logo
28 HAZİRAN 2026

Fıkıh Köşesi

08.01.2002 00:00:00
 
Abdestin mahiyeti

Abdesti bozan şeyler

Aşağıdaki hallerin her biri abdesti bozar:

1. Önden veya arkadan kan, irin, meni, sidik, gaita (necaset) gibi bir pisliğin veya herhangi bir sıvının çıkması, abdest ve gusülde yıkanması farz olan yere kadar taşması bile abdesti bozar.

2. Arka taraftan yel çıkması.

3. Ağızdan ve burundan ön ile arkadan başka, herhangi bir organdan sıvı halinde kan çıkması. Şöyle ki: Akıcı bir halde ağızdan çıkan kan, tükürükten fazla veya ona eşit ise, abdesti bozar, değilse, bozmaz, Bu renginden anlaşılır. Diğer yerlerden çıkan kan ise, çıkış yerinden yanlarına taşınca abdesti bozar. İğne ucu gibi çıkıp da yerinde kalan kan damlası abdeste engel olmaz. El veya parmak ile silinmesi de zarar vermez. Yaradan çıkan irin ve sarı sular da hüküm bakımından aynıdır.

Vücuttaki kabarcıklardan çıkan saf su da, sahih görüşe göre, kan hükmündedir. Diğer bir görüşe göre böyle bir bir suyun çıkması abdesti bozmaz. Bu görüşe uyulduğu taktirde, çiçek uyuz hastalıklarına tutulmuş olanlar için bir kolaylık vardır. Zaruret halinde bu görüşle amel etmekte bir sakınca olmadığı, İmam Hulüvani'den nakledilmiştir.

(Şafiilere göre, önden ve arkadan başka diğer herhangi bir yerden gelen kan, irin, ve sarı su sebebiyle abdest bozulmaz.)

4. Ağız dolusu kusmak. Şöyle ki: Kolaylıkla yutulamayacak kadar ağızdan yemek, su ve safra gibi şeylerin gelmesi abdesti bozar. Bu maddeler bir mecliste azar azar gelip de bir ağız dolusu mikdarına ulaşmış olasalar yine hüküm aynıdır. Abdest bozulur. Bu, İmam Ebû Yusuf'a göredir. İmam Muhammed'e göre kusuntu başka başka meclislerde gelse bile, sebeb aynı olduğu takdirde yine abdest bozulmuş olur.

5. Az veya çok bir zaman bayılmak, çıldırmak, yürürken irade dışında sallanacak şekilde sarhoş olmak. Bu sarhoşluk bir zorlama sonucu olsa, yine hüküm değişmez.

6. Rukülu ve secdeli bir namazda iken kasden veya sehven (yanılarak) uyku halinde olmaksızın, yanındakiler işitecek kadar kahkaha ile gülmesi, hem abdestini, hem de namazını bozar. Çocuğun veya uyuyanın kahkaha ile gülmeleri, sadece namazı bozar; abdesti bozmaz.

7. Çocuk doğurmak. Çocuğun doğması ile kan görülmese bile abdest yine bozulur.

8. Erkeğin hanımı ile oynaşması da aşırı derecede abdesti bozar. Kendilerinden bir sıvı çıksın veya çıkmasın hüküm aynıdır. Fakat Muhammed'e göre bu durumda mezi gibi bir yaşlık çıkmadıkça abdest bozulmuş olmaz.

9. Yan üstü yatarak, bağdaş kurarak, dirseklere dayanarak, ayakları yan taraftan çıkarıp oturarak, namaz dışında secde haline geçerek uyumak abdesti bozar. Yine oturur vaziyette uyurken yere düşmese bile, altı yerden kesilip yükselmiş olsa bile abdesti bozulur.

10. Teyemmüm etmiş olan bir kimsenin abdest alabileceği bir suyu görmesi ile abdest bozulmuş olur.

11. Özür sahibi olanlar için namaz vaktinin çıkmış olması.

