logo
23 MAYIS 2026

Çirkin senaryo

04.08.2004 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İran ziyaretini ve ekonominin içinde bulunduğu 'çıkmaz' değerlendirdi. Meltem ve Mesaj TV'deki Haftanın Sohbeti programında çarpıcı açıklamalar yapan BTP Lideri Prof. Dr. Baş, "İran ziyareti adı altındaki 'mesaj taşıma' benim gördüğüm kadarıyla bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. İran Genelkurmayı'nın hem ABD'ye, hem de İsrail'e verdiği mesaj bir birliktelik ortaya koymuştur" dedi.

BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın çarpıcı açıklamalarından önemli kesitleri aktarıyoruz...

BOP'un hedefi İran

BOP tehdit olarak karşısına İran'ı alıyor. Böyle bir niyet var. Türkiye, bu mevzuda ABD'nin yanında NATO şemsiyesi altında yer alacak. Peki ne olacak? Ben diyorum ki, İran hırpalanacak. Öyle zannedildiği gibi, İran aleyhine öyle vahim bir netice çıkmayacak. Ben Ortadoğu'da Müslümanların lehine fevkalade olumlu tecellilerin olacağı kanaatindeyim. Türk siyasetinin aklını başına alması lazım. Buna göre hesabını yapmalı, ayağını ona göre denk almalı. Aksi takdirde adamın belasını Allah verir...

Türkiye ve İran: İki Aslan

ABD bu coğrafyada iki devletle savaşamaz. Bunun birisi Türkiye, diğeri de İran'dır. Biz kendi kıymetimizi bilmiyoruz. Kendimizle olan takışıklığımızdan, aramızdaki nifaktan beraberlik ruhunu kaybettiğimizden, gerçek kuvvetimizin idrakine varamıyoruz. Bu coğrafyada bütün güçler biraraya gelse, Allah'ın izniyle bu millete bir şey yapamaz. İlaveten İran'a da bir şey yapamaz.

Şimdi Batılı güçler ne yapacak? Ortadoğu'daki emellerine vasıl olmak için, bölgenin iki güçlü devletini yani iki aslanı sinsi planlarlarla karşı karşıya getirecek ve birbirleriyle mücadele ettirecek. Bu mücadeleden kim kazançlı çıkacak? Bundan ne İran, ne de Türkiye kazançlı çıkabilir. Bu iki devleti kendisine alet eden devlet kazanacak...

Burada siyasetçi akıllı olmalı. Türk siyasetçisi, Türk milletini bu noktaya getirecek adımlardan mutlaka kaçınmalıdır.

Şimdi AKP milletvekilleri iyi düşünsün! Bizim İran'la bir alıp veremediğimiz mi var? Ne istedik de alamadık? Dolayısıyla aramızdaki huzursuzluğun kaynağı ne? Türk milleti, problem yaratmaya, başkalarının oyuncağı haline gelmeye müsaade etmeyecektir.

ABD'nin liman

taleplerinin sebebi

ABD Türkiye'den Trabzon ve Samsun limanlarını istiyor. Niçin? Bu iki limanı kime karşı kullanacak? Rusya'ya karşı mı bu limanları istiyor? Yok... Bu limanları talep ederek, bir bölge ülkesine karşı kullanmak istiyor. Böylece sen Haçlı'nın safında yer alıyorsun. Buna ne Allah müsaade eder, ne de kul...

Ekonomi SOS veriyor

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türk ekonomisinin içine düştüğü duruma ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Baş'ın değerlendirmeleri şöyle...

"Biz siyasi hayata adım attığımızdan beri anlatmaya çalıştığımız bir husus var. Her devletin bir milli geliri var. Bu milli gelirin bir bölümü devletin elinde mal olarak mevcuttur. Zaten para demek de, malın karşılığı olan birim, değer demektir. Mal mübadelesi dönemi geçtiği için, 'mal mukabili para basarsınız' onun karşılığında da iş yaparsınız. Daha evvel devletler paranın karşılığında altın biriktirirken, buna mukabil para basardı. Ancak ABD bunu 1972 yılında kaldırdı. Ondan sonra para birimi olarak ortaya konulan ölçü, 'devletin milli gelirine mukabil emtia ve para' ölçüsü olmuştur.

