logo
12 MAYIS 2026

Dibe vurduk!

21.10.2012 00:00:00
4 maçta 3 yenilgi, resmen dibe vurduk!
Hollanda ve Romanya'dan sonra Macaristan'a da kaybeden A milli futbol takımımız Dünya Kupasına gitme umutlarını daha yolun başında bitirdi.
Macarlar karşısında oynanan oyun bize gösterdi ki ortada takım makım yok.
Sahada 11 adam var ama tesadüfen orada gibiler.
Sanki tribünden kura ile seçip forma giydirmişler.
Ortada takım ruhundan gram örnek yok...
Galatasaray, Fenerbahçe, Liverpool, A.Madrid, B. Leverkusen gibi köklü külüplerde forma giyen futbolcular biraraya gelince futbol topuna karpuz muamelesi yapan uzaylılar gibi davranıyor.
Üzerlerinde taşıdıkları ayyıldızlı formayı hak etmeyen bir futbolcu grubu...
4 maçta 3 yenilgi alan takımın teknik direktörü "önemli olan istikrar, istifa etmeyi düşünmüyorum" diyebiliyor.
Aslında 4 maçın 3'ünü kaybetmek önemli bir istikrar göstergesi, hakkını yememek lazım.
Sorumlu sadece teknik heyet ve futbolcular değil elbette.
İşin bir de TFF ayağı var.
Beşiktaş gibi asırlık bir çınarı iflas noktasına getiren bir şahıs ülke futbolunu yönetirse ortaya çıkacak tablo da bu olur elbette.

Bir spor politikamız bile yok
Futbolu bizim kadar ciddiye alan ama buna rağmen bu kadar başarısız olan ikinci bir ülke var mı çok merak ediyorum.
Yayın gelirleri bakımından Avrupa'nın en pahalı 6. ya da 7. ligine sahibiz ama ortaya çıkan sportif başarı çok ama çok gerilerde.
'Niye böyle?' sorusunun cevabı çok uzun, çok karmaşık.
Üzerinde pek konuşulmuyor ama belki bu konudaki en büyük nedenlerden biri ülke olarak bir spor politikamızın olmamasıdır.
Gerçekten Türkiye'nin spor politikası nedir?
Bu alanda nasıl bir Türkiye hedeflenmektedir, nasıl bir Türk genci yetiştirilmek istenmektedir, ya da böyle bir hedef var mıdır?
El cevap; yok! Ama olması lazım.
Her alanda ay-yıldızlı bayrağımızı gururla dalgalandıracak sporcular yetiştirilmesi, bunun için gerekli alt yapının kurulması gerekiyor.
Bunu yaparken sporcularımıza milli manevi değerlerimizi de aşılamalıyız.
Yani futbolcumuz, basketbolcumuz, güreşçimiz vs. Müslüman Türk genci kimliğinin hakkını verecek, bu mukaddes kimliğin örnek birer ferdi olabilecek kişilikte olmalıdır.
Ne demişti Mustafa Kemal Atatürk: "Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim."
Evet… aynen böyle olmalı.
Bunu yaparsak ne olur biliyor musunuz?
Para için mücadele eden, parayı bulduktan sonra bar-pavyon dolaşan, kendini milletinden üstün gören, üstelik de başarı anlamında ortaya hiçbir şey koyamayan sözde sporculardan kurtulmuş oluruz! 
 
Bayram Çoşgun / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.