HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 AĞUSTOS 2022, ÇARŞAMBA

Esad gitsin, kaos gelsin

06.04.2012 00:00:00
Başbakan Erdoğan’ın, 1 Nisan 2012 tarihinde İstanbul’da yapılan Suriye’nin Dostları II. Toplantısında 83 ülkenin temsilcilerinin gözleri önünde hem Annan Planına, hem de Esad rejimine nasıl meydan okuduğunu hep birlikte izledik, televizyon ekranlarında. Teşbihte hata olmaz ama gaipten ses verir tarzda “Böyle Buyurdu” der gibi “Esad rejimini sürdürecek hiçbir planı desteklemiyoruz“ diyen Erdoğan, Suriyeli muhaliflerin silahlı mücadelesine de açık destek vererek “Esad varsa biz yokuz” la meydan okumasına nokta koydu. Şam’a kadar gitmeğe gerek yok, İstanbul Harbiye’de toplantının yapıldığı ICC (Uluslararası Konferans Merkezi)’nin neredeyse hemen yanı başında Beşar Esad taraftarları yeri göğü inlettiler. Bir ara burası Şam mı diye de irkilmedik değil. Gelin anlamağa çalışalım, kim ne derse desin, Beşar Esad’ın ülkesindeki halk desteği halen devam ediyor, altı ülkenin resmi olmayan kamuoyu araştırmalarına göre bu destek % 50’nin çok çok üzerinde olduğu da açık.  
Son günlerde alışık olduğumuz gibi neredeyse şimdilerde polisin nükleer silahı olmaya aday “Biber Gazı” imdada yetişmeseydi, ne yapardık bilmiyorum. Başta ABD olmak üzere bütün Batının bir Beşar Esad’lı planı olmasına karşın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kraldan fazla kralcı bir tavrıyla bir Beşar Esad’lı planı olmadığı bütün dünyaya haykırılmıştır. Düşünebiliyor musunuz, bir “B” planı bile olmayan Türkiye kendi yalnızlığı içersisinde değil de nedir. Esad’dan sonra görünen odur ki, bu iktidar boşluğunda büyük bir olasılıkla Müslüman Kardeşler örgütü yerine ikame edilebilecektir. Bu da büyük bir kaos ortamı demektir. Şimdilerde başta İsrail olmak üzere ABD ve AB ödün veren bir Beşar Esad’la yola devam etmeyi daha fazla yeğlemekte oldukları gözlemlenmektedir.
Evet, sevgili okurlar, devlet olmak, büyük devlet olmak kolay değil. Bu hafta ART televizyonunda yayınlanan “Vizyoner” programımda ABD’li emekli asker hukukçu bilim adamı Dr. Larry D. White ile ABD’nin 1986 yılında Libya’ya yapmış olduğu müdahalenin sebeplerini incelerken, “Ama Berlin’de bomba patlatılan diskotekte bir Amerikalı er öldü” deyişi vardı ki, Dr. White’ın gözlerinde güçlü bir devlet vatandaşının gururlu ışıltılarını gördüm. Ve de büyük bir devlet olmanın önemini bir kere daha anladım, yüreğimde hissettim. Aynı ABD Vietnam’da yitirilen askerlerinin kemiklerini aramak için her yıl savunma bütçesine yüz milyonlarca dolar koymasının nedenlerini daha iyi anlayabildim.
Aynı şey İsrail tarafından da ortaya konulmadı mı? İsrail Devleti, “Tek Esir Asker Gilad Şalit’i kurtarmak için İsrail hapishanelerinde bulunan 1027 Filistinliyi salıvermedi mi? Suriye ve İran’a karşı bir harekât icra edilirken, HAMAS’ın denetim alınması karşılığında Gilad Şalit’i kurtarmak için bir havuç göstergesi olarak İsrail’in elinde tutuklu bulunan 1027 Filistinlinin salıverilmesine karar verilmedi mi? Aslında bütün yapılan Suriye’ye ve İran’a karşı yapılacak olası bir harekâtta dünya kamuoyunun yanına alınmasından kaynaklanmaktadır.
