HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 KASIM 2021, PAZAR

Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Seni Buldum - III

12.04.2021 00:00:00
'Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Seni Buldum - III' seslendirme dosyası:
>>Dünden Devam>>
 
Nitekim din de, felsefe de, bilim ve akılda da özeleştiriden ve yanlış teşhislerden kaynaklanan bir kompleks içindedir. Her paradigma kendi doğruları üzerinden kendisini tabulaştırma peşinde olduğu üzere Felsefe de bu anlamda dine benzemeye başladığından beri çıkmaza doğru sürüklendi. Çünkü" Hakikat"i aradığını iddaa eden Felsefe, kendi gerçeğini "hakikat" diye iddaa etti. Bu da en çok eleştirdiği dogmatik bilgilerin dogma olarak reddiyesi veya kabulüyle sonuçlandı. Ve  böylece kendisini bilmeden yeni bir "dogma" olarak ilan etmiş oldu. Nasılsa insanın en çok eleştirdiği şey en az bildiği şeydir.

Burada şu tespiti yapmak yerinde olacaktır. Dogmaları reddederek kendi doğrularını kabul ettirmekte bir ''dogma'' çeşidi olduğu için bilimsel olarak gerçekliği kabul edilen "İlahi dogma"yı seçme arzusu, İslam dini açısından daha reel sonuçlar doğurmuştur.
Ancak bu defa da dinin kendi içinde de akıl üzerinden, din üzerinden, bilim ve Felsefe üzerinden  ''yeni toplum mühendislikleriyle'' karşı karşıya kalındı. Fyodor Dostoyevski "İnsana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur." der. Felsefe de din de maalesef kendi içinde nesnel düşünceyi ara sıra kaybetmiş olmalarıdır.

Konumuza dönelim, Anselmus, Proslogion  adlı eserinde; ''İnanmaktayız ki sen (Tanrı) kendisinden daha büyüğü düşünemeyecek olan bir şeysin'' diyerek akılda biçimlendirir. ''Tanrı yoktur dediğinde dahi bu sözlerin olup olmadığı konusunda bir anlayış getirmese de dile getirdiklerini anlayabilecek durumdadır. İnkar edenler dahi aklında Tanrı ile ilgili kavrayışa sahiptir. Ancak Anselmus akıldaki  kavrayış ve ideanın olması kabul edilebilir bir şey değildir. Kendisinden daha büyüğü düşünemeyecek Tanrı bir kez düşünüldüğünde o sadece aklıda var olmakla kalmayacak aynı zamanda gerçeklikte yer alacaktır. Bu kanıt Anselmus'ta Tanrı'ya imandır. akılda başlar ve İlahi aydınlanma ile devam eder.

Anselmus, Agustinus dan yaklaşık 7 asır sonra 1033 de doğmuştur. Proslogion eserinde "Zira inanayım diye anlamayı gözetmiyorum fakat anlayayım diye inanıyorum. Çünkü şuna inanıyorum ki inanmadıkça anlamayacağım" 0ntolojik kanıtıdır. Ve bütün iyi şeyler tekbir iyiden dolayı iyidirler.
Agustinisudan 750 yıl sonra 1079 da doğan Abelardus'a göre niyet eylemden daha önemlidir. Günah kötü niyetle ortaya çıkar. Zira ilk günah diğer  insanları etkilemez. Bireysel günahlardır. Bu yüzden bireysel niyet belirleyicidir.

Augustinus'dan yaklaşık 14 asır sonra Immanuel Kant
"Öyle eyle ki, senin istemenin maksimi, hep aynı zamanda genel bşr yasamanın ilkesi olarak da geçerli olabilsin. "  Bu bilge kişiler Felsefe ve din birlikteliğini aydınlanma ile birleştiren din ile felsefe yi çok iyi bilen filozoflardı. Biz bu aydınlanmaya "irfan" yer ettği mekana "gönül" diyoruz.
Daha önce de dediğimiz gibi Din bilmeden Felsefe akademik gevezeliktir. Felsefe bilmeden Din ise taklittir. Mukallitliktir. Bunun ötesine geçemez şekil ve şekilcilikte kalır, asla öze inemez.

Kişisel gelişimler, spirütüelciler, yeni yeni akımlar, pozitivist ve popülist yaklaşımlar ve daha niceleri  istemeden de olsa insanı bencilliğe, belirsizliğe, taklitciliğe, bireyselciliğe götürür. Oysa felsefe bilerek,  din isteyerek erdeme ve öze ulaştırır.
İşte bütün bu alanların,  ilgilerin, bilimin, dinin, felsefenin, akıl ve kalbin tüm bunların birleştiği yer; akıl zeka, önsezi, rüya, his, duygu değil  tüm hepsinin bütün olduğu gönüldür.
Bunu gerçekleştirmek içinde Geçen dediğimiz gibi; Öğrenilmiş hakikatleri,  gerçeklik aynasında görmektir İrfan. Şeksiz şüphesiz şahit olmaktır... Bu anlamda bu gönüle sahip  olmak irfan gerektirir.
Biz de bu bir okul olalım ve filozofların bilge insanların gönlüyle kavrayalım . Ancak unutmayalım,
 "Gönül okuluna "kimseyi gücendirmemek" şartıyla girersin. Ancak "Kimseden gücenmemek" şartıyla mezun olabilirsin.
 
Sözün Özü:
Her horoz kendi samanlığında öter diye biz de kendi samanlığımıza geri dönelim.
Gönül Okulunun Samanlık sınıfına.
Dünya bir Samanlık sınıfıysa biz de iğnemizi kaldığımız yerden aramaya devam edelim.
 
