logo
28 EYLÜL 2026

'Depreme hazırlık konusunda yoğun bir çalışma yapıyoruz'

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, depreme hazırlık konusunda yoğun bir çalışma yaptıklarını belirterek, "Türkiye'de ruhsatsız yapı oranı çok fazla. Bursa'da da mühendislik yüzü görmeyen ruhsatsız yapı oranı yüzde 62 seviyesinde. Bu durum bir depremde karşılaşılacak kötü durumu akla getiriyor. Bunu en aza indirmenin yollarını bilimsel anlamda bularak yolumuza devam edeceğiz" dedi

02.07.2025 17:52:00 / Güncelleme: 02.07.2025 17:55:59
İHA
 
'Depreme hazırlık konusunda yoğun bir çalışma yapıyoruz'
'Depreme hazırlık konusunda yoğun bir çalışma yapıyoruz'
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Haziran Ayı Değerlendirme Toplantısı'nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bursa'da turist geceleme süresini ilk etapta 2, sonrasında 3 güne çıkartmayı hedeflediklerini söyleyen Başkan Bozbey, "Bursa turizminde artık ezberleri bozduğumuz bir döneme girdik. Sadece tanıtım yapan değil, yön veren; sadece destekleyen değil, birlikte üreten bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz" dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası'ndaki Haziran Ayı Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Başkan Mustafa Bozbey, bir ay boyunca yapılan çalışmaları, gerçekleştirilen hizmetleri ve önümüzdeki aylara dönük hedefleri açıkladı. Ana teması turizm olan toplantıya, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, genel sekreter yardımcıları, Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerin yöneticileri ve basın mensupları katıldı.



"5-6 gündür ortalama yangın ihbarı aldığımız süre 10 dakika"

Haziran ayında yapılan hizmetlerin anlatıldığı video gösteriminin ardından konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 24 saat hizmet eden, birçok kişinin görmediği alanlarda çalışan, vatandaşların sorununu en aza indiren ve yoğun mesai sarf eden bir kurum olduklarını söyledi. Ayrıca Hatay Ulu Cami'deki çalışmaların devam ettiğini ve önümüzdeki yılın Haziran ayında ibadete açılacağını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, Mudanya Geçit Köprüsü'yle ilgili çalışmalarda son aşamaya gelindiğini, yakında oraya da başlayacaklarını ifade etti. Bursa'da yaşanan depremlere ve son günlerde etkili olan yangınlara da değinen Başkan Mustafa Bozbey, herkese geçmiş olsun dileklerini iletti. Yangınları önleme konusunda herkese sorumluluk düştüğünü anlatan Başkan Bozbey, "Birey olarak önce kendimizi sorgulamalıyız. Halkımız bacalarını, elektrik tesisatlarını kontrol ettirsin. Anız yakmanın bilimsel olarak hiçbir faydası yok. Anız yakmayı çiftçimizin aklına sokanlar herhalde ağaç ve orman düşmanıdır. Bakanlığa da sesleniyorum. Anız yakanlarla ilgili hapis cezasına varacak kadar bir düzenlemenin yapılması lazım. 5-6 gündür ortalama yangın ihbarı aldığımız süre 10 dakika seviyesinde. 10 dakikada bir yangın ihbarı alıyoruz. Cuma günü ise Bursa'da 7 dakikada bir yangın çıktı. Allah'tan hem eleman olarak hem de ekipman olarak güçlendirdiğimiz bir itfaiye grubumuz var. İtfaiye araçlarımız, Karaağaç Mahallesi'ne 3 dakikada intikal etmiştir. Kırsal alandaki köylerimize verdiğimiz 100 adet yangın tankerlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Önümüzdeki günlerde 100 adet daha dağıtacağız. Yangınlarda 593 personelimiz görev aldı. İzmir ve Bilecik'teki yangınların söndürülmesine de destek olduk. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bursa İtfaiyesi bu süreçte ne kadar güçlü olduğunu ortaya koymuştur. Ama tüm vatandaşlar olarak tedbir alırsak yangınların azalacağına inanıyorum" diye konuştu.



