logo
08 AĞUSTOS 2026

Eğitimi kalpte, gönülde başlatmalı

18.08.2023 00:00:00
 

Günümüz dünyasında pek çok alanda gelişmeler yaşanıyorken insanı anlamada ve yetiştirmede gerileme yaşanıyor. Oysaki bu dünyanın temel öznesi insandır. İnsanı vicdani değer odaklı yetiştiremedikten sonra atılan bütün atılımlar yarardan çok zarara yol açıyor. Bu sebeple diyebiliriz ki insan yetiştirmek en büyük hüner.

Anne, baba, öğretmen, usta vs. olarak bizim bu âlemde en büyük vazifemiz insan yetiştirmektir. İnsanı ele alırken de insanın bir makine olmadığını, insanın gönül olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. 

Bu şuur ve bilinçle insanı anlayan kimse insanın eğitimine gönüle dokunarak, gönül alarak başlar. Bütün güzelliklerin kaynağının o kudretten olduğunu ve ondan geldiğini bilir ve ondan gelen muhabbet tortusunu kalplere koymaya çalışır.

İnsan yetiştirmek demek, Hakk'ın tecellileriyle gelen muhabbet tortusunu kalp kadehi ile içirtmektir. Muhabbet bağının güllerini koklamaya başlayan, muhabbet şerbetini içen artık başka tarafa yüzünü çevirir mi?

Bakın arifler ne diyor, "Muhabbet tortusunu içenleri iblis yüzlülerin güzellikleri kandıramaz. Çünkü onlar artık 'ballar balını buldu kovanım yağma olsun' halini yaşıyorlar."

Böyle bir aşk şarabı veya balı varmış… Adı muhabbet tortusu…

Yine arifler; eteğini çanakla, çömlekle, altınla, gümüşle dolduranları eleştiriyorlar, bunları isteyenlerin, bunların peşinden sürüklenenlerin nefislerine uyduklarını söylüyorlar ve Hakk'ın güzelliklerini bu kadar ucuza sattıkları için onlardan şikâyet ediyorlar ve zavallılar olarak görüyorlar.

Erbabı diyor ki bir insan muhabbet tortusunu içince aklı nurlanıyor.

Bu âleme niçin geldiğini ve nereye gideceğinin asıl amacının ne olduğunu yani Hakk'ın muradını kavrıyor.

Hakk'ın muradını kavrayan, artık kalbin nasıl bir âlem olduğunu anlamaya başlıyor. İşte muhabbetin tortusunun bulaştığı bir kalp gerçek manada vicdan sahibi, bir insanı kâmil olma yoluna girmiş oluyor. Kalp konusunda bir ilme sahip oluyor.

Ve kalp kıranın kısasının Allah kılıcı olduğunu görüyor.

Şimdi kalbini Hakk'ın, Kudret'in tecellileriyle doldurmamış biri kalbin, gönlün ne olduğunu nereden bilsin? Bu insan nice kaş yapayım derken ne gözler çıkarmıştır, kim bilir.

Acaba biz şimdiye kadar, hayatımız boyunca kaç tane kap kırdık?

Olumsuz manada, bizi üzen yaşadıklarımız bu kısasların neticesi olabilir mi?

Hangi kalbi kırdık da bizi üzen bu halleri yaşıyoruz? 

Keşke kırdığımız kalplerin diyetini hep bu âlemde versek,  ya öte tarafa kalırsa… O zaman iş zor.

Kalp kıranın kısası Allah kılıcıyladır. Bu kısas olacak bu dünyada ya da öteki dünyada. Yani kaçış yok bu olacak.

Belki kalbi kırılan şahıs o anda sesini çıkarmamıştır, mahzun ve mahcup bir vaziyettedir.  Senin haberin yokken içinden kırılmıştır.

 Allah kulunun kalbini her an murakabe eder. Allah kırık kalpli kullarının fiili veya kalbi dualarına diğer dua edenlere göre daha tez cevap verir.

Böylece kalp kıran bir şekilde ettiğini bulur. Canıyla, malıyla, sevdikleriyle bunun acısı çıkartılır.

Ama muhabbet tortusunu içenlerde bu olmuyor.

Neden çünkü muhabbet fedailerinin oturup kalktıkları kırık kalpli insanlardır. Şeytani sıfatı olanlarla bir hukukları olmaz onların.

Çünkü şu gerçeği iyi bilirler; "Kırık kalpte kudret vardır." Ve ehli irfan o aynadan hakkı müşahede ederler. Çünkü kırık kalplilerle oturup kalkanlarda benlik namına bir şey kalmaz.

İblis sıfatlıların bizi çalmaması için kırık kalplilerle oturup kalkmalıyız.

İşte insan yetiştirmek aslında kalp ve gönül ehli insanları yetiştirmektir. Hakk'ın muhabbetine bulanmış kalplerin sayısını artırmaktır. Bu dünyada insan yetiştirmenin önemini bu anlamda anlamadığımız sürece dünyanın huzura, adalete, zenginliğe, kardeşliğe evrilmesi zor.

Yaradılışındaki gayeyi kaybederse insan iblis sıfatlıların tuzaklarına düşer ve zavallı bir hale düşer. Aklını hakkın ziyasıyla aydınlatmayan insan iblisin vesveselerine teslim olur. Bu tuzaklara düşmemek istiyor isek en büyük kalp mütehassısı olan, gönül mütehassısı olan Ehl-i Beyt'in yoluna gireceğiz, onların manevi cazibe alanındaki cereyana teslim olacağız. O vakit güzeller güzelinin kokusuna, manasına, güzelliğine bulanmış oluruz.

Malum ömür de kısa. "Ömrü dünya bir dakika, ömrü Âdem bir nefes."

 
Ergül Güner / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.