logo
31 MART 2026

Türkiye ve Afrika arasında ticaretin yeni rotası

"Türkiye-Afrika Arasında Yeni Fırsatlar" temasıyla düzenlenen 14'üncü WCI Forum, 54 ülkeden 1800'ü aşkın iş insanını İstanbul'da bir araya getirerek iki bölge arasındaki ticaret ve yatırım potansiyelini güçlendirdi

11.02.2026 18:03:00 / Güncelleme: 11.02.2026 18:07:09
İHA
Türkiye ve Afrika arasında ticaretin yeni rotası
Türkiye ve Afrika arasında ticaretin yeni rotası
Afrika kıtasından gelen iş insanları ile Türkiye'nin üretici ve ihracatçılarını bir araya getiren 14'üncü Dünya Sektörler Arası İş Birliği Forumu (WCI Forum), Türkiye-Afrika ticari ilişkilerine ivme kazandırmak amacıyla İstanbul'da başladı. Forum kapsamında iş fırsatları, yatırımlar ve sürdürülebilir ortaklıklar odağında iki kıta arasında yeni ticaret köprüleri kurulması amaçlanıyor.

WOW Convention Center'da düzenlenen foruma; Gambiya Cumhuriyeti Bilgi, Medya ve Yayıncılık Hizmetleri Bakanı Dr. Ismaila Ceesay, Gambiya Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Bakary Y. Badjie, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Develioğlu, İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, WCI Forum Başkanı Utku Bengisu ve WCI Forum İcra Kurulu Başkanı Abdülkadir Develi katıldı. Üst düzey katılım, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında ortak kalkınma ve iş birliği vizyonunun güçlü bir yansıması oldu.



"Afrika'yı raporlardan değil, sahadan öğrendik"

WCI Forum Başkanı Utku Bengisu, açılış konuşmasında WCI Forum'un 14 yıllık Afrika yolculuğunun masa başında değil, sahada kurulduğunu vurguladı. Bengisu, Türkiye-Afrika ticaret vizyonlarının raporlar ve sunumlarla değil, birebir temaslarla şekillendiğini ifade etti. Bengisu, "Biz bu vizyonu masa başında kurmadık. Afrika'yı raporlardan öğrenmedik, sunumlardan okumadık. Bu vizyonu sahada, tüccarla yan yana durarak, alıcıyla göz göze bakarak, pazarın ritmini yaşayarak kurduk." dedi.

Afrika'nın farklı ülkelerinde edindikleri saha deneyimlerine değinen Bengisu, kıtanın hemen her pazarında Türkiye'ye yönelik güçlü bir iş birliği çağrısı ile karşılaştıklarını söyledi. Birçok ülkede forumlar, ticaret heyetleri ve iş birliği görüşmeleri gerçekleştirdiklerini belirten Bengisu, "Sadece bu yıl; Gana'da başladık, Benin ve Togo ile devam ettik, Fildişi Sahilleri ve Etiyopya'da yeni kapılar açtık. Bugün huzurunuza, dünyayı üç buçuk kez dolaşmış bir ekip olarak çıkmanın gururunu yaşıyorum" dedi.

Konuşmasının sonunda katılımcılara çağrıda bulunan Bengisu, forum süresince kurulacak her temasın önemli olduğunun altını çizerek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"Her masayı ziyaret edin, her standı görün, her teması fırsata çevirin. Türkiye hazır, Afrika hazır, biz hazırız. Şimdi birlikte başarma zamanı."



"Gambiya, Türk yatırımcılar için yeni büyüme alanları sunuyor"

Gambiya Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Bakary Y. Badjie, 14'üncü WCI Forum'da yaptığı konuşmada Türkiye ile Afrika arasındaki ekonomik iş birliklerinin KOBİ'ler ve yeni yatırım alanları üzerinden güçlenerek devam ettiğini belirtti. Forumun, Türk ve Afrikalı iş insanlarını somut ortaklıklar etrafında buluşturan önemli bir platform olduğuna dikkat çekti.