Ömer Nasuhi Bilmen /Büyük İslam İlmihali

Okullar tatil oldu, Marmaris sahilleri dolmaya başladı

Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen turizm merkezlerinden olan Muğla'nın Marmaris ilçesinde, okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte sahillerde yoğunluk yaşanmaya başladı

28.06.2026 20:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Okullar tatil oldu, Marmaris sahilleri dolmaya başladı
Okullar tatil oldu, Marmaris sahilleri dolmaya başladı
Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen turizm merkezlerinden olan Muğla'nın Marmaris ilçesinde, okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte sahillerde yoğunluk yaşanmaya başladı. Hava sıcaklığının 36 dereceye ulaştığı ilçede özellikle çocuklu aileler deniz ve sahil kenarlarını tercih ederek tatilin ilk günlerinin tadını çıkardı.
Sabah saatlerinden itibaren plajları dolduran vatandaşlar ve yerli turistler, sıcak havadan bunalarak serinlemek için denize girerken, çocuklar da kumsalda oyun oynayarak eğlendi. Marmaris'te yaz sezonunun okulların kapanmasıyla birlikte belirgin şekilde hareketlendiği gözlendi. İlçede faaliyet gösteren turizmci İbrahim Ağaoğlu, yaz tatilinin başlamasının hareketliliği artırdığını belirterek, "Okulların kapanması büyük bir etken oldu. Sezonun açıldığını ve plajların dolmaya başladığını görüyoruz. Hava sıcaklığı da gayet uygun. Önümüzdeki dönemde gemi seferlerinin artmasıyla birlikte hareketliliğin daha da yükseleceğine inanıyoruz" dedi.
Turizmci Bayram Güler de hem yerli hem yabancı turist sayısında artış yaşandığını ifade ederek, "Okul tatillerinin başlamasıyla kalabalık belirgin şekilde arttı. Sezon başına göre sahiller daha yoğun. Bu hareketliliğin devam etmesini bekliyoruz" diye konuştu.
Yaz tatiline giren öğrencilerden Necip Emir Yağmur ise "Okullar kapandı, çok rahatladım. Her gün yüzüyorum, arkadaşlarım çoğaldı. Ödevlerim azaldı ama okul arkadaşlarımı da özlüyorum" sözleriyle tatil sevincini dile getirdi.İHA

Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü

Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Şanlıurfa'da tören düzenlendi

28.06.2026 16:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Şanlıurfa'da tören düzenlendi. Komandolar, 106 yıl önce Fransızların işgali altındaki Şanlıurfa'nın kurtuluş mücadelesinin fitilini ateşleyen Bayraktepe'ye yapılan çıkarmayı yeniden canlandırdı.
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Şanlıurfa' da bulunan 20. Zırhlı Tugay Komutanlığında tören düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan tören öncesinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından kullanılan yerli ve milli hafif silahların sergisi gezildi. Programın açılışında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel'in mesajı okundu. 20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Üzeyir Durmuş, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaparak katılan herkese teşekkür etti. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü korusu tarafından mini bir konser verildikten sonra komandolar yürüyüş yaptı.
Komandolar çıkarma yaptı
Fransızlar Şanlıurfa'yı işgal ettikten sonra bölgeye hakim olan Bayraktepe'ye asker yerleştirdi. Yüzbaşı Ali Sahip Ursavaş, milis güçlerin de desteğiyle 16 Şubat 1920 yılında Bayraktepe'ye bir çıkarma gerçekleştirdi. Yaşanan çatışmada Türk tarafı 1 şehit verirken Fransızlar ise büyük zayiat yaşadı. Tepenin ele geçirilmesiyle birlikte Şanlıurfa'daki kurtuluş mücadelesinin fitili ateşlendi. Törende komandolar sembolik olarak yeniden tepeye çıkarma yaptı.
Komando marşı ve Kur'an-ı Kerim'in okunmasının ardından program sona erdi. Programa 20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Üzeyir Durmuş ile birlikte Vali Yardımcısı Mehmet Deniz Arabacı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sait Ağan, Harran Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Nihat Denek, askeri personel ve aileleri, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.İHA

Türkiye kavrulacak, sıcaklıklar rekor kıracak. Güneşin altında 50 dereceye dikkat!

Türkiye'de yeni haftada aşırı sıcak hava dalgası etkili olacak. Yarın 31 derece olan İstanbul'daki sıcaklık Salı günü tavan yapacak. Bazı yerlerdeyse sıcaklık 50 dereceye kadar yükselecek

28.06.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye kavrulacak, sıcaklıklar rekor kıracak. Güneşin altında 50 dereceye dikkat!
Türkiye kavrulacak, sıcaklıklar rekor kıracak. Güneşin altında 50 dereceye dikkat!
Yurt genelinde sıcaklıklar artarak mevsim normallerinin üzerine çıkıyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, Ülkemizin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları, Samsun'un doğusu, Ordu çevreleri ile Van ve Hakkari'nin doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının yurdun kuzeydoğu ve doğu kesimlerinde mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

Yeni haftadaysa sıcaklıklar tırmanışa geçecek.

