logo
20 MAYIS 2026

Dolandırıcılık şebekesi çökertildi

İstanbul polisi, son günlerde telefon yoluyla ‘vali’, ‘kaymakam’ ve ‘belediye başkanı’ adıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık şebekesine yönelik İstanbul merkezli 8 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Baskınlarda 19 şüpheli yakalanırken, zanlıların 18’i tutuklandı

28.05.2019 00:00:00
Dolandırıcılık şebekesi çökertildi
Dolandırıcılık şebekesi çökertildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, son günlerde telefon yoluyla bazı illerde 'vali', 'kaymakam' ve 'belediye başkanı' adını kullanarak onlarca kişi ve kuruluşu 1 milyon liraya yakın dolandıran şebeke tespit edildi.

İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, artan şikayet üzerine telefon yoluyla bazı illerde 'vali', 'kaymakam' ve 'belediye başkanı' adını kullanarak 150'ye yakın kişi ve kurumu 1 milyon liranın üzerinde dolandıran şebekeye yönelik çalışma başlattı. 


Operasyon 6 ay sürdü


Şebeke üyelerinin kendilerini yurt genelinde 'vali', 'kaymakam' ve 'belediye başkanı' gibi tanıtarak iş adamlarından hasta çocuk ve yetişkinlerin ameliyat masrafı için para toplayıp, engelli kişiler adına tekerlekli sandalye alınması için bağış istediklerini belirleyen siber polisi, yaklaşık 6 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından 30 Nisan'da operasyon başlattı. İstanbul başta olmak üzere Karabük, Samsun, Tekirdağ, İzmir, Antalya, Malatya ve Aydın'da eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 


Gözaltına alınan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 4 diz üstü bilgisayar, onlarca cep telefonu, başka kişiler adına düzenlenmiş sim kart, hard disk ve örgütsel dokümanlar ile dijital malzemeler ele geçirildi.

Yakalanan 19 dolandırıcı, polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılardan 18'i "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve kurulan örgüte üye olmak" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 1 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İHA


 


 

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."

Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

20.05.2026 09:32:00 / Güncelleme: 20.05.2026 09:39:03
AA
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7,03 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Malatya'da ihbar yok

Malatya Valisi Seddar Yavuz, AA muhabirine, tüm Malatya ve civarındaki illere geçmiş olsun dileklerini iletti.

Saha tarama çalışmalarının devam ettiğini anlatan Yavuz, "Şu ana kadar bir olumsuzluk ihbarı almadık. Arkadaşlarımız sahada tarama çalışması yapıyor. Herkese geçmiş olsun, Allah böyle afetleri kimseye yaşatmasın." diye konuştu.

Civar illerden hissedildi

Deprem, Malatya'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Kayseri ve Sivas'tan da hissedildi.

Sarsıntının hissedilmesiyle vatandaşların binalardan ayrılmaya çalıştıkları ve boş alanlarda bekledikleri görüldü. 

AFAD'dan depreme ilişkin açıklama

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin, Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa'da da hissedildiğini, halihazırda deprem sonrası olumsuz bir durum bulunmadığını bildirdi.

AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da meydana gelen ve Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa illerimizde de hissedilen 5,6 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri

Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

19.05.2026 19:43:00
İhlas Haber Ajansı
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

Kastamonu'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Kuşcu, "Milletimizin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden filizlendiği, tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Atatürk'ün bu anlamlı günü gençlere emanet etmesinin tesadüf olmadığını belirten Kuşcu, gençlerin ülkenin geleceğinde sanat, spor, kültür, bilim ve teknoloji alanlarında önemli görevler üstleneceğini ifade etti.

Öğrenciler tarafından şiirler okundu, spor ve halk oyunları gösterileri sergilendi. Yaklaşık 350 öğrencinin katıldığı gösteriler, tribündeki vatandaşlardan alkış aldı.