Gambiya'nın özellikle spor sektörü başta olmak üzere yüksek yatırım potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Badjie, ülkenin genç ve dinamik nüfusuna işaret ederek, "Altyapı, antrenman tesisleri ve yetenek geliştirme yatırımlarıyla Gambiya, bölgesel bir spor ve girişimcilik merkezi olma potansiyeline sahip" dedi.

Badjie, sporun yanı sıra turizm, tarım, ulaştırma, konut ve sağlık alanlarında da önemli fırsatlar bulunduğunu ifade ederek, yatırımcı dostu düzenlemeler ve yeni teşvik mekanizmalarıyla özel sektör yatırımlarını desteklediklerini belirtti. Konuşmasının sonunda Türk iş dünyasını Gambiya'daki fırsatları yerinde değerlendirmeye davet etti.

"İş birliği, bugünün değil geleceğin zorunluluğu"

14'üncü Dünya Sektörler Arası İş Birliği Forumu'nda konuşan Gambiya Cumhuriyeti Bilgi, Medya ve Yayıncılık Hizmetleri Bakanı Dr. Ismaila Ceesay, Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomatik değil; ticaret, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma boyutlarıyla stratejik bir ortaklık haline geldiğini vurguladı.

Küresel ölçekte dijital dönüşüm, jeopolitik kırılmalar ve iklim krizinin ülkeleri daha fazla iş birliğine zorladığını belirten Ceesay, "İzole büyüme modelleri artık yeterli değil. Gelecek; kapsayıcı, eşit ve karşılıklı faydaya dayalı iş birlikleriyle şekillenecek" dedi.

Türkiye - Gambiya ticaret hacminin 2025 itibarıyla yaklaşık 66 milyon dolara ulaştığını aktaran Ceesay, bu rakamın iki ülke arasındaki güçlü potansiyelin göstergesi olduğunu belirterek; tarım, enerji, lojistik, imalat ve katma değerli üretim alanlarında Türk yatırımcıları Gambiya'daki yeni fırsatları değerlendirmeye davet etti.



"Türkiye-Afrika ticareti son 20 yılda yaklaşık 7 kat büyüdü"

Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, forumda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli bir ivme kazandığını vurguladı. WCI Forum'un hem Türk hem de Afrikalı iş insanları için somut iş birliklerine zemin hazırlayan stratejik bir platform olduğuna dikkat çeken Gürcan, Bakanlık olarak bu yapıyı çok önemsediklerini ifade etti.

Türkiye'nin Afrika'ya yönelik politikalarına değinen Gürcan, ''2003 yılında benimsenen Afrika Ülkeleriyle Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi ile birlikte diplomatik ve ticari temsil ağı hızla genişledi. Afrika'daki Türk büyükelçilik sayısı 12'den 44'e yükseldi, ticaret müşavirliği sayısı ise 31'e ulaştı. Yakın gelecekte bu sayının daha da artırılmasını hedefliyoruz'' dedi.

Gürcan, "2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye-Afrika ticaret hacmimiz, 2025 itibarıyla yaklaşık 7 kat artarak 40 milyar dolara ulaştı. 2026 yılı için belirlenen 60 hedef ülkeden 13'ü Afrika ülkesi. Fuar organizasyonları, ticaret heyetleri ve bireysel katılım destekleriyle Afrika pazarlarında Türk firmalarının daha etkin hale gelmesini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.

Eximbank desteklerine de değinen Gürcan, Afrika'da gerçekleştirilen projelere bugüne kadar 1,5 milyar dolarlık finansman desteği sağlandığını, bunun alıcı kredilerinin yaklaşık yüzde 42'sine karşılık geldiğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda forumun Türkiye-Afrika ekonomik ve ticari ilişkileri açısından önemli bir dönüm noktası olacağına inandığını belirten Gürcan, Afrika ile ilişkileri dostluk, karşılıklı fayda ve kazan-kazan ilkesi temelinde çok daha ileri bir seviyeye taşımakta kararlı olduklarını belirtti.

