe son vereceğiz" demişti. Biz ise ne demiştik? "Bunlar bu kafayla bu işe son veremez" demiştik. İki sebepten dolayı veremezler...

Ekonomiyi

bilmeyen bir hükümet

Birincisi, bu hükümet ekonomiyi bilmiyor. Türkiye'nin ekonomisi kötüye gidiyor. Ülke batmanın eşiğine geldi. Bu derece borçlu ikinci bir ülke gösteremezsiniz. Türkiye bitmiştir. Biz bunu söyledik. Bu konuda halkın da çok büyük eksiği var. Esnafa gidiyorum, 'siftah bile edemedim' diyor. Niye konuşmuyorsun o zaman? Halkımız 'bir sene bekleyip de görelim" demişti. İki sene geçti... Ne yaptı bu hükümet? Hiçbir şey... Yapamazlar... İnsan bir şeyi bilirse, onu yapabilir. Bunlar ekonomiyi bilmiyor. Bunlar IMF formülü dışında bir ekonomi sistemi bilmiyor.

Aşağı doğru gidiliyor

Bu gidişatla Türkiye'nin hayırlı bir nefes alması mümkün görünmüyor. Türkiye Titanic gibi hızla batma noktasına doğru sürükleniyor. Senin yer altı ve yerüstü kaynakların da peşkeş çekiliyor. Mustafa Kemal'den bu yana işletilmeyen yer altı kaynaklarımız bedava fiyatına peşkeş çekiliyor. Trilyon dolarlık kaynaklar bunlar. Bunlar Ermeni Hıncak ve Taşnak örgütlerine destek veren kuruluşlara peşkeş çekiliyor. Milli kuruluşlara değil...Borç batağı devam ederse, önümüzdeki yıllarda yabancı güçler, "niye paramızı vermiyorsunuz diye bu aziz vatanı işgal etmeye bile yeltenebilir". İş işten geçmeden, iktidar yeni atılımlar yapmalı, yeni formüller ortaya koymalı. İktidar bu meselelerde kafa yoran, modeller ortaya koyan kişilerle istişare etmeli. Türkiye, içinde bulunduğu badireyi atlatmak için çözüm yolları bulmak zorunda.

IMF kendini düşünüyor

IMF neden dış ticaret açığının bu denli büyümesine karşı Türkiye'ye "tedbir alın" ikazında bulunmuyor? Bununu sebebi belli: İthalat yaptığımızda,. Kendi mamulünü bize pazarlıyor. Senin dış ticaret açığını takmış günahına... sen batmışsın, yok olmuşsun, bunu umursamıyor. Kendi mamulüne Pazar bulduğunda, 'sen çok iyisin'; bulamadığında, 'sen çok kötüsün'...

Global sermayenin serbest Pazar ekonomisi adı altında yaptığı iş, kendi mamulüne pazar bulmaktır. IMF'nin yaptığı da, elindeki parayı faizle satmaktır. Türkiye bir adım ileri gitmiyor. Sebebi bu...

'Türkiye ileri gitti' deniyorsa, bilin ki, 'IMF bizden çok daha fazla para kazanıyor'...Bu gidişatın sonu helak olmaktır.

Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu

24.05.2026 23:18:00
Haber Merkezi
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu.

DMM'den yapılan açıklamada, "Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden; sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanları, sahte kapora talepleri ve sahte ödeme dekontlarıyla vatandaşlarımızın dini ve manevi değerlerini suistimal etmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin arttığı tespit edilmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapan, piyasa değerinin çok altında ilan paylaşan, acele ödeme talebinde bulunan ve doğrulanmamış IBAN bilgileriyle işlem yapılmasını isteyen kişi ve hesaplara karşı dikkatli olması önem taşımaktadır. Ödeme işlemlerinde yalnızca gönderilen dekont görüntüsüne değil, banka hesabına paranın fiilen ulaşıp ulaşmadığına dikkat edilmelidir. Ödeme öncesinde satıcı ve hesap bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerekmektedir. Şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde ilgili mercilere gecikmeksizin bildirimde bulunulması önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'

Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen eski CHP milletvekili Müslim Sarı, partinin kurultaya gitmesinin 'kaçınılmaz' olduğunu belirtti

24.05.2026 19:12:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Tartışmalı bir mahkeme kararıyla 'göreve iade edilen' eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden eski CHP milletvekili Müslim Sarı, pazar günü kolluk kuvvetleri marifetiyle binaya girişlerinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Sarı, "3-4 Kasım'daki kurultaydan kısa süre sonra şaibe iddilarıyla karşı karşıya kaldık" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kendilerini "yok saydığını" belirten Sarı, "Hukuk süreci başladı ama CHP yöneticileri yine yoksaydı. İstinaf süreci başladı ama yine yok sayıldı. Genel merkezin aynı tutumu sergilemesi olayı krize dönüştürdü" diye ekledi.

