logo
16 EYLÜL 2026

"Finansman maliyetlerindeki iyileşme reel sektöre tam olarak yansıtılmalı"

AFSİAD Federasyonu Genel Başkanı ve AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın, kamu bankalarının 31 Ağustos itibarıyla kredi faizlerinde iki ila üç puanlık indirime gideceklerini açıklamasını olumlu karşıladı. Finansman maliyetindeki iyileşmenin özel bankalar tarafından da ticari kredilere yansıtılması gerektiğini belirten Sayın, yalnızca faiz indiriminin yeterli olmayacağını; komisyon, kredi limiti, vade ve teminat şartlarının işletmelerin toplam finansman yükünü azaltacak şekilde birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı

01.09.2026 12:54:00
İHA
 
"Finansman maliyetlerindeki iyileşme reel sektöre tam olarak yansıtılmalı"
"Finansman maliyetlerindeki iyileşme reel sektöre tam olarak yansıtılmalı"
Başkan Sayın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlamasıyla piyasa fonlama maliyetinin yüzde 40 seviyesinden yüzde 37'ye gerilemesinin finansal şartların normalleşmesi açısından olumlu ve önemli bir başlangıç olduğunu vurguladı.

Başkan Sayın, "TOBB başta olmak üzere iş dünyasının farklı kesimleri tarafından dile getirilen, fonlama maliyetindeki yaklaşık üç puanlık düşüşün ticari kredi faizlerine gecikmeden yansıtılması yönündeki çağrı, Afyonkarahisar ve bölge iş dünyasının da ortak beklentisidir. Bu çağrıya karşılık kamu bankalarının 31 Ağustos itibarıyla kredi faizlerinde iki ila üç puanlık indirime gideceklerini açıklaması memnuniyet verici ve önemli bir adımdır. Söz konusu indirim üretimin, yatırımın, ihracatın ve istihdamın devamlılığına doğrudan katkı sağlayacaktır. Finansman maliyetlerinde gerçek ve kalıcı bir rahatlama için uygulamanın bankacılık sektörünün geneline yayılması, özel bankaların da fonlama maliyetindeki düşüşü ticari kredilere gecikmeden yansıtması gerekmektedir" dedi.

"Faiz indirimi bütün bankalar tarafından gecikmeden uygulanmalı"

Finansmana erişimde yaşanan sorunların kaynağının yalnızca bankalar olmadığını ifade eden Başkan Sayın, "Makroekonomik şartlar, kredi büyüme sınırları, kaynak maliyetleri ve bankacılık sektörünün tabi olduğu düzenlemeler finansman imkânlarını doğrudan etkilemektedir. Kalıcı çözüm, reel sektör ile finans sektörünün karşılıklı anlayışa dayanan dengeli iş birliğinden geçmektedir. Sanayicimizin ve iş insanımızın karşı karşıya bulunduğu sorun da yalnızca yüksek faizden ibaret değildir. Daralan kredi limitleri, ağırlaşan teminat talepleri, yüksek komisyonlar ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler, işletmelerin üretim ve yatırım kabiliyetini sınırlandırmaktadır.

Sanayiciler ve iş insanları olarak, yüksek finansman maliyetlerinin işletme sermayemiz üzerindeki baskısını doğrudan hissediyoruz. Finansmana uygun ve sürdürülebilir şartlarda erişim; yatırımların devamı, tedarik zincirlerinin korunması, ihracatın güçlendirilmesi ve istihdamın sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Bu nedenle ticari ve KOBİ kredilerindeki faiz indirimi bütün bankalar tarafından gecikmeden uygulanmalı, sağlanan avantaj ilave komisyon veya masraf artışlarıyla etkisiz hâle getirilmemelidir. Üretim, ihracat ve istihdam sağlayan işletmelerin mevcut kredi limitleri korunmalı ve ihtiyaçları doğrultusunda artırılmalıdır. Teminat talepleri ise firmaların mali yapısı ve faaliyet hacmiyle uyumlu, makul ve ölçülü şekilde belirlenmelidir" ifadelerini kullandı.

"Yapılan iyileştirme işletmelerin toplam finansman maliyetine gerçek anlamda yansıtılmalıdır'

Faiz, komisyon, kredi limiti, vade ve teminat şartları birlikte ele alınması gerektiğini dikkat çeken Başkan Sayın, "Kredi limitlerinin daraltıldığı veya teminat şartlarının ağırlaştırıldığı bir ortamda yalnızca ilan edilen faiz oranlarının düşürülmesi, reel sektörün finansman sorununu çözmeye yetmez. Faiz, komisyon, kredi limiti, vade ve teminat şartları birlikte ele alınmalı; yapılan iyileştirme işletmelerin toplam finansman maliyetine gerçek anlamda yansıtılmalıdır.