"Türkiye-Afrika ilişkileri güven ve ortak tarih üzerine inşa ediliyor"

Türkiye ile Afrika arasındaki iş birliğinin yalnızca ticari değil, aynı zamanda tarihsel ve stratejik bir ortaklığa dayandığını vurgulayan Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Afrika'nın Türkiye için gönül coğrafyasının sarsılmaz bir parçası olduğunu belirtti.

Ayhan konuşmasında, "2012 yılından bu yana kesintisiz devam eden bu platform, yalnızca rakamlardan ibaret bir ticaret kapısı değil; kıtanın 54 ülkesinden on bini aşkın insanı bir araya getirerek Türkiye ile Afrika arasında sağlam bir güven zemini oluşturmuştur" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Afrika'ya yaklaşımının sömürgecilikten tamamen uzak bir tarihsel mirasa dayandığını ifade eden Ayhan, ''Osmanlı döneminden bugüne uzanan ilişkilerin haysiyet, adalet ve karşılıklı saygı temelinde şekillendi. Bizim ortak tarihimizde sömürgeciliğin karanlık izleri yoktur. Türkiye dün olduğu gibi bugün de mazlumun ve kendi geleceğini inşa etmek isteyen dost ülkelerin yanındadır" diye konuştu.

Ayhan, savunma sanayii alanında Türkiye'nin Afrika için stratejik bir ortak haline geldiğini vurgulayarak, Türkiye'nin artık yalnızca bir tedarikçi değil, güvenlik alanında somut katkı sunan bir çözüm ortağı olduğunu söyledi. Ayhan, "Bayraktar TB2 SİHA'larımızdan ATAK helikopterlerine kadar pek çok yüksek teknoloji savunma sistemimiz, Somali'den Nijerya'ya, Libya'dan Senegal'e kadar geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sağlıyor. Türkiye modeli sadece ürün satışı değil; eğitim, yerel kapasite inşası ve teknoloji transferini esas alıyor" ifadelerini kullandı.

"Türkiye-Afrika iş birliği geleceğin en stratejik ortaklık alanlarından biri"

Forumda konuşan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Develioğlu, Türkiye ile Afrika arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca bugünün değil, geleceğin de en stratejik iş birliği alanlarından biri olduğunu vurguladı. WCI Forum'un 14'üncüsünde bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Develioğlu, bu Forum'un yatırım, ticaret ve kalıcı ortaklıklar açısından önemli bir zemin sunduğunu ifade etti.

Develioğlu konuşmasında, "Bu yıl 14'üncüsü düzenlenen Dünya Sektörler Arası İş Birliği Forumu vesilesiyle bir kez daha bir aradayız. Türkiye ve Afrika ülkeleri arasında ticaretin, yatırımın ve iş birliğinin gelişimine katkı sağlayan bu forumda bulunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki iki gün boyunca ikili iş ilişkilerimizi daha da geliştirecek, birbirimizi daha yakından tanıyacağız" dedi.

Bu dönemde ülkeler için temel sorunun doğru iş birliklerini doğru modellerle kurmak olduğuna işaret eden Develioğlu, Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerinin bu noktada öne çıktığını söyledi. Develioğlu, "Afrika kıtası, 1,4 milyarı aşan nüfusu, genç iş gücü, hızla büyüyen orta sınıfı ve artan üretim kapasitesiyle küresel ekonominin yükselen merkezlerinden biri. Türkiye ise güçlü üretim altyapısı, esnek sanayi yapısı ve girişimci iş insanlarıyla Afrika için güvenilir bir ticaret ve yatırım ortağıdır" ifadelerini kullandı.

