Dijitalleşmeyle kelime haznesi azaldı
Gençler artık söz varlığı açısından çok sınırlı sayıda kelime kullanıyor. Kendilerini ifade ederken sözcükleri kısaltarak kullanıyorlar. Dilbilimci Prof. Dr. Deniz Melanlıoğlu, "Yeterli söz varlığına sahip değilsek, yeterli eleştirel ve yaratıcı düşünme kapasitesine de sahip değilizdir" dedi
AA





'Türkçenin korunduğunu söylemek mümkün'
Ana dilin oluşumunu etkileyen bir diğer faktörün de devletlerin politikaları olduğunu belirten Melanlıoğlu, ana dilin korunması ve bir süreç içerisinde gelişimi için devletlerin ana diline sahip çıkmasının önemli olduğunu vurguladı. Melanlıoğlu, bu anlamda, Türkçeye önem verildiğini ve milli, manevi bir değer olarak Türkçenin korunduğunu söylemenin mümkün olduğunu ifade etti. Melanlıoğlu, bir milletin varlığını sürdürebilmesi için eğitim politikasının güçlü olması gerektiğine işaret ederek, "Millet olmanın ilk şartı 'biz' olabilmektir. 'Biz' olabilmeyi sağlayan husus da dildir. Biz dilimize sahip çıkmazsak, birey olmadan öteye geçemeyiz. O zaman dilimizin hiçbir önemi olmaz ve herkes 'ben' olarak hayatına devam eder. 'Ben'in olduğu yerde de millet olma niteliğini kaybederiz" dedi. Türkiye'de milli eğitimde olumlu gelişmeler yaşandığını ifade eden Melanlıoğlu, Türkçe notunun belirli bir seviyenin altında olan öğrencilerin sınıf tekrarı yapmasının, dilin önemini artırdığını belirtti. Avrupa'da yaşayan Türk çocuklarının ana dillerini korumaları için de Milli Eğitim Bakanlığınca program geliştirildiğini belirten Melanlıoğlu, bazı ülkelerde Türkçe sınıf açılabilmesi için en az 10 öğrencinin talepte bulunması gibi şartlar uygulandığını, bu nedenle ailelerin bilinçli olması gerektiğini dile getirdi. Prof. Dr. Melanlıoğlu, son 15 yılda iki dillilik üzerine yapılan bilimsel araştırmaların arttığına da dikkati çekti.
Dünya dillerinin çoğu yok olma tehdidi altında
Dünyadaki dillerin durumu hakkında da bilgi veren Melanlıoğlu, yeryüzünde 7 binin üzerinde dilin konuşulduğunu ancak birçoğunun yok olma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını kaydetti. Melanlıoğlu, UNESCO'nun tehlike altındaki dillerin korunmasıyla ilgili bir çalışması olduğunu aktararak, "Bunu sadece kabile diline indirgemek çok doğru değil. Bugün Avrupa'da pek çok dil neredeyse yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Avrupa Konseyinin varlığı, Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesinin hazırlanması ve Avrupa ülkelerinin birbirlerine dillerini öğretme gayretinin temelinde de dillerinin yok olma kaygısını yaşamaları yatmaktadır" şeklinde konuştu. Türkçenin dünyada yaygın olarak konuşulan diller arasında yer aldığının altını çizen Melanlıoğlu, "Türkçe bugün Asya'da, Afrika'da, Balkan coğrafyasında oldukça yaygın olarak konuşulan bir dil olarak karşımıza çıkıyor. Elbette ki İngilizce, Çince, Fransızcayla mukayese edildiğinde Türkçe biraz daha alt sıralarda ancak saydığım dillerin dünyada konuşulma gerekçeleri nüfus ve sömürgecilik politikaları gereği" diye konuştu.












































