Kutlamalarda en büyük ilgiyi ise Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliği'nin gösterisi gördü. Komandoların silahlı hareketleri, kule inişi, yakın dövüş ve senaryo destekli operasyon gösterileri izleyenlerden beğeni aldı. Nefes kesen gösteriler sırasında heyecan dolu anlar yaşandı. Vatandaşlar, komandoların performansını cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

Programa Vali Meftun Dallı ve il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.

Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in kullandığı 3 makam aracı ile Tunceli İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’ne ait 2 araç, gizli tanık iddiaları doğrultusunda DNA ve kriminal inceleme yapılmak üzere Ankara Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderildi

19.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı ve Tunceli merkezli yürütülen soruşturmada, bugüne kadar yalnızca şahsi araçlar odak noktasındayken son adımla resmi filolar da mercek altına alındı.

Eski vali Tuncay Sonel'in kullanımındaki 3 makam otosu ve İl Özel İdaresi'ne kayıtlı 2 araç farklı nakil araçlarına yüklenerek Ankara'ya ulaştırıldı.

Uzman ekipler araçlar içinde biyolojik iz, saç, kıl, temas kalıntıları ile olası bir dezenfekte işlemine karşı kimyasal temizlik kalıntılarını araştırıyor.

Toplanan bulgular, Diyarbakır'da DNA örneği veren anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku'nun profilleriyle eşleştirilecek.

Gizli tanık beyanı ve şüpheli araç trafiği

Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli etkenlerden biri, dosyaya giren gizli tanık ifadeleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları oldu. İddialara göre, Tuncay Sonel'in "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanan oğlu Mustafa Türkay Sonel ve arkadaşı Umut Altaş, Gülistan'ın kaybolduğu gece BMW marka bir araçla şehir içi ve şehir dışında şüpheli bir trafik sergiledi. Gizli tanık, genç kızın cansız bedeninin bu hareketlilik sırasında araçla nakledildiğini öne sürdü.

Plaka aynı, araç farklı çıktı

Soruşturma ekibi, Mustafa Türkay Sonel'in olay döneminde kullandığı BMW marka aracın izini sürdüğünde çarpıcı bir detayla karşılaştı. Şüphelinin o dönemki aracı birkaç yıl önce sattığı, yerine aynı marka, model ve renkte yeni bir araç alarak eski plakasını bu yeni araca taktığı belirlendi. Olay gününe ait gerçek eski araç yeni sahibinden alınarak İstanbul'da ilk incelemeden geçirildi, somut bulgu alınamayınca o araç da kesin sonuç için Ankara'ya gönderildi.

Süreçte ne olmuştu?

6 yıldır "kayıp şahıs" olarak yürütülen dosya, Nisan 2026'da "cinayet" şüphesiyle baştan aşağı yenilendi. Yapılan teknik incelemelerde Gülistan Doku'nun kaybolmadan önce Tunceli Devlet Hastanesi'ne yaptığı girişlerin ve POLNET kayıtlarının HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) üzerinden profesyonelce silindiği belgelendi. Bu kapsamda eski Başhekim Çağdaş Özdemir gözaltına alınırken, dönemin Valisi Tuncay Sonel "suç delillerini yok etme ve gizleme" iddialarıyla İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınıp 21 Nisan 2026'da tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 12'ye yükselmiş durumda.

Ankara Kriminal Daire Başkanlığı'ndan gelecek rapor, 6 yıllık sır perdesini aralayacak en somut delil niteliğini taşıyor.

Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı

Elazığ'da dün 23 şüphelinin gözaltına alındığı özel sağlık kuruluşlarına yönelik operasyon çerçevesinde Medikal Hospital'da yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların cihazlara bağlı olmadığı ve tüm cihazların hasta varmış gibi açık gösterildiği ortaya çıktı

19.05.2026 13:25:00
İHA
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Elazığ Medikal Hospital, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi mercek altına alındı. Yapılan çalışmada, kuruluşların mevzuata aykırı işlemler yaptığı, kamu zararına sebebiyet verdiği ve haksız kazanç sağladığı belirlendi. Ardından jandarma ekipleri tarafından düğmeye basıldı ve dün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda aralarında doktor, hemşire, hastane çalışanı ve kamu personelinin de olduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. 18 ev ve 3 iş yerinde detaylı aramalar yapılarak tüm evraklara el konuldu. Ayrıca devam eden soruşturma kapsamında Elazığ Medikal Hospital ve Özel Doğu Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ali Ş.'de dün akşam saatlerinde Kırıkkale'de ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı.






Elazığ Medikal Hospital'ın yoğun bakımda bir personel tarafından cep telefonu ile çekilen görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yoğun bakımda yatan hastaların cihaza bağlı olmadığı ve diğer tüm cihazların da hasta varmış gibi gösterilerek çalıştırıldığı görüldü.








"Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok"

Personelin ise çekim yaparken, "Bunlar bir yolunu bulur. Kaç kişi geldi çıktı kaç kişi parasını aldı. Benim içerde 3 aylık param var. Ağlamayana mama yok. Kapıda gördüm, ben pazartesi Dünya Diyalize gitmem. Saat 09.00'da buradan çıkacağım. Sabah 5'te uyandım. Diyor ki 'Hayır gideceksin' Ne yapacağım o zaman ekmeğimden olacağım. Bu istifa ettirmek için mobing. Makineye bağlı falan değil. Buda makineye bağlı değil. Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok" ifadelerini kullandığı duyuldu.

Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık 2025'te Ankara'da düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı dâhil 8 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasına ilişkin sabotaj iddialarını güçlendiren çok kritik uçuş kayıtlarını paylaştı

19.05.2026 11:20:00
Haber Merkezi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara sınırları içinde düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Ahmed el-Haddad ile beraberindeki heyetin ölümüne yol açan uçak kazasıyla ilgili gizem perdesi aralanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kazanın arkasında bir sabotaj ihtimalini doğrudan güçlendiren resmi uçuş belgelerini ve çarpıcı radar kayıtlarını kamuoyu ile paylaştı.

Yavuzyılmaz'ın FlightRadar verilerine dayandırdığı belgelere göre, olay günü havalimanında uluslararası havacılık kuralları çiğnenerek yan yana getirilen yabancı jetlerden şüphelisinin, kazanın hemen ardından İsrail'e gittiği kesinleşti.

'Kör noktada' şüpheli buluşma

Haber kaynağı olan açıklamalara göre, olayın kronolojik gelişimi ve güvenlik ihlalleri zinciri şu şekilde gerçekleşti:

1 No'lu Apron Yerine 5 No'lu Apron: Libya Genelkurmay Başkanını taşıyan uçak, 22 Aralık'ta Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptığında, teamüllere göre yabancı devlet yetkililerinin ağırlandığı güvenli "1 No'lu apron" yerine; havalimanının en uzak ve adeta kör noktası olarak bilinen "5 No'lu aprona" park ettirildi.

İsrail Jeti Aynı Apronda: 23 Aralık günü Libya askeri heyeti ve mürettebatı otelde istirahat ederken, diplomatik ilişkisi bulunmayan düşman bir ülkeye ait 4X-CNA tescil numaralı şüpheli bir jet de aynı 5 No'lu aprona giriş yaptı.

1 Saat 41 Dakikalık Gizemli Süre: Uluslararası güvenlik ve havacılık protokollerine tamamen aykırı olan bu durum neticesinde, iki uçak apronda tam 1 saat 41 dakika boyunca yan yana kaldı.

Ard Arda Kalkış ve Kaza: Sürenin dolmasıyla birlikte önce şüpheli jet Esenboğa'dan havalandı. Ondan kısa bir süre sonra kalkış yapan Libya heyetini taşıyan uçak ise havalandıktan yalnızca 15 dakika sonra Ankara'nın Haymana ilçesi yakınlarında düşerek çakıldı. Kazada uçaktaki 8 kişiden kurtulan olmadı.

