logo
27 HAZİRAN 2026

Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor


 
Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

27.06.2026 13:34:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor
Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Gölbent Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Genel Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.
Rüzgarın etkisiyle kısa sürede yayılan alevlere havadan 2 helikopter, karadan ise 6 arazöz ile 2 su ikmal aracıyla müdahale ediliyor.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için başlattığı çalışmalar devam ediyor. Seydikemer'de geçen yıl da orman yangınları yaşanmıştı. 

Kanser tedavisinde kemoterapinin sonu geliyor


 
Kanser tedavisi son yıllarda tıbbın en hızlı gelişen alanlarından biri. Uzun yıllar boyunca kanser tedavisinin temelini oluşturan kemoterapi, günümüzde yerini giderek daha hedefe yönelik ve kişiselleştirilmiş tedavilere bırakıyor.

27.06.2026 12:46:00
MURAT ÇORBACI
 
  Kanser tedavisinde kemoterapinin sonu geliyor
  Kanser tedavisinde kemoterapinin sonu geliyor

Kemoterapinin tamamen ortadan kalkacağını söylemek için henüz erken olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ahmet Ünsal, "Kemoterapi hala birçok kanser türünde önemli bir tedavi seçeneği ama tek silahımız değil. Son yıllarda geliştirilen yeni tedaviler sayesinde birçok hastada daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor ve bazı durumlarda kemoterapiye olan ihtiyaç azalabiliyor. İmmünoterapi, akıllı ilaçlar ve yeni nesil hedefe yönelik tedaviler sayesinde kanserle mücadelede çok daha güçlü bir döneme girilmiş durumdayız. İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. İmmünoterapinin özellikle akciğer kanseri, cilt kanseri ve böbrek kanseri gibi bazı tümörlerde sağ kalımı belirgin şekilde uzattığı gösterildi. Bu sayede bazı hastalarda yıllarca süren kalıcı yanıtların elde edilmesi artık mümkün hale geldi" diye konuştu.

Akıllı ilaçlar devreye girdi

"Akıllı ilaçlar" olarak bilinen hedefe yönelik tedavilerin de kanser tedavisinde önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Dr. Ünsal, bu ilaçların kanser hücresindeki belirli genetik bozuklukları hedef aldığını belirterek, "Kanser hücresindeki belirli genetik bozukluklar hedef alınarak normal hücrelere daha az zarar veriliyor. Böylece hem etkinlik artıyor hem de yan etkiler azalabiliyor. Günümüzde birçok akciğer, meme ve kolon kanseri hastasında tedavi kararı artık tümörün genetik özelliklerine göre veriliyor" dedi.

Kanser tedavisinde geleceğe yönelik çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Dr. Ünsal, yapay zeka destekli tanı sistemleri, sıvı biyopsi adı verilen kan testleri, kişiye özel kanser aşıları ve yeni nesil hücresel tedaviler üzerinde yoğun araştırmalar yürütüldüğünü söyledi. Bu gelişmeler sayesinde her hastanın tümörünün biyolojik özelliklerine göre tamamen kişiselleştirilmiş tedavi planlarının rutin hale geleceğinin öngörüldüğünü belirten Dr. Ünsal, kanser tedavisinin giderek daha hedefe yönelik ve hasta odaklı bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!


 
Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine bu yıl en fazla başvurunun kumar bağımlılığı nedeniyle yapıldığını belirterek, kumar bağımlılığının toplum açısından giderek büyüyen bir tehdit haline geldiğini söyledi.

27.06.2026 11:54:00
AA
 
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!

Edirne'de basına konuşan Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, bağımlılık denildiğinde geçmişte daha çok alkol, uyuşturucu ve tütünün akla geldiğini ifade etti.

Kumar bağımlılığı patladı

Pandeminin ardından kumar bağımlılığının yalnızca Türkiye'de değil, tüm dünyada önemli bir sorun haline geldiğine işaret eden Dinç, "Özellikle pandeminin ardından dünya çapında sadece Türkiye'de değil, kumar bağımlılığıyla ilgili çok büyük bir tehdit ve tehlike ortaya çıkmaya başladı. Bunun neticelerini görüyoruz. İşten atılan, yuvası yıkılan, borç batağına kapılmış çok sayıda insanımız var. Bizi en çok üzen, vicdanımızı en çok parçalayan ise intihara kadar giden insanlarımız var" diye konuştu. Yeşilay olarak kumar bağımlılığıyla mücadeleyi öncelikli çalışma alanları arasına aldıklarını belirten Dinç, önleyici faaliyetlerin yanı sıra bağımlılara ücretsiz psikoterapi desteği sunduklarını anlattı.

