logo
24 HAZİRAN 2026

Erdoğan: 'Faizin olduğu yerde bereket olmaz'

3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde konuştu konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bereket, kapitalist ekonomi teorileriyle anlaşılması mümkün olmayan bir mefhumdur. Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz" dedi 

05.06.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Erdoğan: 'Faizin olduğu yerde bereket olmaz'
Erdoğan: 'Faizin olduğu yerde bereket olmaz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında İstanbul Finans Merkezi Halkbank Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde konuştu.

Zirve dolayısıyla katılımcılarla birlikte olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden zirveye katılanları selamladı.

Erdoğan, zirve kapsamında panel, oturum ve etkinliklerin, burada yapılacak tespitlerin, ortaya konulacak teklif ve tenkitlerin ülkeler, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Zirveye yurt dışından teşrif eden konuklara her köşesinde ayrı bir güzellik barındıran, tarihiyle kültürüyle mimarisiyle yeşili ve mavisiyle göz kamaştıran İstanbul'un tadını çıkarmalarını özellikle tavsiye ettiğini belirten Erdoğan, konukların burada geçirdikleri zamanı ve İstanbul'un manevi havasını uzun yıllar boyunca huzuru kalple yad edeceklerine inandığını söyledi.

Zirveye katılan konukların, ülkelerinde yaşayan kardeşlerine 86 milyon vatandaşın selam ve sevgilerini ilettiğini aktaran Erdoğan, AlBaraka Grubu'nun banisi ve İslami finansın öncü şahsiyeti Şeyh Salih Abdullah Kamil'i rahmetle yad etti.

Erdoğan, merhum Şeyh Salih'in fikir ve ideallerini bugüne taşıyan, onun inşa ettiği bu binayı yeni yapılarla güçlendiren Abdullah Saleh Kamel'e de teşekkür ettiğini belirtti.

"Zirvede ulusal ve bölgesel tecrübelerden çıkarılan dersler de mercek altına alınacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İslam ekonomisinde sermaye, sürdürülebilir kalkınma için servetin yapılandırılması" temasıyla düzenlenen zirvede fevkalade nitelikli tartışmalar yapıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Akademisyenlerimiz, politika üreticilerimiz, alanında uzman isimler, sermayenin İslam ekonomisindeki rolünü fikri, stratejik, etik, sektör bazlı ve pratik boyutlarıyla etraflıca değerlendirecek. Dijital dönüşüm ve yönetişim gibi çağımızın yeni gerçekliklerinin de masaya yatırıldığı zirvede ulusal ve bölgesel tecrübelerden çıkarılan dersler de mercek altına alınacak. Uluslararası yatırımlar ve bölgesel finans entegrasyonundan dijital İslami bankacılığa, sermaye oluşumu ve finansal aracılık mekanizmalarından İslami sermayenin makro ve mikro ekonomik düzeylerdeki rolüne, yapay zeka araçlarının kullanımından üretken sermaye olarak vakıfların güçlendirilmesine, farklı konular özelinde yapılacak fikir alışverişlerinin hepimiz için ufuk açıcı, faydalı ve müşahhas neticelere vesile olmasını diliyorum. Mevcut engellerin aşılması alternatif çözümlerin geliştirilmesi noktasında zirveyi yeni bir kilometre taşı olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AlBaraka Form başta olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'ne, Türkiye Varlık Fonu'na, İstanbul Finans Merkezi'ne, İslam İşbirliği Gençlik Formu'na ve İbn Haldun Üniversitesi'ne yürekten teşekkür ettiğini ifade etti.

Erdoğan, aynı şekilde organizasyonun partnerleri olan Halkbank'ı, Türk Hava Yollarını, Anadolu Ajansını ve Demirören Medya'yı tebrik etti.

"İran merkezli savaş tüm dünyayı olumsuz etkiledi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki İsrail mezalimi, ateşkese rağmen hala devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi, pervasızca yürüttüğü işgal ve istila politikasını Lübnan'ın güneyinden Beyrut'un içlerine doğru günden güne genişletiyor." diye konuştu.