"CHP yöneticileriyle iletişime geçerek maksimum çabayı sergiledik. Orta yolu bulmak, genel merkeze müdahale olmaması için çaba sarf ettik. Sabah genel merkeze geldik, içeri girip diyalogla bu sorunu çözmek istiyoruz dedik. CHP'nin kapıları CHP vekillerine kapalıydı. Diyaloğu en üst düzeyde sürdürme çabalarımız devam etti. Saatlerce burada kaldık" diyen Sarı, "Her türlü iş birliğine diyaloğa açık olduğumuz belirttik. Bizle konuşmak yerine içişleri bakanıyla konuşmayı tercih ettiler. Maalesef polis ekipleri sürece dahil olmak zorunda kaldılar" diye ekledi.

"Bu CHP yönetiminin bir eseridir. Kendi yol haritamızı belirleyeceğiz. Kapıyı kapatanlara bizim kapımız açık. Dışlayıcı değil kucaklayıcı olacağız. CHP bu krizi fırsata çevirebilir. Bu sorundan da el birliği ile çıkacağız. CHP kurultaya gidecek."

CHP eski genel başkanı Kılıçdaroğlu'nun tartışmalı bir mahkeme kararıyla "göreve iadesinin" ardından yaşanan gerginlik sürüyor. Pazar günü sabah saatlerinde polis partinin genel merkezine geldi ve günün ilerleyen saatlerinde biber gazı ile binanın içine girdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in parti liderliğine gelmesiyle sonuçlanan ve 2023 yılında düzenlenen CHP 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da "mutlak butlan" kararı vermişti.

2023'ün sonlarında yapılan olağan parti kongresinde delegelerin mevcut genel başkan Özgür Özel lehine oy kullanmaları için "para aldıkları" iddiaları üzerine dava açılmıştı.

Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel cuma günü telefonda görüştü.

Kılıçdaroğlu'nun yeni basın danışmanı Atakan Sönmez, görüşmede Kılıçdaroğlu'nun, "en uygun zamanda partiyi kurultaya götürme" niyetini Özel'e ilettiğini aktarmıştı.

Pazar günü ise gergin başladı. Sabah saatlerinde içlerinde birkaç CHP milletvekilinin de olduğu bir grup Kılıçdaroğlu destekçisi partinin genel merkezine yürüdü.

Sabah saatlerinden itibaren pek çok CHP yetkilisi ve milletvekilinden Kılıçdaroğlu'na ve yaşananlara tepki geldi.

Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi

24.05.2026 19:02:00
AA
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının nisan ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da nisan ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 25 istasyonda metreküp başına 34,1, 2025'in aynı ayında ise 27,7 mikrogram ölçüldü. Partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 23 arttığı belirlendi.



Nisan ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 63,76 mikrogramla "Kağıthane" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 54,13 mikrogramla "Tuzla" ve 53,43 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,14 mikrogramla "Kumköy" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonunda 18,34, "Alibeyköy" istasyonunda ise 19,42 mikrogram ölçüldü.

Kentte partikül madde hava kirliliği oranının 6 istasyonda azalması, 19 istasyonda ise artması dikkati çekti.

Partikül madde hava kirliliği oranının nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 139 ile "Sarıyer", yüzde 138 ile "Arnavutköy" olarak belirlendi.

Nisan ayında partikül madde hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azaldığı istasyon yüzde 26 ile "Kartal" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 18'le "Esenler" ve yüzde 6 ile "Sultangazi 1" istasyonları takip etti.

Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu

24.05.2026 17:31:00
Haber Merkezi
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesi olan 4.9 büyüklüğündeki deprem saat 04.26'da kaydedildi. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı çevre ilçelerde de hissedildi.
Depremin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Saimbeyli Fay Zonu'na yakın bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Görür paylaşımında, "Adana'da, Akoluk-Feke'de 4.9 deprem oldu. Deprem Saimbeyli ile Savrun Fay Zonları arasında ve Saimbeyli Fay Zonuna yakın. Bu faylar Doğu Anadolu Fay Zonuyla ilişkili ve 2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü. Adana Havzası için tehdit olabilir. Geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi

24.05.2026 16:11:00
Haber Merkezi
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Genel Merkezi'nde yürütülen tahliye ve tebligat sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Mansur Yavaş, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezine polis zoruyla girilmesi gibi bir tablo; sadece bir siyasi partiye değil, Türkiye'nin demokratik birikimine zarar vermekten başka bir işe yaramaz" dedi.