Olmayan İğneyi  bulmasa da aramak filozofluktur
Mıknatıslı iğneyi bulmak alimliktir.
Olmayan İğneyi bulmak deliliktir.
Olan iğneyi bulmasa da aramak dervişlik
Olan iğneyi vazgeçmeden arayarak bulmak bilgeliktir.
 
 
                
 

 
Arda Karani / diğer yazıları
- İslam ve bilim ilişkisi üzerine -II- / 27.11.2021
- İslam ve bilim ilişkisi üzerine -I- / 12.11.2021
- Din ve bilim ilişkisi / 04.10.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi -II- / 27.09.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi / 13.09.2021
- Doğru bilgi için usül ve yöntem / 05.09.2021
- Epistemoloji ve bilgi problemi / 30.08.2021
- Doğru bilgiye nasıl ulaşırız? / Usül ve bilgi problemi / 22.08.2021
- Boyutlar ve mutlak zaman üzerine / 16.08.2021
- Miraç mucizesi astral bir yolculuk mudur? / 02.08.2021
- Astral seyahat mi, zamanda yolculuk mu? (Tayyi zaman) / 11.07.2021
- Astral seyahat mi? Mekanda yolculuk mu? (tayyi mekan) / 01.07.2021
- Kozmik takvimde zaman ve ışık yılı / 24.06.2021
- Kozmik takvimde zaman -II- ve izafiyet / 19.06.2021
- Kozmik takvimde zaman / 16.06.2021
- Elbise kuramı -II- insan elbisedir / 11.06.2021
- İnsan nedir? Elbise kuramı -I- / 03.06.2021
- İnsanlık açısından din- III / 26.05.2021
- İnsanlık açısından din - II / 25.05.2021
- İnsanlık açısından din – I / 09.05.2021
- Türk Soykırımı - 13 Kasım 1918 / 04.05.2021
- Din Açısından İnsanlık-II / 02.05.2021
- Din açısından insanlık - I / 01.05.2021
- İSLAMOFOBİ / Vatikan’ın Necefle SON VALSİ / 25.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 24.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 23.04.2021
- Yargı Problemi / İslam Dini Açısından - II / 19.04.2021
- Yargı Problemi / İnsanlık Açısından - I / 18.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Seni Buldum - III / 12.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Sana Yandım - II / 11.04.2021
- DİN -FELSEFE İLİŞKİSİ / Samanlıkta Ben Sana Kandım -I / 10.04.2021
- "Baş" Manifestom / 04.04.2021
- Deizmin Sebepleri / Çuvaldız - II / 28.03.2021
- Deizmin sebepleri / Çuvaldız -I- / 27.03.2021
- Din ve insanlık / Homo Homini Lipus / 21.03.2021
- Din afyon mudur ? / Etik manifesto / 14.03.2021
- Yine Yeni Yeniden Yeni Mesaj Merhaba! / 07.03.2021
- Niçin Türkiye, niçin Elazığ? / 22.08.2016
- Manevi Mimar Hacı Ömer Hüdai Baba-III / 12.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaII / 09.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaI / 08.08.2015
- Ebu Hanife Ehl-i Beyt, Muaviye Sünnidir! / 26.04.2015
- Fitne ateşinin kapısı Muaviye / 03.03.2015
- Fırka-i Naciye nedir ve kimlerdir? / 08.01.2015
- Mutluluğun formülü-II / 15.12.2014
- Mutluluğun formülü-I / 14.12.2014
- Yeditepe aşk / 25.10.2014
- Birlik, temel ve umut / 20.10.2014
- Memleketin kafa kağıdı / 08.10.2014
- Nuh'un gemisi / 01.09.2014
- Türkiye Vahhabileşiyor mu? / 24.08.2014
- Enis Karani ARDA / 07.08.2014
- Kudüs ve ben / 02.08.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-V / 24.07.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-IV / 22.07.2014
- Çağ değiştirecek model / 17.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-III / 16.06.2014
- Anadolunun manevi mimarı-II / 15.06.2014
- ABABD gergefinde Türkiye / 08.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı / 07.06.2014
- Mekandan dinlediklerim / 09.05.2014
- Hannane / 20.04.2014
- Kervana mektup / 12.04.2014
- Yeni "Neokonlar" kim? / 28.03.2014
- Varoluş destanı Çanakkale / 18.03.2014
- Ne mutlu Türk milletine! / 16.03.2014
- Surda bir gedik açıldı / 13.03.2014
- Hangimiz dindar? / 09.03.2014
- Baştürk azizler şehrinde... / 26.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-IV / 18.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-III / 16.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-II / 15.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik / 09.02.2014
- Sahili olmayan umman / 12.01.2014
- Alaca Aslan / 01.01.2014
- 'Nimet verdiklerinin yolu'-II / 15.12.2013
- Nimet verdiklerinin yolu / 03.12.2013
- Unutmak ve hatırda tutmak üzerine / 01.12.2013
- Hayali kendisinden güzel şehir / 20.10.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

12.04.2020, 12.04.2019, 12.04.2018, 12.04.2017, 12.04.2016, 12.04.2015, 12.04.2014, 12.04.2013, 12.04.2012, 12.04.2011, 12.04.2010, 12.04.2009, 12.04.2008, 12.04.2007, 12.04.2006, 12.04.2005, 12.04.2004, 12.04.2003, 12.04.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.