Psikoterapi ücretsiz

Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine daha önce en fazla başvurunun tütün ve madde bağımlılığı nedeniyle yapıldığını aktaran Dinç, şöyle konuştu: "Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde ücretsiz psikoterapi hizmeti veriyoruz. Yakın zamana kadar en çok başvuru tütün ya da madde bağımlılığıyla alakalı oluyordu. Bu yıl kumar bağımlılığı başvuruları bütün bağımlılık alanlarını geçti. Şu anda Türkiye'nin 81 ilinde 105 danışmanlık merkezimizde en çok başvuruyu kumar bağımlılığıyla ilgili alıyoruz. Demek ki bu konuyla ilgili Türkiye'nin her yerinde büyük bir yangın var. Endüstri bu yangını büyütmek için kumar demiyor, bahis diyor, şans diyor, talih diyor. Ama adı ne kadar değiştirilirse değiştirilsin, ne kadar masum gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, bunun adı kumardır."


Yasal, yasal olmayan farketmez

Dinç, kumar ve bahisle mücadelede yasal ya da yasa dışı ayrımı yapılmaması gerektiğini vurguladı. Yasal ya da yasa dışı tüm kumar türlerinin aileleri dağıttığını ve insanların hayatını olumsuz etkilediğini belirten Dinç, "Dolayısıyla hepsiyle birlikte mücadele etmemiz, hepsini önlemeye yönelik çalışmalar yapmamız ve rehabilitasyon hizmetlerini yaygınlaştırmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dinç, kumarın yaygınlaşmasının en önemli nedenlerinden birinin erişilebilirliğinin artması olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: "Bir alışveriş sitesine giriyorsunuz, kumarla alakalı bir şey var. Bir banka sitesine giriyorsunuz kumarla alakalı bir şey var. Çocuk masum bir oyun oynamaya çalışıyor, karşısına kumarla ilgili içerikler çıkıyor. Bunlar kumar bağımlılığını fevkalade artırıyor ve özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi savunmasız hale getiriyor. Dolayısıyla kumarın ulaşılabilirliği konusunda ciddi düzenlemelere acil ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Alışveriş sitelerinde kumar öğelerinin, oyun sitelerinde ya da çocukların ve gençlerin yoğun kullandığı platformlarda kumar içeriklerinin yeri olmamalıdır."

Yolun sonu demeyin, tedavisi var

Kumarla mücadele kapsamında önemli bir eylem planının hayata geçirildiğini ve reklamların kısıtlanmasına yönelik adımların olumlu sonuçlar vermeye başladığını belirten Dinç, bağımlıların umutlarını kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Dinç, "Ümidi kesmeyelim, yolun sonu demeyin, tedavisi var. Bu böyle devam edecek, benim kaderim diye düşünmeyelim. Bunun çözümü, çaresi, tedavisi ve rehabilitasyonu var" dedi. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinde bağımlıların yanı sıra ailelerine de destek verdiklerini kaydeden Dinç, hizmetlerin ücretsiz ve gizlilik esasına göre yürütüldüğünü aktardı. Dinç, vatandaşların herhangi bir kaygı duymadan danışmanlık merkezlerinden destek alabileceklerini dile getirerek, "Bazen insanlar tedaviye korkuyla yaklaşabiliyor. 'Karşıma çıkacak mı, memurluktan atılacak mıyım, memurluğa girebilecek miyim?' gibi sorular sorabiliyorlar. Biz bu gizliliği muhafaza ediyoruz. Kimseyle paylaşmıyoruz. Gönül rahatlığıyla Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizden hizmet alabilirler" şeklinde konuştu.

Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı

27.06.2026 07:47:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında tespit edilen 241 şüpheliden 225'i gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 218'i 25 Haziran Perşembe ve 26 Haziran Cuma günü mevcutlu olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına getirildi.

Getirilen 6 şüpheli başsavcılıkta serbest bırakılırken, 212 şüpheli ise terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sulh ceza hakimliğince yapılan sorgu işleminin ardından 178 şüpheli tutuklanırken, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulandı.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
 
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamanın ardından yangın çıkarken, 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralı

26.06.2026 17:56:00 / Güncelleme: 26.06.2026 18:06:02
İhlas Haber Ajansı
 
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'nin Bor ilçesine bir havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Patlamada 1 kişinin hayatını kaybettiği öğrenilirken, çıkan yangını söndürmek için çalışma başlatıldı.  