"Türk hazır giyim sektörü küresel ölçekte güçlü bir oyuncu"

Forumda konuşan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, Türk hazır giyim sektörünün küresel ölçekte güçlü bir üretim ve marka altyapısına sahip olduğunu vurguladı. Paşahan, ''Sektörün Afrika ile yüksek iş birliği potansiyeli bulunuyor. Bugün hazır giyim markalarımız, Afrika dahil beş kıtada 100'ü aşkın ülkede binlerce mağaza ve satış noktasıyla faaliyet gösteriyor. Gittiği pazarda lider konuma gelen markalarımız var. Önümüzdeki yıllarda Türk hazır giyim markalarını dünya sahnesinde çok daha güçlü bir şekilde göreceğimize inanıyorum" dedi.

Forumun ikinci gününde de ikili iş görüşmeleri, sektörel paneller ve B2B toplantılarla Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticari iş birliklerinin somut anlaşmalara dönüşmesi hedefleniyor. Forumun, karşılıklı yatırım, sürdürülebilir ortaklıklar ve uzun vadeli iş birlikleri açısından yeni kapılar açması bekleniyor.

İstanbul'da at eti operasyonu


 
İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.

31.03.2026 00:40:00
AA
İstanbul'da at eti operasyonu
İstanbul'da at eti operasyonu

İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.
Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı, Büyükkılıçlı Jandarma Karakol Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, ihbar üzerine Beyciler Köyü mevkisinde şüpheli bir aracı durdurdu.
Araçta yapılan aramada satışa hazır halde 306 kilogram at eti bulundu. Araçtaki N.B, İ.A. ve D.S. gözaltına alındı.

Çiftliğe baskın

Operasyonun devamında Hallaçlı Mahallesi'ndeki bir çiftliğe baskın düzenleyen ekipler, kesilen atlara ait çok sayıda kemik parçası tespit etti.
Çiftlikte yapılan aramada 1'i kurusıkı olmak üzere 5 tabanca, 3 pompalı tüfek, bir miktar uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirildi. Çiftlikte bulunan Özbekistan uyruklu 4 ve Türkmenistan uyruklu 1 kişinin ifadelerine başvuruldu.

Ele geçirilen etler, incelenmek ve imha edilmek üzere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Çiftlikte bulunan yaklaşık 120 atla ilgili de inceleme başlatıldı.
Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca "halk sağlığını tehdit" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!


 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. 

31.03.2026 00:35:00
AA
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 2026 Şubat Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirdi.

Kadıoğlu, "İç Batı Anadolu'da kış yağışları bile iki yıllık açığı kapatmaya yetmedi. Bu bölge, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürüyor" dedi. Akdeniz kıyı kuşağında ise kısa vadede belirgin bir toparlanma yaşandığına değinen Kadıoğlu, Mersin, Adana ve Antalya çevresinde son aylarda yağışların normale döndüğünü ancak iki yıllık birikimli açığın henüz tamamen kapanmadığını kaydetti.

Kadıoğlu, uzun süreli kuraklığın tarım ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkati çekerek, özellikle Eskişehir, Afyon ve Konya ovalarında toprak neminin ciddi şekilde azaldığını, bunun verim kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı gecikmeli takip ettiğini hatırlatan Kadıoğlu, Marmara ve İç Batı Anadolu'da baraj doluluk oranları ile yer altı su seviyelerinin henüz toparlanmadığını söyledi.

Kadıoğlu, "Ankara başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde içme suyu kaynakları açısından risk devam ediyor. Kuraklık sadece meteorolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorun haline gelmiş durumda" değerlendirmesinde bulundu.

Halı saha maçları can almaya devam ediyor!


Siirt'te halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirdi.

31.03.2026 00:13:00
MURAT ÇORBACI
Halı saha maçları can almaya devam ediyor!
Halı saha maçları can almaya devam ediyor!

