logo
25 EYLÜL 2026

Euro'nun Türk Lirası Karşısındaki Değeri: Neden Bu Kadar Önemli?

26.06.2026 10:29:00
Reklam
 
Euro'nun Türk Lirası Karşısındaki Değeri: Neden Bu Kadar Önemli?
Euro'nun Türk Lirası Karşısındaki Değeri: Neden Bu Kadar Önemli?



Türkiye ekonomisi, küresel gelişmelerden ve iç dinamiklerden doğrudan etkilenen bir yapıya sahiptir. Bu yapının en somut göstergelerinden biri de döviz kurlarıdır, özellikle de Euro'nun Türk Lirası karşısındaki güncel değeri. Euro kaç TL? sorusu sadece yurt dışına seyahat edecekler veya yurt dışından ürün ithal eden firmalar için değil, aynı zamanda günlük hayatında market alışverişi yapan, akaryakıt alan veya birikimlerini değerlendiren herkes için yakından takip edilmesi gereken bir göstergedir. Zira Euro kuru, enflasyondan ithalat maliyetlerine, enerji fiyatlarından genel fiyat istikrarına kadar pek çok makroekonomik değişkeni doğrudan etkiler. Kurdaki dalgalanmalar, bir yandan ihracatçılarımız için rekabet avantajı yaratabilirken, diğer yandan ithalata bağımlı sektörlerin maliyetlerini artırarak genel fiyat seviyesine yansıyabilir. Bu nedenle, anlık ve doğru Euro/TL kur bilgisine erişim, kişisel bütçelemeden büyük ticari kararlara kadar her düzeyde stratejik önem taşır. Döviz kurlarındaki değişimlerin ardındaki nedenleri anlamak, global ekonomik verileri takip etmek ve güvenilir kaynaklardan güncel kura ulaşmak, finansal planlamanın vazgeçilmez bir parçasıdır. Hangikredi gibi platformlar, bu anlık verileri sunarken, aynı zamanda döviz kurları hakkındaki açıklayıcı içerikleriyle kullanıcıların bu karmaşık konuyu daha iyi kavramasına yardımcı olur.
 

Banka Faiz Oranları: Tasarruftan Krediye Geniş Bir Yelpaze


Finansal kararlarımızın temelini oluşturan bir diğer önemli unsur ise banka faiz oranları oluyor. İster birikimlerimizi değerlendirirken mevduat faizlerini araştıralım, ister ev, araba veya ihtiyaç kredisi kullanırken maliyetleri kıyaslayalım, faiz oranları cebimizden çıkacak veya cebimize girecek parayı doğrudan belirler. Mevduat faizleri, tasarruflarımızı enflasyon karşısında koruma ve reel getiri elde etme amacına hizmet ederken, kredi faizleri ise hayallerimize ulaşmak veya acil ihtiyaçlarımızı karşılamak için katlandığımız maliyetleri ifade eder. Bankaların sunduğu faiz oranları, Merkez Bankası'nın politika faizleri, enflasyon beklentileri, bankaların kendi fonlama maliyetleri ve rekabet koşulları gibi pek çok faktöre bağlı olarak sürekli değişiklik gösterir. Bu dinamik ortamda, en avantajlı faiz oranını bulmak, banka banka dolaşarak veya tek tek web sitelerini ziyaret ederek oldukça zaman alıcı ve yorucu bir süreç olabilir. İşte tam da burada, Hangikredi'nin karşılaştırma motoru devreye girerek, yüzlerce bankanın mevduat, ihtiyaç kredisi, konut kredisi ve taşıt kredisi faiz oranlarını tek bir çatı altında toplayarak kullanıcılarına sunar. Kullanıcılar, birkaç basit adımla kendi finansal profillerine en uygun teklifleri kolayca listeleyebilir, maliyetleri şeffaf bir şekilde görebilir ve bilinçli bir seçim yapabilirler. Bu karşılaştırma imkanı, hem zaman kazandırır hem de en uygun faiz oranını bularak binlerce liralık tasarruf etme potansiyeli sunar.
 

