logo
24 HAZİRAN 2026

Ebu Talib kuşkusuz Müslümandır

03.08.2008 00:00:00
Tamamen siyasi gayelerle Rasulüllah Efendimizin amcası Ebu Talib'in kafir ilan edildiğini belirten Prof. Dr. Haydar Baş, "Bunu yapanlar 'Hz. Ali imamete layık değildir'.. Tamamen siyasi gayelerle Rasulüllah Efendimizin amcası Ebu Talib'in kafir ilan edildiğini belirten Prof. Dr. Haydar Baş, "Bunu yapanlar 'Hz. Ali imamete layık değildir' anlayışını yerleştirmek isteyen ve O'nun güç kazanmasını istemeyen kişilerdir" dediYeni Mesaj: Peygamberimizin (SAV) amcası Ebu Talip'in Müslüman olup, olmadığı meselesinde sizin yorumlarınız nelerdir?Prof. Dr. Haydar Baş: Evvela biz de aynı yanlışı zamanında yaptık. Ben "Rahmeten lil Alemin" adlı eserimi yazarken bu kaynaklardan istifadeyle Ebu Talip'in iman etmediğini bizzat kitabıma aldım. Ve orada kendimize göre, daha doğrusu elde ettiğim kaynaklara göre bir takım deliller de ortaya koydum. Çok samimi bir dostum, samimi bir arkadaşım "Ben senin eserini okudum" dedi. "Eserinizde bugüne kadar Aleyhisselam Efendimizi, ele alınmayan bir tarzda ele aldınız. Hakikaten müthiş bir eser yazdınız, sizi tebrik ediyorum, ancak" dedi, "Ebu Talip konusunda kaynaklar göstererek vardığınız neticeyi bir daha gözden geçirmenizi ben size tavsiye ediyorum. Bu konu böyle değildir" dedi bana. Biz ta imam-hatip sıralarından beri öğrendiklerimizi, hiç düşünmeden bulduğumuz kaynaklar istikametinde değerlendirdik. Bana şu soruyu sordu: "Hz. Ali'nin annesi Müslüman mıydı, değil miydi?". "Benim bildiğim Müslümandır". "Hz. Ali'nin annesi Müslümandır, öyle mi?" dedi. "Evet, ben de öyle biliyorum" dedim, çok basit bir mantıkla. "Şimdi ikinci sorum" dedi. "Peygamber Aleyhisselam, Müslüman olan kadınları kâfir olan erkeklerle bir arada tutmuş mudur?" Ben, "Tutmaması lazım" dedim. Yani benim bildiğim Müslüman bir kadın kâfir bir erkekle bir arada olmaz. Çünkü bu konuda ayet de indi. "Evet, dediğin doğru" dedi. "Peki" dedi, "Annesi Müslüman, babası kâfir?" dedi. "Yani Ebu Talip kâfir, senin iddiana göre, annesi Müslüman? Peygamber (SAV) nasıl oluyor da Müslüman kadınla kâfir erkeği bir arada tutuyor?" dedi. "Bu senin bilgilerine ters gelmiyor mu?" dedi. Bunun üzerine "Allah Allah, sen bende farklı bir ufuk açtın" dedim. "Ben sana rica ediyorum, bu meseleyi köklü bir şekilde araştır" dedi. "Öyle mi" dedim, ona söz verdim ve olayın içine girdim. Şunu ben anladım imamet konusunda Hz. Ali'yi devre dışı bırakabilmek için, öyle korkunç şeyler ve iftiralar ortaya koydular ki, insanın aklı duruyor. Sonra bir insanın imanına bir insanın şahadet etmesi kâfidir. Bir sürü insan bunun iman ettiğine şahit oluyor. Bir tane, iki tane de değil, anlatabildim mi? Genel olarak olay bu. Bizim şu ana kadar öğrendiklerimiz nedir bunlara bir göz atalım. Ebu Talip, ölmek üzere olduğunda Resulullah yanına giderek, "Ey Amca La ilahe illallah de ki, Allah nezdinde hüccet olsun", yani delil olsun. Orada hazır bulunan Ebu Cehil ve Abdullah bin Ebi Ümeyye, "Ey Ebu Talip, sen Abdülmüttalib'in dininden yüz mü çeviriyorsun?" dediler. Ebu Talip de bunun üzerine, "Ben Abdülmüttalip'in dini üzerineyim" dedi. O zaman da Resulullah şöyle buyurdu: "Ben de nehy edilinceye kadar senin için dua edeceğim". O zaman da şu iki ayet nazil oldu: "Yakınları bile olsa kendilerine hak açıklandıktan sonra müşrik olanlar için Peygamber ve Allah'tan yarlıganma dilenmesi doğru olamaz." Bu ayet-i kerime nazil olmuş deniliyor. Delil olarak da kitabıma koydun. Bunun üzerine arkadaş, "lütfen bunu araştır" dedi. "Sen sevdiklerini hidayete erdiremezsin."