logo
26 NİSAN 2026

Eğitim-öğretim bu değil, olmamalı!

20.06.2024 00:00:00

Bir ülke düşünün, yüzde 80'i mutsuz.

Yüzde 90'ı istemediği ya da mutlu olmadığı bir işte çalışıyor.

Bu durum kısmen ülkenin ekonomisi ile alakalı olsa da kaynağına indiğinizde ana eksik eğitim-öğretim.

Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarmak ya da her yeni bakanla müfredatta yeni değişiklikler yapmak çözüm değil.

Özellikle son 40 yıldır buram buram vizyonsuzluk kokuyor eğitim sisteminde.

Hiçbir şey bilmiyorsanız eğitimde ileri seviyede olan ülkeleri incelersiniz, en azından kopya çekersiniz.

Biraz daha zeki iseniz kendi tarihinize bakarsınız.

Çok gerilere gitmeye gerek yok, Atatürk'ün fikir babası olduğu ve temellerini attığı köy enstitülerine dönüp bir bakın.

Nice kıymetli isimlerin yetiştiği o köy enstitülerinde sadece dersler yoktu, hayatın ta kendisi öğretiliyordu.

Çiçeğinden böceğine, el sanatlarından yemek yapmaya kadar neler öğretilmiyordu ki?

Sosyal medyada karşıma çıkan Çin'de anaokulunda çekilmiş bir video bizdeki köy enstitülerini andırıyordu.

5-6 yaşlarındaki çocuklar kendi yemeklerini kendileri yapıyor, masa kurup topluyordu.

Sorumluluk sahibi nesiller bu şekilde yetişiyor.

Peki, Japonya'da okulların neredeyse tamamında temizlik görevlisi olmadığını biliyor muydunuz?

Her öğrenci okulun temizliğinden kendisi sorumlu.

Gelişmiş birçok ülkede okulun ilk 2-3 yılında bizdeki gibi ağır tempolu dersler olmadığını biliyor muydunuz?

Bunun yerine 2-3 yıl milli ve manevi değerler öğretiliyor.

Saygı nedir, sevgi nedir, vatan nedir, bayrak nedir, tarih nedir, aile nedir, arkadaşlık nedir…

Çocuklar temelden sağlam yetiştiği için gerek okulun kalan kısmında gerekse hayatın kalan kısmında özgüvenli, vatansever, çalışkan, başarılı oluyorlar.

Başarı demişken bizde başarı kriterinin ilk adımı üniversite mezunu olmak.

Neden?

Herkes üniversite okumak zorunda mı?

Üniversite öğretmen, doktor, hakim, savcı vs. olmak isteyenler için şart elbette ama herkes beyaz yakalı olmak zorunda mı?

Toplum baskısı ve ailenin yanlış yönlendirmesi ile maksat üniversite mezunu olmak için on binlerce genç yıllarını boşuna kaybediyor.

Bunun yerine her bir genç ilgi alanına göre lise yıllarında doğru mesleklere yönlendirilebilir.

Meslek liselerinin de aslında amacı bu.

Ama günümüz meslek liseleri en düşük puanlı öğrencilerin, maksat lise mezunu olmak için seçtikleri okullardan olmaktan öte geçemiyor.

Oysa bir motor ustası, bir sıvacı, bir marangoz, bir su tesisatçısı, bir terzi olmak fena mı?

Emin olun hepsi beyaz yakalılardan daha fazla kazanıyor.

Sözün özü, herkes sevdiği mesleği yaparsa çok daha mutlu olur, bunun yolu da eğitim sistemini buna uygun şekilde dizayn etmek.

 
 
Önder Yılmaz / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.