"İşçinin 'geçinemiyoruz' demediği bir Türkiye kuralım"
BTP lideri Hüseyin Baş, 1 Mayıs ile ilgili yaptığı açıklamada, "Alın teri hakkını alacak, emek sömürülmeyecek; işçinin 'geçinemiyoruz' demediği, onurlu bir Türkiye'yi hep birlikte kuracağız" ifadelerini kullandı
01.05.2026 12:00:00 / Güncelleme: 01.05.2026 12:52:04
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, emekçilerin hak ettiği koşullara vurgu yaparak işçilerin "geçinemiyoruz" demediği bir Türkiye vaadinde bulundu.
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Baş, şu ifadelere yer verdi:
"Alın terinin hakkını aldığı, emeğin sömürülmediği, işçinin 'geçinemiyoruz' demediği bir Türkiye'yi birlikte kuracağız. Emeğiyle, dürüstlüğüyle ve onuruyla çalışan tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun."
Hüseyin Baş, mesajında emeğin sadece 1 Mayıs'ta değil her gün ön planda tutulması gerektiğini belirterek, "Kurtuluş bir güne sığmaz, eşitlik susarak gelmez, adalet lütufla verilmez" gibi ifadelerle önceki yıllardaki kutlamalarında da benzer temaları işlemişti. Bu yılki mesajı, ekonomik zorluklar ve geçim sıkıntısının öne çıktığı bir dönemde dikkat çekti.
BTP, milli ekonomi, üretime dayalı kalkınma ve emek odaklı politikalarıyla bilinen bir parti olarak öne çıkıyor. Hüseyin Baş, liderliği döneminde partinin gençleşme ve tabana yayılma çalışmalarına ağırlık veriyor.
BTP'den de yazılı açıklama yapıldı
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Baş, şu ifadelere yer verdi:
"Alın terinin hakkını aldığı, emeğin sömürülmediği, işçinin 'geçinemiyoruz' demediği bir Türkiye'yi birlikte kuracağız. Emeğiyle, dürüstlüğüyle ve onuruyla çalışan tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun."
Alın terinin hakkını aldığı, emeğin sömürülmediği, işçinin 'geçinemiyoruz' demediği bir Türkiye'yi birlikte kuracağız.
Emeğiyle, dürüstlüğüyle ve onuruyla çalışan tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun. pic.twitter.com/CliB0TLbat
— Hüseyin Baş (@huseyinbas_BTP) May 1, 2026
Hüseyin Baş, mesajında emeğin sadece 1 Mayıs'ta değil her gün ön planda tutulması gerektiğini belirterek, "Kurtuluş bir güne sığmaz, eşitlik susarak gelmez, adalet lütufla verilmez" gibi ifadelerle önceki yıllardaki kutlamalarında da benzer temaları işlemişti. Bu yılki mesajı, ekonomik zorluklar ve geçim sıkıntısının öne çıktığı bir dönemde dikkat çekti.
BTP, milli ekonomi, üretime dayalı kalkınma ve emek odaklı politikalarıyla bilinen bir parti olarak öne çıkıyor. Hüseyin Baş, liderliği döneminde partinin gençleşme ve tabana yayılma çalışmalarına ağırlık veriyor.
BTP'den de yazılı açıklama yapıldı
BTP Genel Merkezinden de yazılı bir açıklama yapıldı. BTP'nin 1 Mayıs açıklaması şöyle:
"İşçinin, emekçinin bayramı sloganıyla kutlanan 1 Mayıs'tayız. Alın teriyle rızkının peşinde koşan tüm işçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü tebrik ediyoruz. 1 Mayıs işçinin, emekçinin bayramı dedik ama geldiğimiz noktada bir bayramdan söz etmek maalesef mümkün değil. Ortada adeta bir yoksulluk tablosu var! 28 bin 75 lira asgari ücretin uygulandığı, bu ücretin ortalama maaş hâline geldiği, açlık sınırının 34 bin 587 TL olduğu; üç asgari ücretlinin maaşlarını birleştirerek ancak bir yoksul edebildiği bir ortamda gerçek bir bayramdan söz edilemez.
"Türk halkı sistematik bir fakirleştirme operasyonu altındadır"
Türkiye ve Türk halkı yıllardır bilinçli, sistematik bir fakirleştirme operasyonu altındadır! Dünya tarihinde bu kadar uzun süren bir ekonomik kriz yoktur. Savaş hâlindeki ülkelerin bile bizden daha ucuz olması başka türlü nasıl açıklanabilir? Bu tezimizi resmî veriler de kanıtlamaktadır. Örneğin TÜİK verilerine göre kişi başı millî gelir 18 bin dolara ulaşmıştır. Bu da bir vatandaşımızın cebine ayda yaklaşık 67 bin TL, 4 kişilik bir ailenin evine ise 268 bin TL girmesi demektir.
"Gelir dağılımında tüyler ürperten adaletsizlik"
Emekli maaşının 20 bin TL, asgari ücretin 28 bin TL olduğu bir ortamda bu rakamların anlattığı tek gerçek şudur: Bu ülkede para vardır ama milletin parası küçük bir azınlığın cebine girmektedir. Yani bu ülkede gelir dağılımında tüyler ürperten bir adaletsizlik söz konusudur. Bizi bu noktaya iktidarın "babalar gibi satarım" zihniyeti getirmiştir. Özelleştirmelerle fabrikalar peşkeş çekilmiş, insanlar işsiz kalmıştır. Geçtiğimiz günlerde tanık olduğumuz maden işçilerinin haklı eylemi bu durumun çarpıcı bir örneğidir. Kaynaklarımızı yandaşa ve yabancıya peşkeş çeken; yabancı sermayeye vergi kıyakları açıklayan iktidar, vatandaşa ise açlığı, sefaleti ve biber gazını layık görmüştür!
"1 Mayısların bayram gibi kutlanabilmesi için..."
1 Mayısların bayram gibi kutlanabilmesi için millî bir duruşa ihtiyaç vardır. Bu millî duruşun adresi de Bağımsız Türkiye Partisi'dir. Ekonomi programımız olan Prof. Dr. Haydar Baş imzalı Millî Ekonomi Modeli tek çıkış yoludur. Millî Ekonomi Modeli'nin uygulandığı Türkiye'de ne sattılarsa geri alınacak, neyi kapattılarsa yeniden açılacaktır. Millî Ekonomi Modeli'nin uygulandığı Türkiye'de madenler, devlet–millet ortaklığıyla işletilerek Türk milletinin hizmetine sunulacaktır. Millî Ekonomi Modeli'nin uygulandığı Türkiye'de 1 Mayıs, sözde değil özde işçinin ve emekçinin bayramı olacaktır."


















































































