logo
14 ŞUBAT 2026


Danimarka'ya Roj TV uyarısı

21.11.2005 00:00:00
Kuzey Irak'ta verdiği destekle PKK'yı semirten ABD, terör örgütü PKK'nın yayın organı Roj TV'nin kapatılması için Danimarka yönetimini uyardı Danimarka'da yayımlanan Berlingske Tidende gazetesine göre, ABD yönetimi Danimarka hükümetine bir uyarı mektubu göndererek, bu ülkede faaliyet gösteren Roj TV, Mezopotamya TV ve MBMG şirketlerinin terör örgütü PKK ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapatılmasını istedi.Haberin Danimarka Adalet Bakanı Lene Espersen tarafından da doğrulandığı belirtildi. Gazete, mektubun ardından Danimarkalı güvenlik kuvvetlerine adı geçen kuruluşların araştırılması için talimat verildiğini yazdı. Danimarkalı yetkililer, Roj TV'nin terörle bağlantılı olduğunun saptanması durumunda kapatılacağını söyledi. NATO Parlamenterler Asamblesi'ne katılmak üzere Danimarka'nın başkenti Kopenhag'a giden Başbakan Erdoğan, Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısına, Roj Tv muhabirlerinin salonda bulunması nedeniyle katılmamıştı.

Malatya'da fırtına ağaçları kökünden söktü

Malatya'da etkili olan fırtına, sağanak yağışla birlikte ağaçları kökünden söktü

14.02.2026 07:57:00 / Güncelleme: 14.02.2026 08:01:35
İHA
Malatya'da fırtına ağaçları kökünden söktü
Malatya'da fırtına ağaçları kökünden söktü
Malatya'da, gece yarısı etkili olan şiddetli fırtına sağanak ile birleşince ağaçları kökünden sökerken, bazı noktalarda evlerin çatıları uçtu konteyner iş yerlerinin tabelaları şantiye çevrelerindeki bariyerler devrildi.



Öte yandan Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi tarafından yapılan açıklamada ise rüzgarın bölge genelinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa), yüksek kesimlerde ise fırtına (61-80 km/sa) şeklinde esmesinin beklendiği belirtilerek çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, ulaşımda aksamalar ile soba ve doğalgaz kaynaklı baca gazı zehirlenmesi gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları istendi.



Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı


Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

14.02.2026 00:52:00
AA
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı

Yaklaşık yüz yıl önce yayın hayatına başlayan radyo, ilk çıktığı yıllarda haberleşme alanında oldukça önemli bir kitle iletişim aracı oldu. Radyo, ilerleyen yıllarda yayıncılık alanını genişletti ve farklı program içeriklerini de bünyesine dahil etti. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Cihaz sahiplik oranlarına bakıldığında, evinde bir radyosu olanların oranı yüzde 14.5 olarak kaydedildi. Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde de radyoya sahip olan erkek oranının kadınlardan fazla olduğu ortaya kondu. Evinde veya iş yerinde radyo cihazı olanların yaşa göre dağılımına bakıldığında, en az bir radyosu olanların oranının 15-24 yaş grubunda yüzde 9.8, 25-34 yaş grubunda yüzde 12.9, 35-44 yaş grubunda yüzde 15.7, 45-54 yaş grubunda yüzde 15.6, 55-64 yaş grubunda yüzde 17.2 ve 65 yaş ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 18 olduğu ifade edildi.

Bu veri, yaş arttıkça radyoya sahip olan kişi sayısının da arttığını gösterdi. Radyo yayınları ve dijital ortamlardan müzik dinlemelerinin yüzde 67.9 ile en fazla araç radyosundan yapıldığı, bunu sırasıyla yüzde 27 ile klasik radyo, yüzde 18 ile televizyon, yüzde 17.2 ile cep telefonu, yüzde 4.2 ile bilgisayar ve tabletin takip ettiği görüldü.

BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler

Basın İlan Kurumu Genel Kurulu, basın çalışanlarına yönelik sosyal desteklerin yüzde 50 oranında artırılmasını ve azınlık gazetelerine maddi yardım yapılmasını kararlaştırdı. Toplantıda, süreli yayınlara verilen kredilere uygulanacak faiz oranı da belirlendi

13.02.2026 15:51:00 / Güncelleme: 13.02.2026 15:56:33
Haber Merkezi
BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler
BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, 11-13 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirildi.

Toplantının son oturumunda, Yönetim Kurulunun Genel Kurula teklif olarak sunduğu ve gündeme alınan maddeler görüşüldü. İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonlarında ele alınan gündem maddelerine ilişkin hazırlanan raporların okunmasının ardından oylamaya geçildi.

Kurumun 2025 yılı bilançosu, gelir tablosu ve Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ile Denetçiler Kurulu Raporunu onaylayan Genel Kurul, basın sektörüne yönelik desteklere ilişkin önemli düzenlemeler yaptı.

Süreli yayın kredilerinde faiz oranı belirlendi

Genel Kurulda, basın kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve yatırım kapasitelerini artırabilmeleri açısından önem taşıyan Kurum kredilerine uygulanacak faiz oranı ele alındı.

Ekonomik gelişmeler dikkate alınarak, yatırım ve işletme kredilerine uygulanacak yıllık faiz oranı, 2026 yılı için yüzde 29 olarak belirlendi.



Basın çalışanlarına yönelik desteklerde yüzde 50 artış

Toplantıda, basın çalışanlarına yönelik borç para, muhtaçlık ve ölüm yardımları Kurumun sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda yeniden değerlendirildi. Mevcut ekonomik koşullar ve uygulamaya ilişkin geri bildirimler dikkate alınarak, söz konusu sosyal desteklerin yüzde 50 oranında artırılmasına karar verildi.

Borç Para ve Yardımlara Dair 219 sayılı Genel Kurul Kararında yapılan düzenleme, Resmi Gazetede yayımlandığı tarihi takip eden ayın ilk günü itibarıyla yürürlüğe girecek.

Azınlık gazetelerine destek sürecek

Basın İlan Kurumu, Lozan Barış Antlaşması kapsamında azınlık statüsünde bulunan topluluklarca yayımlanan gazetelere yönelik 2011 yılından bu yana sürdürdüğü maddi destekleri 2026 yılında da devam ettirecek.

Bu doğrultuda Genel Kurul, basın sektöründe çeşitliliğin ve çoğulcu yapının korunması amacıyla 2026 yılı içerisinde azınlık gazetelerine 471 bin Türk Lirası yardım yapılmasını kararlaştırdı.



Basın Derneklerine Yardım Fonuna 7 milyon 200 bin TL tahsis edildi

Genel Kurul toplantısında, Kurumun faaliyet ve çalışmalarının finansmanını sağlamak üzere oluşturulan fonlara tahsis edilecek tutarlar da belirlendi.

Bu kapsamda, Kurumun 2025 Yılı Tahsis Bilânçosunda, Basın Derneklerine Yardım Fonu için 7 milyon 200 bin Türk lirası kaynak ayrılması uygun görüldü.

Bir sonraki Genel Kurul Toplantısının 20-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesine karar verildi.

Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) iş yerlerinin kurşunlanması ve haraç olaylarının faili olarak uluslar arası düzeyde aranan Casperlar Organize Suç Örgütü yöneticilerinden "Emmi" kod adlı Mehmet Kurtoğlu'nun diplomatik plakalı araçla yurt dışına kaçırıldığı iddiası, güvenlik birimlerini harekete geçirdi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheli tutuklandı

13.02.2026 13:06:00 / Güncelleme: 13.02.2026 13:10:39
İHA
Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar
Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar
KKTC'de çok sayıda silahlı saldırı ve tehdit olayının faili olarak aranan Kurtoğlu'nun, yurt dışına kaçtıktan sonra Romanya'da yakalandığı öğrenildi. Romanya makamlarınca Bulgaristan'a teslim edilen Kurtoğlu, Bulgar polisi tarafından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye deport edildi. 10 Ocak'ta gözaltına alınan Kurtoğlu, emniyette verdiği ifadede kaçış sürecini tüm ayrıntılarıyla anlattı.