Siirt'te halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirdi. Bahçelievler Mahallesi Turan Beyazıt Caddesi'nde halı sahada arkadaşlarıyla maç yapan Nurettin Çiçek (33), aniden fenalaştı.

Arkadaşlarının haber vermesi üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Kalp krizi geçirdiği belirlenen Çiçek, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Çiçek'in cenazesi otopsi için hastane morguna alındı.

Üç gün önce de Kahramanmaraş'ta yaşanmıştı

Kahramanmaraş'ın merkez Onikişubat ilçesinde 27 Mart'ta halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirmişti.  Boğaziçi Mahallesi'ndeki halı sahada arkadaşlarıyla futbol oynarken kalecilik yapan Selahittin Atlı (48), topun kendisine çarpmasının ardından fenalaşarak yere yığıldı. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Atlı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Atlı, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


Neden yaşanıyor?

Halı saha maçları, özellikle idmansız kişilerde ani kalp durması, kalp krizi ve ciddi kas/eklem sakatlıkları (bağ kopması, kırık) açısından yüksek risk taşır. Sağlık için maç öncesi ısınma, doğru beslenme, düzenli sağlık kontrolü ve aşırı zorlamadan kaçınma hayati önem taşır; göğüs ağrısı veya nefes darlığında maç hemen bırakılmalı...

Halı saha maçlarında sağlık riskleri ve önemler

Kalp sağlığı: Ani kalp durmaları, özellikle 35-40 yaş üstü ve sedanter (hareketsiz) yaşam süren erkeklerde yüksek risk oluşturur.

Sakatlık riski: Sert zeminler diz, bilek ve kas sakatlıklarına davetiye çıkarır; uygun ayakkabı ve dizlik kullanımı önerilir.

Isınma ve dinlenme: Maç öncesi esneme hareketleri yapılmalı ve arka arkaya iki gün halı saha maçına gidilmemelidir.

Beslenme: Maçtan 3-4 saat önce ağır ve yağlı yemeklerden kaçınılmalı, sindirimi kolay besinler tüketilmelidir.

İdmanlı olmak: İdmansız ve özgüvenli yapılan maçlar, kalp krizi riskini artırır ve iş gücü kaybına neden olabilir.

ABD bombardıman uçakları Türkiye’de!

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait B-1B Lancer tipi stratejik bombardıman uçakları, ikili eğitim faaliyetleri kapsamında Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne iniş yaptı.

31.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
ABD bombardıman uçakları Türkiye’de!
ABD bombardıman uçakları Türkiye’de!
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait B-1B Lancer tipi stratejik bombardıman uçakları, ikili eğitim faaliyetleri kapsamında Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne iniş yaptı.

Türk Hava Kuvvetleri ile koordineli olarak gerçekleştirilen bu operasyon, bölgedeki askeri iş birliğinin bir parçası olarak kaydedildi.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, uçakların gelişinin önceden planlanmış bir rutin eğitim faaliyeti olduğunu ve yakıt ikmali ile müşterek eğitimlerin ardından uçakların üsten ayrıldığını duyurdu.

Açıklamada, "İncirlik bir Türk üssüdür ve buradaki tüm faaliyetler Türkiye Cumhuriyeti'nin tam kontrolünde gerçekleşmektedir" vurgusu yapıldı.



ABD tarafı ise bu hamlenin NATO müttefiki Türkiye ile savunma bağlarını güçlendirdiğini belirtti.

Bu hamleyi, ABD'nin Rusya ve İran'a karşı bölgedeki "caydırıcılık" kartını oynadığı şeklinde yorumlayanlar oldu.

Tepkiler büyük



Muhalefet partileri ve dış politika uzmanları, uçakların geliş zamanlamasına dikkat çekti.

Özellikle Orta Doğu'da İsrail-Filistin hattındaki gerilim ve Suriye'deki hareketlilik sürerken, ABD'nin en güçlü bombardıman uçaklarının Türkiye'de ağırlanmasının bölge ülkelerine "yanlış mesaj" verebileceği eleştirileri yapıldı.