"Depreme hazırlık konusunda yoğun bir çalışma yapıyoruz"

Deprem konusunda kentsel dönüşümle ilgili Afet İşleri Dairesi Başkanlığı'nın yaptığı çalışmaların olduğunu belirten Başkan Bozbey, Bursa'yı güçlü ve depreme hazırlıklı hale getirmek zorunda olduklarını ifade etti. Deprem öncesi, deprem anı ve sonrası diye planlama yaptıklarını anlatan Başkan Bozbey, "Depreme hazırlık konusunda yoğun bir çalışma yapıyoruz. Türkiye'de ruhsatsız yapı oranı çok fazla. Bursa'da da mühendislik yüzü görmeyen ruhsatsız yapı oranı yüzde 62 seviyesinde. Bu durum bir depremde karşılaşılacak kötü durumu akla getiriyor. Bunu en aza indirmenin yollarını bilimsel anlamda bularak yolumuza devam ediyoruz" dedi.



"Bursa'yı ilk akla gelen destinasyonlardan biri yapmak istiyoruz"

Toplantının ana gündemi olan turizm konusuna da değinen Başkan Bozbey, Bursa'da turizmin yıllarca ihmal edildiğini, ertelendiğini ve öneminin tam olarak anlaşılamadığını vurguladı. Bu yolda bir hedefleri olduğunu belirten Başkan Bozbey, "Herkesle iş birliği yaparak bu süreci yönetme ve Bursa'yı turizmin merkezi haline getirme hedefimiz var. Önce kentimizin değerini kendimizin bilmesini sağlamalıyız. Bursa'yı, Türkiye'nin ilk akla gelen destinasyonlarından biri yapmak istiyoruz. Bursa, en az İstanbul kadar değerli bir kenttir. 8500 yıllık tarihe sahip bir kent olan Bursa'yı dünya insanlarıyla buluşturmamız lazım. Bursa'nın turizmdeki geleceğini birlikte inşa edeceğimiz yeni bir dönemin kapılarını araladık. Bizim için turizm, Bursamızın geçmişiyle geleceği arasında bir köprüdür. Turizm, aynı zamanda birçok hizmet alanını içinde barındırır. Belediyeler, turizmin kenarında değil; merkezinde yer almaktadır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu vizyonla turizm faaliyetlerine önderlik edecek bir yapı olan, Sürdürülebilir Turizm Koordinasyon Merkezi'ni yaşama geçirdik" diye konuştu.



"Turistin Bursa'da gecelemesi lazım"

Bursa'da turizmin sadece sayılarla değil; içerik, nitelik ve katılımcılıkla da ölçülmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Bozbey, 'Sürdürülebilir Turizm Koordinasyon Merkezi'ni yaşama geçirerek çok yönlü, çok katmanlı bir ortak akıl devrini başlattıklarını söyledi. Bakanlık verilerine göre 2024'ün ilk 4 ayı ile kıyaslandığında 2025'te Bursa'da hem tesise geliş hem de geceleme sayılarının yüzde 15 oranında artığını anlatan Başkan Bozbey, "Bursa gibi dört bir yanı eşsiz güzellikle dolu bir kentin, ortalama kalış süresinin 1.7 gün olması kabul edilemez bir veridir. Hedefimiz, geceleme sayısında ilk etapta 2 tam günü aşmak, sonrasında 3 gecelemeye çıkartmaktır. İşte o zaman gelen turist Bursa'ya döviz de bırakacak. Günlük gelip giden turistler, Bursa'ya bir şey bırakmıyor. Kentimize faydası olmadığı gibi hava kirliliği ve yolları kullanma açısından baktığımızda zarardır. Onun için turistin Bursa'da gecelemesi lazım. İlave tesislere veya eğlence alanlarına gidebiliyor olması lazım. Turizmden beklentilerimizi artıracaksak bu kapıları aralayıp turistin taleplerini yerine getirmeliyiz. Eğlence mekanını hazırlamak, güvenli gezmesini sağlamak zorundayız. Uluslararası ölçekte düzenlediğimiz etkinliklerimizle dünyada ses getirmeye devam ediyoruz" dedi.