İstanbul'da bugün kuzeyli rüzgarlar etkisi sıcaklık 30, yarın ise 31 derece. Megakent Salı günü 35 dereceyi görecek.

Marmara Bölgesi'nin genelinde hava güneşli. Edirne 37, Sakarya 32, Balıkesir 35 derece.

İç Anadolu'nun da çoğu yerinde 30-32 derece olan sıcaklık, Çarşamba günü 36-37'lere çıkacak.

Ege'de rüzgar sert esiyor. Gölgede Manisa ve Muğla 37, Denizli ve Aydın 38 derece. Bodrum'daki yüzde 70 bağıl nem, sıcaklığı gölgede 35 derece hissettiriyor.

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve yerel seçim öncesinde Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği ileri sürülen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

28.06.2026 15:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İzmir'de inşaat ve imar usulsüzlükleri iddialarına yönelik düzenlenen rüşvet operasyonunda gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve yerel seçim öncesinde Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği ileri sürülen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İzmir'de Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında, aralarında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in de aralarında bulunduğu 25 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturma dosyası kapsamında alınan MASAK hesap hareketleri, ilk dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerden birinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler, HTS kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları, kolluk tutanakları, kamera kayıtları, müşteki müteahhitlerin beyanları, mali analiz raporu, imar dosyaları, müfettiş raporları, müştekinin savcılığa verdiği ses kayıtları ve kamera kayıtları dikkate alınarak bu operasyon için düğmeye basıldı. Gözaltına alınan şüphelilerin rüşvet, irtikap ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını örgütlü şekilde işledikleri yönünde kuvvetli suç şüphesine dayanan somut delillerin bulunduğu öğrenildi.
Emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra önceki gün adliyeye sevk edilen şüphelilerden İmar ve Şehircilik Müdürü Esin Uysal, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Aynı operasyon çerçevesinde gözaltına alınan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in annesi M.Y. ise emniyetteki ifadesinin ardından dün serbest bırakıldı.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilen şüphelilerden Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve yerel seçim öncesinde Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği ileri sürülen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Öte yandan, Seferihisar Taşdibi mevkiinde kaçak yapı sahibi olduğu iddia edilen Ertan Korkmaz ise serbest bırakıldı.İHA

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi

28.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder iktidarın milletvekili ve belediye başkanı transferlerini eleştirdi.
Türkiye'de siyasileri önce kirletip sonra bu kirlenmişlik nedeniyle istediği gibi kullanan bir sistem olduğunu söyleyen Önder, "Kimin kime hizmet ettiğinin, kimin nerede durduğunun belli olmadığı bu kirli ilişkiler ağından Türkiye'nin kurtulması gerekiyor" dedi. BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle: "Siyasetin en büyük sorunu kirlenmiş olmasıdır. Bunu hep konuşuyoruz ve konuşmaya da devam edeceğiz. Çünkü bugün ülkemizde yaşadığımız sorunların temelinde kirli siyaset ve kirli siyasetçiler yatmaktadır. Milletvekillerinin parti değiştirdiğini, transferlerin havada uçuştuğunu ve belediye başkanlarının sık sık partilerinden istifa ederek, el öpüp iktidar partisine geçtiğini her gün görüyoruz. Bu sürecin giderek hızlandığı bir dönemden geçiyoruz.

"Siyaseti rant alanı olarak gören bu anlayıştan siyasetin kurtulması gerekiyor"

Bu ülke siyasetinin iki temel kirlenmişlik sorunu vardır. Birincisi; siyaseti rant elde etmek, güç ve para kazanmak için bir araç olarak gören ve siyaseti meslek edinmiş siyasetçilerdir. Partiler değişiyor, yeni partiler kuruluyor; ancak bakıyorsunuz, partilerin adı yeni olsa da aynı kişiler yine siyasetin içinde yer alıyor. Siyaseti bir rant alanı olarak gören bu anlayıştan siyasetin kurtulması gerekiyor.