Esnek Hesap Faiz Hesaplama: Acil Nakit İhtiyaçlarının Akıllı Yönetimi


Bazen beklenmedik harcamalar veya anlık nakit ihtiyaçları karşısında esnek hesap olarak bilinen kredili mevduat hesapları (KMH) hayat kurtarıcı olabilir. Bankaların müşterilerine sunduğu bu ürünler, hesabınızda para olmasa bile belirli bir limit dahilinde nakit çekmenizi veya harcama yapmanızı sağlar. Ancak bu kolaylığın bir de maliyet tarafı vardır: esnek hesap faiz oranları. Esnek hesap faiz hesaplama konusu, bu ürünleri kullanan her bireyin dikkatle anlaması gereken bir noktadır. Çünkü esnek hesaplar genellikle günlük faiz işletir ve kullanılan tutar ile kullanılan gün sayısına göre faiz yükü oluşur. Faizler genellikle aylık olarak hesaplanır ve ana borca eklenir, bu da borcun ödenmediği takdirde bileşik faiz etkisi yaratabilir. Farklı bankaların esnek hesap faiz oranları, kullanım limitleri ve ek ücretleri birbirinden farklılık gösterebilir. Bu nedenle, bir esnek hesap kullanmaya karar vermeden önce, farklı bankaların sunduğu koşulları detaylı bir şekilde incelemek ve faiz hesaplama mantığını iyi anlamak kritik öneme sahiptir. Hangikredi, bu konuda da kullanıcılarına değerli bir rehberlik sunar. Bankaların esnek hesap ürünlerinin faiz oranları ve genel koşulları hakkında bilgi sağlayarak, kullanıcıların ihtiyaçlarına en uygun ve en düşük maliyetli çözümü bulmalarına yardımcı olur. Esnek hesap kullanırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, kullanılan tutarı mümkün olan en kısa sürede kapatmak ve böylece faiz yükünü minimumda tutmaktır. Aksi takdirde, küçük gibi görünen bir borç, zamanla önemli bir maliyete dönüşebilir.
 

Hangikredi: Finansal Bilincin ve Gücün Adresi


Yukarıda bahsedilen tüm finansal süreçlerde, doğru bilgiye ulaşmak ve bu bilgileri etkin bir şekilde karşılaştırmak, bireylerin finansal refahını doğrudan etkileyen faktörlerdir. İşte bu noktada Hangikredi, Euro kaç TL, banka faiz oranları ve esnek hesap faiz hesaplama gibi kritik konularda kullanıcılarına kapsamlı ve güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanır. Hangikredi, Türkiye'nin önde gelen finansal karşılaştırma platformlarından biri olarak, bankaların sunduğu ürün ve hizmetleri tarafsız bir şekilde listeler, detaylı analizler sunar ve kullanıcıların kendi ihtiyaçlarına en uygun seçenekleri kolayca bulmalarını sağlar. Sadece faiz oranlarını karşılaştırmakla kalmaz, aynı zamanda kredi notu sorgulama, kredi kartı başvurusu, mevduat getirisi hesaplama ve finansal ürünler hakkında bilgilendirici makalelerle kullanıcıların finansal okuryazarlık seviyesini artırmayı hedefler.

Hangikredi'nin sunduğu kolay arayüz ve kapsamlı veri tabanı sayesinde, artık her bir bankanın kapısını çalmak veya karmaşık web sitelerinde kaybolmak zorunda kalmadan, dakikalar içinde en güncel ve avantajlı finansal fırsatlara ulaşmak mümkündür. İster döviz piyasalarındaki son gelişmeleri takip ediyor olun, ister birikimlerinizi en yüksek faiz oranlarıyla değerlendirmek isteyin, ister acil bir nakit ihtiyacınız için en uygun krediyi arıyor olun, Hangikredi sizin için tüm seçenekleri bir araya getirerek, bilinçli ve akılcı finansal kararlar almanız için gerekli tüm araçları sunar. Finansal dünyadaki karmaşıklığı sadeleştiren ve kullanıcılarını bilgiyle güçlendiren Hangikredi, modern dünyanın finansal ihtiyaçlarına pratik ve güvenilir çözümler sunan vazgeçilmez bir platformdur. Geleceğinizi bugünden şekillendirmek ve finansal hedeflerinize emin adımlarla ilerlemek için Hangikredi'nin sunduğu imkanlardan faydalanmak, atacağınız en akıllıca adımlardan biri olacaktır.

Usülsüz gayrimenkul satışlarıyla 1070 yabancıya vatandaşlık soruşturmasında 26 kişi tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen, gayrimenkul edinimi yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancılara yönelik usulsüz işlemlerin incelendiği soruşturma kapsamında gözaltına alınan 74 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 26'sı tutuklanırken, 48 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi

25.09.2026 06:00:00
İHA
 
Usülsüz gayrimenkul satışlarıyla 1070 yabancıya vatandaşlık soruşturmasında 26 kişi tutuklandı
Usülsüz gayrimenkul satışlarıyla 1070 yabancıya vatandaşlık soruşturmasında 26 kişi tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, yabancı uyruklulara yapılan bazı gayrimenkul satışlarının gerçeği yansıtmadığı tespit edildi.

İncelemelerde, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığı, gayrimenkul alım satım işlemlerinin ise aracı şirketler veya satıcıların mali kaynakları kullanılarak yanıltıcı şekilde gerçekleştirildiği belirlendi.

Soruşturma kapsamında usulsüz işlemler sonucunda 1070 yabancı uyruklu kişinin Türk vatandaşlığı kazandığı, işlemlerin toplam 72 milyon 250 bin dolar tutarında olduğu tespit edildi. Gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği ve bu yöntemle haksız menfaat temin edildiği de belirlendi.

26 şüpheli tutuklandı

İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonda yakalanarak gözaltına alınan 74 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemleri sonrası mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 26'sı tutuklanırken, 48 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 8 şüpheli tutuklandı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheliden 8'i tutuklandı

25.09.2026 02:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 8 şüpheli tutuklandı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 8 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 21 şüphelinin savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.