Sosyal medyada ise "İncirlik kapatılsın" etiketiyle binlerce paylaşım yapılarak, ABD askeri varlığının bölgedeki gerilimi tırmandırdığı savunuldu.

Tepkilerden bazıları



"Gazze kan ağlarken, İsrail'in en büyük destekçisi ABD'nin katil uçaklarının İncirlik'te ne işi var? İncirlik derhal kapatılmalı!

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyorsak, bu devasa savaş makinelerinin topraklarımızda yakıt ikmali yapmasına izin vermemeliyiz."

"B-1B'ler sadece eğitim için gelmez. Orta Doğu iyice ısınıyor, Türkiye bir yerlere mesaj mı veriyor yoksa ABD bizi bir şeylere mi zorluyor? Takipteyiz."

Hükümete, bölge barışını riske atacak adımlardan kaçınılması çağrısı yapıldı.

Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak

İçişleri Bakanlığı sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacağını ve erteleme olmayacağını bildirdi

30.03.2026 11:39:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:31:19
İhlas Haber Ajansı
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
İçişleri Bakanlığı Basın Müşaviri Hasan Öymez, trafik kanunuyla ilgili yapılan düzenlemeler hakkında, "Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak, erteleme yok" ifadelerini kullandı.

Öymez, trafik kanunundaki düzenlemelerle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Kanuna aykırı kabul edilen plakaları değiştirme süresinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirten Öymez, şu ifadelere yer verdi:

"Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak. Erteleme yok. Hatalı da olsa TŞOF'tan alınmış plakalara ceza yazılmayacak. Süreç içinde değiştirilmeleri sağlanacak. Multimedya ekranlar ve hoparlör-ses sistemlerine ilişkin standartlar ise yakında duyurulacak olan yönetmelikle belirlenecek."

1 polisin şehit olduğu kaza yeri havadan görüntülendi

Kuzey Marmara Otoyolu’nda 1 polis memurunun şehit olduğu ve 16 polis memurunun yaralandığı kaza yeri dron ile görüntülendi

30.03.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
1 polisin şehit olduğu kaza yeri havadan görüntülendi
1 polisin şehit olduğu kaza yeri havadan görüntülendi
Kuzey Marmara Otoyolu'nda 1 polis memurunun şehit olduğu ve 16 polis memurunun yaralandığı kaza yeri dron ile görüntülendi.

Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir - Habipler bağlantı yolunda yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda 34 LHU 912 plakalı polisleri taşıyan servis minibüsü ve EYG 499 plakalı otomobil kazaya karışmıştı. Polis minibüsü bariyerlere çarparak dururken, otomobil ise orta refüje uçmuştu.

Kazada serviste bulunan 1 polis memuru şehit oldu, 16 polis memuru ise yaralanmıştı. Kaza alanı dron ile görüntülendi. Görüntülerde kazaya karışan araçlar ve ekiplerin çalışması yer alıyor.

Etimesgut Belediyesi'ne operasyon

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine "zimmet" soruşturması başlatıldı. Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü ve Etimkent A.Ş. Genel Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 4 şüpheli gözaltına alındı

30.03.2026 10:31:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:29:47
AA
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut Belediyesinde tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "zimmet" suçundan 4 belediye çalışanı hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Sayıştay Başkanlığı tarafından Etimesgut Belediye Başkanlığında gerçekleştirilen 2025 yılı hesap ve işlemleri olağan denetimleri sırasında, aşevi, yemek alımı ve dağıtımı işlemleri ile Etimkent A.Ş'nin hesap bilgilerinde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi.

Bu kapsamda, sermayesinin tamamı Etimesgut Belediye Başkanlığına ait iştirak şirketi Etimkent A.Ş. Genel Müdürü M.Ç, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü A.C, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Mutemeti S.K. ve Etimkent A.Ş kasa sorumlu personeli H.B. hakkında "zimmet" suçundan gözaltı kararı verildi.