İlçede bulunan bir havai fişek fabrikasında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı patlama meydana geldi. Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Jandarma ve polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de patlamanın ardından çıkan yangına müdahale etti.

Gelen bilgilere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı, çıkan yangının ise kontrol altına alındığı bildirildi

Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak

Okullardaki güvenlik önlemleri artırılıyor. Yeni eğitim dönemiyle birlikte okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil edilecek

26.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Türkiye'de gerçekleşen okul saldırıları sonrasında güvenlik tedbirleri artırılıyor. Önümüzdeki eğitim dönemiyle birlikte okullardaki güvenlik kameraları, KGYS olarak bilinen, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi'ne bağlanacak. Bu sistem üzerinden polis okullardaki güvenlikle ilgili gelişmeleri izlemeye başlayacak.

Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon programında bu konudaki çalışmaları anlattı. NTV'nin haberine göre, Bakan Tekin alınacak önlemleri tek tek anlattı:
"İstanbul, Kahramanmaraş ve Siverek'teki okullarımızda yaşanan olaylarla ilgili süreci gerçekleştirenler en ağır cezayı alacak. İçişleri Bakanlığı ile birlikte güvenlik tedbirleriyle ilgili komisyon toplantıları yapılıyor. Güvenlik açısından risk taşıyan okullarda doğrudan silahlı polis memurunun bulunması, bazı okullarda belirli aralıklarla polis araçlarının devriye gezmesi gibi tedbirlerimiz vardı. Bu yıl yeniden o toplantıları yaptık. Önümüzdeki yıl itibarıyla bu tedbirleri daha da sıkılaştıracak adımlar attık."
Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz. Emniyet birimleri kameralar üzerinden izleyebilecek durumlara gelecekler. Bizim okullarımızın bir kısmı duvarları yüksek, bir kısmı değil. Her okulun şahsına münhasır güvenlik sistemi olacak. Emniyet ile birlikte yürüttüğümüz oyun sitelerindeki davranışları rehberlik desteği mekanizması oluşturulacak."

KGYS sistemi nedir?
KGYS sistemi, 2007 yılında ilk kez uygulamaya girdi. Polis, illerdeki merkezler ve ana merkez üzerinden, yollar, sokaklar, meydanlar ve sisteme dahil bütün bölgelerdeki gelişmeleri anlık olarak izliyor.

NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek

Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.
 

26.06.2026 14:48:00
AA
 
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.

Güvenlik yetkililerinden alınan bilgilere göre, NATO Ankara Zirvesi için günler öncesinden alınan tedbirler 12 Temmuz'a kadar aralıksız sürdürülecek.

Bu kapsamda Ankara Emniyet Müdürlüğünden 49 bin, Ankara İl Jandarma Komutanlığından ise 7 bin personel; vatandaşların, konukların ve kentin güvenliği için görev başında olacak.

Güvenlik tedbirleri asayiş, trafik, terörle mücadele, istihbarat, özel harekat, çevik kuvvet, havacılık, turizm polisi ve diğer ilgili birimlerin tam koordinasyonu içerisinde yürütülecek.

Devlet yetkilileri ile diğer misafirlerin konaklayacağı bölgelerde geniş güvenlik önlemleri alınacak.

Devlet büyüklerinin, yabancı heyetlerin, basın mensuplarının ve diğer yabancı misafirlerin konaklayacağı alanlar ile toplantı ve etkinlik bölgelerinde geniş güvenlik planlamaları yapılırken heyetlerin geliş ve gidiş güzergahlarındaki trafik akışının güvenli şekilde sağlanması amacıyla da gerekli düzenlemeler planlandı.

Bu kapsamda Esenboğa Havalimanı ve Ankara Havalimanı başta olmak üzere havalimanları, Yüksek Hızlı Tren Garı (YHT), Ankara Garı ve Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) gibi yoğun insan hareketliliğin yaşandığı ulaşım merkezlerinde güvenlik tedbirleri artırıldı.

Öte yandan, şehir genelinde yaklaşık 6 bin Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) kamerası aktif kullanılacak, anlık görüntü takibi ve koordinasyon sağlanacak.

İhtiyaç duyulan bölgelerde de helikopter destekli havadan denetimler yapılacak.