Türkiye para basamıyor

Her yıl devletlerin mal olarak kazançları vardır. Bu kazanç olmazsa, milletler ayakta duramaz. Şimdi paranızın mukabili elde ettiğiniz kar olarak mal eğer paraya dönüşmezse, piyasa paraya sıkışır. Siz paranızı çalıştırdınız, mal elde ettiniz; bu malı stokladınız... Mal büyüdü ama onun karşılığında para yok... Devlet de bir işletme gibi mal kazanıyor, karşılığında para basmıyor. . Ne oluyor o zaman? Mal piyasada istediğiniz kadar var ama karşılığında para yok. İşte emisyon dediğimiz olay, malın karşılığında senyoraj hakkını kullanarak parayı basmaktır. Bunu bütün dünya yapar. Türkiye yaklaşık 16 yıldan beri imal ettiği mamulüne karşılık tek kuruş basmamıştır. Peki ne yapıyor Türkiye? İşte IMF, ABD ve AB talimat vererek diyor ki, sizin yapacağınız iş, malınızın karşılığında para basmak değil... Bu ekonomi kuralını bizim Maliyemiz de bilmiyor. Global güçler ne diyor? Benden ve senin ülkende yerleşmiş bulunan benim adamlarımdan borç alacaksın. Piyasada olmayan parayı piyasaya süreceksin. Piyasada benim ve adamlarımın parası olacak. Biz bu yıl içinde 320 milyar dolar iç ve dış borç alacağız ve bunun karşılığında 150 katrilyon lira faiz ödeyeceğiz. Şimdi hükümet IMF ile yola devem etmeye karar verdiğine göre, bu faiz yükü önümüzdeki yıl 225 katrilyon, bir sonraki yıl 300, daha sonra da 350, 400... katrilyon olacaktır. Niye? IMF kurmuş pazarını...'Türkiye gibi 3 tane pazar olsa, benim adamlarım da , ben de köşeyi dönerim' fikrinde...

Bu kadar faiz yükü olur mu? Şimdi Başbakan Erdoğan bir süre önce 2004 yılı sonunda "biz bu işe son vereceğiz" demişti. Biz ise ne demiştik? "Bunlar bu kafayla bu işe son veremez" demiştik. İki sebepten dolayı veremezler...

Ekonomiyi

bilmeyen bir hükümet

Birincisi, bu hükümet ekonomiyi bilmiyor. Türkiye'nin ekonomisi kötüye gidiyor. Ülke batmanın eşiğine geldi. Bu derece borçlu ikinci bir ülke gösteremezsiniz. Türkiye bitmiştir. Biz bunu söyledik. Bu konuda halkın da çok büyük eksiği var. Esnafa gidiyorum, 'siftah bile edemedim' diyor. Niye konuşmuyorsun o zaman? Halkımız 'bir sene bekleyip de görelim" demişti. İki sene geçti... Ne yaptı bu hükümet? Hiçbir şey... Yapamazlar... İnsan bir şeyi bilirse, onu yapabilir. Bunlar ekonomiyi bilmiyor. Bunlar IMF formülü dışında bir ekonomi sistemi bilmiyor.

Aşağı doğru gidiliyor

Bu gidişatla Türkiye'nin hayırlı bir nefes alması mümkün görünmüyor. Türkiye Titanic gibi hızla batma noktasına doğru sürükleniyor. Senin yer altı ve yerüstü kaynakların da peşkeş çekiliyor. Mustafa Kemal'den bu yana işletilmeyen yer altı kaynaklarımız bedava fiyatına peşkeş çekiliyor. Trilyon dolarlık kaynaklar bunlar. Bunlar Ermeni Hıncak ve Taşnak örgütlerine destek veren kuruluşlara peşkeş çekiliyor. Milli kuruluşlara değil...Borç batağı devam ederse, önümüzdeki yıllarda yabancı güçler, "niye paramızı vermiyorsunuz diye bu aziz vatanı işgal etmeye bile yeltenebilir". İş işten geçmeden, iktidar yeni atılımlar yapmalı, yeni formüller ortaya koymalı. İktidar bu meselelerde kafa yoran, modeller ortaya koyan kişilerle istişare etmeli. Türkiye, içinde bulunduğu badireyi atlatmak için çözüm yolları bulmak zorunda.

IMF kendini düşünüyor

IMF neden dış ticaret açığının bu denli büyümesine karşı Türkiye'ye "tedbir alın" ikazında bulunmuyor? Bununu sebebi belli: İthalat yaptığımızda,. Kendi mamulünü bize pazarlıyor. Senin dış ticaret açığını takmış günahına... sen batmışsın, yok olmuşsun, bunu umursamıyor. Kendi mamulüne Pazar bulduğunda, 'sen çok iyisin'; bulamadığında, 'sen çok kötüsün'...