Ankara Batı Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararlarına istinaden şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemi yapıldı ve tüm zanlılar gözaltına alındı.

Beşikçioğlu'ndan 'operasyon' açıklaması
 
Bu arada Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, 4 belediye personelinin gözaltına alınmasına ilişkin, "Konu daha önce Belediyemiz Teftiş Müdürlüğü Müfettişleri tarafından tespit edilerek savcılığa yapılan suç duyurusu ile ilgili olup Belediyemize herhangi bir şekilde 'operasyon' yapıldığı şeklinde algılanacak, siyasi bir durum söz konusu değildir" dedi.

Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın hakkında yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı. Yapılan aramada çok sayıda dijital materyale el konuldu

30.03.2026 02:26:00 / Güncelleme: 30.03.2026 06:30:25
İHA
Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı
Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma doğrultusunda 27 Mart günü operasyon düzenledi.



Uşak, Kocaeli ve Ankara'daki eş zamanlı düzenlenen operasyonda aralarında Yalım'ın da bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Gözaltına alınan Başkan Yalım ve 12 kişi aynı gün İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüştü.



Başkan Yalım'ın Uşak'taki iş yerlerinde arama yapıldı



Soruşturma kapsamında Yalım'ın Kaşbelen köyü yakınlarında bulunan otel ve eğlence mekanlarında jandarma ve polis ekiplerince arama yapıldı. Yapılan aramada çok sayıda dijital materyale el konuldu.

İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar

"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi

29.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.

Ancak bizim İslam ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekatlar, yakıp yıkmalar, yağmalar değildir. Bu işte pek acelemiz yoktur.

Büyük Britanya Devleti çok ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ı yok ediş için adım atacaktır. Ve düzenli dakik planların uygulanmasını sabırla izleyecektir. Sonunda amacına ulaşacaktır." Bunu kim diyor? İngilizler diyor. Adamların maksadı 'sen ne dersen de' budur…

İçimize yüzlerce yerli ajan yerleştirdiler



Doğrudan, cephe halinde saldırıldığında siz, tepkinizi koyuyorsunuz. Ama ajanı bizzat kendi içinizde tuttuğunda tepkinizi koyamıyorsunuz. Akrabası var, dayısı, amcası, hısımı, sülalesi var; onun yanında yer alıyor.

İşte bu adamcağızlar maalesef işi böyle yaptılar. İslam dünyasında kendilerine, ajanlar yetiştirdiler ve bunlara vazifeler verdiler. Onlar bu vazifelerini icra ediyorlar. Adam sadece adam tutmadı, mezhep bile kurdurdu.

Hampher bir zattan bahsederken bakın ne diyor: "Yüksekten uçan ve egoist bir kişiliği olan Muhammed b. Abdulvahab'ı yavaş yavaş etkilemeye başlamıştım. O da, benim güvenimi daha fazla kazanmak için kendisini olduğundan daha bağımsız ve kayıtsız göstermeye çalışıyordu.

Bir keresinde ona dedim ki, 'Acaba cihat vacip midir?' Dedi ki; 'Nasıl vacip olmaz! Allah şöyle buyuruyor: 'Kafirlerle savaşınız.'

Buna karşılık Allah, 'kafirlerle, münafıklarla savaşınız' buyuruyor. Oysa Peygamber, münafıklarla savaşmadı, dedim. O halde kafirler ile de söz ve davranışta cihat etmek vaciptir, dedim.

O, 'Hayır! Peygamber cihat meydanlarında kafirlerle cihat etmiştir' dedi. Ben de yine, Peygamber, kendini savunmak için kafirlerle savaşıyordu. Zira onu öldürmek istiyorlardı, deyince, Muhammed tasdikler mahiyette başını sallayarak susmayı tercih etti. Ben de işimde başarılı olduğumu hissettim."