"Yenişehir Havalimanı'yla ilgili Balkanlardan gelen talep var"

Fazıl Say'ın İznik'in eşsiz atmosferinde gerçekleştirdiği konserle dünyanın kalbinin Bursa'da attığını belirten Başkan Bozbey, İznik Türküsü'nün, kenti dünya sahnelerinde tanıtacağını, Bursa turizmine somut katkı da sağlayacağını anlattı. Leylek Şenliği'ni de başarıyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Başkan Bozbey, iki gün boyunca 60'ın üzerinde etkinlik yapıldığını, birçok ilden misafirlerin Bursa'ya geldiğini hatırlattı. 2025 Yılı Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı İş Toplantısı ve Teknik Konferansı'nın 20 yıl aradan sonra tekrar Bursa'da yapıldığını dile getiren Başkan Bozbey, 3 gün boyunca yurt dışından ve yurt içinden gelen 500'e yakın misafire Bursa'yı tanıttıklarını söyledi. Bursa'da 7. Fazın kapanışının yapıldığını, 8. Fazın da başlangıcının yapıldığını belirten Başkan Bozbey, bunun da literatüre Bursa Taahhüdü olarak geçtiğini dile getirdi. BEBKA desteğiyle yürütülen ve Türkiye'de bir ilk olan 'Sürdürülebilir Etkinlik Yönetimi Projesi'nin de önemli olduğunu aktaran Başkan Bozbey, "Sürdürülebilirlik anlayışını tüm festivallerimize, şenliklerimize, organizasyonlarımıza taşıyan yepyeni bir dönemi başlattık. Etkinliklerimiz artık sadece eğlenceli değil. Aynı zamanda çevreye duyarlı, yerel üreticiyi destekleyen ve toplumsal olarak kapsayıcı hale geldi. Biz, Bursamızın insanına, tarihine, kültürüne, doğasına saygılı, gittiği yere değer katan bir turist profili hedefliyoruz. Ayrıca Bursamızın turist profilini çeşitlendirerek, uzun yıllardır kentimize gelmeyen Avrupalı turistler başta olmak üzere, tüm dünya vatandaşlarının kentimizin tarihi ve doğasıyla buluşmasını istiyoruz. Özellikle Düsseldorf uçuşları bizim için anlamlıydı. Yenişehir Havalimanı'yla ilgili özellikle Balkanlardan gelen talep var. Onları da teklif olarak götüreceğiz. Bizler de BBBUS'lar ile bu süreci destekliyoruz ve desteklemeye devam edeceğiz" diye konuştu.

"Turizm rotalarını, Visit Bursa ile keşfedin"

'Yeniden Yeşil Bursa' vizyonu doğrultusunda Green Destination ile birlikte Bursa'ya özel bir sürdürülebilirlik etiketleme sistemi geliştirdiklerini anlatan Başkan Bozbey, Yeşil Bursa sertifikası adındaki sistemin, uluslararası düzeyde Green Bursa olarak tanıtılacağını açıkladı. Dünyada seyahat ve turizm için standartları belirleyen Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi'ne de üye olduklarını anlatan Başkan Bozbey, "Bu üyelik, Bursamızın, turizmin kurallarını belirleyen aktörlerden biri olacağının da habercisidir. Üyeliğimizin ardından, Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzemiz, sürdürülebilirlik standartları programı kapsamında 'Öncü Müze' unvanına layık görüldü. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kurduğumuz 'Sürdürülebilir Turizm Koordinasyon Merkezi'yle bu dönüşümü desteklemiş oluyoruz. Hedeflediğimiz turist kitlelerinin beğeni ve tercihleri doğrultusunda, pek çok rotayı turizm sektörünün hizmetine sunmak için çalışmaktayız. Bu rotaların ayrıntılarını Visit Bursa adlı dijital uygulamayla keşfedebilirsiniz. Bu adımla birlikte Bursa Büyükşehir Belediyesi, akıllı turizm vizyonunu kurumsal bir belgeyle tanımlayan Türkiye'deki ilk yerel yönetim olma niteliğini taşıyacak. Avrupa Komisyonu tarafından verilen 'Avrupa Akıllı Turizm Başkenti 2026' ödülü için de başvurumuzu yaptık. ICF tarafından 2025 yılının 'En akıllı 7 topluluk' listesine ikinci sıradan girerek finalistlerden biri olduk" dedi.