2006 yılında HAMAS tarafından kaçırıldığında 19 yaşında olan İsrailli asker Gilad Şalit, 18 Ekim 2011 tarihinde Mısır arabululuculuğuyla gerçekleşen anlaşma ile İsrail’in elinde tutuklu bulunan 1027 Filistinli karşılığında özgürlüğüne kavuşturulması sağlanmıştır. İsrailli asker Gilad Şalit, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları, Halk Direniş Komiteleri’nin askeri kanadı Nasır Selahaddin Tugayları ve İslam Ordusu tarafından kaçırılmış ve yaklaşık 5,5 yıl Hamas’ın elinde tutsak kalmıştır. HAMAS tarafından sabah saatlerinde Mısır’a getirilen Şalit, burada Mısır Televizyonu ile bir röportaja katıldıktan sonra, İsrailli yetkililere teslim edilmişti. Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan İsrail’e geçen Şalit, buradan sağlık kontrolü için Tel Nof askeri üssüne götürülmüştür. Helikopterle geldiği askeri üste İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından “Merhaba Gilad, İsrail’e hoş geldin. Seni evde görmek güzel” sözleriyle karşılanmış, Mavi Marmara olayında belirttiği gibi İsrail’in tek askerinin bile arkasında olduğunu tekrardan ifade etmiştir. Bu duruş, iktidarda bulunan Türk siyasilerinin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yıpratılması tavırlarını göstermesi bakımından oldukça ilginç bir durumu da sergilemektedir. Hele ki 9 kurbanzede vatandaşımız şimdilerde hepten unutulmuştur.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu salıverilme kararının sonrasında “Terör kurbanlarının ailelerini anlıyorum, fakat bir liderin görevi zor kararlar almaktır” şeklinde benzer bir açıklama yapması da ayrıca dikkat çekmişti. Gerçekten de Netanyahu’nun aldığı karar taraftar olsun, muhalif olsun takdirle karşılanmıştır. Yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre İsrail halkının %79’u varılan anlaşmayı desteklemektedir. Bu açılım içersinde İsrail’le Türkiye’nin birlikte hareket ettiğini gösteren bir açıklama da İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres’ten gelmiş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a süreçte takındığı tutumdan dolayı teşekkür etmeyi de unutmamıştır.
Sevgili okurlar, demem o ki, bir ülke ki, askerine, önce dirisine, eğer şehit olmuşsa naaşına, naaşını bulamaz ise kemiklerine sahip çıkıyor bulamadığını da arıyorsa o devlet bir büyük devlettir. İşte size iki örnek sundum. Bunu bir kez daha anımsamakta yarar var, saygıdeğer okurlar.
 
YeniMesaj / diğer yazıları
- Gaflette ısrar / 24.01.2015
- 'Namaz kılan kimse felaha ermiştir' / 10.11.2014
- Saftan Başbakan olur mu? / 06.03.2014
- Ulusal devlet üzerine / 03.03.2014
- Anne sütü / 08.02.2014
- Minik cerrahlar / 20.01.2014
- Doğal yaşam / 13.01.2014
- Basit ve sade / 12.05.2013
- Faiz sarmalı / 24.03.2013
- Topraklarımız elimizden alınıyor / 20.03.2013
- Köylü ne halde? / 19.03.2013
- Tarihi telgraflar / 19.03.2013
- İşgal ile nasıl mücadele edilecek? / 17.03.2013
- İlk direniş hareketleri planlanıyor / 16.03.2013
- Mustafa Kemal Paşa'nın tarihi cevabı-II / 08.03.2013
- Mustafa Kemal Paşa'nın tarih cevabı / 07.03.2013
- 4 Ocak 1920 tarihindeki önemli olaylar-II / 02.03.2013
- Hangi hoca ile? / 28.02.2013