İran merkezli savaşın, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesiyle birlikte yalnızca Körfez'deki kardeş ülkeleri değil, tüm dünyayı olumsuz etkilediğini dile getiren Erdoğan, "Coğrafyamızdaki güven ve istikrar iklimi, savaş, kriz, kardeş kavgası ve belirsizliklerin tesiriyle maalesef giderek daha da fazla tahrip ediliyor. Özellikle ekonomi ve finans alanında küresel bir kırılmanın meydana geldiği, gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak sarsıntıların neredeyse her ülkede hissedildiği günleri yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, endişe verici bir rakamı paylaşmak istediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından kısa süre önce yayınlanan bir rapor, küresel borçluluğun 2026'nın ilk çeyreğinde 350 trilyon dolara ulaştığını göstermektedir. Bu borç yükünün ne kadar sürdürülebilir olduğu, küresel ekonominin geleceği açısından cevaplanması gereken ciddi bir sorundur. Şunu açık ve net ifade etmek durumundayım. Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz. Cari küresel sistem, geride bıraktığımız son 20 yılda ne yazık ki birçok fırsatı sorumsuzca heba etmiştir."

"Küresel finans mimarisine yönelik eleştiri ve itirazlarımızı daha da yoğunlaştırmalıyız"

Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisinin, 2008 krizi sonrasında krizin kök sebeplerini ortadan kaldırmak yerine palyatif adımlarla sorunu halının altına süpürmeyi tercih ettiğini vurgulayan Erdoğan, "Bugün geldiğimiz noktada şu hakikati hepimiz görebiliyoruz. Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir iktisadi ve finansal paradigmaya geçilmeden finansal krizlerin önüne geçilemez. Sistemin bizatihi kendisinden kaynaklanan bu sıkıntılar çözülmedikçe, farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız." sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "'Dünya 5'ten büyüktür' tespitimiz, yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, aynı zamanda eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik, ticari ilişkileri de kapsamaktadır. 'Daha adil bir dünya mümkün' derken de aynı şekilde insanlık ailesi olarak çaresiz olmadığımızı, gerek ekonomide gerek uluslararası ilişkilerde tek bir sisteme mahkum olmadığımızı ifade ediyoruz. Halihazırdaki küresel finans mimarisine yönelik eleştiri ve itirazlarımızı daha da yoğunlaştırmalı, somut alternatifleri hayata geçirebilmek için daha çok çaba harcamalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, İslam ekonomisinin vazettiği prensiplerin sahiplenilmesi ve bu modelin odak, hareket noktası haline getirilmesi halinde hedeflere daha hızlı ulaşılabileceğini ifade etti.

"Faizin olduğu yerde bereket olmaz"

"Bereket" kavramına değinen Erdoğan, "Bereket, rahmetli Erbakan Hocamızın tarifiyle, helal yollardan elde edilen 1 liralık kazancın, haram bulaşan 2 liralık kazançtan daha büyük olduğuna inanmaktır. Dolayısıyla bereket, kapitalist ekonomi teorileriyle anlaşılması mümkün olmayan bir mefhumdur. Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kar maksimizasyonu ve tüketim hırsının dikkate alınıp toplumsal refah ve adaletin dışlandığı bir ortamda bereket kendisine yer bulamaz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam iktisadının adalet, ahlak, erdem, risk paylaşımı, sürdürülebilirlik ve sosyal refah gibi değerler temelinde şekillendiğini belirtti.

Bu anlayışın yalnızca ekonomik kalkınmayı değil, toplumsal yapının güçlendirilmesini ve çevrenin korunmasını da esas aldığını ifade eden Erdoğan, sistemin infak, yardımlaşma, dayanışma ile dezavantajlı grupların korunmasını gözettiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam iktisadının adalet, ahlak, erdem, diğergamlık, risk paylaşımı, sürdürülebilirlik ve sosyal refah gibi değerler etrafında teşekkül ettiğini anlattı.