Kriz merkezi olumsuz durumlarda anında müdahale edecek
Ankara Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan kriz merkezi aracılığıyla tüm gelişmeler anlık olarak takip edilecek, ilgili kurumlarla eşgüdüm içerisinde hızlı karar alma ve koordinasyon sağlanacak.

Çevre illerle tam iş birliği içerisinde il giriş ve çıkışlarında güvenlik ve trafik uygulamaları yoğunlaştırılırken, gerekli görülen noktalarda da denetimler artırıldı.

Araçlara yönelik alınan kararlar çerçevesinde ise kamu güvenliği açısından risk oluşturabilecek patlayıcı ve yanıcı madde taşıyan araçların Ankara'ya girişine müsaade edilmeyecek.

Bu kapsamda söz konusu araçların il sınırlarına girişleri kontrol altına alınacak ve gerekli güvenlik tedbirleri titizlikle uygulanacak.

Ayrıca ihtiyaç duyulan bölgelerde geçici trafik ve ulaşım düzenlemeleri gerçekleştirilecek, belirlenen alanlarda motosiklet, skuter ve benzeri araçların kullanımına izin verilmeyecek.

Yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Turizm polisi birimleri yabancı heyetlere rehberlik ve destek hizmeti sunmak üzere sahada aktif görev yapacak.

Atlı polis ekipleri de özellikle yoğun bölgelerde görünür güvenlik hizmetlerini yerine getirecek. Görev yapan tüm personel, yaka kamerası kullanarak hizmetlerin şeffaf, etkin ve güvenli şekilde yürütülmesine katkı sağlayacak.

Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı

Milli Eğitim Bakanlığı, ilkokul 1. ve 2. sınıflarda karne yerine uygulanan öğrenci gelişim raporlarında güncellemeye gitti. Geçen yıl yer verilmeyen Mustafa Kemal Atatürk görseli, bu yıl hazırlanan raporlara yeniden eklendi
 

26.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı
Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı
Milli Eğitim Bakanlığı, ilkokul 1. ve 2. sınıflarda uygulanan "Öğrenci Gelişim Raporu" formatında değişikliğe gitti.
Yeni düzenlemeyle birlikte, geçen yıl raporlarda bulunmayan Mustafa Kemal Atatürk görseli yeniden raporlara eklendi. Bakanlık, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında geleneksel karne uygulaması yerine öğrenci gelişim raporu sistemini hayata geçirmişti. Geçen yıl dağıtılan raporlarda Atatürk görseli, İstiklal Marşı ve bazı resmi sembollerin yer almaması kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu.

Bu yıl hazırlanan gelişim raporlarında Atatürk görselinin yeniden kullanılması dikkat çekerken, değişiklik eğitim camiasında da karşılık buldu. Öğretmenler ve veliler, Atatürk görselinin yeniden raporlarda yer almasını genel olarak olumlu değerlendirdi. Eğitim belgelerinde ortak milli değerlerin korunmasının önemine vurgu yapan eğitimciler, yapılan güncellemenin bu yaklaşım doğrultusunda değerlendirildiğini ifade etti.
Yapılan düzenlemeyle birlikte ilkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerine dağıtılan öğrenci gelişim raporlarının yeni formatı kullanılmaya başlandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’da yatırımcılara yaptığı sunumda erken seçim ihtimalinin “oldukça düşük” olduğunu söyledi. Şimşek’in açıklaması, Külliye'den gelen “öne alınmış seçim” formülü ve JPMorgan’ın erken seçim tahminiyle yeniden alevlenen tartışmanın ortasına düştü

26.06.2026 12:49:00
Haber Merkezi
 
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra'da yatırımcılara yaptığı sunumda erken seçim ihtimalinin "oldukça düşük" olduğunu söyledi. Şimşek'in açıklaması, Külliye'den gelen "öne alınmış seçim" formülü ve JPMorgan'ın erken seçim tahminiyle yeniden alevlenen tartışmanın ortasına düştü.

Son dönemde siyaset kulislerinde ve piyasa raporlarında yeniden hareketlenen erken seçim tartışmalarına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de dahil oldu.

Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında İngiltere'de yatırımcılarla bir araya gelen Şimşek, Türkiye'nin ekonomik görünümüne ilişkin sunumunda siyasi takvime de değindi. Şimşek, erken seçim olasılığının "oldukça düşük seviyede" kaldığını söyledi.