Global sermayenin serbest Pazar ekonomisi adı altında yaptığı iş, kendi mamulüne pazar bulmaktır. IMF'nin yaptığı da, elindeki parayı faizle satmaktır. Türkiye bir adım ileri gitmiyor. Sebebi bu...

'Türkiye ileri gitti' deniyorsa, bilin ki, 'IMF bizden çok daha fazla para kazanıyor'...Bu gidişatın sonu helak olmaktır.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, uğradığı silahlı saldırı sonucu ayağından yaralandı. Olay sonrası hastaneye kaldırılan Karaca'nın tedavisinin sürdüğü öğrenildi

23.05.2026 16:58:00 / Güncelleme: 23.05.2026 17:01:49
İHA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Edinilen bilgilere göre, saldırganın, yüzünde maske ile Karaca'nın evinin bulunduğu bölgeye geldiği ve burada silahla ateş açtığı öğrenildi. Saldırının ardından şüphelinin olay yerinden kaçtığı, kaçış sırasında ise inşaat halindeki bir bölgede görüldüğü öne sürüldü.






İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Alim Karaca'nın sağlık durumuyla ilgili resmi açıklama beklenirken, polis ekipleri kaçan şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.








Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, hastaneye gelerek Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Kaymakam Akkaya hastane çıkışında, "Başkanımızın sağlık durumu gayet iyi. Gerekli tedavisi doktorlarımız tarafından yapılıyor. Fail ve failleri yakalamak için çalışmalarımız sürüyor" dedi.

CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı


 
 
CHP'den 2024'teki yerel seçimleri kazanan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.

23.05.2026 14:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 14:35:11
AA
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı

Çok sayıda müşteki şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında dün Antalya yolunda gözaltına alınan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.
Albayrak'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen Albayrak, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Olayın geçmişi

Müşteki E.Ö, 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşarak 2.5 milyon lira talep eden Albayrak'ın bunun karşılığında çek almayı kabul ettiğini, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını beyan ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.
Ayrıca H.P'nin de aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğu ve çalışanı F.Ç. aracılığıyla Albayrak'ın kendisinden 1 milyon lira talep ettiğini ancak parayı vermediği için inşaat faaliyetlerinin devamına izin verilmediğine yönelik şikayeti ile benzer nitelikteki çok sayıda şikayet üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.
Antalya'ya gittiği belirtilen Albayrak, dün Afyonkarahisar'da gözaltına alınarak Düzce'ye getirilmişti.

Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde CHP İlçe Başkanı Mehmet Eyyüp Demirböken, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

23.05.2026 11:57:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:59:10
İHA
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Edinilen bilgilere göre, Demirböken, sabah erken saatlerde polis ekiplerince evine düzenlenen operasyonla gözaltına alınarak emniyete götürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seçildiği 38. Olağan Kurultay'da "delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği" ve "rüşvet verildiği" iddialarına ilişkin olduğu iddia edildi.



Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği, çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi. Operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya'da gerçekleştirildiği, şüphelilere ait adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapıldığı bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor


CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı çıkması ardından CHP lideri Özgür Özel yönetiminin parti banka hesaplarına erişimi kaldırıldı.

23.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da 'mutlak butlan' kararı verdi. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verdi. Özel ve Kılıçdaroğlu arasında dün yapılan telefon konuşmasında "en yakın zamanda kurultay yapılması" kararının alındığı öğrenildi. Ancak bu kararın ne zaman alınacağı belli değil zira Kılıçdaroğlu, kılıçtan da keskin bir anlayışla şimdiden partide dizginleri ele geçirmeye çalışıyor.

Miting ve toplantı yapması zorlaşacak

Öte yandan CHP'nin kullanmakta olduğu banka hesaplarına Özgür Özel yönetiminin erişimine engelleme getirildi. 2026 bütçe planlamasında 1.5 milyar TL'ye yakın Hazine yardımı alan CHP yönetiminin harcamalarını yönettiği hesapların erişimi Kılıçdaroğlu ve ekibine devredilecek. Bu gerçekleştiğinde Özgür Özel'in miting ve toplantı düzenleme kapasitesi de önemli ölçüde darbe almış olacak.

Türkiye uyuşturucu kıskacında

Adana'da dev operasyon: 4 milyon uyuşturucu hap ile 3 ton 994 kilogram etken madde ele geçirildi

23.05.2026 09:58:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye uyuşturucu kıskacında
Türkiye uyuşturucu kıskacında
Adana'da narkotik polisinin Adana ve Mersin'de faaliyet gösteren sentetik ecza tabletleme merkezlerine yönelik düzenlediği operasyonda 4 milyon uyuşturucu hap ile 3 ton 994 kilogram etken madde ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan 30 şüpheliden 22'si tutuklanırken 8 kişi adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Adana ve Mersin'de sentetik ecza tabletleme merkezi kurulduğunu tespit etti. Yaklaşık 3 ay süren teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda 30 şüphelinin kimliği belirlendi.



