logo
29 NİSAN 2026

Ehl-i mülkiyet vel-şatafat nesli

12.02.2012 00:00:00
Bir İHL mezunu olarak şu “dindar nesil yetiştireceğiz” tartışmaları açıkçası kanıma dokundu. Şahsım adına söylüyorum; Ben İHL’ de İslam’ın teknik bilgilerini aldım. İslam’ın amacını, kulluk bilincini, imanın özünün, çekirdeğinin Peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisi olduğunu geçte olsa Prof. Dr. Haydar Baş Beyden ve eserlerinden öğrendik. Şimdi bu öğrendiklerimizi gücümüz nispetinde uygulama aşamasındayız. Allah hepimize yardımcı olsun.
Gelelim kanıma dokunan gündeme. Yorumsuz olarak, öyle geçmişe filanda gitmeden son bir ay içerisinde bu “dindar nesil” yetiştiriciliğini diline dolayanların icraatlarından bir kaç örnek vereceğim. Ha sonuçta adını siz koyun bu oyunun ama hüküm sahibi Allah’tır, unutmayın…
1-İngiliz gazetesi İndependent bakın nasıl bir iddia ortaya atıyor;  
“Ordu, AKP hükümetini, ABD istemediği için devirmedi” Türkiye’de ise “Milli Görüş”ün önemli isimlerinden Oğuzhan Asiltürk, “ABD yakında İran’ı işgal edecek. Ancak TSK’da vatansever subaylar buna karşı çıkıyordu. Bu subayları Ergenekon operasyonlarıyla tutuklattılar” dedi.
2-Malum darbe iddiaları ve tutuklanan yüzlerce subay. “Dindar nesilcilerin!” sözcülüğünü yapan gazetelerin o zamanlar (2009’da) attığı başlıklar;
“Teğmenlerin hedefi general ve amiraller” (Yeni Şafak)
“Generallere suikast planlayan teğmen timinde Ergenekon izi” (Zaman)
“Amirallere suikast planında 2 teğmen daha gözaltında” (Zaman)
“Suikast emri albaydan” (Taraf)
Haberler Poyrazköy davasında yargılanan teğmenlerle ilgiliydi. Aradan 2.5 yıl geçti. Son iki teğmen Sinan Efe Noyan ve Faruk Akın önceki gün tahliye edildiler. İftira ve dindarlık!!!
3-Aynı mantığın tepeden yansıması
Başbakanın bir gazetenin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmada sözü tutuklu gazetecilere getirip şöyle dedi;
“... Ateşli silah bulundurmak, patlayıcı bulundurmak, evrakta sahtecilik, cinsel taciz, terör, darbeye teşebbüs... İçerideki gazeteciler dedikleri işte bu suç isnatları ile yargılanıyor... Hedef göstermek, teşvik etmek, çarpıtmak, karartmak... Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü olarak gösterilemez... Şiir okuduğum için mahkûm olmuş bir başbakan olarak hiç kimsenin fikirlerinden, ifadelerinden, yazılarından dolayı hapis yatmasına razı olamam.”
O günlerde görülen dava Odatv sanıklarının davası idi. Ve iddianamede sanıkların yazdıkları kitaplar yüzünden yargılandığı mahkemede okunuyor. Başka suç yok. Ama başbakan kendisiyle ters düşüyor…
4-AKP’li Belediye, İçişleri Bakanlığı’nın onayıyla Mudanya’ya bağlı Zeytinbağı’nın adını Rumca Trilye olarak değiştirdi. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı.
Ne var bunda diyenlere Fener Rum Patriği Bartholomeos şöyle diyor; “Türkiye’nin AB’ye üyeliği, Anadolu’da önceden var olmuş Hıristiyan toplumların yaşadığı bölgelerde yeniden Hıristiyanların yaşamasına izin vermelidir. Eğer AB üyeliği bunu müsait kılarsa ve Hıristiyanlar yaşadıkları bölgelere tekrar yerleşirse, o zaman Patrikhane de o bölgelerde bulunan kiliselerin yeniden ayine açılmalarını düşünebilir.”
5-Vakıflar Genel Müdürlüğü, Galata Rum İlkokulu Vakfına ait okul binasının vakfa iadesini kararlaştırdı. Galata’daki ilkokul binasının, 1936 yılında verilen beyannamede, vakfın mülkleri arasında gösterildiği ve 1974 yılından sonra hazineye geçtiği öğrenildi.
6-Kadir Topbaş (İ.B.B Başkanı) metrobüs alanında belediyeyi zarara uğrattığı gerekçesiyle yargılanacak… Başkana usulsüz harcanan 150 milyonun hesabı sorulacak...
7-İhsan Eliaçık (yazar) Başbakan Erdoğan’a “Dindar gençlik yetiştirmeyi bırak, var olanı ne yaptın ondan haber ver. İhaleci, rantçı yaptın. Bu ülkenin dindarlar beklediği bu değildi” dedi.
Başbakan ise gurup toplantısında; “Akşam bir TV kanalında konuşuyorlar. Çıkmış müteahhit nesil yetişiyor diyorlar. Biz sermayeyi belli ellerde toplamayız. AK Parti büyümede bir patlama yaşadıysa bu noktalarda attığı adımlarla yaşadı” diyor.
Cevap hakkı İhsan Eliaçık’ta. Şöyle cevap veriyor;
“Kapitalizme abdest aldırıyorsunuz. Dindar gençlik yetiştirmeyi bırak, var olanı ne yaptın ondan haber ver. İhaleci, rantçı yaptın. Bu ülkenin dindarlar beklediği bu değildi. Ehli sünnet ve’l cemaat, ehl-i mülkiyet ve’l şatafat oldu.
İnşaat ya Resulullah diye kibir kuleleri dikiyorlar. Caprice Gold sizin mezarınız. Otellerde, kırmızı halılarda dolaşmaktan dışarıyı göremiyorsunuz.
Dün Mersin’de sobayı yakalım derken yaralanan 4 çocuktan haberin var mı? Köprü altında donarak ölen tinercilerden haberin var mı? Cenazelerini biz kaldırıyoruz. Zenginliği paylaşmıyorsunuz, kendinize yontuyorsunuz.
Irak’ta ölen 1.5 milyon Müslüman’dan haberin var mı? Dünyanın ezan okunan yerlerine bomba yağdıranlar senin neyin oluyor? Model ortağın mı?..
Dindarlık namazla niyazla olmaz. Eline güç (iktidar ve servet) geçince onu nasıl kullandığına bakacaksınız. Siz burada kaybettiniz. Ey Başbakan! Değil Fırat kenarında bir kurt bir koyunu kapsa, bir tinerci donsa sorumlusu sensin. Dindarlık bu değilse nedir?”
8-Son Fransız oyunlarına rağmen başbakanlık adına sipariş verilen Fransız uçağını, örtülü ödeneğin örtüsünün rengini, son makam aracının fiyatını, koruma ordusunun maliyetini vs. zaten biliyorsunuz. O zaman aynadaki yüze iyi bakın! 
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.