logo
24 HAZİRAN 2026

'Enflasyonla mücadeleye özel bir önem vereceğiz'

Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevini Fuat Oktay'dan devralan Cevdet Yılmaz, "Vatandaşlarımızın hayatını etkileyen enflasyonla mücadeleye özel bir önem ve öncelik vereceğiz. Bir taraftan da bunun bir zaman alacağı bilinciyle enflasyonun olumsuz etkileriyle karşı karşıya olan geniş toplumsal kesimleri rahatlatmaya dönük politikalarımızı da yine kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz." dedi.

 

05.06.2023 12:44:00
Anadolu Ajansı
'Enflasyonla mücadeleye özel bir önem vereceğiz'
'Enflasyonla mücadeleye özel bir önem vereceğiz'

Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak millete hizmet bayrağını Fuat Oktay'dan devralmanın, kendisi için bir onur olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bu sorumluluğu üstlenerek, tüm gayretlerini göstereceklerini belirten Yılmaz, "Öncelikle Türkiye Yüzyılı kabinesinde Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevini şahsıma tevdi eden Cumhurbaşkanımız, liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı sunuyorum. Önceki dönemde, ülkemize hizmet eden, tüm bakanlarımıza teşekkür ediyorum. Yeni kabinede yer alan bakanlarımızı bir kez daha tebrik ediyor, başarılar diliyorum." ifadesini kullandı.

Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin ardından ilk Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yapan Fuat Oktay'a emekleri ve oluşturduğu müktesebat için teşekkür etti.

"Yeni fırsatları değerlendirmeye kararlıyız"

Son seçimlerde milletin, bir kez daha "Evet, yeni yönetim sistemi ile yola devam" dediğini vurgulayan Yılmaz, "Önümüzdeki dönemde yeni yönetim sistemimizin gelişerek, güçlenerek yeni şartlara adapte olarak Türkiye'mizin bir kazanımı olarak devam edeceğini, özellikle vurgulamak istiyorum." diye konuştu.

Yılmaz, milletin seçimlerde iradesini net bir şekilde ortaya koyduğunu, "güven ve istikrar" dediğini kaydederek, şöyle devam etti:

"Hem yasamada hem yürütmede verilen büyük destek, tabii ki bizim de sorumluluğumuzu, yükümüzü daha da arttırmaktadır. Aziz milletimize şükranlarımızı sunuyor, yüksek katılım ve demokratik olgunluk içinde seçimlere katkı sunan her bir kurumumuza, her bir vatandaşımıza teşekkür ediyoruz. Yeni sistemin farkını bir kez daha burada görmüş olduk. 90'lı yılları bir geriye gidip hatırladığımızda seçimlerden sonra uzun bir süre hükümet tartışmaları, hükümetin nasıl kurulacağına ilişkin beklentiler, yorumlar, belirsizlikler yaşanırdı. Şimdi bakın bir seçim yaşadık yeni yönetim sistemi ile hemen seçimden sonra, kesinleşir kesinleşmez sonuçlar Meclisimizde yemin edildi, Cumhurbaşkanımız yemin etti, hemen akşamında da hükümet oluştu. İşte bunun kıymetini çok iyi bilmemiz gerekiyor. Siyasi istikrarla, ekonomik istikrarın ve halkın refahına dönük çalışmaların ilişkisini burada çok net şekilde görüyoruz. Hiçbir koalisyon tartışması yaşanmadan, hiçbir belirsizlik oluşmadan, hiçbir gecikmeye mahal bırakılmadan halka hizmete devam edeceğiz."

Bu belirsizliklerin ortadan kalkmasının bütün alanlarda hızlı bir şekilde vatandaşın beklentilerini karşılamak anlamına geldiğini dile getiren Yılmaz, "Dünyanın ve bölgemizin zor bir dönemden geçtiğini biliyoruz. Bu dönemde zorluklar kadar fırsatların da olduğunu biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın tecrübeli, dirayetli, samimi liderliğinde ehil kadrolar ile bu zorlukların üstesinden gelmeye ve önümüze çıkan yeni fırsatları değerlendirmeye kararlıyız." değerlendirmesinde bulundu.
 