(Kısas, 56. ayet; Kaynak, Sahih İbn-i Buhari cilt 5, sayfa 131; Tefsir-i Taberi cilt 11, sayfa 30-31)Ebu FutulRazi bu rivayete cevap olarak şöyle yazıyor: "Bu rivayet batıldır. Bu ayetler Rasulullah'ın (SAV) vefatına yakın bir zamanda nazil olmuş. Medine döneminde ve en son zaman nazil oluyor, iniyor. Ebu Talip ise çok önceleri ölmüştür". O da Mekke döneminde, yani daha hicret etmeden öldü. (Kaynak: Tefsir-i Ebul Futuv, cilt 6, sayfa 126). "Kaldı ki bu hadisin ilk bölümü ile son bölümü arasında çelişki vardır" diyor. Abdülmüttalip'in dini üzerine olduğunu söylemiştir. Kim? Ebu Talip. Abdülmüttalip ise Müslüman idi. Hanif dinindendi, yani ben Abdülmüttalip'in dinindenim diyorsa putperest değildir. Kaldı ki, Abdülmüttalip'in dininden olan her insan Müslüman olmuştur. Peygambere (SAV) tabi olmuştur. Zeyni Dahlan şöyle yazıyor: Ahmet bin Hanbel, Tirmizi, Teyanisi, İbni Ebu Şeybe ve Nesai'nin Hz. Ali'den rivayet ettikleri bu ayetin nüzul sebebi şuydu ki: "İnsanlar müşrik olan babaları için dua ediyorlardı. Bu yüzden mezkür ayet nazil oldu." Müşrik babaları için Müslüman olduktan sonra çocukları, "Ya Rabbi bunları affet, cennetlik et" diye dua ediyordu.Meğer bu insanlar için iniyor bu ayet, Ebu Talip için inmemiş. Bu hususu İbni Abbas da rivayet etmiştir. Yani Peygamberimizin (SAV) amcası da rivayet ediyor bunu. (Kaynak: Enes el Metalip, sayfa 18).Yani yukarıda zikredilen ayetin Ebu Talip için nazil olduğu yanlıştır. Böyle bir şey yok.  Şimdi, Zemahşeri de ayetin Ebu Talip hakkında nazil olduğunu reddediyor ve şöyle diyor -Zemahşeri de büyük bir müfessirdir-: "Ebu Talip hicretten önce ölmüştür. Bu ayetler ise Medine'de nazil olan son ayetlerdendir".Yani diyor ki, "Ebu Talip'in küfrüne delil gösterilen ayet Ebu Talip döneminde inmedi ki, son dönemde indi". Halbuki Ebu Talip Mekke döneminde vefat etti. (Kaynak: Keşşaf, cilt 2, sayfa 315).Ehl-i Sünnet yoluyla nakledilen bazı rivayetlerde, Rasulüllaha (SAV) "Acaba Ebu Talip'e bir yararın dokundu mu, zira o seni himaye ediyor ve senin için müşriklere gazap ediyor" diye sorulunca şöyle buyurdu:"Evet, Ebu Talip topuklarına kadar ateşten bir çukur içindedir". Bunu Peygamberimiz söylemiş. "Eğer benim şefaatim olmasaydı, muhakkak o, cehennemin en derin çukurunda bulunur idi". Ve enteresandır kaynak, Sahihi Buhari, cilt 5, sayfa 130.Bu hadis uydurulmuştur. Seyyit Vehharın naklettiği dört rivayette İmamı Rıza -İmamı Rıza, 12 imamdan bir tanesi, büyük bir alim. Ve sonra maneviyatları çok güçlü insanlar- ve İmamı Sadık -Kim bu, Cafer-i Sadık. Kimdi bu zat, İmamı Azam'ın hocası. İmamı Azam bunun için ne diyor: "Ben İmamı Cafer'i tanımasaydım helak olacaktım".İşte bu zat. Onun dediği. Bak o ne diyor?Bu hadisi reddetmiş ve onun yalan olduğunu açıklayarak Ebu Talip'in iman etmiş olduğunu söylemişlerdir. (Kaynak: El Hüccet Alezzahib, sayfa 82-85).  "Bu hadiste şefaat meselesi söz konusudur". Yani kafire peygamberin şefaat ettiği anlatılıyor. "Şefaat şehadete bağlıdır. Yani iman etmeye bağlıdır. Kafire şefaat olmaz". Kim diyor? İmam-ı Cafer diyor, İmam-ı Rıza diyor. İbni Hacer şöyle yazar: "Eğer o Müslüman olsaydı, Rasulullah (SAV) onun cenaze namazını kıldırırdı"."Halbuki, Zeyni Dahlan gibi birçok ehli sünnet aliminin de kabul ettiği üzre o zamanlar henüz cenaze namazı teşrih olunmamıştı." (Kaynak: Enes el Metalip, sayfa 35).Yani o zaman daha cenaze namazı farz olmadı.