Körfez seferleri 5 Temmuz'da başlıyor

Gemlik, Mudanya, Karacabey, İznik ve Orhangazi ilçelerindeki sahil, plaj ve kıyılarda gerekli temizlik ve bakım çalışmalarını yaparak yaz turizmine hazır hale getirdiklerini ifade eden Başkan Bozbey, "Geçen sene başlattığımız körfez seferlerini bu yıl da geliştirerek devam ettiriyoruz. Seferlerimiz saatli ve tarifeli olarak 770 kişi kapasiteyle 5 Temmuz itibariyle başlayacak. Böylece vatandaşlarımız, Marmara Denizi'nde yaz sezonunu keyifle geçirebilecekler. İleride her gün körfez içerisinde ulaşımı sağlama hedefimiz var. 26-28 Eylül tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz 4. Uluslararası Bursa Gastronomi Festivali'ne hazırlanıyoruz. Bu festival sayesinde Bursamızı bir gastronomi kenti haline getirmek için çalışıyoruz. Bursa Gastronomi Haritası projemizle de 'en iyi nerede yenir'' sorusunun cevabını, kentimizin en nitelikli lezzet duraklarını tespit ederek veriyoruz. Oluşacak harita, hem gastronomi turistleri için yol gösterici olacak hem de kentimizin marka değerini güçlendirecek" diye konuştu.

"Balibey Han'ı 90 günde boşaltın dendi"

Balibey Han'ın zemin katında Bursa Gastronomi Merkezi yaparken bir engelle karşılaştıklarını açıklayan Başkan Bozbey, şunları söyledi;

"Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü önceki gün bir yazı göndermiş. Diyor ki '90 gün içerisinde Balibey Han'ı terk edin'. Orada Bıçak Müzesi'ni açtık. Balibey Han'ı toparladık. Gastronomiyle alakalı bir çalışma yapıyoruz. İletilen yazıda, turizm yatırım belgesi ve turizm işletme belgesinin alınmaması gerekçe gösterilerek Balibey Han kira protokolümüz feshedilmiştir ve 90 gün içinde yapıyı boşaltmamız talep edilmektedir. 22 sene boyunca bu karar alınmamış ve alınamamış. Biz geldiğimiz o günden bu yana proje üretiyoruz. Oradaki işletmeyi çıkartmakla uğraşıyoruz. Onu çıkardıktan sonra kendi projemizi uygulamayı ve belgeyi almayı hedeflerken bize 'terk et' diyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne sorarım. 22 sene buna niye müsaade ettin' Konuyu Bursalıların takdirine bırakıyorum. Hem kadın kooperatiflerinin faydalanacağı hem de Bursa gastronomisinin olacağı, gelen turistin zaman geçireceği, müzeyi de gezeceği bir alanı oluşturmaya çalışırken gelen yazı budur. Bu konuyu Valimizle de görüşeceğim. Bu yaklaşımı insani olarak Bursalılar ve turizm açısından doğru bulmuyorum".

"Birlikte üreten bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz"

2050 vizyonlu 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Bozbey, Tarihi Çarşı ve Hanlar bölgesinde güzellikler olduğu kadar çözülmeyi bekleyen bazı sorunların da olduğunu, ihtiyaçların giderilmesi için çalışmaların başlatıldığını belirtti. Şehirlerin artık dünyanın geleceğini şekillendiren aktörler olduğunu aktaran Başkan Bozbey, "Bursa olarak bu sorumluluğu taşıyor, örnek bir kent olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Hep birlikte daha yaşanabilir, daha dirençli ve gülümseyen bir Bursa için çalışmaya devam edeceğiz. Bursa turizminde artık ezberleri bozduğumuz bir döneme girdik. Sadece tanıtım yapan değil, yön veren; sadece destekleyen değil, birlikte üreten bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz" dedi.

BUSKİ ve Bursa büyükşehir Belediyesi'nin mali tablosunu da paylaşan Başkan Bozbey, Büyükşehir Belediyesi borçlarında mayıs ayı itibariyle yüzde 20 düşüş olduğunu, BUSKİ borçlarında ise yüzde 64 artış olduğunu açıkladı. Genel toplamda borçlanmanın yüzde 16 arttığını anlatan Başkan Bozbey, basın mensuplarının sorularını da cevaplandırdı.

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.