Şüpheliler, Ali Rıza İncekaya, Haldun Saffet İnal, Erhan Kilimci, Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Nilgün Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Sezai Bekgöz, Ahmet Özcan, Mehmet Ziya Gökalp, Sibel Gökalp, Tamer Akbal, Abdullah Yusuf Yarız, Selim Dağbaşı, Özdemir Ataseven, Gökhan Ataseven ve Hamza Kablan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik, sevk edilen şüphelilerden Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya ve Ahmet Özcan'ın tutuklanmasına karar verdi.

Nilgün Sarıçalı ve Sezai Bekgöz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Şüphelilerden 11'inin hakimlikteki işlemleri devam ediyor.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da dün adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Dün adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in de tutuklanmasına karar verilmişti. 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedilmişti.

Böylece, soruşturmada tutuklananların sayısı 26'ya ulaşmıştı. 

Adli Tıp Kurumu'nda hırsızlık yapan şüphelinin ifadesi alındı

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümünden 9 gün sonra Adli Tıp Kurumu'na girerek hırsızlık yapan hükümlü G.E'nin, "şüpheli" sıfatıyla ifadesi alındı

24.09.2026 20:03:00
Anadolu Ajansı
 
Adli Tıp Kurumu'nda hırsızlık yapan şüphelinin ifadesi alındı
Adli Tıp Kurumu'nda hırsızlık yapan şüphelinin ifadesi alındı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ile "2937 sayılı yasaya muhalefet" suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.

Kozinoğlu'nun 13 Kasım 2011'deki ölümünden 9 gün sonra 22 Kasım 2011'de Adli Tıp Kurumu'nda hırsızlık yaptığı belirlenen, dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından kesinleşmiş cezası bulunan hükümlü G.E'nin, soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla ifadesi alındı.

Dosya kapsamında bir kısım delillerin henüz toplanmadığı ve G.E'nin 2040 yılına kadar infaz edilecek kesinleşmiş cezalarının bulunduğu değerlendirilerek, ifadesinin ardından ceza infaz kurumuna geri gönderildiği öğrenildi.

Ne olmuştu?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alındığını, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalara başlandığını ifade etmişti.

Soruşturmadaki ilk operasyonda olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında firari olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmişti. Gözaltına alınan 10 zanlıdan 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9'u serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, muhabir, kameraman ve 7 sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Hakimlik, muhabirin de aralarında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

Başsavcılığın talebi üzerine, Kozinoğlu'nun fethi kabir işlemi yapılmıştı.

Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermiş ve Kurtlar Vadisi Pusu dizisi hakkında inceleme başlatılmıştı.

Tutuklu sayısı 9'a yükseldi

Soruşturmada, olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklanmış, Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

Eski gazeteci Osman Arslan tutuklanmış, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış, ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, Kurtlar Vadisi dizisinde "Ömer Baba" karakterini canlandıran oyuncu Emin Olcay ve "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak'ın "tanık" sıfatıyla ifadesi alınmıştı.

Soruşturma kapsamında, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in "bilgi sahibi" sıfatıyla ifadesi alınmıştı.

FETÖ kapsamında yargılandığı davada hükümlü olan Enver Altaylı da tutuklanmıştı.

Ayrıca, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında, "Kurtlar Vadisi" senaryosuna dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek'in tutuklandığını bildirmişti. 

Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi

Milyarlarca liralık fon skandalına ilişkin yürütülen soruşturmada dalga genişliyor. Son olarak, aralarında eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci'nin de bulunduğu 3 yeni isim tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

24.09.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi
Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarındaki usulsüz işlemler ve milyarlarca liralık fon vurgununa yönelik yürütülen dev soruşturmada sıcak bir gelişme yaşandı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci, Ali Rıza İncekaya ve Haldun Saffet İnal, savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturma derinleşiyor, tutuklu sayısı artıyor

Piyasalarda yaşanan likidite ve temerrüt krizinin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 131 fonun tasfiyesine karar verilmesiyle başlayan süreç, adli makamların operasyonlarıyla derinleşiyor.

Dün adliyeye sevk edilen ve aralarında holding yöneticilerinin de bulunduğu 20 şüpheliden 17'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Son operasyonlar ve alınan kararlarla birlikte dosyadaki toplam tutuklu sayısı 26'ya yükselirken, gözaltına alınan yeni isimlerin de eklenmesiyle adli süreç hız kazandı.

Kritik isimler kıskaçta

Yürütülen soruşturmada daha önce finans ve sigorta dünyasından tanınan Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, akademisyen yazarlar Emre Alkin ve Kerem Alkin ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı gibi profili yüksek çok sayıda isim tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci ve beraberindeki iş insanlarının da dosyaya şüpheli olarak dahil edilmesi, soruşturmanın bürokrasi ve finans ayağında çok daha geniş bir etki yaratacağını gösteriyor. Savcılık, şüphelilerin yurt dışı para transferleri, kripto varlık hareketleri ve piyasa dolandırıcılığı iddiaları üzerindeki incelemelerini titizlikle sürdürüyor.

Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi

Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi

24.09.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi
 Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi
Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20'si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

20 Eylül'de düzenlenen dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 

Savcılık sorguları ardından 22 şüpheli tutuklama, 3 şüpheli adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

20 şüpheli tutuklanırken, 5 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Örgüte yönelik soruşturma; yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketi oluşturma suçlamalarıyla yürütülüyor.

SORUŞTURMA HAKKINDA BİLİNENLER

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, soruşturmanın dini faaliyetlerle ilişkisinin bulunmadığının altını çizmişti.

Başsavcılığın açıklamasında da soruşturmanın şüpheli mali işlemler üzerinden yürütüldüğü belirtilmişti. Suç örgütü adı verilen yapıyla mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edilmişti.

Bunlar arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan, denizcilik ve eğitime farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler yer aldı.

Yurt dışına büyük miktarlarda para transferi yapıldığı da iddia edilirken MASAK incelemelerinde, 100 milyar TL'yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi.

İLK DALGA OPERASYON

Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturmada gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki 32 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmişti. Kuriş soruşturmasında gözaltına alınan şüpheliler, 16 Ağustos sabahı adliyeye sevk edilmişti. Mahkeme aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliden 32'sini tutuklamıştı.

Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor

Adalet Bakanlığı tarafından 175 ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen yazıyla adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kurulacağı bildirildi

24.09.2026 14:17:00
İHA
 
Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor
Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor
Dijital suçlarla mücadelede yeni yapılanma

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, siber alanda suçla mücadelenin daha hızlı, etkin ve koordineli hale getirilmesi amacıyla adliyelerde yeni büroların kurulacağı belirtildi. Çocukları ve gençleri suça, şiddete ve istismara yönlendiren; vatandaşların özel hayatını, kişilik haklarını, can ve mal güvenliğini hedef alan dijital içeriklere karşı adli kapasitenin güçlendirileceği ifade edildi.

Suç içerikleri yakından izlenecek

Yeni yapılanmayla dijital mecralardaki suç içerikleri ve suça teşvik eden faaliyetlerin uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılarınca yakından izleneceği bildiren Bakan Gürlek, bu kapsamda şüphelilerin tespiti, gerekli adli işlemlerin başlatılması ve hukuka aykırı içeriklere müdahale süreçlerinin daha hızlı yürütülmesinin amaçlandığını kaydetti.

Dezenformasyonla mücadelede koordinasyon güçlendirilecek

Gürlek, kamuoyunu kasıtlı şekilde yanıltan, toplum huzurunu ve kamu düzenini bozmaya yönelik suç niteliğindeki dezenformasyon faaliyetleriyle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirileceğini ifade etti. Adalet Bakanlığının, çocukları koruyan, vatandaşların haklarını güvence altına alan, kamu düzenini ve hukukun üstünlüğünü dijital alanda da hâkim kılan adalet anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi

24.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi.

Bakan Tekin, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki silahlı saldırının İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde değil, lisenin yakınında gerçekleştiğini söyledi.

"Okullarda çok kapsamlı tedbirler alındı." diyen Tekin, saldırıyı gerçekleştiren H.O. isimli saldırganın evden aldığı silahla olayı gerçekleştirdiğini anımsatıp, "İlaçları nasıl çocukların erişemeyeceği yerlerde saklayın türünden uyarı varsa, bu silahların çocukların ulaşamayacağı yerlerde olması gerekiyor." diye konuştu.

Bakan Tekin, "Bu saldırıyı sadece ve sadece okul güvenliği, emniyet vb. üzerinden okumamak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Saldırgan H.O.'nun ilk ifadesinde akran zorbalığından bahsettiğini anlatan Tekin, "Çocuk henüz akran zorbalığı dediğimiz şeyi görebilecek kadar okula gitmemiş. Dokuzuncu sınıfa yeni kayıt olmuş. Devamsızlığından dolayı iki ya da üç gün gitmiş." bilgisini verdi.

Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Tekin velilere çağrıda bulunup, "Çocuklarımızın oyun sitelerinin arka planındaki mesajlaşma ortamlarında, sosyal medya platformlarında kiminle yazıştığı takip edilmeli." dedi.

"BİR ANNE BABANIN BUNU TAKİP ETMESİ GEREKİR"

Turgutlu'daki saldırıyı gerçekleştiren şüphelinin sosyal medya platformu yazışmalarında çeşitli ipuçları olduğunu kaydeden Tekin, "Bir çocuk neden kendi profilinde ABD'deki bir okul saldırısındaki bir saldırganın profil resmini kendi resmi yapar? Bir anne babanın bunu takip etmesi ve görmesi gerekir." dedi.

"REHBER ÖĞRETMENLERİMİZ GEREKLİ ŞEYLERİ YAPACAK"

15 Nisan'dan bu yana rehber öğretmenlerle bu konuda çalışmalar yaptıklarını anlatan Tekin, "Velilerden istirhamım, bu türden bir sıkıntılı durum gördüklerinde bunları rehber öğretmenlerimizle paylaşsınlar. Öğretmenlerimiz bu çocuklarla ilgili gerekli şeyleri yapacaklar." ifadelerini kullandı.

