Türkiye'nin toplumsal ve siyasal sorunlarını anlamak için sadece tarih kitaplarına bakmak yetmez. Milletimizin kaderini belirleyen; tarih, kültür ve inanç ekseninin birlikte okunmasıdır. İşte bu noktada ortaya koyacağım Ehli Beş yaklaşımı, ülkemizin kurtuluşu için yol gösterici bir vizyon sunar.
Ehli Beş, beş temel unsurdan oluşur: Ehl-i Beyt'in manevi rehberliği, Hacı Bektaş-ı Veli'nin ahlâk ve irfan anlayışı, Atatürk'ün kurucu aklı, laiklik ilkesi ve Haydar Baş'ın bu olguları sentezleyerek ortaya koyduğu modern yorumları. Bu beş unsur, birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde Türkiye'nin toplumsal düzenini adalet ve birlik ilkeleriyle güçlendirmeyi amaçlar. Sadece bir düşünce sistemi değil; tarihi ve kültürel kodlarımızı modern devlet aklıyla buluşturan bir vizyondur.
Beş kolonlu bir hakikat
Tarih, milletlerin yalnızca savaş ve antlaşmalarla değil; inanç, ahlâk ve akıl birliğiyle ayakta kaldığını gösterir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi de bu bütünlüğün somut bir yansımasıdır.
Bu bütünlüğü dört ana unsur açıklar:
- Ehl-i Beyt merkezli İslâm ahlâkı,
- Bektaşî irfanının insan merkezli yorumu,
- Laikliğin koruyucu rolü,
- Bu mirası çağdaş dönemde sistemleştiren fikrî süreklilik.
Atatürk, Ehl-i Beyt çizgisinden kopuk bir modernleşmeci değildir. Anadolu irfanını, devlet aklına dönüştüren bir liderdir. Laiklik ise dine karşı değil; dini istismara karşı alınmış bir güvence olarak anlaşılmalıdır. Bu yaklaşım, Anadolu Bektaşî geleneğinin tarihsel refleksiyle tam olarak örtüşür.
Ehl-i Beyt: Hak ve adaletin kaynağı
Ehl-i Beyt, sadece bir soy bağı değil; hak, adalet ve ahlâk çizgisinin simgesidir. Hz. Ali'nin adaleti, Hz. Hasan'ın feragati, Hz. Hüseyin'in Kerbela'daki kıyamı bu çizginin temel örnekleridir. Kerbela, iktidar mücadelesi değil; zulme karşı direnişin simgesidir.
Anadolu Bektaşî geleneği, bu ahlâkı günlük yaşama taşımış ve "eline, beline, diline sahip ol" ilkesiyle somutlaştırmıştır. Her çağda mazlumdan yana saf tutmayı, güç karşısında hakkı korumayı öğretir.
Bektaşî irfanı: Devlet kuran ahlâk
Hacı Bektaş-ı Veli, İslâm'ı korku yerine sevgi, şekil yerine mana, zorbalık yerine rıza üzerinden yorumladı. Bu anlayış, Selçuklu'dan Osmanlı'ya ve oradan Cumhuriyet'e uzanan Anadolu devlet aklının temelini oluşturur.
Bektaşilikte din, çıkar gruplarının değil; bireyin vicdanının işidir. Bu yüzden Bektaşî irfanı hem teokrasiye hem de dinsizliğe mesafeli bir yaklaşım sunar. Atatürk'ün modern devlet anlayışı da bu geleneğin değerleriyle örtüşür: akıl -iman dengesi, vicdan - devlet ayrımı ve inanç özgürlüğü.
Atatürk: Kurucu aklın öncüsü
Atatürk'ün din anlayışı ne pozitivist bir inkârcılık ne de siyasal bir dinciliktir. O, dini akıl, bilim ve vicdan ile uyumlu bir hakikat olarak görür. Din vardır ve toplumsal yaşamda önemlidir, ama siyasetin aracı olamaz.
Atatürk, Hacı Bektaş-ı Veli'yi Anadolu'nun birlik mimarı, Hz. Ali'yi adaletin timsali ve Hz. Muhammed'i Allah'ın elçisi olarak görmüştür. Cumhuriyet, camileri kapatma değil; dini siyasete alet etmeyi engelleme amacını taşır.
Laiklik: Din ve dindarı koruma mekanizması
Laiklik, Atatürk düşüncesinde çift taraflı bir dengedir: bir taraf devlet, diğer taraf din. Dinsiz bir ortamda laiklik anlamsızdır; din devlet eliyle yönetildiğinde de özgürlük ortadan kalkar.
Laiklik, dinin güç tarafından kullanılmasını engeller ve dindarın inancını güvence altına alır. Bu, İslâm'ın özüne uygun bir tedbirdir. Bektaşî geleneğin tarihî deneyimleri, bu hassasiyetin temelini oluşturur.