İslam iktisadının yalnızca ekonomik kalkınmayı değil, aynı zamanda içtimai bünyenin güçlendirilmesini ve çevrenin de korunmasını esas aldığını vurgulayan Erdoğan, "İnfakı, yardımı, dayanışmayı, dezavantajlı grupları koruyup kollamayı gözetir. Bu değerlerimizi küresel ekonomi aktörlerine iyi anlatmak, mevcut sistemi bu hasletler ışığında tadil, tamir ve revize etmek Müslümanlar olarak hepimizin öncelikli misyonu olmalıdır. Elbette bunun için bereket mefhumuna samimiyetle inanmamız, çok daha önemlisi evimiz, sokağımız ve ticarethanemizden başlayarak bereketin temsil ettiği hasletleri bizzat yaşamamız ve yaşatmamız gerekir." diye konuştu.

"Katılım finansı, yeni küresel finans mimarisinin inşasına katkı sağlayabilecek güçlü bir yapı olarak görüyoruz"

Bankacılık, sermaye piyasaları, sigortacılık, tasarruf finansmanı ve sosyal finans gibi alanları kapsayan katılım finansı, yeni küresel finans mimarisinin inşasına katkı sağlayabilecek güçlü bir yapı olarak gördüğünü ifade eden Erdoğan, katılım finans sistemini, Türkiye'nin ekonomik kalkınması ve finans istikrarı açısından stratejik bir unsur olarak değerlendirdiklerini dile getirdi.

İstanbul Finans Merkezinin iki taşıyıcı kolonundan birinin Fintech, diğerinin ise katılım finans olmasının, bu sistemin gelişimine verdikleri önemin açık göstergesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Ayrıca ülkemizi yatırımın, üretimin ve finansal araçların bir araya geldiği güçlü bir bağlantı noktası yapmak için yoğun çaba harcıyoruz. Dün yürürlüğe giren kapsamlı yasal düzenlemeyle ülkemizin yatırım cazibesini artıracak rekabetçi bir teşvik programını hayata geçirdik. İstanbul Finans Merkezindeki katılım finans kuruluşlarının finansal hizmet ihracatından elde ettikleri gelirler için uygulanan yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi matrah indiriminin süresini 2047 yılına kadar uzattık. Finansal faaliyet harcı muafiyetini 5 yıldan 20 yıla çıkardık. Banka ve sigorta muameleleri vergisi, damga vergisi ve harç istisnaları ile nitelikli uluslararası çalışanlara yönelik gelir vergisi avantajlarını devreye aldık." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'ndeki şirketlerin transit ticaret ve yurt dışı aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri kurumlar vergisinin dışında tuttuklarını, Tek Durak Ofisini de 15 gün önce İstanbul Finans Merkezi'nde hizmete açtıklarını söyledi.

"Toplam sukuk ihraç tutarı 614 milyar lira seviyesine geldi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2027-2030 dönemini kapsayacak Katılım Finans Strateji Belgesi'nin hazırlıklarını da sürdürdüklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Şunu büyük bir memnuniyetle ifade etmekte fayda görüyorum. Türkiye'de katılım finans alanındaki kurum sayısı ve işlem hacmi, istikrarlı bir şekilde artmaya devam ediyor. Aktif büyüklüğü 4,7 trilyon lirayı aşan katılım bankacılığı, sektördeki payını yüzde 9,5 seviyesine yükselterek güçlü büyüme performansını sürdürüyor. Halihazırda 3'ü dijital olmak üzere faaliyet gösteren 10 katılım bankamız, çeşitlenen ürün ve hizmet portföyleriyle sistem içindeki ağırlığını artırıyor. Bu bankalar, reel ekonomimize de önemli katkılar sunuyor. Katılım sermaye piyasalarında ise sukuk ihraçları, ciddi büyüklüğe ulaştı. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla toplam sukuk ihraç tutarı 614 milyar lira seviyesine geldi. Bu tutarın yüzde 64'ü Hazine ve Maliye Bakanlığımız, yüzde 36'sı ise katılım finans kuruluşları ve reel sektör tarafından gerçekleştirildi. Aynı dönemde bankacılık dışı finansal kesimin sukuk ihraçları da bir önceki yıla göre reel olarak yüzde 33,3 artışla 16,6 milyar lira oldu yani kamu ve özel sektörün katılım finans araçlarına olan ilgisi güçlenerek devam ediyor."