Elde edilen bilgiler doğrultusunda Adana merkezli olmak üzere Mersin ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunan 30 şüpheli yakalandı.

Polis ekipleri, Adana ve Mersin'de tabletleme merkezine dönüştürülen depolarda yaptığı aramalarda blister makinesi, kapsül doldurma, kapsül temizleme, karıştırma, kompresör, soğutma ve öğütme makineleri olmak üzere toplam 14 makine ele geçirdi.

Operasyon kapsamında ayrıca 4 milyon sentetik ecza hap, 3 ton 994 kilogram etken madde, 27 milyon boş kapsül, 2 ruhsatsız tabanca ile 1 kilogram skunk maddesi bulundu. Ele geçirilen etken maddeden yaklaşık 11 milyon sentetik ecza üretilebileceği öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 22'si tutuklanırken 8'i adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Emniyet müdürü tebrik etti

Operasyon sonrası İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan ekipleri tebrik ederek, "Gerçekten çok güzel bir iş çıkardınız. Emeklerinize sağlık. Adana'da Narkotik Şube Müdürlüğü dünyanın ve Türkiye'nin başına bela olan bir konuyla ilgili kararlılıkla mücadelesine devam ediyor. Çok güzel çok temiz bir iş yaptınız" sözlerine yer verdi.

CHP'ye kurultay operasyonu


 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre; CHP'nin mahkeme kararıyla iptal edilen 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin olarak düzenlenen operasyonda siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği iddia edilen 13 kişi gözaltına alındı. 

23.05.2026 08:04:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:05:40
Haber Merkezi
CHP'ye kurultay operasyonu
CHP'ye kurultay operasyonu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre; CHP'nin mahkeme kararıyla iptal edilen 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin olarak düzenlenen operasyonda siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği iddia edilen 13 kişi gözaltına alındı.

Başsavcılık'tan yapılan açıklama şöyle:
"Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin 38'inci Olağan Kurultayında delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik müdahale edildiğine ilişkin iddialar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar neticesinde siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği değerlendirilen 13 şüpheli gözaltına alınmış ve şüphelilerin İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya illerinde bulunan adreslerinde arama, el koyma işlemi gerçekleştirilmiştir."


Gözaltına alınan isimler şöyle 
 
1. Gülhan AYDIN - (Kahramanmaraş/Göksun delegesi)
2. Safi KARAYALÇIN (Erzurum İl Başkanı)
3. Melda TANIŞMAN TUTAN (Çekmeköy İlçe Başkanı)
4. Hayati KAYA (İstanbul il delegesi)
5. Suat DÜLGER (Eski CHP Erzurum İl Başkanı)
6. Kalender ÖZDEMİR (İBB görevlisi/eski Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı)
7. Özkan DENİZ (Etimesgut Belediyesi Meclis Üyesi)
8. İbrahim ŞAHİN (Karaman İl Disiplin Kurulu Üyesi)
9. Umut Mehmet SAPAN (CHP Kilis İl Başkanı)
10. Mehmet Ayıp DEMİRBÜKEN (Şanlıurfa Siverek İlçe Başkanı)
11. Metin KAYA (CHP Ümraniye Meclis Üyesi / İBB Grup Yöneticisi) 
12. Gaffar ÇİÇEK (CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın makam şoförü)
13. Ayça AKPEK ŞENAY (CHP YDK Başkan Yardımcısı) 

Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş


 
Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

23.05.2026 01:30:00
MURAT ÇORBACI
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş

Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözleniyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel; Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

Prof. Dr. Ögel, Türkiye'deki tabloya da dikkat çekiyor. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) verilerine göre bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunların giderek daha erken yaşlarda ortaya çıktığını belirtiyor.

Farklı terapiler var

Uzmanlara göre bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizdi: "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor." 

Fabrikaları insanlar yakıyor!


 
 
Securitas İtfaiye Genel Müdürü Uğur Yertut, anayi yangınlarının yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğunu ifade etti.

23.05.2026 01:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 01:29:54
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Fabrikaları insanlar yakıyor!
Fabrikaları insanlar yakıyor!