Haydar Baş: Fikrî süreklilik ve sistem
Ehli Beş yaklaşımı, tarihî ve irfanî birikimi çağdaş bir sistemle birleştirir. Bu sistemde:
- Ehl-i Beyt, inançta hak ölçüsüdür.
- Bektaşîlik, Ehl-i Beyt yolunda medeniyetin inşacısıdır.
- Atatürk, bu ölçüyü devlet aklına dönüştüren liderdir.
- Laiklik, din ve devleti koruyan hukuki kalkandır.
- Milli Ekonomi Modeli, Bağımsızlığın tamamlayıcısıdır.
Dört unsurdan biri eksik olduğunda sistem zayıflar; inanç olmadan mezhepçilik, devlet aklı olmadan din istismarı, laiklik olmadan kimlik çözülmesi, ekonomi bağımsız değilse dış müdahale riski ortaya çıkar.
Birlik ve kardeşlik formülü
Türkiye'nin kronik sorunları: Alevî-Sünnî ayrışması, sağ-sol gerilimi ve laik-dindar çatışması, bu dört unsurun uyumunun bozulmasından kaynaklanır. Çözüm, Ehl-i Beyt ahlâkında, Atatürk'ün kurucu felsefesinde ve laiklik şemsiyesi altında buluşmaktır.
Bu yaklaşım, ne mezhep devleti kurmayı ne de dini yaşamdan çıkarmayı hedefler. Ama vicdanı özgür, devleti güçlü ve toplumu kardeş kılar.
Kurtuluşun beş ayağı
Türkiye'nin yeniden güç kazanması, tarihî mirasına sahip çıkarak mümkündür. Ehli Beş perspektifi, toplumu bir arada tutan beş temel dayanağı ortaya koyar:
1) Ehl-i Beyt ahlâkı: adaleti ve hakkaniyeti merkeze alır, mazlumun yanında durur.
2) Bektaşî irfanı: ahlâkı gönül diliyle topluma taşır, sevgi ve hikmetle birleştirir.
3) Atatürk'ün kurucu aklı: bağımsız ve çağdaş devletin teminatıdır.
4) Laiklik ilkesi: hem inanç özgürlüğünü hem de devlet düzenini güvence altına alır.
5) Haydar Baş'ın sentezi: bu dört unsuru uyum içinde birleştirir ve toplumsal dengeyi sağlar.
Bu düzen, sadece ideal bir hedef değil; tarihî tecrübe ve toplumsal ihtiyaçların ortaya koyduğu zorunlu bir dengedir. Ehli Beş yaklaşımı, ayrıştıran uçlarda değil, ortak değerler etrafında sağlam bir zeminde Türkiye'yi geleceğe taşır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
İsmail Çetin / diğer yazıları
- Türk devlet geleneğinde “Kut” kavramı / 22.01.2026
- Ehli Beş perspektifi: Türkiye’nin Kurtuluş Formülü / 20.01.2026
- Millet-devlet-maneviyat dengesi: İnanç gönülde, hukuk devlette / 19.01.2026
- Haydar Baş: Bektaşilik ve Ahiliği Cumhuriyet senteziyle yeni toplumsal zemine taşımıştır / 14.01.2026
- Birlik harcının çimentosu: Hacı Bektaş-ı Veli / 10.01.2026
- Enerji, göç ve güvenlik üçgeninde Türkiye / 08.01.2026
- Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı / 03.01.2026
- Zam enflasyonu tetikliyor, enflasyon zammı yutuyor: Kısır döngünün anatomisi / 01.01.2026
- Birleştirici ruhun üç sembolü: Hacı Bektaş-ı Velî, Atatürk ve Haydar Baş / 31.12.2025
- İrfan, akıl ve Cumhuriyet / 30.12.2025
- Ehli Beş perspektifi: Türkiye’nin Kurtuluş Formülü / 20.01.2026
- Millet-devlet-maneviyat dengesi: İnanç gönülde, hukuk devlette / 19.01.2026
- Haydar Baş: Bektaşilik ve Ahiliği Cumhuriyet senteziyle yeni toplumsal zemine taşımıştır / 14.01.2026
- Birlik harcının çimentosu: Hacı Bektaş-ı Veli / 10.01.2026
- Enerji, göç ve güvenlik üçgeninde Türkiye / 08.01.2026
- Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı / 03.01.2026
- Zam enflasyonu tetikliyor, enflasyon zammı yutuyor: Kısır döngünün anatomisi / 01.01.2026
- Birleştirici ruhun üç sembolü: Hacı Bektaş-ı Velî, Atatürk ve Haydar Baş / 31.12.2025
- İrfan, akıl ve Cumhuriyet / 30.12.2025



























































