OKULLARDA ALINAN FİZİKİ TEDBİRLER NELER?

Türkiye'deki okulların tamamında, okulun bulunduğu sosyo ekonomik koşullar, fiziki pozisyonları değerlendirilerek bir parametre listesi oluşturduklarını anlatan Tekin, "Okullarımızın durumlarına göre her bir okulumuzu kategorileştirdik." dedi. Tekin çalışma hakkında şu bilgileri verdi:

"- Her bir okulumuzda bina içi kamera sisteminden, bina çevresi kameralara kadar bağlantıları yapıldı. Turnikeler, bazı okullarımızda yüz tanıma sistemleri, görevliler için el dedektörleri, acil durum butonları gibi her okulun durumuna tedbirler silsilesini başlattık.

- Binamızın durumuna göre bahçe duvarlarının yükseltilmesinden, kapısına turnike koymamız gereken okullara kadar. Hepsi güvenlik güçlerinin tespitleri doğrultusunda aldığımız tedbirler."

12 YILLIK EĞİTİM KISALACAK MI?

Bakan Tekin, 12 yıllık eğitimin kısalmasına ilişkin çalışmanın tartışmaya açıldığını belirterek şunları kaydetti:
"Bu konuda yazılmış raporlara bakıyoruz. Buradaki derdimiz çocuklarımızın okuldan uzak kalması değil, daha etkili eğitim alması. 12 yıllık periyot içerisinde çocuklarımıza verdiğimiz şeyleri artık çocuklarımızın çok daha hızlı erişebilecekleri bir ortam mümkün."

ÖZEL OKUL ÜCRETLERİ

Bakan Tekin, özel okul ücretlerine ilişkin ise şunları kaydetti:

"- 12 bin 500 tane özel okulumuz var. Bu özel okulların içerisinde ücreti 1,5 milyon liranın üzerinde olan 84 adet okul var. Bunlardan 14 tanesi anaokulu. Biz bütün öğrencileri bir okulla ilişkilendiriyoruz. Vatandaşın çocuğunu özel okula göndermesi bir zorunluluk değil. Biz her çocuğu evine en yakın devlet okuluyla ilişkilendiriyoruz.

- Biz özel okul temsilcilerinin fiyatlarını takip ediyoruz. Ve fahiş ücrete kesinlikle müsaade etmiyoruz. Özel okul temsilcileri de bu konuda çok hassaslar." Kıyafet, yemek ve kırtasiye ile ilgili fahiş fiyat denetimimizi yapıyoruz.

Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"

Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, depreme karşı en etkili önlemin yüksek katlı yapılardan vazgeçerek düşük katlı ahşap ve çelik yapılara dönmek olduğunu söyledi

24.09.2026 13:32:00 / Güncelleme: 24.09.2026 13:34:45
İHA
 
Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"
Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"
Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, bugün meydana gelen depremin ardından açıklamada bulundu. Çelik, tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, bir daha böyle bir afetin yaşanmamasını temenni etti. Depremin ne zaman olacağının kimse tarafından bilinemeyeceğini belirten Çelik, bu nedenle vatandaşların korkuya kapılmaması gerektiğini söyledi. Çelik, depreme karşı alınabilecek önlemlere ilişkin şunları kaydetti:

"İnsanoğlu ölüm dışında her şeye çözüm üretmiştir. Devletimiz ve mühendislerimiz elektriğe çözüm buldu, bugün elektrik kimseyi çarpmıyor. Biz jeoloji mühendisleri ve bilim adamları olarak depreme de çözüm bulmak zorundayız."



Çelik, çözümün düşük katlı ve dayanıklı yapılara geçişten geçtiğini vurgulayarak, "Kesinlikle yüksek katlı yapılardan vazgeçmemiz gerekiyor. İki, üç katlı ahşap ve çelik evlere dönmemiz lazım. Türkiye'de ortalama 20 yılda bir büyük deprem yaşıyoruz. Bu süreyi dikkate alarak yapılaşmamızı buna göre planlarsak, Allah'ın izniyle depremlerde can kaybı yaşanmaz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin farklı sismik bölgeleri olduğunu dile getiren Çelik, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinde meydana gelebilecek bir depremin geniş bir alanı etkileyebileceğini belirtti.

Çelik, yüksek katlı yapılara karşı mücadelesini sürdüreceğini sözlerine ekledi.

Alihan Kuriş soruşturmasında 20 şüpheli tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Alihan Kuriş soruşturması kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20'si tutuklandı

24.09.2026 12:21:00
İHA
 
Alihan Kuriş soruşturmasında 20 şüpheli tutuklandı
Alihan Kuriş soruşturmasında 20 şüpheli tutuklandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Alihan Kuriş'in 'çıkar amaçlı suç örgütü' faaliyetleri kapsamında 20 Eylül'de operasyon düzenlendi.

Operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheli, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi. Şüphelilerden 22'si tutuklama, 3'ü ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik tarafından tutuklama talebiyle sevk edilen 22 şüpheliden 20'si hakkında tutuklama kararı verilirken, adli kontrol talep edilen 3 şüpheli ile birlikte toplam 5 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla görüştü

24.09.2026 12:13:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla görüştü
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği ABD'nin New York şehrinde Genel Kurul başta olmak üzere birçok toplantıya katıldı, ülke liderleri ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle önemli görüşmeler gerçekleştirdi.

BM Genel Merkezi karşısında yer alan Türkevi'nde yoğun diplomatik görüşmeler yapan Erdoğan'ın görüşme ve kabullerinde ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.

Türkiye'nin barış, istikrar ve diyalog temelindeki yaklaşımını muhataplarıyla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül'de Vietnam Devlet Başkanı To Lam ile görüştü.

Türkiye'nin, iki ülke ilişkilerinin "Stratejik Ortaklık" seviyesine yükseltilmesi önerisine Vietnam'ın olumlu yanıt vermesinden memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Vietnam ile yatırım, ticaret, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti.

Erdoğan, iki ülkenin uluslararası alanda da birlikte çalışmaya devam etmesinin önem arz ettiğini ve bunu sürdürmek gerektiğini belirtti.

Vietnam Devlet Başkanı To Lam'in ardından Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus el-Menfi ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Libya'da istikrarın devamı için gayret gösterdiğini, diyalog ve uzlaşıyı amaçlayan sürecin devamının önemli olduğunu, Türkiye'nin Libya'nın menfaatine olmayan hiçbir formüle rıza göstermeyeceğini kaydetti.

Erdoğan, Menfi ile görüşmesinde iki ülkenin enerji, savunma ve madencilik alanlarındaki işbirliğini artırmak için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Menfi ile görüşmesinden sonra Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid el-Hamed es-Sabah'ı kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, bölgedeki zorlu ve çatışmalı süreçte Kuveyt gibi kardeş ülkelerin yanında olduğunu belirtti.

Görüşmede, iki ülkenin ticaret ve enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalıştığını anlatan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki zorlu ve çatışmalı süreçte Kuveyt gibi kardeş ülkelerin yanında olduğunu bir kez daha ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in bölgedeki saldırganlığının önünün alınması gerektiğini vurgulayarak, bunu sağlamak için uluslararası gayretlerin desteklenmesinin önemine işaret etti.

İlk günkü temaslarında Kosova Başbakanı Albin Kurti'yi de kabul eden Erdoğan, Türkiye'nin Kosova'ya, uluslararası camiada hak ettiği yeri alması için desteğinin devam edeceğinin, Türkiye'nin Balkan ülkeleri arasındaki diyaloğu da desteklediğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, iki ülkenin ticaret hacmini potansiyeline yakışır şekilde artırmak için adımlar atmayı sürdüreceklerini, güvenlik ve savunma sanayii alanlarındaki işbirliğini de ilerleteceklerini ifade etti.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı da Türkevi'nde kabul eden Erdoğan, Türkiye'nin Lübnan'da kalıcı huzur ve istikrarın sağlanması için gayret gösterdiğini, BM Lübnan Geçici Görev Gücü'nün yerini almak üzere uluslararası bir girişime ihtiyaç olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zor zamanlarda Türkiye'nin Lübnan halkının yanında olmaya devam edeceğini, Lübnan'a insani yardım ve tıbbi destek göndermeyi sürdüreceğini kaydetti.

Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze'yi kabul eden Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin, Gürcistan'ın 18 yıldır en büyük ticaret ortağı olmasından memnuniyet duyduğunu, ticaret, ulaştırma, güvenlik başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini daha ileri taşıyacak adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti.

İki ülkenin uluslararası alanda dayanışmasını sürdürmesinin önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan işbirliği mekanizmalarından en verimli şekilde istifade edilmesinin de ülkelere fayda sağlayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk günkü diplomasi trafiğini Doktor Patrick Soon-Shiong ile tamamlayarak, "100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri" etkinliğinde katılımcılara hitap etti.

Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken işbirliğinin yeni alanlarda geliştirilmesine yönelik yaklaşımını ortaya koyan Erdoğan, "Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler, Türkiye ile Amerika'nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. Amerika'yla tesis ettiğimiz diyalog ve eş güdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika'dan Asya'ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız." ifadelerini kullandı.

BM Genel Kurulu'na hitap
New York'taki temaslarının ikinci gününde BM Genel Kurulu'na hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş yıllarda başbakan, ardından cumhurbaşkanı sıfatıyla katıldığı 16'ncı BM Genel Kurulundaki hitabını 4'üncü sırada yaptı.

Konuşmasına BM'nin 81'inci Genel Kurulu'nun başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, konuşmasının büyük bölümünü Filistin'e, Gazze'de devam eden soykırıma ayırdı.

Bir gün herkesin, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacağına işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz. Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz. Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Bunun için uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum."

Erdoğan, "190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabında, "Tayyip Erdoğan olarak vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabb'im ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim." ifadelerini kullandı.