Securitas İtfaiye Genel Müdürü Uğur Yertut, endüstriyel tesislerde profesyonel itfaiye ekiplerinin artık zorunluluk olduğunu söyledi. Endüstriyel tesislerdeki yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı hatalardan kaynaklandığını belirten Yertut, sanayi yangınlarının yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğunu ifade etti.

Yertut, tesislerdeki rehavet ve aşırı özgüvenin büyük risk oluşturduğunu söyledi. "Eğer bir tesiste 'sistemler çalışıyor mu?' sorusuna herkes otomatik olarak 'evet' diyorsa, orada ciddi bir risk vardır" diyen Yertut, şu değerlendirmede bulundu: "2024 yılında 720 endüstriyel tesis yangını yaşandı. Oysa hiçbir tesisin yanmaması gerekir. Yangınların büyük çoğunluğu teknik yetersizlikten değil, insan hatası, ihmal, eksik kontrol ve yanlış güven duygusundan kaynaklanıyor. Ezbere verilen cevaplar yerine sahayı sürekli kontrol eden, riski yerinde analiz eden ve tehlikeyi önceden öngören bir anlayışla hareket edilmesi gerekiyor."

Yangın yönetiminin ayrı bir uzmanlık alanı olduğuna dikkat çeken Yertut, birçok tesiste yangın sorumluluğunun mevcut çalışanlara veya iş sağlığı ve güvenliği personeline bırakılmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Endüstriyel tesislerde prosedürlerin çoğu zaman kâğıt üzerinde eksiksiz göründüğünü ancak asıl kritik konunun ekipmanların gerçekten çalışır durumda olup olmadığının denetlenmesi olduğunu söyleyen Yertut, "Sahada zaman zaman prosedürlere uygun yerleştirilmiş cihazlar görüyoruz ancak bunların aktif şekilde çalışıp çalışmadığı bilinmiyor. Kâğıt üzerindeki uygunluk tek başına yeterli değil" dedi. 

Cumhuriyet tarihinin en karmaşık siyasi operasyonu


 
İstinaf mahkemesinin CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında 'mutlak butlan' kararı vermesi, bir 'ilk' olarak tarihe geçti. Özgür Özel yönetimi 'direnme' kararı alırken, mahkeme kararıyla göreve iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu eleştiri bombardımanına tutuluyor. En çarpıcı açıklama ise 'Kılıçdaroğlu feragat etsin' diyen Bahçeli'den geldi.

23.05.2026 00:43:00
Haber Merkezi
Cumhuriyet tarihinin en karmaşık siyasi operasyonu
Cumhuriyet tarihinin en karmaşık siyasi operasyonu

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesinin (istinaf) CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında 'mutlak butlan' kararı vermesi, bir 'ilk' olarak tarihe geçti. Karar, sadece "dava sonuç değil, süreç odaklı" diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetiminin görevine son verilmesini değil, son üç yılda yapılan bütün kurultay kararlarının da geçersiz olması sonucunu doğurdu. Kararı 'siyasi darbe' olarak nitelendiren Özel yönetimi, sonuna kadar direnme, partiyi terk etmeme ve muhalefetle birlikte toplumsal tepkiyi büyütme kararı aldı.
Genel merkezde 'direniş' söylemi öne çıkarken, 'dünya siyasi tarihinin en büyük ihanetine imza atmak'la suçlanan Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden ise "Partinin bölünmesine izin vermeyeceğiz" mesajları geldi. Bu arada icra memurları, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin CHP kurultay davasında verdiği ihtiyati tedbir kararını, CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu'na tebliğ etti. Böylece Kemal Kılıçdaroğlu resmen CHP Genel Başkanı sıfatını kazanmış oldu.

'Patlamaya hazır bomba' CHP'nin kucağında!

Ancak ilk kez bir siyasi parti yönetimi 'mutlak butlan' kararıyla düşürüldüğü için, önümüzdeki süreç CHP açısından birçok bilinmezi ve tartışmalı başlıkları da içinde barındırıyor. Kararın ardından gözler şimdi üç başlığa çevrildi:
• Kılıçdaroğlu yönetimi nasıl geri dönecek?
• Özgür Özel yönetimi hangi yolları zorlayacak?
• CHP içinde yeni bir ayrışma yaşanacak mı?

Karar ne anlama geliyor?