Uçuş kayıtları İsrail'i işaret ediyor

Deniz Yavuzyılmaz, daha önce gündeme getirdiği bu güvenlik ihlallerinin ardından, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) kameralarının da olay günü çalışmadığını iddia etmişti. Yavuzyılmaz, sabotaj iddialarını bir üst boyuta taşıyan son uçuş kayıtlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Sabotaj ihtimalinin gündeme geldiği bu güvenlik ihlallerinin ardından; İşte bu şüpheli jetin, Libya uçağının düştüğü olay günü, Esenboğa'dan çıkış yapıp hangi ülkeye gittiğini tespit ettik. İsrail'e! Kaynak: 23.12.2025 tarihli Flight Radar 4X-CNA tescil no'lu jetin uçuş kayıtları."

Güvenlik zafiyeti Meclis gündeminde

Daha önceki araştırmalarında bu şüpheli jetin Ankara'ya gelmeden önce Kudüs'teki üçlü ittifak toplantısıyla ilişkili olarak Tel Aviv, Atina ve Larnaka hatlarında uçuş yaptığını da belgeleyen CHP'li Yavuzyılmaz, hükümete güvenlik protokollerinin neden işletilmediği konusunda sert sorular yöneltti.

Uluslararası diplomatik ve askeri dengeleri sarsacak nitelikteki bu iddiaların ardından, havacılık uzmanları ve adli makamların Esenboğa'daki kaza kırım ve radar kayıtlarına ilişkin incelemelerini derinleştirmesi bekleniyor.


23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı


 
Cumhurbaşkanı Kararı ile 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Karar detaylı olarak Resmi Gazete'de yer aldı. Özellikle Muğla'nın Fethiye ve Marmaris ilçeleri dikkat çekiyor. Diğer illerde ise maden yatakları öne çıkıyor. 

19.05.2026 09:52:00 / Güncelleme: 19.05.2026 10:14:17
HASAN GÜNDOĞDU
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı

FOTO ALTI: Marmaris'te Çamlı Mahallesi

Artvin, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Denizli, Elazığ, Gümüşhane, Karabük, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak ve Zonguldak illerinde bazı alanların orman sınırları dışına çıkarılması kararlaştırıldı.
Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yeni ormanlar yapılacak

Orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katından az olmamak üzere devletin hüküm ve tasarrufu altında veya hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere tahsis yapılacak.

Kararda neler var?

Resmi Gazete'nin 19 Mayıs nüshasında kararın krokileri de yer alyor. Buna göre Muğla'nın Fethiye ilçesinde Patlangıç Mahallesi'ndeki ormanlık alan ortadan kaldırılacak. Yine Marmaris'ın doğa harikası Çamlı ve Çetibeli mahallelerinde de benzer bir durum yaşanacak. Bu alanlara turizm tesisinin kurulup kurulmayacağı şimdilik bilinmiyor. Muğla'da Seydikemer İlçesi'nde Uğurlu Mahallesi, Yatağan İlçesi Yukarıyayla Mahallesi de karar kapsamında yer alıyor.
Trabzon'da ise Akçaabat İlçesi Kirazlık Mahallesi, Araklı İlçesi Kayacık Mahallesi, Tonya İlçesi İskenderli Mahallesi de karar kapsmında bulunuyor.

Kizirnos neden listede?

Araklı'da Kayacık Mahallesi (eski adı 
Kizirnos) Araklı ilçe merkezine ise 30 kilometre mesafede bulunuyor. Mahallenin ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Maden yatağı var mı? Var... Araklı'da altın, bakır yatakları mevcut... 
 