Guterres ile görüşme
BM 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabının ardından ikili temaslarını sürdüren Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görev süresinin sonuna yaklaşan Guterres ile küresel barış ve güvenliği ilgilendiren pek çok konuda yakın çalıştıklarını söyledi.

İsrail'in Gazze'de barış istemediğinin bir kez daha ortaya çıktığını, Batı Şeria'daki yerleşimci terörü ile Kudüs'teki kutsal mekanlara yapılan saldırıların durumu daha da kötüleştirdiğini belirten Erdoğan, iki devletli çözüm zemininin korunması gerektiğini bildirdi.

Erdoğan, İran ve Ukrayna'da tansiyonun düşürülmesi gerektiğini, Türkiye olarak diplomatik sürece bağlı kalınması için gayret gösterdiklerini, Hürmüz konusunda bölge içinden doğacak bir sürecin fayda sağlayabileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği için taraflardan sorumlu tutum sergilemelerini beklediklerini, Türkiye'nin Karadeniz'de ticaret gemilerinin hedef alınmasından rahatsız olduğunu vurguladı.

Erdoğan, görüşmede, Ada'da Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir önerinin netice vermeyeceğini bildirdi.

"İsrail saldırganlığının dizginlenmesi için uluslararası toplumun baskı kurması önemli"
Guterres ile görüşmesinin ardından BM Genel Merkezi'nde Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile görüştü.

Türkiye ve Katar olarak ikili ilişkileri yatırım, ticaret, enerji ve savunma sanayisi başta olmak üzere her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışmaya devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, bölgede enerji arzını olumsuz etkileyen gelişmelerin herkesi sıkıntıya soktuğunu belirtti.

Erdoğan, enerji ve ulaştırma koridorları alanlarındaki işbirliğini ilerletmenin önemli olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'de barış yönünde adımlar atmamakta ısrar ettiğine dikkati çekerek, bölgedeki İsrail saldırganlığının dizginlenmesi için uluslararası toplumun güçlü bir şekilde baskı kurmasının önemli olduğunun altını çizdi.

Görüşmenin ardından İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ı da kabul eden Erdoğan, Türkiye-İngiltere ilişkilerinin her alanda güçlendiğini, savunma sanayisi ve ticaret başta olmak üzere, birçok başlıkta atılacak adımlarla işbirliğinin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti.

İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da barış istemediğini defalarca eylemleriyle ortaya koyduğunu, buna karşı uluslararası toplum baskısının önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, İran ve Ukrayna'da gerilimin arttığını, Hürmüz konusunda mutabakat sağlanmasıyla müzakere sürecinin yeniden sağlanabileceğini kaydetti.

Erdoğan, Ukrayna konusunda bir yenişememe halinin hakim olduğunu belirterek, Karadeniz'de Türk veya yabancı ticaret gemilerinin hedef alınmasının durumu daha da karmaşıklaştırdığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının Ada'daki egemen eşitliği ve uluslararası statüsünün tanınmadığı hiçbir formülün sonuç vermeyeceğinin altını çizdi.

BM Genel Merkezi'nde Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi de kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Japonya'nın ikili ticaret hacmini kısa sürede dengeli bir şekilde artırma potansiyelinin bulunduğunu, enerji, altyapı ve savunma sanayisi alanlarındaki işbirliği fırsatlarını değerlendirmenin önemli olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin, bölgesinde ve dünyada barış için gayret gösterdiğini kaydeden Erdoğan, savaşların tahrip ettiği Suriye, Gazze ve Ukrayna'nın yeniden imarının da önemli olduğunu belirtti.

Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülke liderleriyle toplantı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülke liderlerinin katıldığı İran konulu toplantıya iştirak etti.

ABD Başkanı Trump, Gazze konusunda önemli adımlar attıkları ve bölgedeki krizi sona erdirmek için çaba gösterdikleri sürece ilişkin konuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönerek, "Tam olarak bir yıl önce, birçok ülke Birleşmiş Milletlerin yan etkinlikleri kapsamında burada bir araya gelerek Gazze'deki kanlı savaşı nasıl sona erdirebileceğimizi tartışmıştık ve neredeyse aynı isimler buradaydı. Aralarında Türkiye'den gelen, tam şuradaki dostum da vardı. Kendisi sert bir adamdır. Onunla uğraşmayın. Kendisi gerçekten harika bir adamdır." ifadesini kullandı.

BM Genel Merkezi'ndeki temaslarının ardından Türkevi'ne gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile görüştü.

Türkiye ve Polonya arasındaki ticaret hacmini artıracak adımlar atmanın faydalı olacağını, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini ileri taşımak için çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan, Türkiye olarak Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi için gayret gösterdiklerini, özellikle Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği için çalıştıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de barış ve huzurun hakim olması için uluslararası toplumun iki devletli çözüme desteğinin sürmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Nawrocki ile görüşmesinin ardından Erdoğan, Bangladeş Başbakanı Tarık Rahman'ı kabul etti.