Kararla birlikte, 25-26 Temmuz 2020'de yapılan 37. Olağan Kurultay'da seçilen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönemin Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin görevlerine dönüş yolu açıldı. Kararla, sadece Özgür Özel yönetimi değil, 38. Kurultay sonrası yapılan olağanüstü kurultaylar, tüzük değişiklikleri ve parti programındaki düzenlemeler de 'yok hükmünde' sayıldı. Aslında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesinin böyle bir yetkisi yok! Siyasi Partiler Kanunu'na göre siyasi parti kurultaylarının hukuki açıdan uygunluğu konusunda karar verme yetkisi seçim kurulları ve Yüksek Seçim Kuruluna ait... Adli mahkemeler 'mutlak butlan kararı' veremez... Ancak burası Türkiye... Burada birileri 'erkek deveye 'dişi deve' dediğinde, erkek devenin sahip oldukları bir anlam' ifade etmiyor. Örneğin, parti tüzüğüne göre kurulan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi gibi yeni yapılanmalar, yeni parti programı da yok hükmünde sayıldı.

Parti içi dengeler nasıl etkilenebilir?

Kararla, göreve iade edilen 37. Kurultay'da seçilen Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) dahil partinin tüm kademelerinde, geçen süreçte dengeler büyük ölçüde değişti. Kılıçdaroğlu yönetiminde yer alan bazı isimler, Özel yönetimine katıldı veya 38. Olağan Kurultay'da "değişim" cephesinde yer aldı. O dönemdeki PM ve YDK üyeleri arasında belediye başkanı seçilen; partiden istifa eden ya da Meclis Grup Başkanvekilliği, Meclis Başkanlık Divanı üyesi olan isimler de bulunuyor. Parti kulislerinde, PM ve delege dengesi nedeniyle Kılıçdaroğlu işbaşına gelse bile her konuda istediği kararı almasının kolay olmayacağı yorumları yapılıyor.

Yeni parti gelir mi?

CHP MYK'sında alınan ilk siyasi karar, 'kararı tanımama ve mücadeleyi sürdürme' yönünde oldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, olağanüstü MYK toplantısı sonrasındaki yaptığı açıklamada, karara karşı Yargıtay'a temyiz başvurusu yaptıklarını, Yüksek Seçim Kurulu'na da başvurduklarını açıkladı. Özel yönetiminin gerçekleştirdiği iki olağanüstü kurultay ile 39. Olağan Kurultay'ı geçerli sayan YSK'nın kararı da bu anlamda atılacak adımlar konusunda belirleyici olacak. İstinaf kararıyla partinin başına geçmeye hazırlanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüşme talebine şimdilik cevap vermeme kararı alan Özel ve yönetimi, partiyi terk etmemenin ve toplumsal tepkiyi yükseltmenin yanısıra tüm hukuki yolları denemeyi planlıyor. CHP kulislerinde bir süredir, partinin bölünme ihtimalinden söz ediliyor ve Özel yönetiminin, temyiz dahil hukuki süreçlerin uzun olması nedeniyle seçimleri de dikkate alarak 'yedek partiyle' yola devam edeceği konuşuluyor. Ancak Özel, bu seçeneğin 'parti kapatma davası' nedeniyle yedekte tutulduğunu belirterek "Ev sahibiyiz, kiracılar gider ev sahipleri kalır" açıklamasıyla, yeni bir parti yerine CHP'de mücadele mesajı verdi.
İstinaf mahkemesinin tedbir kararı nedeniyle, temyiz sürecinin hemen sonuçlanmayacağı, hatta seçime kadar da bir karar çıkmayacağı yorumları yapılıyor. Böyle bir durumda Özel ve kendisine destek verenlerin seçimler öncesinde kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmak için "yedek parti" seçeneğini devreye sokması ihtimal dışında görülmüyor.

Olağanüstü kurultay en güçlü ihtimal

Mahkeme kayyum yerine mutlak butlan kararı verdiği için Kılıçdaroğlu'nun, partiyi hemen bir olağanüstü kurultaya götürme zorunluluğu bulunmuyor. Kılıçdaroğlu'na yakın bazı kaynaklar, partinin başına döndükten sonra, sonbahara doğru, mahalle ve ilçelerden başlayarak olağan kurultay takviminin işletilmesinin güçlü olasılık olduğunu söylüyor. Kılıçdaroğlu ile göreve dönecek olan PM ve delege yapısını da dikkate alarak Özgür Özel yönetiminin "olağanüstü kurultay" seçeneğini gündeme taşıması bekleniyor.
CHP tüzüğüne göre, genel başkan, PM veya delegelerin salt çoğunluğuyla olağanüstü kurultay kararı alınabiliyor. PM'de dengeler henüz net değil ve her iki taraf da kendilerine yakın isimlerin çoğunlukta olduğunu savunuyor ve buradan bir karar çıkarmanın kolay olmayacağı belirtiliyor. Genel merkez yönetiminin olağanüstü kurultay için delege imzasıyla olağanüstü kurultayı zorlaması güçlü seçenek olarak görülüyor.