İstanbul'dan Edirne'ye gizli sevk

Kurtoğlu ifadesinde, İstanbul'dan korsan taksiyle Edirne'ye getirildiğini, şehir merkezindeki bir apart otelde bir gece konakladığını söyledi. Ertesi gün Edirne Yeni Sanayi Sitesi 29 blokta bulunan bir oto yıkama işletmesine götürüldüğünü belirten Kurtoğlu, burada bir süre bekletildiğini aktardı.

İddialara göre, daha sonra üç kişiyle birlikte Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu'na ait diplomatik plakalı bir aracın bagaj bölümüne bindirilerek sınırdan çıkarıldı. Aracın Kapıkule üzerinden Bulgaristan'a geçtiği, ardından Romanya'ya ulaşıldığı öne sürüldü.



Güvenlik kameraları incelendi

Kurtoğlu'nun beyanı üzerine Edirne Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Apart otel ve oto yıkama istasyonuna ait güvenlik kamerası görüntüleri mercek altına alındı. Yapılan teknik incelemede, söz konusu aracın Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu'na ait diplomatik plakalı araç olduğu tespit edildi. Ayrıca aracın 23 Ocak ile 1 Şubat tarihleri arasında Kapıkule üzerinden Bulgaristan'a, Pazarkule Gümrük Kapısı'ndan ise Yunanistan'a birden fazla giriş-çıkış yaptığı belirlendi.



"VİP Kaçakçılık" şüphesi

Soruşturmada Kurtoğlu'nun İstanbul'dan Edirne'ye getirilmesinde rol aldığı iddia edilen korsan taksici ile Edirne'de saklanmasına ve sınır dışına çıkarılmasına yardım ettiği değerlendirilen A.Ç., B.B.Ç., F.O., M.G., C.Ö. ve A.Y.F. isimli şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin, diplomatik dokunulmazlıktan yararlanılarak gerçekleştirildiği öne sürülen bu organizasyonda aktif rol aldıkları iddia ediliyor. Emniyetteki işlemlerinin ardından zanlılar geniş güvenlik önlemleri altında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edilen 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Diplomatik boyut araştırılıyor

Olayın diplomatik araç kullanılması iddiası sebebiyle uluslar arası boyut kazandığı belirtilirken, ilgili konsolosluk aracı ve görevli personel hakkında da idari ve adli inceleme başlatıldığı öğrenildi.

Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu

Bursa'nın kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coştu

13.02.2026 13:02:00 / Güncelleme: 13.02.2026 13:05:12
İHA
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Kestel ilçesine bağlı Saitabat Şelalesi, doğal güzelliği ve orman içinde temiz havasıyla hem Bursa'nın hem Marmara Bölgesi'nin önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor.

Ormanın içinde, yeşillikler arasındaki şelaleyi görmek için gelenler, civarda bulunan kafelerde oturup bölgeye özgü köy kahvaltısıyla yöresel lezzetlerin tadına bakabiliyor, Uludağ'dan gelen soğuk suda yetiştirilen balıklardan yiyebiliyor, atlı gezinti yapabiliyor.



Geçen yıl yağışların az olması, Uludağ'a karın az düşmesi, kuraklık ve aşırı sıcak gibi nedenlerle suyu ciddi oranda azalan ve hatta kuruma tehkilesi geçiren Saitabat Şelalesi, özlenen sesine ve güzelliğine yeniden kavuştu.

Kanyon içinde biriken suların oluşturduğu, kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coşkuyla akmaya başladı.



İstanbul, Kocaeli, Yalova, Balıkesir ve Bilecik gibi yakın yerler başta olmak üzere ülkenin birçok yerinden ziyaretçi çeken Saitabat Şelalesi'nde ilkbaharda suyun daha çok olması bekleniyor.



Bölge halkından ve işletmecilerinden olan Kemal Akçay, geçen yaz Uludağ'a kar yağışının az olmasıyla Saitabat Şelalesi'nin en kötü dönemlerinden birini yaşadığını söyledi.