İbni Sad şöyle nakleder:"Ebu Talip Rasulüllahın zamanında vefat etti. Cafer ve Ali ona varis olmadı. Ama Akil ve Talip ona varis oldu. Zira Müslüman kafirden, kafir de Müslümandan miras alamaz."Şimdi enteresan. Abdulcelili Kazvini buna cevaben diyor ki:"Ehli Beyt mektebine göre kafirler Müslümana varis olamazlarsa da, Müslümanlar kafirlere varis olabilirler. Ali, Ebu Talip'e varis olmuştur. Kaldı ki, Ebu Talip'in kendisi Mü'min idi. (Kaynak: Naks, sayfa 513-514)Bu böyle devam ediyor. Şimdi, iddialar ve iddialara cevaplar olarak ifade ettik.Bir de ben burada çok önemli bir hususu daha nakledeceğim. Bu, bizzat Ebu Talip'in mübarek lisanlarından çıkan sözler:"Ey Kureyşliler! Sizler insanlar arasında Allah'ın seçkin kulları, Arabın kalbi,  yeryüzü harem ehli arasında Allah'ın hazinedarlarısınız. Sizin aranızda muktedir bir önder, cesur bir öncü ve eli açık bir bağışlayıcı bulunmaktadır. Sizlere Kabe'yi tazim etmenizi tavsiye ediyorum ki bunda Allah'ın rızası, rızkın devamı ve zorluklar karşısında direniş vardır. Sıla-i rahim yapınız. Zira bu ölümü erteler ve nüfusu çoğaltır. Zulmetmeyi terk ediniz ki öncekiler de bu yüzden helak oldular. Davet edene icap ediniz. Hayat ve ölümün şerefi de bundandır. Sadık olunuz ve emanete riayet ediniz. Zira bu ikisi sayesinde iftiradan korunur ve halk nezdinde değer kazanırsınız." Şimdi bizzat isim vererek, "Sizlere Muhammed hakkında iyilik etmenizi tavsiye ediyorum. Zira Muhammed Kureyş'in emini, Arapların doğru sözlüsü ve sizi davet ettiğim şeyleri ihya edendir. Muhammed sizlere öyle bir mesaj getirmiştir ki, kalp ve ruh bunu kabul etmekte ama dil kötüleyenlerin korkusundan inkar etmektedir".Kalp tasdik ediyor, ama diliyle ikrar edemiyor, korkuyor, diyor tasdik etmeyenlerin şiddetinden, eziyetinden."Allah'a andolsun ki, adeta müstezaf halkın onun kabul ettiğini, sözlerini tasdik ettiğini ve risaletini kabul ettiğini görür gibiyim. Böylece Kureyş'in büyükleri hakir, evleri boşalmış ve zayıfları yücelmiş olacaktır. En büyükleri peygambere en muhtaç olanı, en günahkarları da ona en uzak olanlarıdır. Arap kavmi onu sevecek, topraklarını ona verecek ve onu önder seçecektir. Ey Kureyş kabilesi! Peygamberi seviniz, onu himaye ediniz, Allaha andolsun ki, onun yolunda ilerleyen kemale erer ve hidayetine tabi olan saadete kavuşur. Eğer sağ kalsaydım ondan bela ve zorlukları gidermeye çalışacaktım. (Keşşaf, 29/29).Ebu Talip vefat edince, Emir el Müm'ininin ailesi Aleyhisselam Peygamberin (SAV) yanına gelip babasının vefatını bildirir. Yani Hz Ali. Rasulüllah (SAV) bu haberi duyunca çok üzüldü ve Hz. Ali'ye şöyle buyurdu: "Git Onun gusül ve kefenleme işlemlerini yap ve bir tabutun içine koyduğun zaman bana haber ver." Zaten namaz yok, onun için de kıldırmıyor, ama Müslümana yapılacak muameleyi yapıyor. Hz. Ali denilenleri yerine getirdikten sonra, Peygambere (SAV) haber verdi. Rasulüllah Aleyhisselam Ebu Talip'in cenazesinin yanına vardığında keder ve üzüntü içinde şöyle buyurdu: "Seninle akrabalık ilişkim vardı. Allah tarafından mükafatlandırılacaktır. Beni çocukken terbiye ettin, büyüklüğümde bana yardımcı oldun".Daha sonra da halka dönerek şöyle buyurdu: "Allah'a andolsun ki, amcama öyle bir şefaatte bulunacağım ki, ins ve cin toplulukları şaşıracaktır."Daha sonra Hz. Ali (RA) babasının mateminde şöyle dedi: "Ey Ebu Talip, ey sığınanların sığınağı, ey rahmet yağmuru, ey karanlıkların nuru, gerçekten de senin yokluğun gayretli ve büyük insanları perişan etti. Sen Peygambere (SAV) iyi bir amca idin." (Tefsiri Taberi ve Zemahşeri'den).