Muhalefet partilerinin tamamına yakını kararı doğrudan CHP'nin iç meselesi olarak değil "demokratik siyaset alanına müdahale" olarak değerlendirdi ve Özel yönetimine destek verdi. Özel, muhalefetin CHP'ye değil "demokrasi zeminine sahip çıktığına" dikkat çekti.
En dikkat çekici açıklama ise Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den geldi.

Bahçeli planları alt üst etti


Bahçeli, 'mutlak butlan' davasında çıkan karara ilişkin CNN Türk'e açıklama yaptı. Bahçeli, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesinin kararı kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin de tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiğini anımsatarak, şunları kaydetti: "Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın en önemli sonucu, CHP'de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde aynı zamanda da 'Terörsüz Türkiye' iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. CHP farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hale getirilmemeli, o halde bırakılmamalıdır. Bu çerçevede CHP'de ortak akıl egemen hale gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir.

Bu sonuç hem CHP'nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihi sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP kurumsal kimliğinin hem de CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir" değerlendirmesinde bulundu.

Geçmişte yaşanan bu tür olayların yarattığı travmaların Türk siyasi hafızasında saklı olduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti: "Bu bağlamda, Sayın Kılıçdaroğlu'nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP'nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır. Temennimiz kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkan çerçevesinde gerekli fedakarlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalı ki; CHP'nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır CHP'ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir."

Çözüm süreci nedeniyle sık sık "iç cephenin güçlendirilmesi" çağrısı yapan Bahçeli'nin bu açıklaması, karardan memnuniyetsizliğinin göstergesi olarak yorumlandı. Bahçeli'nin CHP çıkışının ne kadar etkili olacağını zaman gösterecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türkiye bölgesinin güvenli limanı'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye'nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız" dedi  

22.05.2026 19:10:00
İHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türkiye bölgesinin güvenli limanı'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türkiye bölgesinin güvenli limanı'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde düzenlenen "22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankacılıktan borsaya, bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara geniş bir yelpazeye yayılan çalışmaları kıymetli bulduğumu ifade ederek, "Bakanlıklarımız, kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yürütülen bu çalışmalar, ilkokul çağındaki gençlerimizden hane halkına kadar finansal farkındalığın her yaş grubunda oluşturulmasına katkı sağlıyor. Bankacılıktan borsaya, bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara geniş bir yelpazeye yayılan bu çalışmaları kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum.

Sizlerin de çok iyi bildiği gibi üretimden ihracata, yatırımdan istihdama ekonominin tüm bileşenleri sermaye ve finans piyasalarındaki istikrara bağlıdır. Aynı şekilde milli gelir ve refah seviyesindeki artış da finansal sistemlerin sorunsuz ve öngörülebilir surette, manipülasyon ve spekülasyonlardan arındırılmış bir şekilde çalışmasıyla doğru orantılıdır. Bir ülkenin sermaye piyasaları ne kadar güçlüyse üretim kapasitesi, teknoloji yatırımı, girişimcilik ruhu ve rekabet gücü de o kadar kuvvetli olur. Sermaye ve finans piyasalarının adil, şeffaf ve güvenli bir şekilde işlemesi, piyasadaki beklenti ve ihtiyaçların karşılanması bu bakımdan büyük önem arz ediyor.

Bugün gelişmiş ülke ekonomilerine baktığımızda hepsinin gerisinde derinleşmiş finansal yapılar ve güçlü sermaye piyasaları görüyoruz. Fakat şurası da bir hakikat ki dijital teknolojilerin ve yapay zekanın diğer alanlar gibi finans piyasalarını da dönüştürdüğü bir önemi ve dönemi yaşıyoruz. Tasarruf alışkanlıklarından yatırım kararlarına, dijital ödeme sistemlerinden siber güvenliğe, sanal kumar ve yasa dışı bahisten dijital finans tehditlerine uzanan çok boyutlu bir tabloyla karşı karşıyayız" dedi.  

Son yıllarda finansal sistemlerde yaşanan dijital dönüşümün fırsatların yanı sıra tehditleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim platformları vasıtasıyla yayılan manipülatif içerikler, fiktif işlemler, kısa sürede yüksek kazanç vadeden yapılar dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır. Aynı şekilde sahte yatırım tavsiyeleri dijital dolandırıcılık ve paravan hesap girişimleri ve daha nicesi yalnızca bireyleri değil, finansal sistemlerin itibarını da tehdit eden boyutlara varmıştır.