Kuruma noktasına gelen şelalenin şu anda coşkuyla akmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Akçay, "İlkbaharda daha çok su olacağını düşünüyoruz. Önceki yıllarda daha gür akıyordu ama bunu da suyun sesini de özledik. Şimdi bile İstanbul'dan birçok yerden turist geliyor şelaleyi görmeye. Uludağ'ın eriyen kar suları ile kaynak suları toplanıp kayalar arasından kanyondan buraya ulaşıyor. İnşallah hep böyle coşkulu akar" diye konuştu.

Bu kara tablonun bir sorumlusu olması lazım!

Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyonlarda 4,6 milyar lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi

13.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Bu kara tablonun bir sorumlusu olması lazım!
Bu kara tablonun bir sorumlusu olması lazım!
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerince gerçekleştirilen 3 ayrı operasyonda 4 milyar 617 milyon lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen 3 ayrı operasyonda 4 milyar 617 milyon lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi.

Bakanlık açıklamasında operasyonlara ilişkin şu bilgilere yer verildi:



"Operasyona ilişkin Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda; Bulgaristan'dan Türkiye'ye giriş yapmak üzere gelen ve transit olarak Gürcistan'a gideceği anlaşılan TIR'da yapılan kontroller neticesinde 886 kilo esrar ele geçirilmiştir.

Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda; Hindistan'dan Türkiye'ye gelen konteyner içerisinde 440 bin adet etken maddesi pregabalin ve celecoxib cinsi ilaç yakalanmıştır.



Gürbulak Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince Gürbulak Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda; fırça cinsi eşya içerisine gizlenmiş vaziyette 200 kilo metamfetamin ele geçirilmiştir."

Yakalanan uyuşturucu maddelerin imha edildiği aktarılan açıklamada, Gerçekleştirilen bu operasyonlar neticesinde, ülke ekonomisine zarar veren, toplum sağlığını tehdit eden ve özellikle gençlerimizi hedef alan yasa dışı faaliyetlere ağır darbe vurulmuştur.



Gümrükler Muhafaza Teşkilatımız; kamu düzeninin korunması, ekonomik güvenliğin sağlanması ve halk sağlığının muhafazası hedefleri doğrultusunda, kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretiyle mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürecektir. Olaylarla ilgili olarak Edirne, Mersin ve Doğubeyazıt Cumhuriyet Başsavcılıklarınca soruşturma başlatılmıştır" açıklamasında bulunuldu.

Sigara omurgayı da mahvediyor


 
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti.  Kaya, “Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar” dedi.

13.02.2026 00:37:00
AHMET SAFA TERZİ
Sigara omurgayı da mahvediyor
Sigara omurgayı da mahvediyor

Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor. Uzun süre oturmak, hareketsizlik, yanlış yüklenme ve kilo artışı omurganın zamanla daha fazla zorlanmasına neden oluyor. Vücutta en hızlı yıpranan yapılardan birinin omurga olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti. 

Kaya, "Bu disklerin kendilerine ait bir kan dolaşımları olmadığı için besin ve oksijeni çevredeki kemik dokudan dolaylı olarak alırlar. Bu durum diskleri dış etkenlere karşı daha hassas hale getirir. Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar" dedi.

Düzenli yürüyüş omurga ağrılarını azaltıyor

Omurga yaşlanmasını geciktirmek için iki temel noktaya dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "İlki, romatizmal bazı hastalıklarda erken tanı ile süreci yavaşlatmak. İkincisi ise günlük yükü doğru yönetmek. Hareketi rutine yaymak, ani ve kontrolsüz yüklenmelerden kaçınmak, kasları yavaş yavaş güçlendirmek ve sigara gibi disk beslenmesini bozan faktörlerden uzak durmak çok kıymetli. Omurga sağlığını koruyanların ortak noktası ideal kiloda kalmaları ve hareketli bir yaşam sürmeleri. Günlük 7 bin adımın üzerine çıkan kişilerde ağrı ve şikâyetlerin çok daha az görüldüğü bilinmeli. Dejeneratif hastalıklarda ayırıcı tanı önemli çünkü altta görülen dejenerasyona rağmen romatizmal hastalıklar gibi bazı durumlar klinik süreci etkileyebilir ve bunların da ayırt edilmesi gerekir" dedi.