Şimdi geçen hafta da konuştuğumuzda yağmur yağıyordu, şimdi de yağmur yağıyor. Bu aslında büyük bir mesaj. Türkiye kuraklıktan kavruluyor, biz Ebu Talip'ten bahsedince Cenab-ı Hakk'ın rahmeti geliyor. Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az.Caferi Sadık Hazretleri buyuruyor ki, -ya bu zatlar sıradan insanlar değil. Bana göre, başka bir rivayet olmasa, İmamı Caferi Sadık Hazretleri dediği zaman mesele bitmiştir. İmamı Rıza dedikten sonra mesele bitmişirPeygamber (SAV) şöyle buyuruyor:Cebrail Rasulüllaha (SAV) gelerek şöyle dedi: "Ey Muhammed! Rabbin Sana selam gönderiyor ve seni dünyaya getiren sülbe, sana hamile kalan kadına ve seni yetiştiren ve sorumluluğunu üstlenen şahsa ateşi haram kıldım." Kim diyor bunu? Hz. Cebrail (AS). Kime diyor? Hz. Peygambere (SAV). Bunu söyle diyor, sonra şöyle devam ediyor: "Mezkur sülb baban Abdullah bin Abdulmuttalip'tir ve sana hamile olan Amine binti Veheb'tir -Vehb'in kızı Amine, Abdulmuttalip'in oğlu Abdullah- ve seni terbiye eden ise Ebu Talip'tir. (Kaynak: Sire-i İbni Hişam).Türkiye'de ve dünyada ne oyunlar oynanıyor? Var burada daha birçok delil ama bana göre gerek yok. Dedik ya, adam olana bir delil yeter, burada bin tane delil var. Sonra bir insanın Müslüman olduğunu delil kaç kişi getireceksin canım. En güçlü adamlar, müfessirler. Yeni Mesaj: Ebu Talip'in mü'min olmadığı iddialarının ve bu konudaki ısrarlı çalışmaların arkasında hangi gaye yatıyor?Prof. Dr. Haydar Baş: Arkasındaki gaye tamamen siyasidir. "Hz. Ali (KV) güç kazanmasın. Hz. Ali, imamete layık değildir, anlaşılsın. Bir küffardan böyle bir nesil nasıl çıkabilir densin" içindir. Başka bir şey değildir. Olay budur. Yeni Mesaj: Son görüşlerinizi de alalım. Hem Ramazana da adım adım yaklaşıyoruz. Prof. Dr. Haydar Baş: Benim burada acizane tavsiyem, bu mübarek geceleri iyi geçirelim, ihya edelim. Önü ve sonu oruçlu geçsin. Akşamı Kur'an okunsun, namaz kılınsın, istiğfar edilsin. Peygamber Aleyhisselam Efendimize salatu selam getirilsin ve bu güzel geceleri günleri aklı başında bir mü'min gibi geçirelim. Dedikoduyla, fitneyle, şununla, bununla vaktimizi öldürmeyelim. Bizim geçmişimizin din anlayışı bize kafidir. Yeni anlayışlara bu milletin ihtiyacı yoktur. Bunlar bu milletin temeline dinamit yerleştirmek isteyen, gaflet içindeki insanlardır. Bunlara kulak asılmasın. Haktan ve hakikatten yana olunsun ve densin ki, "İmamı Cafer'in gittiği yere ben de gitmeye hazırım. İmam-ı Ali Efendimizin gittiği yere ben de gitmeye hazırım".On iki imam nedir biliyor musunuz? Peygamber (SAV) nesli, büyük alimler. Bütün evliyanın feyiz kaynağıdır. On iki meşrep vardır, on ikisi de feyzini, muhabbetini bunlardan alır. Bu arada ben de özür diliyorum, evvela Ebu Talip'in ruhundan özür diliyorum. Varislerinden özür diliyorum, yolundan gidenlerden özür diliyorum. Ama inşallah biz de noksanımızı, yanlışımızı böylece doğrultmuş olup vazifemizi ifa etmiş oluyoruz diyorum, efendim.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.