Mansur Yavaş açıklamasında şu ifadelere de yer verdi:

"Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet Halk Partisi'ne umudunu bağlamış milyonlarca insan vardır. Bu iradeyi yok sayan, her yaklaşım; toplumsal vicdanda derin yaralar açacaktır. Buradan bir kez daha sesleniyorum: O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır."

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı

24.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.

Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.

"Yok hükmünde" dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.

Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.

"Türk milleti adına" karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*

Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!

Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.

Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!

Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.

Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.

Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.

Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye'nin birinci partisi olduk.

Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel'in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük milletim!

"Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen Ulu Önder Atatürk'ün takipçileri:

İstikbali, Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.

AYAĞA KALKIN!

Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!

Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.

Aziz milletim!

Korkmayacağız!

Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?

Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.

Siyasi parti liderleri,

Mesele CHP meselesi değildir!

Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız!

Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.

Millet hepimizi çağırıyor ve "artık yapın" diyor!

Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!

Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.

Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!

Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür.

Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!

Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.

Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!

YA BUGÜN, YA HİÇ!"

Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor

Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD'nin New York kentinde gözaltına alınan şüpheli Umut Altaş'ın 26 Mayıs Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkması bekleniyor

24.05.2026 08:00:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan ve dün ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmasının beklendiği bildirildi.

İHA'ya özel bilgi veren ABD'li yetkililer, gözaltı işlemleri devam eden Altaş'ın gözaltında tutulduğu New York'un Manhattan bölgesinde bulunan Federal Plaza'dan yerel saat ile bu akşam kentteki ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) Gözlem Merkezi'ne götürüleceğini belirtti. Bu gelişmeler doğrultusunda Altaş'ın ilk duruşmasının Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde yapılmasının beklendiği kaydedildi.


Türkiye'ye iade süreci gündemde



Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın mahkemede iade sürecine ilişkin beyanda bulunması bekleniyor. Duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceği değerlendiriliyor. ABD makamları ile Türk yetkililer arasında yürütülen adli süreç kapsamında, iade prosedürünün mahkemenin vereceği karar doğrultusunda ilerlemesi bekleniyor.

ABD'li yetkililer, Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından Altaş'ın ülkesine iadesine ilişkin yoğun baskı sonucunda şimdiye kadar görülmemiş hızda bir iade sürecinin başlayacağı değerlendirmesinde bulundu.


ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyor



Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıktı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açıldığı öğrenildi.
Söz konusu suçlamalara ilişkin davanın da New York'ta sürdüğü, Altaş'ın bu kapsamda 10 Haziran 2026 tarihinde ayrı bir duruşmaya daha çıkacağı kaydedildi.


Gülistan Doku dosyası



Gülistan Doku soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanmış, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturma çerçevesinde firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, uğradığı silahlı saldırı sonucu ayağından yaralandı. Olay sonrası hastaneye kaldırılan Karaca'nın tedavisinin sürdüğü öğrenildi

23.05.2026 16:58:00 / Güncelleme: 23.05.2026 17:01:49
İHA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Edinilen bilgilere göre, saldırganın, yüzünde maske ile Karaca'nın evinin bulunduğu bölgeye geldiği ve burada silahla ateş açtığı öğrenildi. Saldırının ardından şüphelinin olay yerinden kaçtığı, kaçış sırasında ise inşaat halindeki bir bölgede görüldüğü öne sürüldü.






İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Alim Karaca'nın sağlık durumuyla ilgili resmi açıklama beklenirken, polis ekipleri kaçan şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.








Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, hastaneye gelerek Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Kaymakam Akkaya hastane çıkışında, "Başkanımızın sağlık durumu gayet iyi. Gerekli tedavisi doktorlarımız tarafından yapılıyor. Fail ve failleri yakalamak için çalışmalarımız sürüyor" dedi.

CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı


 
 
CHP'den 2024'teki yerel seçimleri kazanan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.

23.05.2026 14:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 14:35:11
AA
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı

Çok sayıda müşteki şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında dün Antalya yolunda gözaltına alınan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.
Albayrak'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen Albayrak, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Olayın geçmişi

Müşteki E.Ö, 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşarak 2.5 milyon lira talep eden Albayrak'ın bunun karşılığında çek almayı kabul ettiğini, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını beyan ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.
Ayrıca H.P'nin de aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğu ve çalışanı F.Ç. aracılığıyla Albayrak'ın kendisinden 1 milyon lira talep ettiğini ancak parayı vermediği için inşaat faaliyetlerinin devamına izin verilmediğine yönelik şikayeti ile benzer nitelikteki çok sayıda şikayet üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.
Antalya'ya gittiği belirtilen Albayrak, dün Afyonkarahisar'da gözaltına alınarak Düzce'ye getirilmişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.