İBB yetkilileri ısrarla o soruya cevap vermiyor


 
İBB Meclisinde dün İstanbul'da ulaşıma zam konuşuldu. AKP Grup Sözcüsü Murat Türkyılma, "Sadece son 5 ay içerisinde yüzde 55 ulaşıma zam yapıldı. İETT'nin bütçesinden 3 liranın 1 lirasını siz sadece 2019'dan sonra bakım işlerine başlamış bir şirkete verdiniz. Aslında bakımın bedelini otobüslere değil, yandaşların bakımına harcadınız" dedi. Ancak Meclisteki CHP'li üyeler yine bu iddialara cevap vermedi.

13.02.2026 00:30:00 / Güncelleme: 13.02.2026 00:35:22
Haber Merkezi/aa
İBB yetkilileri ısrarla o soruya cevap vermiyor
İBB yetkilileri ısrarla o soruya cevap vermiyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde, kentte otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması tartışmaya neden oldu. İBB Meclisi şubat ayı toplantılarının üçüncü oturumu, Meclis 2. Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.
Mecliste, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılmasını içeren "Toplu Ulaşım Ücret Tarifesi Düzenlemesi" başlıklı gündem maddesinin görüşülmesi sırasında siyasi gruplar arasında tartışma yaşandı.

5 aydaki zam oranı yüzde 55

AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, "Sadece son 5 ay içerisinde yüzde 55 ulaşıma zam yapıldı. İETT'nin finansal durumu bu kadar iyiyse bir siyasi kurum, vatandaşın en temel ihtiyaçlarından birisi olan ulaşım konusunda son 5 ayda niye yüzde 55 zam yapar? İETT'nin bütçesinden 3 liranın 1 lirasını, siz sadece 2019'dan sonra bakım işlerine başlamış bir şirkete verdiniz (Remzi Baka'nın şirketi ULAŞIM İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ). Aslında bakımın bedelini otobüslere değil, yandaşların bakımına harcadınız. Bu nedenle bu sorunu yaşıyorsunuz. İETT yönetilemez hale geldiği için bugün bu zamlara vatandaşımız maruzdur." İBB'nin İstanbulkart'a akaryakıt ve yüksek hızlı trenden daha fazla zam yapıldığını anlatan Türkyılmaz, "Ulaşımı ilgilendiren ana etkenler üzerinden değerlendirme yaptığımızda bu zamları açıklayacak makul bir gerekçe maalesef bulamıyorsunuz. Bugün 42 liralık bir bilet fiyatıyla, özel aracınızla 12 kilometre gidebiliyorsunuz. Elektrikli araç kullanıyorum. Şu anda toplu ulaşım araçlarından çok daha ucuza Pendik'ten buraya (Fatih) gelebiliyorum. Maalesef ulaşım bu noktaya geldi" ifadelerini kullandı.


7 yıllık toplam zam oranı yüzde 1515

MHP Grup Başkanvekili Orkun Ayhan, İBB yönetiminin, zam konusunda ekonomik şartlardan, bakım onarım giderlerinden ve hayat pahalılığından bahsettiğini söyleyerek, "Bu hayat ne kadar pahalandı ki yüzde 1515'lik bir artışa sebep oldu? Artık insaf. Bu trajikomik olma durumunu geçti. Millete zulmetme aşamasına geçmiş bulunmaktasınız." dedi.
1 Nisan 2019 tarihini baz alarak dolar kuru üzerinden bugüne kadarki artışın yüzde 680 olduğunu kaydeden Ayhan, Euro kuru bazında artışın yüzde 723, motorinde yüzde 805, asgari ücrette yüzde 1289, simitte ise yüzde 1042 artış olduğunu kaydetti. Ayhan, "Siz hangi parametreleri, hangi hesapları yapıyorsunuz da yüzde 1515 gibi bir zam yapıyorsunuz?" diye sordu.