Hampher devamla: "Bu adama, bu tarihten sonra amacım Vehhabi şahsiyetinin liderlik fikrini telkin etmekti. Onun ruhunu etkileyerek Müslümanların idaresi için Sünni ve Şiilikten başka üçüncü bir yolu ona önermeye başladım" diyor.

O zaman İslam dünyasında Sünnilik ve Şiilik vardı. İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı diyor ki, "Orada yeni bir mezhep vücuda getireceksiniz ki bu ikisinin dışında üçüncü bir kaynak olsun ve bir fitne çıkartsın."

Devam ediyor; "Bu hedefime erişebilmek için onun fikrine saygı duydum. Ye onu körü körüne bağlı olduğu her şeyden temizlemeye çalıştım. Onu, yükseklerden uçan özgür düşünce duygusu güçlendiriyordu. Safiye de bu konuda bana yardımcı oluyordu. Zira Muhammed ona delice aşıktı.

Safiye denilen kadın da Yahudi asıllı bir kadındır. O bölgenin gençliğinin ahlakını bozmak için gönderilmiş bir misyonerdir. O da böyle bir faaliyet içerisindedir.

Devam ediyor: "Kısacası Safiye, sabır ve selahiyeti şeyhten almıştı. Onu evlendirdikten üç gün sonra evlerine gittim. Bu sefer ki konuşmamız şarabın haramlığı konusunda olacaktı."

Bu eseri biz bir adamı kötülemek maksadıyla yazmadık. Bir vakıayı ortaya koymak istedik. Suud yarımadasında Sünni bir akait vardı. Bu akaidin yer değiştirmesi lazımdı. Bir taraftan İngilizler Hicaz bölgesinde Şerif Hüseyin'i, İstanbul merkez, iradesine karşı "Sen peygamber soyundan, asil bir sülaledensin. Hilafet senin hakkındır" sözleriyle hazırlarken, diğer taraftan da ola ki Şerif Hüseyin başlarına bela olur diye de Suud'da yeni bir mezhebin temelini atıyorlar. O mezhep sayesinde de Şerif Hüseyin'i hallediyorlar. Onun için bu mevzuyu konu aldım." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden) 

Dicle Nehrine petrol karıştı

Cizre'de boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehrine karıştı, ekipler arızayı giderdi

28.03.2026 22:07:00 / Güncelleme: 28.03.2026 23:30:55
İhlas Haber Ajansı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Şırnak'ın Cizre ilçesinde boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehri'ne karıştı. Meydana gelen arıza, TPAO ekipleri tarafından giderildi.

Edinilen bilgilere göre, Cizre ilçesi ile Kasrik beldesi arasında kalan bölgeden geçen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ait ham petrol boru hattında henüz belirlenemeyen nedenle yaşanan patlak sonrası çevreye saçılan petrol Dicle Nehri'ne karıştı.



Nehir yüzeyi ham petrolle kaplanırken, çevreye kötü bir koku yayıldı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye TPAO ve ilgili birimler yönlendirildi. Boru hattındaki petrol akışını kesen ekipler, sızıntının yaşandığı noktada onarım çalışmasını kısa sürede tamamlayarak sızıntıyı giderdi. Belediye ekipleri, söz konusu kirlilik nedeniyle arıtma tesisini geçici olarak durdurup, ilçeye su akışını kesti.



Çocukları ile beraber parkta dolaşırken petrol kokusu aldıklarını belirten Serdar Kerimoğlu, petrol kokusunun nereden geldiğini anlamaya çalışırken nehir üzerinde petrol tabakasını gördüklerini söyledi. Kerimoğlu, "Şu an nehirde neredeyse petrol akıyor. Bu sızıntı canlı varlıklar için de tehlike arz ediyor. Bunun için yetkililerden ricamız bu sızıntının hemen giderilip, nehirde gerekli temizliğin yapılmasıdır" dedi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.