Böyle bir konjonktürde finansal okuryazarlık bireysel bütçe yönetim kapasitesinin çok çok ötesine geçmiş, güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir ekonominin gerek şartı haline gelmiştir. Biz bu meseleye daha geniş bir açıdan bakıyor, toplumsal farkındalık, dijital güvenlik ve finansal dayanıklılık perspektifiyle yaklaşıyoruz. Nitekim uluslararası çalışmalar da bizim bu hassasiyetimizi doğruluyor. OECD'nin 2023 yılında yaptığı bir araştırma, finansal okuryazarlığı yüksek toplumların tasarruflarını daha verimli alanlara yönlendirdiğini, borçlanma ve yatırım kararlarını daha sağlıklı verdiğini ortaya koyuyor. Aynı şekilde manipülatif yönlendirmelere karşı daha uyanık olduklarını, uzun vadeli yatırım kültürünü benimsediklerini teyit ediyor. Bu da kuşkusuz sermaye piyasalarının derinleşmesine, finansal sistemin sağlıklı büyümesine ve ekonomide kaynakların daha etkin, verimli ve adil dağılımına çok ciddi katkı sağlıyor" diye konuştu. 

"Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak, düzenlemeleri yakın zamanda devreye almayı hedefliyoruz"

Devlet olarak İstanbul'u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dört hafta önce İstanbul Finans Merkezi'nde tertiplediğimiz yatırımlar için güçlü merkez Türkiye programıyla bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha ve güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Önceki gün meclisimizde kabul edilen yasa teklifimizle ülkemize yabancı kaynak girişini teşvik edecek bir düzenlemeyi hayata geçirmiş olduk.

Bugün de İstanbul Finans Merkezi'ndeki yatırımcılara hizmet vermek üzere Tek Durak Ofisimizin açılışını gerçekleştirdik. Bütün bunları özellikle şunun için çok önemsiyoruz. Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye'nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız. Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda devreye almayı hedefliyoruz. Bununla birlikte hem vatandaşlarımızın hem firmalarımızın hem de ekonominin tüm paydaşlarının finansal farkındalıklarını artırmasına büyük önem atfediyoruz" diye konuştu. 

"SPK'ya çok önemli sorumluluklar düşüyor"

2014 yılında hazırladıkları strateji ve eylem planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduklarını ifade eden Erdoğan, "Geçtiğimiz sene yayımladığımız Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile 22 Mayıs'ı Finansal Okuryazarlık Günü ilan ettik. 24 Mart'ta ilkokul, ortaokul ve liselerimizin ilk dersi Finansal Okuryazarlık başlığıyla işlendi. Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz aynı anda kendi yaş gruplarına ve eğitim kademelerine göre özel olarak hazırlanan içeriklerden istifade etti.

Finansal ürün ve hizmetlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmeleri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada Sermaye Piyasası Kurulunun asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Reel sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah değil değer de üreten, gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK'ya çok önemli sorumluluklar düşüyor. Özellikle dişinden tırnağından artırdığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşlarımızın istismar edilmesinin önüne geçilmesi kurulun asli misyonlarından biri olmalıdır.

Şu bir gerçek ki doğası itibarıyla sermaye piyasalarına yatırım veya işlem yapmak risklidir. Ama denetime, gözetime, düzenlemeye tabi alanlarda manipülasyon ve spekülasyona fırsat vermemek de düzenleyici kurumların vazifesidir. Eğer atıl vaziyette duran üretime, yatırıma, büyüme ve kalkınmaya hiçbir katkısı olmayan birikimlerin ekonomiye katma değer sağlayan alanlara yönelmesini istiyorsak sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız.

Bunun da yolu finansal okuryazarlığın artırılmasının yanı sıra yatırım ve tasarrufların güven veren bir kanaldan sisteme dahil edilmesinden geçiyor. Vatandaşımızın korku ve iyi niyetini istismar eden telefon dolandırıcılarıyla nasıl tavizsiz mücadele ediyorsak dijital mecraları kullanarak insanımızın birikimine el uzatan aç gözlülerle de aynı kararlılıkla mücadele etmemiz gerekiyor. Diğer türlü ortaya sadece ekonomik değil toplumsal bir fatura da çıkmakta, bunun da yükünü siyaset kurumu çekmektedir. Sermaye Piyasası Kurulumuzun bu anlamda üzerine düşen görev ve sorumlulukları en etkin şekilde doğru araç ve tedbirlerle bihakkın yerine getireceğine yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.