logo
24 HAZİRAN 2026

Bayrak provokasyonları ODTÜ’yü karalamak için mi?

12.05.2026 00:00:00

Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), kurulduğu günden bu yana tam bağımsız Türkiye idealinin, Atatürkçü düşüncenin ve ulusalcı duruşun akademik kalesi olmuştur. 

Ancak bu duruş, beraberinde ODTÜ üzerinde kurulan kirli planları ve bu okuldan mezun olup vatanı için çalışan dimağlara yönelik karanlık operasyonları da getirmiştir.

ODTÜ'lü mühendisler bedel ödediler

2006 yılı, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırmak için vites yükselttiği, milli tank (ALTAY) ve yerli yazılım projelerinin hız kazandığı bir yıldı. 

İşte tam bu dönemde, ASELSAN'ın en parlak zihinlerinden biri olan Hüseyin Başbilen'in cansız bedeni aracında bulundu. 

Boğazı ve bileği kesilmiş halde bulunan Başbilen'in ölümü kayıtlara "intihar" olarak geçse de, olay yerindeki fiziksel kanıtlar ve ailesinin tanıklıkları büyük bir çelişkiyi işaret ediyordu. 

Başbilen, Türkiye'nin savunma doktrinini değiştirecek gece görüş sistemleri ve milli tank projeleri üzerinde çalışıyordu.

Bu trajediyi, 2007 yılında ardı ardına gelen diğer ölümler izledi. 

F-16 modernizasyonu ve kritik şifreleme sistemleri üzerinde uzmanlaşan Halim Ünsem Ünal ile yine ASELSAN bünyesinde stratejik projeler yürüten Evrim Yançeken'in ölümleri, kamuoyunda "Neler oluyor?" sorusunun yüksek sesle sorulmasına neden oldu. 

Bu gençler, sadece birer mühendis değil, Türkiye'nin teknolojik geleceğinin mimarlarıydı. 

Ölümlerinin hep aynı kritik projelerin kesişim noktalarında gerçekleşmesi, yaşananların basit birer psikolojik bunalım değil, sistematik bir müdahale olduğu şüphesini güçlendirdi.

Provokasyonlar, imaj suikastları ve ODTÜ ruhu

ODTÜ, sadece teknik başarılarıyla değil, sahip olduğu sarsılmaz vatanseverlik ve tam bağımsızlık bilinciyle de her zaman hedef tahtasında yer almıştır. 

Son dönemde üniversite kampüsünde yaşanan bazı provokatif olaylar, aslında bu kurumu ve öğrencilerini karalamaya yönelik daha geniş bir planın parçasıdır. 

Türk bayrağına ve milli değerlere en güçlü şekilde sahip çıkan öğrencilerin yetiştiği bir ortamda, bu değerlere saldırı yapılıyormuş imajı yaratmak, ODTÜ'nün toplum nezdindeki itibarını zedelemeyi amaçlayan kirli bir "algı operasyonu"dur.

ODTÜ mezunu mühendislerin vatan savunması için canlarını ortaya koymaları, bu okulun ruhunun bir yansımasıdır. 

Ancak bir yandan fiziksel suikastlarla mühendisler hedef alınırken, diğer yandan üniversitenin kendisi ideolojik bir kuşatmayla itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır. 

Oysa gerçek ODTÜ'lü; Atatürk'ün izinde, bayrağına sadık ve emperyalizme karşı dik duran öğrencidir. 

Kampüs içine sızan ve dışarıdan yönlendirilen odakların çıkardığı karışıklıklar, bu vatansever gençlerin başarısını gölgeleyemez. 

ODTÜ, her ilde bir benzerinin olması gereken, eğitim kalitesiyle Türkiye'nin yarınlarını inşa eden bir markadır.

Dosyaların karanlık yüzü: FETÖ ve teknolojiye müdahale

15 Temmuz darbe girişimi sonrası ortaya çıkan gerçekler, mühendis ölümleri dosyalarının neden bu kadar hızlı kapatıldığına dair önemli ipuçları sunmuştur. 

O dönem emniyet ve yargı mekanizmalarını işgal eden FETÖ yapılanmasının, bu stratejik dosyaları "intihar" diyerek örtbas ettiği, delilleri kararttığı ve gerçeklerin üzerine sünger çektiği iddiaları yargı gündemine taşınmıştır. 

FETÖ'nün hangi güçler tarafından ülkemizde kullanıldığı dikkate alındığında, yaşanan bu olaylarda arka planda hangi küresel hesaplar olduğu ortadadır.

ODTÜ'yü karalamaya yönelik provokasyonlar devam ettiğine göre, bu kirli hesapların bitmediği de aşikardır.

Sadece fiziksel şiddet değil, "elektromanyetik saldırı" gibi zihin kontrolü yöntemlerinin bile tartışıldığı bu süreç, Türkiye'nin teknolojik gelişimine vurulmuş gizli bir darbedir.

Şüpheli ölümler bugün hala hukuki bir muamma olarak kalsa da, toplumsal vicdanda bu gençler "teknoloji şehitleri" olarak yerlerini almıştır. 

Türkiye'nin milli eğitim sistemi, ODTÜ gibi nitelikli kurumları korumalı ve provokasyonlara karşı uyanık kalarak, yeni Başbilenlerin, Ünalların yetişeceği güvenli bir zemin sunmaya devam etmelidir. 

Bu vatan için bedel ödeyenleri unutmamak, onlara olan en büyük borcumuzdur.

 
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.