"İktidar kim, muhalefet kim; kim kime hizmet ediyor, kimin eli kimin cebinde belli değil"

İkinci sorun ise kirli ilişkiler ağıdır. İktidar kim, muhalefet kim; kim kime hizmet ediyor, kimin eli kimin cebinde belli değil. Muhalefet partisinin liderine, iktidarı değiştirecek aday diye oy veriyorsunuz; ancak bir süre sonra aynı kişinin iktidara hizmet ettiğini görüyorsunuz. Gün geliyor, iktidara kimsenin yapmadığı iyilikleri yapıyor. Ya da muhalefet partisinden belediye başkanı seçiyorsunuz; ardından o kişinin iktidar partisine katıldığını görüyorsunuz.

"Önce kirletip sonra bu kirlenmişlik nedeniyle sizi istediği gibi kullanan bir sistem"

Kimin kime hizmet ettiğinin, kimin nerede durduğunun belli olmadığı bu kirli ilişkiler ağından Türkiye'nin kurtulması gerekiyor. Çünkü ülkemizde, siyasette önünün açılması için adeta adı konulmamış bir anlaşma varmış gibi görünüyor. Önce kirleneceksiniz, sonra bu kirli ilişkiler ağının bir parçası hâline geleceksiniz. Ardından önünüz açılacak; ancak bu kirlenmişlik nedeniyle sizi kirletenler, sizi istedikleri gibi yönlendirebilecekler.

"Bağımsız Türkiye Partisi'ne kulak vermeniz gerekir"

Bu sistem kirlidir. Sistem dışında kalmış, sistemin içine girmemiş ya da sistem tarafından kabul edilmemiş partilere, Bağımsız Türkiye Partisi'ne kulak vermeniz gerekir. Onlarla birlikte yürümeniz, bizimle birlikte hareket etmeniz gerekir. Aksi hâlde bu kirli sistemin içinde yer alan, biraz önce anlattığım iki kısır döngünün parçası olan partilerden ve siyasetçilerden ülkeye ne hizmet gelir ne de hayır gelir. Üstelik verdiğiniz oyun nereye gideceğini de bilemez duruma düşersiniz. Bu nedenle millet, alternatifini kendisi oluşturmalı; sistem dışında tutulmuş olanlara dört elle sarılmalıdır."

Bak sen işe!

Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) 2'nci Dairesi, Ergenekon mağdurlarına ödenen tazminatları, Ergenekon süreçlerinde rol alan, meslekten ihraç edilen eski yargı mensuplarından tahsil edecek

28.06.2026 09:42:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bak sen işe!
Bak sen işe!
Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) 2'nci Dairesi, Ergenekon mağdurlarına ödenen tazminatları, Ergenekon süreçlerinde rol alan, meslekten ihraç edilen eski yargı mensuplarından tahsil edecek.

Ergenekon davasının adli aşamalarında rol alan savcı ve hakimlere yönelik başlatılan disiplin soruşturması, Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi tarafından karara bağlandı.
Alınan kararda, adil yargılanma hakkının çiğnendiğini ortaya koyan saptamalar dikkati çekti.

Söz konusu kararda; Ergenekon yargılamaları boyunca hukuki kanıtlarla asıl gerçeği bulmak yerine, sahteliği adli ve teknik incelemelerle kanıtlanmış dijital materyallerin, dışarıdan müdahale edilerek hazırlanan dosyaların ve şaibeli gizli tanık ifadelerinin kararlara dayanak yapıldığı vurgulandı.

Bu dönem zarfında sanıkların lekelenmeme hakkı ile masumiyet karinesinin yok sayıldığı ifade edilirken; avukatların delilleri incelemesinin engellendiği, savunma hakkını sekteye uğratan yöntemlerin kullanıldığı ve dava sürecinin medyadaki algı operasyonlarıyla şekillendirildiği tespiti yapıldı.

Dairenin gerçekleştirdiği incelemeler kapsamında; 240 iddianın yer aldığı 30 farklı soruşturma dosyası ile içinde Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararı verdiği dosyaların da bulunduğu 57 rücu dosyası dahil toplam 87 dosya üzerinden eylemler mercek altına alındı.

İncelemelerin neticesinde, geçmişte farklı FETÖ soruşturmaları nedeniyle zaten meslekten uzaklaştırılmış durumdaki 62 savcı ve hakim için, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası işletilerek bir kez daha meslekten ihraç kararı alındı.