- İstanbulu Vatikan yapma teşebbüsü / 26.02.2013
- 1 Ocak 1920 tarihinin önemli olayları-III / 24.02.2013
- 1 Ocak 1920 tarihinin önemli olayları-II / 23.02.2013
- 1 Ocak 1920 tarihinin önemli olayları-I / 22.02.2013
- Umur Bey’in askeri stratejileri / 19.02.2013
- Umur Bey / 18.02.2013
- Aydınoğlu Beyliği / 09.02.2013
- Çaka Bey-I / 05.02.2013
- Battal Gazi / 28.01.2013
- Bittinya bölgesinin tarihi / 21.01.2013
- İyonlar ve Akdeniz’de kurdukları koloniler / 15.01.2013
- Frigyalılar ve Lidyalılar / 14.01.2013
- Osmanlı halkları / 13.01.2013
- Bugünlere nasıl geldik? / 12.01.2013
- Bir çocukluk hikyesi - Uludere (1) / 13.12.2012
- Suriye konusunda çifte standart / 19.06.2012
- Suriye politikasında neredeyiz? / 18.06.2012
- Sosyal Devlet'in hakikati / 16.06.2012
- Yorumsuz / 15.06.2012
- 27 Mayıs’ı yeniden düşünmek -I- / 01.06.2012
- AKP’nin “Irak Kürdistan’ı” hamiliği / 29.05.2012
- Kedi başkası için fare yakalamaz! / 25.05.2012
- Şefkat Yurdu: Darüşşafaka / 22.05.2012
- Toplumsal gerginlik üzerine / 18.05.2012
- KKTC ilhak edilemez! / 15.05.2012
- KKTC Devleti’nin adının anlamı / 11.05.2012
- KKTC’ nin Adına Elveda mı? / 08.05.2012
- Doğu Akdeniz Dörtlüsü: “Levant IV” / 01.05.2012
- Hangi safta yer almalıyız? / 29.04.2012
- 23 Nisan Resepsiyonu / 27.04.2012
- Türkiye’den uzaklaşan İran / 24.04.2012
- İsrail’in çoklu planı / 21.04.2012
- Arap Birliği’nin Bağdat zirvesi / 17.04.2012
- “4 parça”da Kürdistan’a doğru / 13.04.2012
- “4 parça”da Kürdistan’a doğru / 13.04.2012
- Ekrad Beyleri “Türk”türler! / 10.04.2012
- Esad gitsin, kaos gelsin / 06.04.2012
- Suriye’de yeniden “Sykes-Picot” / 03.04.2012
- “4+4+4” / 30.03.2012
- Vodafone’un cinliği / 27.03.2012
- 18 Mart şehitler günü / 23.03.2012
- Vodaphone’nın Azizliği / 20.03.2012
- Babalar gibi dönüşecek / 16.03.2012
- Urmiye Gölü kuruyor mu, kurutuluyor mu? / 13.03.2012
- 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü / 09.03.2012
- HEK’leşen yeni CHP / 06.03.2012
- Adları değiştirilen kışlalar / 02.03.2012
- Başkent Tebriz ve Çöhreganlı / 28.02.2012
- XX. yılında Hocalı soykırımı / 24.02.2012
- Dersim’li Kemaller / 21.02.2012
- ‘Yaptığı her şey yanlış değildir’ / 17.02.2012
- ‘Yaptığı her şey yanlış değildir’ / 17.02.2012
- Bisturi mi? Müdahale mi? / 14.02.2012
- Suriye Türkmenlerinin Haklı İstemleri / 10.02.2012
- Suriye Türkmenleri / 07.02.2012
- “Olmamak” işte mesele bu / 04.02.2012
- Mukabele–yi misil / 31.01.2012
- Beceriksizliğin adı soğukkanlılık oldu! / 27.01.2012
- Stratejik Derinlik’ten “Osmanlı Commonwealth”ine / 25.01.2012
- "Gazi Babatürk" Rauf R. Denktaş / 22.01.2012
- "Yeşiloba Şehitliği"nde Ermeni vahşeti / 20.01.2012
- Devlet halkına ihanet etmez / 18.01.2012
- Fransa’nın ‘Türkiye’nin Yalnızlaştırılması’ politikası / 13.01.2012
- Çukurova’da Fransız-Ermeni Mezalimi / 10.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

06.04.2011, 06.04.2010, 06.04.2009, 06.04.2008, 06.04.2007, 06.04.2006, 06.04.2005, 06.04.2004, 06.04.2003, 06.04.2002, 06.04.2001, 06.04.2000, 06.04.1999, 06.04.1998, 06.04.1997, 06.04.1996, 06.04.1995, 06.04.1994, 06.04.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.