Altın İşletmeleri üç yıl önce Araklı ilçesindeki Karadere Vadisi'nde birbirine üçer kilometre mesafede üç ayrı maden projesi için başvuru yapmıştı. Altın İşletmeleri'nin ÇED süreci için hazırladığı proje dosyasına göre, Çiftepınar ve Sularbaşı mahalleleri sınırları içinde 18 bin 930 dönümlük işletme ruhsatı alanı içerisindeki 182 dönümlük alanda açılacak maden işletmesinde bakır ve demir cevheri çıkarılacak
 
 

BTP, Ankara'da dev bir gençlik şöleniyle 19 Mayıs'ı kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında başkent Ankara'da görkemli bir "Gençlik Şöleni" gerçekleştirdi. Türkiye'nin dört bir yanından gelen gençlerin akın ettiği programda, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın katılımıyla milli bayram coşkusu doruğa ulaştı

19.05.2026 06:31:00 / Güncelleme: 19.05.2026 12:14:57
Hasan Gündoğdu
BTP, Ankara'da dev bir gençlik şöleniyle 19 Mayıs'ı kutladı
BTP, Ankara'da dev bir gençlik şöleniyle 19 Mayıs'ı kutladı
Kahramanmaraş, Manisa, Trabzon, Bursa, İstanbul, Hatay ve Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinden gelen BTP Gençlik Kolları üyeleri, salonu hıncahınç doldurarak birlik ve beraberlik mesajı verdi.






Marşlar eşliğinde büyük coşku
 
Ellerinde Türk bayraklarıyla salonu kırmızı-beyaza boyayan gençler, hep bir ağızdan söylenen marşlara coşkuyla eşlik etti. Cumhuriyet'in temellerinin atıldığı 19 Mayıs ruhunun derinden hissedildiği programda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları minnet ve özlemle anıldı.







Genel Başkan Hüseyin Baş'tan tarihi kapanış konuşması
 
Programın kapanış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, salondaki coşkulu gençliğin sevgi seliyle karşılaştı. Gençlere seslenen Baş, 19 Mayıs'ın Türk milleti için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.







Konuşmasında Atatürk'ün vizyonuna ve gençliğe bıraktığı mirasa dikkat çeken Hüseyin Baş, şu ifadeleri kullandı:
 
"Bugün burada, Türkiye'nin dört bir yanından gelen inançlı, kararlı ve vatan sevdalısı gençliğimizle bir aradayız. 19 Mayıs, sadece bir takvim yaprağı değil; bağımsızlığın günüdür. Atatürk ve silah arkadaşlarının yaktığı o meşale, bugün BTP gençliğinin elinde geleceği aydınlatmaya devam etmektedir. Bizler, bu ülkenin yarınları değil, bugünleriyiz. Milli mücadele ruhunu her an diri tutarak, tam bağımsız Türkiye idealimizden asla vazgeçmeyeceğiz."







Şölen, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın konuşmasının ardından salondaki gençlerin yoğun tezahüratları ve hatıra fotoğrafları çekimiyle son buldu.













İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi. 

19.05.2026 00:55:00 / Güncelleme: 19.05.2026 00:58:37
AA
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Demir, "Meyvecilikte, fındık üretiminde krizler yaşadık. Eskiden Karadeniz Bölgesi'nde fındıkta sulamaya ihtiyaç yok gibi bir algı vardı. Ama özellikle küresel ısınmayla ve küresel iklim değişimiyle beraber bu algı değişmeye başladı. Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan bu süreç fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Yani fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.


Prof. Dr. Demir, yapılan araştırmalar sonucunda fındıkta sulamayla verimde yaklaşık yüzde 20 ile 60 arasında artış gözlemlendiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Tabii bu arazinin coğrafyasına, topografik eğime, ürettiğimiz ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, tane çapında, boş fındık oranının artması gibi pek çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz'in sahil kesimi öncelikle yani 450 metre rakımın altındaki bölgeler öncelikle olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.