HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 HAZİRAN 2022, PERŞEMBE

Evet, eğitim şart

03.01.2022 00:00:00

Güzel ülkemizin güçlü ve aydınlık geleceği için okullarımızı, eğitim sistemimizi, Öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi çağlar ötesine taşıyacak donanım ve imkânlara kavuşmalarını sağlayacak yeni düşünceler ve yeni modeller oluşturmamız ve tartışmamız gerekmiyor mu?

Bu mübarek milletin çocuklarını yormadan, bıktırmadan, usandırmadan, mutlu ve memnun bir şekilde koşa koşa gittiği bir okul, bir eğitim mantığını oluşturmalıyız. 

Hangi veliye, hangi öğretmene, hangi öğrenciye okullardaki sıkıntılar nelerdir diye sorsak maalesef bir dokunur bin ah işitiriz.

Tabi ki okullarda huzur çok önemli… Memnuniyet, başarı çok önemlidir. Ancak günümüzde okullarımızda okuyan özellikle lise öğrencilerimizde, velilerin de çok büyük bir memnuniyetsizlik, umutsuzluk, hayal kuramama, boş vermişlik ile karşı karşıyayız. Üniversite sınavlarına hazırlanan gençlerde de çok büyük kaygılar var.

Bu durum da hem sınıf ortamında hem de okul ortamında özellikle öğretmenleri ve okul idarelerini düzen ve disiplin açısından çok büyük sıkıntılara sokuyor.

Yetenekli, hakikaten hedefleri ve hayalleri olan çocuklar da bu ortamlardan olumsuz etkileniyor. Başarıları engelleniyor. Ülkemizin geleceği olan bütün çocuklarımızı kendi yararlarına, aileleri yararına, millet ve insanlık yararına kazanmalıyız. 

Peki, velinin, öğretmenin, öğrencinin şikâyet ettiği, memnun kalmadığı okullarımızda ne yapılmalı?

Öncelikle okul öncesi ve temel eğitim bir çocuğun kişilik ve kimliğinin oluşmasında çok önemli. Bu kademede milli ve manevi kimlik oluşturacak eğitimler çocuklara verilmeli. Akademik konularla çocukları sıkboğaz etmemeliyiz. Temel eğitimin Amacı kesinlikle tamamen akademik başarı olmamalı.

Temel amacı: Anadolu'muzun örf ve adetlerine göre; toplumda saygıdeğer, Vatanını ve milletini seven, oturup kalkmasını bilen, toplum içinde konuşma becerisi edinmiş, anayasal haklarını bilen ve bu haklarını savunabilen bireyler yetiştirmek olmalı. Kısacası ahlaki eğitimin öncelik verildiği bir okul olmalı. Ayrıca bu temel eğitim, öğrencilerin yeteneklerini keşfetmesine de yardımcı olmalı.

Bu öğrenciler daha sonra yine evine en yakın liseye giderek temel eğitimin devamı ile birlikte temel akademik bilgilerini de alarak Temel Liseyi iki yılda tamamlamalı, diplomasını almalı ve devam etmek istemeyen çocuklar da zorunlu tutulmamalı. Böylece bu sistemde gerçekten akademik veya mesleki eğitim almak isteyen öğrenciler bulunacağından hem akademik başarıda hem de mesleki başarıda çok olumlu ilerlemeler olacaktır. Devam etmek istemeyen öğrenciler Temel Lise mezunu unvanıyla sanayide, tarımsal alanda veya küçük işletmelerde maaş ve sigorta garantisiyle belli kurslardan geçirilerek doğrudan ekonomiye katkı sağlatılabilir.

Eğer Üniversite okumak istiyorsa üniversiteye ve meslek alanlarına yönelik olarak yapılacak sınavlara girmeli başarırsa iki yıllık Temel Liseden sonra Yüksek Lise okuyabilir.

Mesele, çocuk doktor olmak istiyor ise yüksek lisede sağlık alanında bir yüksek liseye gider. On altı yaşlarındaki bir çocuğun doktorluk alanındaki temel eğitimi alması nerede? Günümüzde olduğu gibi bir iki yılda üniversiteyi kazanma hazırlığını da katarsak yirmi yaşlarında tıp fakültesine giden öğrenci nerede? Tıp doktorluğu her ne kadar matematik ve fen bilgisi gerektiriyor olsa da mutlaka belirli bir düzeyde psikomotor beceri de gerektiriyor. 

Düşünün lütfen yirmi yaşına gelmiş ama hâlâ basit bir iğne bile yapabilecek bilgisi yok. Belki birkaç derste o bilgiyi edinebilir ancak teknik olarak 16 yaşından beri bu işin içinde olan birisiyle aynı psikomotor beceriye sahip olabileceğini düşünebilir miyiz?

Örnekleri arttırabiliriz; mühendislik, mimarlık gibi alanlarında da aynı durum geçerli. Takdir edeceğiniz üzere bu alanlarda matematik bilgisi kadar teknik resim becerisi de olmazsa olmaz. Peki, 20 yaşına kadar eli cetvel tutmamış birinden nasıl üst düzey mimar, mühendis olmasını bekleyebiliriz. Şimdi diyebilirsiniz ki, ama mevcut sistemde okuyup çok başarılı doktor, mühendis, mimar vs. var. Evet, çok doğru… Bu başarılı arkadaşlar öncelikle çok yetenekli, ancak bu yeteneklerini yirmili yaşlarda değil de on altılı yaşlarda sergileyebilselerdi durum çok daha farklı olmaz mıydı, ne dersiniz?

Şimdi liseyi dört yıl okumak istemeyen bir çocuğu zorla okulda tutmanın bir anlamı yok. Sırf zorunlu olduğu için gitmek zorunda kalan ve bu zorunluluktan ötürü hem ailesine hem de sınıf arkadaşlarına zorluk çıkaran çocukları kabiliyetlerine göre spor, sanat, mesleki küçük işletmelerde yönlendirilerek bu evlatlarımızda usta çırak hiyerarşisi için de mesleki eğitimine devam edebilirler. Böylece bu evlatlarımız da çalışarak ülke ekonomisine katkıda bulunurlar.

Bu vesile ile ülkedeki derslik ihtiyacı büyük oranda çözülür. Böylece hem zorunlu eğitime tabi olan temel lise öğrencileri hem de akademik başarıyı hedefleyen yüksek lise öğrencileri daha rahat ortamlarda ders görür.

Temel liseler temel eğitimi önceleyen amaçlarına riayet ederek görevlerini yaparlarsa toplumdaki suç oranları bile nispeten azalır. 

Temel Lise eğitiminden sonra akademik kariyerine devam edecekler iyi bir öğretmen, mühendis, doktor, avukat, hâkim vs. olmadan önce iyi bir insan olmayı öğrenir.

Zaten eğitimin, öğretimin temel gayesi öncelikle iyi insan yetiştirmek değil mi?

 
 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

03.01.2021, 03.01.2020, 03.01.2019, 03.01.2018, 03.01.2017, 03.01.2016, 03.01.2015, 03.01.2014, 03.01.2013, 03.01.2012, 03.01.2011, 03.01.2010, 03.01.2009, 03.01.2008, 03.01.2007, 03.01.2006, 03.01.2005, 03.01.2004, 03.01.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.