"ERKEN SEÇİM OLASILIĞI DÜŞÜK"
Şimşek'in sunumunda, ekonomi programına yönelik siyasi desteğin sürdüğü mesajı öne çıktı. Bakan Şimşek, iktidarın "Terörsüz Türkiye sürecinin yolunda ilerlemeye devam ettiğini" savunarak erken seçim ihtimalinin "oldukça düşük seviyede kaldığını" ifade etti.

Yatırımcılara enflasyon mesajı da veren Şimşek, "enflasyonun daha yavaş bir hızda da olsa düşüşünü sürdürmesinin muhtemel olduğunu" söyledi.

Şimşek, "süregelen dezenflasyon" olarak tanımladığı sürecin arkasındaki başlıkları da şöyle sıraladı:

"Sıkı para politikası duruşu, destekleyici maliye ve gelir politikaları, arz yönlü tedbirler, genişleyen negatif çıktı açığı ve hizmet enflasyonunda kalıcı katılığa dair kanıt bulunmaması."

"DIŞ KIRILGANLIK AZALDI"
Bakan Şimşek, cari açığın arttığını ancak yönetilebilir seviyede kaldığını savundu. Dış finansman tarafında ise daha iyimser bir tablo çizerek "dış kırılganlıkların azaldığını" kaydetti.

Büyümedeki yavaşlama ve eşel mobil sisteminin gelirler üzerindeki etkisine de değinen Şimşek, bütçe açığı hedefinin gayrisafi yurt içi hasılaya oranla yüzde 3,5 seviyesinde "hala rahatlıkla ulaşılabilir durumda olduğunu" ileri sürdü.

Şimşek, Ocak-Haziran 2026 döneminde iç borç çevirme oranının yüzde 86,4 seviyesinde gerçekleştiğini, yıl geneli için belirlenen yüzde 106 hedefinin altında kalındığını aktardı. Bakan, yıl sonunda bu oranın yaklaşık yüzde 100 civarında gerçekleşmesinin daha olası olduğunu söyledi.

YATIRIMCILARA VERGİ VE İKLİM MESAJI
Şimşek'in Londra temaslarında yalnızca erken seçim ve ekonomi programı yoktu. Bakan, yatırımcılara Türkiye'nin yabancılara sunduğu vergi avantajlarını da anlattı.

Londra İklim Eylemi Haftası kapsamındaki konuşmasında ise iklim finansmanı başlığına geniş yer ayırdı. Şimşek, "İklim eylemi yalnızca çevreyi korumakla ilgili değil, büyümeyi, istikrarı ve refahı korumakla ilgili" dedi.

İklim krizinin artık geleceğe ait soyut bir risk olmadığını vurgulayan Şimşek, "İklim kaynaklı şoklar halihazırda altyapıyı, tedarik zincirlerini, gıda sistemlerini ve kamu maliyesini aksatıyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin COP31'e Antalya'da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Şimşek, "Dünyanın eksikliği taahhüt değil, uygulama" mesajı verdi. Bakan, iklim hedeflerinin artık uygulanabilir projelere ve finansmana dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, Çin dışındaki gelişmekte olan ekonomilerin 2030'a kadar her yıl yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık iklim finansmanına ihtiyaç duyduğunu, mevcut finansmanın ise bunun ancak onda biri civarında kaldığını belirtti.

"ASIL SORUN SERMAYE EKSİKLİĞİ DEĞİL"
Şimşek, iklim finansmanında asıl meselenin para yokluğu değil, projelerin finansman bulabilecek hale getirilmesi olduğunu söyledi.

Bakan Şimşek, "Asıl zorluk sermaye eksikliği değil. Asıl zorluk, iklim önceliklerini yatırım yapılabilir fırsatlara dönüştürmek" dedi.

Gelişmekte olan ekonomilerin finansman ihtiyacına da dikkat çeken Şimşek, Çin hariç gelişmekte olan ekonomilerin her yıl yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık iklim finansmanına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Mevcut finansmanın ise bunun ancak onda biri civarında kaldığını söyledi.

Türkiye'nin COP31 kapsamındaki "İklim Uygulama Köprüsü" girişimini anlatan Şimşek, hedeflerini şu sözlerle özetledi:

"Amacımız basit: Ülkelerin iklim planlarından yatırıma hazır projelere, finansman ihtiyaçlarından da bankalarca finanse edilebilir proje havuzlarına geçmesine yardımcı olmak."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.