 "Temel ilkemiz adalet olacaktır"

Yılmaz, Türkiye'nin 21'inci yüzyılın yükselen ülkeleri arasında yerini alacağını belirterek, Türkiye Yüzyılı'nda enerjiden eğitime, ulaşımdan sağlığa, tarımdan savunma sanayisine her alanda oluşturdukları altyapının üzerine yeni projeler ve fikirler koyarak ilerleyeceklerini aktardı.

Kabinedeki bakanlarla eş güdüm ve ilgili tüm taraflarla istişare içinde çalışacaklarının altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Elbette temel ilkemiz adalet olacaktır. Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerek ekonomik ve sosyal politikaların koordinasyonunda, gerek terörle mücadele ve güvenlik odaklı çalışmalarda en yüksek sorumluluk bilinciyle hareket edeceğiz. Kalkınan ve yüksek gelirli ülkeler ligini hedefleyen bir ülke olarak, seçim beyannamemizde detaylı olarak ifade ettiğimiz politikaları birer birer hayata geçireceğiz. 'Güvenin özü nedir' diye soracak olursanız ben şöyle tarif ederim doğrusu; söylediğinizi yapmak, yapamayacağınızı söylememek. Sayın Cumhurbaşkanımız da başından, 2002'den beri hep bu şekilde siyasete olan güveni inşa etti. Aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Türkiye'de yatırım ortamının iyileştirilmesi, çığır açan teknolojilerin teşviki, stratejik ticari bağlarımızın güçlendirilmesi gibi alanlara özel önem vereceğiz. Yine Cumhurbaşkanımızın hep altını çizdiği; yatırım, istihdam, üretim ve ihracat ile yolumuza devam edeceğiz. Cari fazla vermeyi ve cari açık meselesini bir sorun olmaktan çıkarıcı bir perspektifle çalışacağız. Sürdürülebilir, yüksek, kapsayıcı, insan odaklı bir kalkınma ve büyüme anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın hayatını etkileyen enflasyonla mücadeleye özel bir önem ve öncelik vereceğiz. Bir taraftan da bunun bir zaman alacağı bilinciyle enflasyonun olumsuz etkileriyle karşı karşıya olan geniş toplumsal kesimleri rahatlatmaya dönük politikalarımızı da yine kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz."

Yılmaz, depremden etkilenen illerin inşa ve ihyasına öncelik, Afetlere Karşı Ulusal Risk Kalkanı Modeli'nin sağlamlaştırılmasına da özel bir önem vereceklerini anlatarak, Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü'yle KKTC'nin her bakımdan yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.

- "Alnımızın akıyla çıktık"

Oktay ise Cumhuriyet'in 100'üncü yılında, Türkiye'nin kaderini etkileyecek bir seçim gerçekleştirildiğini anımsatarak, milletin sandıkta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne güven duyduğunu gösterdiğini ve tercihini, kararını istikrardan yana kullandığını vurguladı.

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesinden bu yana şerefle yürüttüğüm Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevini bugün itibarıyla değerli dostum Cevdet Yılmaz Bey'e devrediyorum" diyen Oktay, geride bırakılan 5 yıl içinde, hem Türkiye'yi hem de dünyayı etkileyecek çapta büyük zorluklar yaşandığını ifade etti.

Oktay, küresel çaptaki çevresel ve ekonomik krizler, Rusya-Ukrayna savaşı, bütün dünyada hayatı adeta felç eden pandemi gibi küresel sorunlarla mücadelenin üstüne asrın felaketi olarak anılan ve 11 ili etkileyen depremin yaralarını sarmak için gece gündüz uğraştıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Hamdolsun, bütün bu zorlu süreçlerden alnımızın akıyla çıktık. Üstelik, bu zorlu süreçlerde hem bizi onurlandıracak, hem de milletimizi gururlandıracak eser ve hizmetlere Cumhurbaşkanımız liderliğinde imza attık. Ayasofya'nın ibadete açılmasından, savunma sanayisine, enerji yatırımlarına, Türkiye'nin otomobili TOGG'a, milletimize dev eserlerin kazandırıldığı böylesine tarihi bir dönemde mega projelerin, tarihin parçası olmamıza fırsat veren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a güvenleri için şükranlarımı arz ediyorum. Bakanlıklar ve kurumlar arası genel koordinasyon niteliğindeki çalışmaları ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından verilen farklı konulardaki spesifik çalışmaları büyük bir gayret ve sorumlulukla yerine getirdik. Yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görevimiz boyunca bir taraftan Cumhurbaşkanımızın yükünü almak bir taraftan da Cumhurbaşkanı Yardımcılığı kurumsal yapısını en iyi şekilde oluşturmak için gayret gösterdik. Bu beş yıllık kesintisiz icraat döneminde, Cumhurbaşkanımız liderliğinde daima daha iyiyi hedefleyerek çalıştık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği hızlı ve etkin karar alma mekanizmalarını, etkili bir şekilde değerlendirdik. Dünya lideri olan Sayın Cumhurbaşkanımızın yoğun yurt dışı programlarında anayasal olarak verilen vekalet görevini 159 gün boyunca ifa etmenin onur ve gururunu yaşadık."

