Fenerbahçe'de kaos erken başladı
İsmail Kartal cephesinde Roma maçında kafasına gelen su şişesiyle ipler tamamen kopmuşken, Aziz Yıldırım zoraki ve otoriter tutumuyla bu birlikteliği teknik olarak devam ettirmeye çalıştı… Fenerbahçe'de yaşanan süreç mental olarak kırılmış bir yapıyı işaret etmekte. 21 yıl başkanlık yapan Yıldırım'ın dönüşünde kaos çok erken başladı
11.09.2026 11:14:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Fenerbahçe, 18 yıl sonra döndüğü Şampiyonlar Ligi'nde AS Roma ile sahasında 1-1 berabere kaldı... İsmail Kartal maç sonunda "Bu akşam görevimi bıraktım. Kulübümün önünü açmak için ben böyle bir karar aldım. Yol yakınken istifa ettim, bir daha geri dönmemek kaydıyla..." diyerek rest çekti.

Başkan Aziz Yıldırım ise "İsmail Hoca aniden istifa etti, hiç beklemiyorduk ki. Siz yazıyorsunuz istifa edecek diye, siz yazmayın bakalım istifa edecek mi" diyerek faturayı başka yere çıkardı.
Ancak söylemler incelendiğinde bu tablo kesin bir geri dönüşten ziyade, krizi kontrol altına alma ve süreci İsmail Kartal ile götürme dayatması olarak öne çıktı.

Kartal'ın "bir daha geri dönmemek kaydıyla" ifadesi son derece net ve radikal. Yaşanan psikolojik yıpranmayı, stresi ve tepkileri ("İlaç alıyorum" vurgusu) gerekçe göstererek bağları tamamen kopardı.
Psikolojik ve sosyolojik olarak değerlendirildiğinde Yıldırım, Kartal'ın kararına taktiksel veya duygusal bir zeminde değil; patronaj ve büyüklük hiyerarşisi üzerinden müdahale etmek ("Ben onun büyüğüyüm, devam edeceksin dedim bitti", "Ben ayrılana kadar gidemez") istedi.

Burada Kartal'ın iradesinden ziyade başkanlık otoritesinin dayatması söz konusu. Yıldırım'ın temel amacı, sezon ortasında/kriz anında hocanın kendi kararıyla ayrılmasının kulüp otoritesini zayıflatmasını engellemek. Çünkü biliyor ki şimdi yapılacak bir teknik adam değişikliği yönetimini çok zor durumda bırakacak.
Yıldırım, dış unsurları (sosyal medya, basın, taraftar baskısı) suçlayarak içerideki krizi yatıştırmaya çalıştı. Kartal'ın görevde kalması "gönüllü bir birliktelik" veya uzun vadeli bir projenin başlangıcından çok, yönetimin yeni bir alternatif oluşturana veya süreci stabil hale getirene kadar kullandığı bir kalkan niteliğinde.

Başkan Aziz Yıldırım ise "İsmail Hoca aniden istifa etti, hiç beklemiyorduk ki. Siz yazıyorsunuz istifa edecek diye, siz yazmayın bakalım istifa edecek mi" diyerek faturayı başka yere çıkardı.
Ancak söylemler incelendiğinde bu tablo kesin bir geri dönüşten ziyade, krizi kontrol altına alma ve süreci İsmail Kartal ile götürme dayatması olarak öne çıktı.

Kartal'ın "bir daha geri dönmemek kaydıyla" ifadesi son derece net ve radikal. Yaşanan psikolojik yıpranmayı, stresi ve tepkileri ("İlaç alıyorum" vurgusu) gerekçe göstererek bağları tamamen kopardı.
Psikolojik ve sosyolojik olarak değerlendirildiğinde Yıldırım, Kartal'ın kararına taktiksel veya duygusal bir zeminde değil; patronaj ve büyüklük hiyerarşisi üzerinden müdahale etmek ("Ben onun büyüğüyüm, devam edeceksin dedim bitti", "Ben ayrılana kadar gidemez") istedi.

Burada Kartal'ın iradesinden ziyade başkanlık otoritesinin dayatması söz konusu. Yıldırım'ın temel amacı, sezon ortasında/kriz anında hocanın kendi kararıyla ayrılmasının kulüp otoritesini zayıflatmasını engellemek. Çünkü biliyor ki şimdi yapılacak bir teknik adam değişikliği yönetimini çok zor durumda bırakacak.
Yıldırım, dış unsurları (sosyal medya, basın, taraftar baskısı) suçlayarak içerideki krizi yatıştırmaya çalıştı. Kartal'ın görevde kalması "gönüllü bir birliktelik" veya uzun vadeli bir projenin başlangıcından çok, yönetimin yeni bir alternatif oluşturana veya süreci stabil hale getirene kadar kullandığı bir kalkan niteliğinde.









































































































