Türkiye, Arap Baharı ve Suriye konusunda her gün yaptığı yanlışlara bir yenisini eklediği ve yeni anayasa yapılması çalışmaları son noktaya geldiği bir dönemde hükümetçe ortaya atılan Başkanlık sistemi tartışmalarının zamanlaması bence bir tesadüf değil.
Bu tartışma bugünün konusu değil, erteleyelim denebileceği yerde gündemin birinci sırasına Başkanlık sistemi maksatlı bir şekilde konumlandı.
Dikkatinizi çektiyse bugün yeni anayasa yapılması bile Başkanlık sistemi tartışmalarının gölgesinde kalmış durumda. Aynı zamanda Suriye konusunda attığı yanlış adımları iyice artıran hükümetin son olarak hangi yanlışları yaptığı da artık pek fazla gündeme gelmiyor.
Bu suni gündemin ortaya atılmasında temel amaçlardan biri milletin dikkatini Anayasa yapılması sürecinden başka tarafa odaklamaktı.
Bununla birlikte hayli eleştiri aldığı Suriye politikası konusunda da rahat bir nefes alma fırsatı arıyordu hükümet. Başkanlık tartışmaları vesilesiyle bu hedeflerini hükümet büyük ölçüde elde etti.
Milletin bugününü ve geleceğini tümüyle etkileyecek anayasa yapım sürecinden vatandaşların dikkati başka yönlere niçin çekilmek isteniyor?
Bu sorunun cevabının verilmesi çok önemli.
Yeni anayasa yapımında Türk milletinin bam teline dokunulacak. Bundan dolayı gündemi manipüle ediyorlar. Anayasanın değişmesi teklif dahi edilemeyen ilk üç madde bu milletin birliğinin, dirliğinin, üniter yapının dayanakları durumunda. Bunlar değiştirilecek, yani çadırı ayakta tutan orta direkle oynanacak. Amaç bu tehlikeli değişiklikleri mümkün olduğunca tartışmaların gölgesinde bırakabilmektir.
Yeni anayasa konusunda planladığı tüm adımları attığı takdirde Türkiye’nin bölünebilmesinin ve özerk yapıların oluşmasının önü açılmış olacaktır.
AB’nin diline doladığı 36 etnik grup yeni anayasa ile getirileceği söylenen sözde özgürlüklerle tahrik edilmeye çalışılacaktır.
Bunlar gibi tehlikelerden dolayı yeni anayasa süreci asla dikkatlerden kaçmamalıdır.
Bu tartışma bugünün konusu değil, erteleyelim denebileceği yerde gündemin birinci sırasına Başkanlık sistemi maksatlı bir şekilde konumlandı.
Dikkatinizi çektiyse bugün yeni anayasa yapılması bile Başkanlık sistemi tartışmalarının gölgesinde kalmış durumda. Aynı zamanda Suriye konusunda attığı yanlış adımları iyice artıran hükümetin son olarak hangi yanlışları yaptığı da artık pek fazla gündeme gelmiyor.
Bu suni gündemin ortaya atılmasında temel amaçlardan biri milletin dikkatini Anayasa yapılması sürecinden başka tarafa odaklamaktı.
Bununla birlikte hayli eleştiri aldığı Suriye politikası konusunda da rahat bir nefes alma fırsatı arıyordu hükümet. Başkanlık tartışmaları vesilesiyle bu hedeflerini hükümet büyük ölçüde elde etti.
Milletin bugününü ve geleceğini tümüyle etkileyecek anayasa yapım sürecinden vatandaşların dikkati başka yönlere niçin çekilmek isteniyor?
Bu sorunun cevabının verilmesi çok önemli.
Yeni anayasa yapımında Türk milletinin bam teline dokunulacak. Bundan dolayı gündemi manipüle ediyorlar. Anayasanın değişmesi teklif dahi edilemeyen ilk üç madde bu milletin birliğinin, dirliğinin, üniter yapının dayanakları durumunda. Bunlar değiştirilecek, yani çadırı ayakta tutan orta direkle oynanacak. Amaç bu tehlikeli değişiklikleri mümkün olduğunca tartışmaların gölgesinde bırakabilmektir.
Yeni anayasa konusunda planladığı tüm adımları attığı takdirde Türkiye’nin bölünebilmesinin ve özerk yapıların oluşmasının önü açılmış olacaktır.
AB’nin diline doladığı 36 etnik grup yeni anayasa ile getirileceği söylenen sözde özgürlüklerle tahrik edilmeye çalışılacaktır.
Bunlar gibi tehlikelerden dolayı yeni anayasa süreci asla dikkatlerden kaçmamalıdır.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024

























