Kararın bir diğer önemli boyutu ise devlet kasasından Ergenekon mağdurlarına ödenen tazminatlar için rücu sürecinin başlatılması oldu.

Buna göre, mağdurlara verilen söz konusu tazminat bedelleri, Ergenekon kumpasında görev üstlenen ve meslekten atılan bu eski yargı üyelerinden geri alınacak.


‘Uluslararası arenada güçlüyüz’ masalı patladı

2026 Dünya Kupası kapsamında A Milli Futbol Takımımızın oynadığı karşılaşmayı tribündeki özel bir locadan takip eden eski futbolcu Hakan Şükür’ün görüntülere yansıması, Türkiye’de geniş yankı uyandırdı

27.06.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
‘Uluslararası arenada güçlüyüz’ masalı patladı
‘Uluslararası arenada güçlüyüz’ masalı patladı
2026 Dünya Kupası kapsamında A Milli Futbol Takımımızın oynadığı karşılaşmayı tribündeki özel bir locadan takip eden eski futbolcu Hakan Şükür'ün görüntülere yansıması, Türkiye'de geniş yankı uyandırdı.

Milli Takım formasıyla stadyumda yer alması kamuoyunda büyük bir tartışma başlatırken, şahsın hukuki durumu ve uluslararası alanda aranıp aranmadığı sorusu yeniden gündeme geldi.

Türkiye'deki yargı süreci ve yakalama kararları



Hakan Şükür hakkında Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri tarafından verilmiş çok sayıda kesinleşmiş yakalama kararı bulunmaktadır.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmalar kapsamında, Şükür hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla dava açılmıştır.

Bu süreçte tüm mal varlıklarına el konulmuş, başta Galatasaray Kulübü üyeliği olmak üzere Türkiye'deki tüm sportif unvanları ve madalyaları iptal edilmiştir. Ayrıca İçişleri Bakanlığı'nın Terörden Arananlar Listesi'nde gri kategoride yer almaktadır.

Kırmızı Bülten Neden Yok? Interpol'ün Yaklaşımı



Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Daire Başkanlığı, Hakan Şükür'ün uluslararası alanda yakalanması için defalarca başvuru yapmıştır. Ancak Interpol Genel Sekreterliği, bu talepleri reddetmiştir.

ABD'nin İade Sürecindeki Tutumu

Uzun süredir Amerika Birleşik Devletleri'nde lüks bir yaşam süren Hakan Şükür hakkında Türkiye, ABD makamlarına resmi iade dosyası sunmuştur. İki ülke arasında yürürlükte olan "Suçluların Geri Verilmesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Yardım Antlaşması" bulunmasına rağmen, Washington yönetimi bu talebi cevapsız bırakmıştır.

ABD yargı ve yürütme organları, iade taleplerini somut ceza hukuku delilleri yerine "siyasi sığınma" ve "ifade özgürlüğü" çerçevesinde değerlendirmekte, sunulan terör örgütü üyeliği dosyalarını kendi hukuk sistemlerine göre yeterli görmemektedir. Hukuki ve diplomatik olarak korunan Şükür, ABD sınırları içerisinde tam bir hareket serbestisine sahip olarak yaşamına devam etmektedir.

Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor


 
Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

27.06.2026 13:34:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor
Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Gölbent Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Genel Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.
Rüzgarın etkisiyle kısa sürede yayılan alevlere havadan 2 helikopter, karadan ise 6 arazöz ile 2 su ikmal aracıyla müdahale ediliyor.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için başlattığı çalışmalar devam ediyor. Seydikemer'de geçen yıl da orman yangınları yaşanmıştı. 

Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!


 
Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine bu yıl en fazla başvurunun kumar bağımlılığı nedeniyle yapıldığını belirterek, kumar bağımlılığının toplum açısından giderek büyüyen bir tehdit haline geldiğini söyledi.

27.06.2026 11:54:00
AA
 
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!

Edirne'de basına konuşan Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, bağımlılık denildiğinde geçmişte daha çok alkol, uyuşturucu ve tütünün akla geldiğini ifade etti.