Hükümet de Marmaray'a zam yaptı

CHP Grup Sözcüsü Gencay Özcan ise ulaşıma yapılan zam oranını, çay fiyatı üzerinden değerlendirdi. Marmaray'a yüzde 25.49 zam yapıldığını anlatan Özcan, "Yüzde 25.49 zammı yapmayın, geri alın, Marmaray'ı kullanan insanlar da size dua etsin. Hadi yapmayın" diye konuştu.
Özcan ise 34 liralık teklifi için, Kocaeli'nde biletin 35 lira olduğunu ve bu uygulamanın oradan başlaması gerektiğini dile getirdi. Bunun üzerine Cumhur İttifakı grubu tarafından, İstanbulkart ile Marmaray ücretinin ilk basımda 34 lira olması için aykırı teklif sunuldu. Mecliste yapılan oylamada aykırı teklif, CHP'li üyelerin oylarıyla reddedildi.
CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı, bugün iki tane toplu ulaşım ücret tarifesinin uygulandığını, İBB'nin toplu ulaşım için yüzde 20, TCDD'nin ise Marmaray için getirdiği zam oranının yüzde 25 olduğunu dile getirdi. İnanlı, "Zam yapmayı kimse istemez. Bu yüzde 20 bile olsa bu artış zorunlu nedenlerden yapılmıştır" dedi.

Tatlıses için saray konforunda lüks araç


 
 
Türk müziğinin efsane ismi, sahnelerin “İmparator”u İbrahim Tatlıses için özel olarak tasarlanan ultra lüks VIP araç tamamlandı. Normal şartlarda 4 ay sürebilecek üretim süreci, 40 kişilik uzman ekibin çift vardiya halinde yürüttüğü yoğun ve titiz çalışma sayesinde yalnızca 1 ay gibi rekor bir sürede bitti.
 

12.02.2026 15:37:00
ÖNDER YILMAZ
Tatlıses için saray konforunda lüks araç
Tatlıses için saray konforunda lüks araç

Türk müziğinin yaşayan efsanelerinden, sahnelerin "İmparator"u İbrahim Tatlıses için özel olarak tasarlanan yeni nesil VIP araç, hem tasarım süreci hem de sunduğu üst düzey konfor detaylarıyla dikkatleri üzerine çekti. Kişiye özel mühendislik, ileri teknoloji ve lüks donanım unsurlarının bir araya getirildiği araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmanın ötesinde; sanatçının yoğun sahne temposuna uyum sağlayan mobil bir yaşam alanı olarak tasarlandı. VIP araç tasarımı alanında dünyaca bilinen Ertex Otomotiv ve Türkiye'nin köklü oto iç dizayn firmalarından Arteksan'ın katkılarıyla hazırlanan araç, tamamen İbrahim Tatlıses'in ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildi.



Hareket kısıtlılığı yaşıyor

14 Mart 2011'de uğradığı silahlı saldırı sonucu hareket kısıtlılığı yaşayan 74 yaşındaki İbrahim Tatlıses'in konforunu üst seviyeye taşımak ve günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanan araçta, kullanım kolaylığı ve maksimum konfor ön planda tutuldu. İbrahim Tatlıses'in özellikle küçük araçlara binmekte zorlanması nedeniyle aracın genişliği, yüksekliği ve erişim kolaylığı özel olarak planlandı. Bu doğrultuda araca entegre edilen özel asansörlü koltuk sistemi sayesinde koltuk zemine kadar inerek sanatçının araca rahatça binmesini sağlıyor. Aynı koltuk aynı zamanda yatak formuna dönüşerek uzun yolculuklarda ve konser sonrası dinlenme süreçlerinde maksimum konfor sunuyor. Araç içerisinde bordo tonlarında özel deri kaplamalar tercih edilirken, yıldız tavan LED aydınlatma sistemi, döner VIP koltuk mekanizması, şoför kabini ile yaşam alanını ayıran makam bölmesi, televizyon, internet, bilgisayar sistemi ve özel soğutma donanımlarıyla üst segment bir konfor alanı oluşturuldu. İç mekân tasarımında kullanılan renklerin ve malzemelerin tamamı İbrahim Tatlıses'in kişisel talepleri doğrultusunda belirlendi.

