logo
27 NİSAN 2026

Yusuf Tekin’e teşekkür etmek lazım

27.04.2026 00:00:00
Son yaşadığımız okul saldırılarından sonra tek parti iktidarı ve Milli Eğitim Bakanı hedefte. Muhalefet, medyanın bir kesimi MEB Bakanı Yusuf Tekin'i eleştirip, istifaya davet ederken iktidar ve medyası da tam savunma mantığı ile Yusuf Tekin'i müdafaaya çalışıyor.

Ben, Sayın Bakanımıza teşekkür etmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü istifa etmeyerek 23 yıllık iktidarlarının eğitim sistemini, çocuklarımızın, velilerimizin, öğretmenlerimizin sorunlarını ve de en yetkili ağızları itiraflarını milletimize duyurma fırsatı verdi.

Bu ülkede eğitimse fırsat eşitliği, kalabalık sınıflar, taşımalı eğitim, aç öğrenci, okul-öğretmen-öğrenci-veli ilişkileri, okula aç giden çocuklar başlığı hep satır aralarında kalmıştı.

Bizzat İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve Aile Bakanı, suça sürüklenen çocuklardan, okul çevresinde aldıkları tedbirlerden, cezasızlık algılarından, sigara, alkol ve uyuşturucu ile tanışma yaşının 10-11'lere düştüğünden, doğum oranlarındaki düşüşten bahsederken Sayın Erdoğan, 'millet olarak yabancısı olduğumuz bir durum ile karşı karşıyayız' dedi.

Demek ki, ilgili bakanlar, danışmalar vs. toplumun yaşadıklarını Saray'a taşımamış olacaklar ki, Sayın Erdoğan milletin halinden habersiz.

Diğer taraftan hapishanelerde 25 yaş altı 150 bin civarı gencimiz varken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın: "Bizim, bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onların inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz' sözleri 23 yılda gerçeklememiş demektir.

Test ile tost

Sayın Devlet Bahçeli 23 yıllık tek parti iktidarının eğitim sistemini, anlayışını tek cümlede özetledi: "Türk gençliği, test ile tost arasına sıkışmış, sınavdan sınava koşup puan biriktiren, sertifika kovalarken hayatı kaçıran bir gençlik olmamalıdır."

Bilal Erdoğan

Sayın Erdoğan'ın oğlu Bilal Beyde konu hakkında birilerini eleştirip, babasının partisini övdükten sonra şu cümleyi kurdu: 'Çocuklarımızı korumak için halen zamanımız var' şeylerini geçtik artık. Bu işi biz 25-30 sene önce iyi bir yola koyabilseydik bugün daha iyi bir noktada olurduk.'

Yani aradan 23 yıl geçmiş ve iyi bir noktada değiliz, diyor. Sizce?

Yusuf Tekin

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: "Evlatlarımızın ve öğretmenlerimizin huzurunu, okullarımızın güvenliğini en güçlü şekilde sağlamak için gereken her tedbiri alıyor, her adımı vakit kaybetmeden atıyoruz.  Bu ülkenin çiçeklerini asla soldurmayacağız."

Demek ki 23 yıldır tedbir almamışlar…

DEM

12, 13 yaşındaki kız çocuklarının eline uzun namlulu silah veren bebek katiline Önder diye hitap eden DEM'li Tuncer Bakırhan dedi ki: "dizilere baktığınız zaman, ne yapsın çocuk? Birisinin elinde silah, tarayıp öldürüyor."

Gençlerimiz bu noktaya nasıl geldi?

Çünkü gençlere 'geleceğimiz' dedik ardından 'ne halin varsa gör' dedik.

Bakın! Bugün ülkemizde, 'Fatih'in, İstanbul'u fethettiği yaştasın' marşıyla yürüyenler, Fatih'in yaşındakileri ya ev genci yaptılar, ya açlık sınırı altında bir ücretle ömür boyu fakirliğe mahkum ettiler, ya da mitinglerinde slogancı yaptılar.

Bir başka kesim, Atatürk'ü anlamadan, tanımadan, anlatmadan 'Atatürk gençliği, Mustafa Kemal'in askerleriyiz' sloganları ile gençlerimizi, kendi ideolojilerini seslendiren bir obje haline getirdiler.

Bir diğer kesim, vatan nedir, millet nedir, vatanı ve milleti ayakta tutan öğeler nelerdir, bu millet tarih boyu neyin mücadelesini verdi, gibi soruların cevabını öğretmeden, 'vatan, millet, Sakarya' kavramlarıyla gençleri markaja aldılar.

Bir başka kesim ise TBMM kürsüsünde bile 'biji, biji' diyerek genç kızları, erkekleri dağa kaldırdı.

Kim sorumlu?

Ülkemizin nüfusu 86 milyon ve Erdoğan iktidara geldiğinde 15 yaşında (buluğ çağında) olanları da bu tabloya eklediğimizde genç nüfusumuz 56 milyonu buluyor.

Yani bu ülkede en az 56 milyon insan, Erdoğan ve iktidarı ile emeklemeye, yürümeye, konuşmaya, okula gitmeye, çalışmaya başladı. Erdoğan iktidarında evlendi, çocuk sahibi oldu. Çocuklarını okula gönderdi.

'İnsanlar bize bakarak dinden soğudular' itirafı

Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş: 'Okullardaki Kur'an-ı Kerim ve Peygamberimizin Hayatı derslerinin seçilme oranları bazı illerde ve okullarda %5'lere, %4'lere kadar düştü. Derslerin seçilmesi için Diyanet olarak 90 bin camide hutbe okuttuk. 4 bin vaizi seferber ettik' dedi.

İman gücü ile 3 kıtaya hükmeden bu millet neden dine mesafe koydu? O dillerden düşürülmeyen Laikler (!) Kemalistler (!) yüzünden mi?

Yoksa İslam değerlerini şahsi ve siyasi hedefleri için kullananlar yüzünden mi?

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.