Kumar bağımlılığı patladı

Pandeminin ardından kumar bağımlılığının yalnızca Türkiye'de değil, tüm dünyada önemli bir sorun haline geldiğine işaret eden Dinç, "Özellikle pandeminin ardından dünya çapında sadece Türkiye'de değil, kumar bağımlılığıyla ilgili çok büyük bir tehdit ve tehlike ortaya çıkmaya başladı. Bunun neticelerini görüyoruz. İşten atılan, yuvası yıkılan, borç batağına kapılmış çok sayıda insanımız var. Bizi en çok üzen, vicdanımızı en çok parçalayan ise intihara kadar giden insanlarımız var" diye konuştu. Yeşilay olarak kumar bağımlılığıyla mücadeleyi öncelikli çalışma alanları arasına aldıklarını belirten Dinç, önleyici faaliyetlerin yanı sıra bağımlılara ücretsiz psikoterapi desteği sunduklarını anlattı.

Psikoterapi ücretsiz

Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine daha önce en fazla başvurunun tütün ve madde bağımlılığı nedeniyle yapıldığını aktaran Dinç, şöyle konuştu: "Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde ücretsiz psikoterapi hizmeti veriyoruz. Yakın zamana kadar en çok başvuru tütün ya da madde bağımlılığıyla alakalı oluyordu. Bu yıl kumar bağımlılığı başvuruları bütün bağımlılık alanlarını geçti. Şu anda Türkiye'nin 81 ilinde 105 danışmanlık merkezimizde en çok başvuruyu kumar bağımlılığıyla ilgili alıyoruz. Demek ki bu konuyla ilgili Türkiye'nin her yerinde büyük bir yangın var. Endüstri bu yangını büyütmek için kumar demiyor, bahis diyor, şans diyor, talih diyor. Ama adı ne kadar değiştirilirse değiştirilsin, ne kadar masum gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, bunun adı kumardır."


Yasal, yasal olmayan farketmez

Dinç, kumar ve bahisle mücadelede yasal ya da yasa dışı ayrımı yapılmaması gerektiğini vurguladı. Yasal ya da yasa dışı tüm kumar türlerinin aileleri dağıttığını ve insanların hayatını olumsuz etkilediğini belirten Dinç, "Dolayısıyla hepsiyle birlikte mücadele etmemiz, hepsini önlemeye yönelik çalışmalar yapmamız ve rehabilitasyon hizmetlerini yaygınlaştırmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dinç, kumarın yaygınlaşmasının en önemli nedenlerinden birinin erişilebilirliğinin artması olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: "Bir alışveriş sitesine giriyorsunuz, kumarla alakalı bir şey var. Bir banka sitesine giriyorsunuz kumarla alakalı bir şey var. Çocuk masum bir oyun oynamaya çalışıyor, karşısına kumarla ilgili içerikler çıkıyor. Bunlar kumar bağımlılığını fevkalade artırıyor ve özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi savunmasız hale getiriyor. Dolayısıyla kumarın ulaşılabilirliği konusunda ciddi düzenlemelere acil ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Alışveriş sitelerinde kumar öğelerinin, oyun sitelerinde ya da çocukların ve gençlerin yoğun kullandığı platformlarda kumar içeriklerinin yeri olmamalıdır."

Yolun sonu demeyin, tedavisi var

Kumarla mücadele kapsamında önemli bir eylem planının hayata geçirildiğini ve reklamların kısıtlanmasına yönelik adımların olumlu sonuçlar vermeye başladığını belirten Dinç, bağımlıların umutlarını kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Dinç, "Ümidi kesmeyelim, yolun sonu demeyin, tedavisi var. Bu böyle devam edecek, benim kaderim diye düşünmeyelim. Bunun çözümü, çaresi, tedavisi ve rehabilitasyonu var" dedi. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinde bağımlıların yanı sıra ailelerine de destek verdiklerini kaydeden Dinç, hizmetlerin ücretsiz ve gizlilik esasına göre yürütüldüğünü aktardı. Dinç, vatandaşların herhangi bir kaygı duymadan danışmanlık merkezlerinden destek alabileceklerini dile getirerek, "Bazen insanlar tedaviye korkuyla yaklaşabiliyor. 'Karşıma çıkacak mı, memurluktan atılacak mıyım, memurluğa girebilecek miyim?' gibi sorular sorabiliyorlar. Biz bu gizliliği muhafaza ediyoruz. Kimseyle paylaşmıyoruz. Gönül rahatlığıyla Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizden hizmet alabilirler" şeklinde konuştu.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
 
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.