Şarkıları çalındı

Aracın üretim sürecinde duygusal bir detay da dikkat çekti. Tasarım ve üretim aşamasında tesis içinde sürekli İbrahim Tatlıses'in şarkıları çalındı.
Aracın test ve teslim sürecine bizzat katılan İbrahim Tatlıses, özellikle yatak olabilen koltuk sistemi, yıldız tavan tasarımı ve ambiyans aydınlatma detaylarından büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Aracı ilk kez gördüğünde beğenisini açıkça dile getiren Tatlıses'in, tasarım ve donanım detaylarının beklentilerinin de üzerinde olduğunu belirttiği öğrenildi.

En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek

Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e benzetilmesi nedeniyle karşılaştığı olumsuz tepkiler sonrası yaşadığı şehirden ayrılıp, Ankara'ya taşındı

12.02.2026 12:51:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:54:43
İHA
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle sosyal medyada ve sokakta hedef gösterildiğini belirterek, yaşadığı psikolojik baskı sonrası Kayseri'yi terk ederek Ankara'ya taşınma kararı aldığını ifade etti. Dış görünüşü nedeniyle çevresindekilerin olumsuz bakışlarına maruz kaldığını dile getiren Özdemir, bu süreçte çalışamadığını ve bir süre evinden çıkmayacağını söyledi.

"Epstein'e benzemek hoş bir şey değil"

Çevresindeki insanların olumsuz bakışlarından dolayı rahatsız olduğunu ifade eden Rıfat Özdemir, "Olay, yeğenim dayı sen Epstein'e benziyorsun diyerek fotoğrafımı çekip, sosyal medyada paylaşmasıyla başladı. Bu kadar çabuk yayılacağını tahmin etmedim. Paylaşıma baktığımda bir anda milyonların izlediğini gördüm. Londra basını ve Arap kanalları gibi birçok ülkeden yayınlar gördüğümde şaşırdım. Epstein'e benzemek hoş bir şey değil. Epstein'i tanımıyordum. Yeğenim Epstein'e benziyorsun dediğinde sıradan ünlü bir artist zannettim. Araştırdığımda Epstein'in çok kötü bir insan olduğunu öğrendim. Ben şu anda dekorasyon işiyle uğraşıyorum. Bu benzetmeden dolayı insanların yanlarına gidemediğim için mağdurum. İnsanların bana, sanki karşılarında Epstein varmış gibi bakmaları beni rahatsız ediyor. Bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Halkımdan ricam lütfen önyargılı olmayın, insan insana benzeyebilir" dedi.

"Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım"

Özdemir, Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle çalışamadığını ve mağdur olduğunu belirterek, "Kayseri'yi terk etmek zorunda kaldım. Kayseri'de mağdur oldum, Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım. Normalde yurt dışında da çalışıyorum. Şantiyelerde devamlı işlerimiz olduğu için şu anda yurt dışına bile gidemez oldum. Çekiniyorum, çünkü burada derdimi anlatabiliyorum ama yurt dışına gittiğim zaman kendimi nasıl ifade edeceğim' Yabancı dilim zaten yok. O yüzden yurt dışına gitmeyi erteledim. Normalde benim şu anda yurt dışında olmam lazımdı" şeklinde konuştu.

"Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor"

İnsanların bakışlarından uzaklaşmak için yaşadığı şehirden ayrılıp Ankara'ya taşınmak zorunda kaldığını aktaran Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Hiç kimse benim yerimde olmak istemez. Kılık değiştirip, sakal bırakacağım dedim ama Epstein'in sakallı halini yapmışlar. Bu sefer benzerlik tamamen birebir aynı olacak diye sakal da bırakamıyorum. Zengin bir insan da değilim ki botoks yaptırıp, yüz ifademi değiştireyim. Eşimle beraber ne yapacağımıza karar verdik. Ben dedim ki Ankara'ya taşınalım çünkü Ankara'da daha önce de yaşamıştık. Kayseri'deki insanların bakışlarından uzaklaşmak istedim. İnsanın Kadir İnanır'a benzemesi insana haz verebilir ama Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor. Kayseri'de rahatsız oldum, Ankara'ya taşınmak zorunda kaldım. Ankara'da da bu gibi durumlar yaşamak istemiyorum."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.