Bu tablonun sukukun alternatif finans aracı olarak sermaye piyasalarındaki konumunu giderek sağlamlaştırdığını gösterdiğine işaret eden Erdoğan, katılım esaslı menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğünün de bir önceki seneye göre reel olarak yüzde 47 arttığını ve 2025 yılı sonu itibarıyla 864 milyar liraya ulaştığını söyledi.

"Borsa İstanbul'daki 6,3 milyon yatırımcının yüzde 69'u, katılım endeks kapsamındaki şirketlere yatırım yaptı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu dönemde katılım esaslı emeklilik yatırım fonlarının büyüklüğü yüzde 74 artışla 798 milyar liraya, katılım esaslı borsa yatırım fonlarının toplam değeri ise yüzde 128 artışla 239 milyar liraya yükseldi. Ülkemizde katılım esaslı faaliyet gösteren 9 tasarruf finansman şirketinin toplam aktif büyüklüğü, 2 sene öncesine kıyasla 5 kat artış kaydederek 323 milyar liraya çıktı. Yine aynı dönemde tasarruf finansmanı sistemine katılan kişi sayısı da 3 katına çıkarak 1,2 milyonu aştı. 2026'nın ilk çeyreğinde katılım endeksinde yer alan şirketlerin toplam piyasa değeri, Borsa İstanbul'da işlem gören tüm şirketlerin toplam piyasa değerinin yüzde 36'sına ulaştı. Borsa İstanbul'daki 6,3 milyon yatırımcının 4,4 milyonu yani yüzde 69'u katılım endeks kapsamındaki şirketlere de yatırım yaptı. Sigortacılık sektöründeki 5 katılım sigorta şirketinin toplam pazar payı, yine bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 6,5 seviyesine ulaşırken bu şirketlerin toplam prim üretimi 26 milyar lira oldu. Aynı periyotta bireysel emeklilik sistemindeki 2,3 trilyon liralık toplam fon tutarının yüzde 40'lık bölümü katılım esaslı fonlarda değerlendirildi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, otomatik katılım sisteminde de katılım esaslı fonların payının yüzde 60'a yükseldiğini, Türkiye Varlık Fonunun da katılım finans alanındaki faaliyetlerine yenilerini ekleyerek bu alanda öncü rol üstlenmeye devam ettiğini vurguladı.

"Attığımız bu adım neticesinde kurumumuz, kısa sürede katılım finansın en dinamik aktörlerinden biri haline geldi"

Katılım finans sistemine güç katacak iki haberi paylaşmak istediğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Cumhuriyetimizin en köklü kurumlarından biri olan Emlak Bankasını 2018 yılında yaptığımız düzenlemeyle Emlak Katılıma çevirmiş, böylelikle bu organizasyonu hem aslına hem de katılım finans ruhuna uygun şekilde yeniden ihya etmiştik. Hamdolsun, attığımız bu adım neticesinde kurumumuz, kısa sürede katılım finansın en dinamik aktörlerinden biri haline geldi. Şimdi bu başarıyı daha ileri bir noktaya taşımayı, Emlak Katılımı halka arz etmeyi hedefliyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde milletimizin de güçlü büyümeye doğrudan ortak olmasına imkan sağlayacağız. Bir diğer hamlemiz, Ziraat, Vakıf ve Halk Katılımın birleştirilmesi olacaktır. Bu üç katılım bankamızın güçlerini birleştirmesiyle ortaya büyük bir sinerji çıkacak, inşallah sektör farklı bir ivme kazanacaktır. Her iki kararımızın da şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle 3. İstanbul Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi'nin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyor, zirveye teşrif eden kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyor, Albaraka Forum başta olmak üzere organizasyonun başarıyla icrasında payı olan tüm kurum ve kuruluşlarımıza tebrik ve şükranlarımı iletiyorum."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.