 "Çok daha iyi işler yapılacağına inancım tamdır"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak, Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu, Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu ve Ulusal Yapay Zeka Stratejisi Yönlendirme Kurulu çalışmalarına başkanlık ettiğini hatırlatan Oktay, kamu hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişim sağlayan e-Devlet ve bürokrasinin azaltılması çalışmalarının, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi başta olmak üzere tüm bakanlık, kurum ve kuruluşların eş güdümünde ilerlemesini sağladıklarını kaydetti.

Oktay, yürütmenin ihtiyaç duyduğu kanuni düzenlemelerin hazırlanıp olgunlaştırılmasını sağlayarak yürütme erki ile yasama erki olan TBMM arasında işbirliğini güçlendirdiklerini ve böylece kanun taslaklarının oluşma sürecinde kuvvetler arası ortak aklın oluşmasına katkı verdiklerini anlattı.

Görevi süresince, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, Kesin Hesap Kanunu Tasarısı ve Cumhurbaşkanlığı Bütçesi süreçlerini, TBMM'de, Cumhurbaşkanı Erdoğan adına yürüttüklerini anımsatan Oktay, bütçe sürecinde bakanlıkların, kurum ve kuruluşların koordinasyonunu sağlayarak Mecliste bütçe sunumunu gerçekleştirdiklerini söyledi.

Oktay, Karma Ekonomik Komisyon mekanizmasını Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin altlığını oluşturacak şekilde dönüştürdüklerini ve sonuç odaklı hale getirdiklerini kaydederek, bu kapsamda, Türki Cumhuriyetler başta olmak üzere 8 ülke ile yıllık Karma Ekonomik Komisyon çalışmalarını eylem planlarıyla yakından takip ettiklerini bildirdi.

Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü'yle KKTC ile iktisadi ve mali işbirliğini, geniş kapsamlı toplumsal boyuta da yayarak güçlendirdiklerini kaydeden Oktay, tüm çalışmaların devlette devamlılık esasına göre sürdürülebilir bir altyapı ve çerçeve ortaya koyduğunu aktardı.

Oktay, görevi devralan yeni Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde bu çıtayı çok daha yükseğe taşıyacağına yürekten inandığını belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Kendisi hem bakanlıkta hem siyasette, hem de Mecliste önemli çalışmalara imza atmış, kalkınma alanında ciddi katkılar vermiştir. Bütçe görüşmeleri esnasında özellikle nezaketi ve üst düzey sorumluluk bilinciyle bizlere destek olmuş, profesyonelliğini ve samimiyetini her zaman çalışmalarımıza yansıtmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile oluşturulan Cumhurbaşkanı Yardımcılığı makamının ilk dönem uygulama pratiğinin oluşturduğu tecrübelerle birlikte bundan sonra çok daha iyi işler yapılacağına inancım tamdır. Biz de Gazi Meclisimizde Ankara Milletvekili sıfatıyla aziz milletimize hizmetkar olmaya devam edeceğiz."

Konuşmaların ardından Yılmaz, görevi Oktay'dan devraldı. Yılmaz ve Oktay, birbirlerine çiçek takdim etti.

Oktay, Yılmaz'a, Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı 2018-2023 Birinci Dönem Faaliyet Raporu'nu sundu.
AA

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.