Türkiye ile Bangladeş arasındaki ilişkilerin daha kurumsal zemine taşınması ihtiyacından söz ederek, savunma sanayisi alanında işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini ve karşılıklı ticaret hacminin artırılması için adımlar atılmasının faydalı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bangladeş'in 1 milyonu aşkın Rohingyalı Müslümana kucak açmış olmasının takdirle karşılandığını, Türkiye olarak barınma, eğitim ve altyapı alanlarındaki insani yardımların süreceğini ifade etti.

Erdoğan, Lotte NY Palace Hotel'de ABD Başkanı Donald Trump tarafından BM 81. Genel Kurulu'na katılan devlet başkanları ve eşleri onuruna verilen davete iştirak ederek ikinci günkü temaslarını tamamladı.

Paşinyan'ı kabul
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü günkü temaslarına Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı kabul ederek başladı.

Görüşmede, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ikili ticaret ve ulaştırma alanlarındaki normalleşme sürecini desteklediklerini, ilişkilerde yakalanan olumlu ivmenin devamının önemli olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye olarak Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde karşılıklı adımlar atılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Erdoğan, Ermenistan ile uluslararası organizasyonlarda gelişen işbirliğinin, normalleşme sürecine katkı sağladığını söyledi.

Paşinyan'ın ardından Erdoğan'ın Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi kabulünden sonra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, "Türkiye-Irak ortak basın açıklaması"nı paylaştı.

Buna göre, Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı. Bu çerçevede Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşıldı.

Irak'ın bu güvenlik uygulamalarında kaydettiği ilerleme çerçevesinde, kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edecek.

Taraflar ayrıca, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi, imzalanan anlaşmaların derhal uygulamaya konulması ve başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere ortak stratejik projelerin hızlandırılması hususlarında görüş birliğine vardı.

Türkevi'nde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın kalıcı barışla neticelenmesi için Türkiye'nin elinden geleni yapmaya her zaman hazır olduğunu, doğrudan müzakerelerin canlandırılması için çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği konusunda adım atılmasının gerekli olduğunu, ticari gemilere saldırının izahının olamayacağını, taraflardan sorumlu davranış beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin geliştirilmesi için de adımlar atmayı sürdüreceklerini söyledi. Erdoğan, enerji, madencilik ve savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini artırmanın iki ülke açısından yararlı olacağını kaydetti.

Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı
Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD ile stratejik işbirliğimiz her alanda gelişiyor. Siyasi ilişkilerimizde yakaladığımız ahengi ekonomik, ticari ilişkilerimize de yansıtmayı arzu ediyoruz." dedi.

Sanayide katma değeri artırmak için hedefli ve seçici politikalar uyguladıklarını belirten Erdoğan, "Yapay zekada bize güç katacak ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarını hızlandırıyoruz. Sağlık alanında Ankara'da kurmakta olduğumuz endüstri bölgesiyle yatırımcılara güçlü teşvikler sağlıyoruz. Bölgesel potansiyelimizi harekete geçirmek için Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Kısacası, Türkiye şoklara yalnızca tepki veren değil, şoklara direnç kazanmış, dayanıklılığa, verimliliğe ve ekonomik güvenliğe yatırım yapan bir ekonomidir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika ile ekonomik münasebetleri yalnızca ticaret rakamları üzerinden okumanın doğru olmayacağını belirterek, "Küresel ekonomik düzenin yeniden kurgulandığı bir dönemde Türkiye ile stratejik bir ekonomik işbirliği modeline ihtiyaç olduğu kanaatindeyim." dedi.

"BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, temasları kapsamında BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği"ne katıldı.

Bu buluşmanın, iklim değişikliğine dair aldıkları kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olması için çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, "Avustralya ile birlikte farklı coğrafyaların beklentilerini gündeme taşıyacak bir anlayışla hazırlıkları yürütüyoruz. Fiji'de düzenlenecek Pre-COP'un ve Tuvalu'daki liderler buluşmasının Pasifik ülkelerinin seslerinin duyurulmasına vesile olacağına inanıyorum." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, COP31 kapsamında bilhassa elektrifikasyon ve sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035'e giden süreçte yeni hedefler belirlediklerini ve katılımcılardan bu gündeme güçlü destek vermelerini beklediklerini anlatarak, şunları kaydetti:

"İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkum olacaktır. Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların kendi şartları, imkanları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor. Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızla ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir. İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hale getirebiliriz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği" sonrası Türkevi'nin yanında yer alan, Türklere ait bir pastanede vatandaşlarla bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York programının son ayağı, TASC, UID, MÜSİAD ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyince düzenlenen etkinlik oldu.

Programda, "Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde maalesef sorunlar yaşanıyor. Müslümanlardan entegre olmasını değil, asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, ABD'deki ara seçimlerle ilgili de "Yaklaşan ara seçimlerde tüm vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaya, seslerini duyurmaya davet ediyorum. İradenizi sandığa en üst seviyede yansıtmanız çok, çok önemlidir. Birlik içinde, beraberlik içinde en önemlisi de kardeşlik içinde buradaki faaliyetlerinizi başarıyla sürdürmenizi gönülden temenni ediyorum." değerlendirmesini yaptı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.