Ticari kredi büyüme sınırlarında KOBİ'lere, üretim yapan işletmelere ve ihracatçılara pozitif ayrımcılık sağlanması finansmana erişimi kolaylaştıracaktır. KGF destekli finansman imkânları ile TOBB Nefes Kredisi'nin kapsamının ve fiilen kullanıma sunulan hacminin genişletilmesi de öncelikli ihtiyaçlar arasındadır. İhracatçılara yönelik reeskont kredileri ve döviz dönüşüm desteği artırılmalı; üretim odaklı işletmelere uzun vadeli ve uygun maliyetli yeni finansman imkânları sunulmalıdır.

Bankacılık sektörü ile reel sektör birbirinin rakibi değil, ekonomik büyümenin ayrılmaz iki ortağıdır. Bankacılık sektörünün güçlü ve sağlıklı yapısının korunması kadar üreticinin, sanayicinin ve tüccarın sürdürülebilir şartlarda finansmana ulaşması da ortak ekonomik menfaatimizin gereğidir.

Üreten, yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan işletmelerin finansmana erişimini güçlendirmek; rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir biçimde büyüyen ve geleceğe güvenle ilerleyen Türkiye'nin yolunu açacaktır" diye konuştu.

Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında

Türk televizyon tarihinin en çok izlenen yapımlarından biri olan "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi hakkında, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) lehine algı, örtülü mesaj ve örgütsel propaganda yapıldığı iddiaları üzerine Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resmi inceleme başlatıldı. Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölüm dosyası kapsamında derinleştirilen soruşturmada, dizinin ünlü senaristleri adliyeye çağrılarak ifade verdi

16.09.2026 16:20:00
Haber Merkezi
 
Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında
Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde, hakim karşısına çıkmasına 13 gün kala şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm dosyasını yeniden açtı. Faili meçhul suçları araştıran özel birimin tespitleri ve savcılığa ulaşan çok sayıda ihbar üzerine, dönemin popüler dizisi "Kurtlar Vadisi Pusu" hakkında şok bir inceleme kararı verildi.

Uzman bilirkişi heyeti kuruluyor

Başsavcılıktan yapılan resmi açıklamaya göre, dizinin belirli bölümlerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunup bulunmadığı mercek altına alınacak. Sahnelerin detaylıca incelenmesi amacıyla alanında uzman kişilerden oluşacak bir bilirkişi heyeti görevlendirildi.

Soruşturma dosyasında öne çıkan ve bilirkişinin inceleyeceği temel unsurlar ise şunlar oldu:

"Kazım Kaşifoğlu" Karakteri: Gerçek hayatta Kaşif Kozinoğlu'nu simgelediği değerlendirilen dizideki "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin sistematik olarak vatan haini gibi gösterilmesi ve ardından gelen ölüm sahneleri.

"FG" Plakalı Araçlar: Dizinin bazı kilit sahnelerinde örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in baş harflerini taşıyan "34 FG 7061" gibi plakaların kasti olarak kullanıldığı iddiaları.

Sosyal Medya Paylaşımları: Dizinin resmi mecralarında geçmişte paylaşılan "Kaşifoğlu'nun Kara Tarafından Tarihi İnfazı" gibi video başlıklarının, Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüyle kronolojik bağı.

Senaristler ifade verdi: "Hatırlamam mümkün değil"

Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte dizinin ünlü senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, Silivri Adliyesi'ne çağrılarak "tanık/bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verdi. Adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan senaristlerin savcılık sorgularındaki ayrıntılar ise basına sızdı.

Dizinin baş senaristi ve yapımcısı Raci Şaşmaz'ın ifadesinde suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Şaşmaz'ın, "Yıllar önce çekilen bu sahnelerdeki mezar taşları, figüranlar veya araç plakaları gibi detayların yapımcı ya da senarist tarafından tek tek kontrol edilmesi mümkün değildir. Bu durumların kasıtlı yapıldığını hatırlamam ya da bilmem imkansız" diyerek iddiaları reddettiği, sahnelerdeki detayları kurgusal veya tesadüfi olarak nitelendirdiği belirtildi.

Osman Sınav detayı da dosyada

Haber merkezlerine ulaşan bilgilere göre savcılık, dizinin ilk dönemlerinde yönetmenliğini üstlenen ancak daha sonra şüphe uyandıran bir şekilde ekipten ayrılan ünlü yönetmen Osman Sınav'ın ayrılık sürecini de araştırıyor. Sınav'ın geçmişte ayrılık kararı için "Benimle mezara gidecek" demesi nedeniyle, "Örgütün senaryoya müdahale girişimlerini kabul etmediği için mi projeyi bıraktığı" sorusu da soruşturma dosyasındaki yerini aldı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dijital materyaller ve uzman bilirkişi raporunun tamamlanmasının ardından soruşturmanın seyrine göre iddianame hazırlığına veya takipsizlik kararına yönlenecek. Gelişmeler yakından takip ediliyor.

Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi

Şanlıurfa'da bir yolcu otobüsünün bagaj kısmında 17 kilo 300 gram uyuşturucu madde ele geçirildi

16.09.2026 16:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yol uygulamasında durdurdukları bir yolcu otobüsünde arama yaptı.

Bagaj kısmında narkotik köpeğinin yardımıyla yapılan aramada bir yolcuya ait 4 parça halinde 17 kilo 300 gram skunk maddesi ele geçirildi. Gözaltına alına yolcu, işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ele geçirilen uyuşturucunun 69 bin 200 kişiyi zehirlemeye yetecek miktarda olduğu açıklandı.

Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

16.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, "Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var" dedi.

Bahçeli, Erdoğan'ın 2018 ve 2023 seçimlerini kazanmasına atıf yaparak açıklamasını "üç hilal" üzerinden sürdürdü:

"Sayın Cumhurbaşkanı üç hilalin ikisini tamamladı. 2018 ve 2023 seçimlerini kazandı, şimdi geriye üç hilalin üçüncü hilali kaldı. İnşallah üçüncüyü de tamamlayacak."

İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik art arda operasyonlar; Son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu madde ele geçirildi: 46 gözaltı

16.09.2026 13:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında yapılan operasyonlarda toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirilirken, toplam 46 şüpheli yakalandı.

Son 9 ayda yapılan operasyonlarda ise toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu-uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği kaydedildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce uyuşturucu madde ticareti suçuna yönelik yeni bir çalışma yaptı. 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şahısların yakalanmasına yönelik Avcılar, Bayrampaşa, Beykoz, Esenyurt, Kağıthane, Küçükçekmece, Silivri, Sultangazi ve Üsküdar ilçelerinde operasyonlar gerçekleştirildi.



Düzenlenen operasyonlarda; 151 kilo 700 gram metamfetamin, 716 kilo 100 gram skunk, 552 kilo 772 gram pregabalin, 16 kilo 552 gram kokain, 850 bin adet sentetik ecza, 72 bin adet extacy hap, 134 kilo 50 gram katkı maddesi ele geçirildi. Toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi.

Ayrıca Beyoğlu ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde faaliyet gösteren sokak satıcılarına yönelik eş zamanlı gerçekleştirilen operasyon kapsamında 14 şüpheli, tüm operasyonlarda toplam 46 şüpheli yakalandı. 41 şüpheli çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 5 şüphelinin ise işlemlerine devam edildiğini öğrenildi.

01 Ocak 2026 tarihi itibariyle "Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" ile mücadele kapsamında, İstanbul genelinde toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu - uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Öte yandan son iki ayda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucular emniyette sergilendi.

İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, yaptığı açıklamada uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını dün gece Esenyurt'ta yapılan operasyonlara değinerek çalışmaların devam edeceğini söyledi.

"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinin bazı bölümlerinde FETÖ propagandası yapıldığı iddiaları üzerine sahnelerin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildi

16.09.2026 13:41:00
İHA
 
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinde yer alan "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin vatan haini olarak gösterilmesinin ardından öldürülmesi, bazı sahnelerde "FG" harf grubunu taşıyan araç plakalarına yer verilmesi ve dizinin belirli bölümlerinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunduğu iddiaları üzerine inceleme kararı verildi.

Söz konusu iddialar, alanında uzman kişilerce oluşturulan bilirkişilerce incelenecek.

Bilirkişi heyetince söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulması için çalışma yürütülüyor.

Moldovalı uyuşturucu kaçakçısı Esenyurt'ta yakalandı

Moldova yetkili makamları tarafından uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kırmızı bültenle aranan Ion Rusu isimli şahıs Esenyurt'ta yakalandı

16.09.2026 10:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Moldovalı uyuşturucu kaçakçısı Esenyurt'ta yakalandı
Moldovalı uyuşturucu kaçakçısı Esenyurt'ta yakalandı
Moldova yetkili makamları tarafından uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kırmızı bültenle aranan Ion Rusu isimli şahıs Esenyurt'ta yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve MİT Bölge Başkanlığı ile müşterek, uluslararası seviyede aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalarda; Moldova yetkili makamlarınca, ''Uyuşturucu Madde Ticareti'' suçundan kırmızı bültenle aranan Ion Rusu isimli şahısın Esenyurt'ta olduğu tespit edildi. 15.09.2026'da Esenyurt'ta bir adrese operasyon düzenlenerek Ion Rusu isimli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın işlemleri bittikten sonra ülkesine gönderilmek üzere Geri Gönderme Merkezine teslim edileceği öğrenildi.

A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’

Abdullah Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde

15.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
Abdullah Öcalan'ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde. Öcalan, beklemenin risk ürettiğini belirterek "Kaybedecek zamanımız yoktur" ifadelerini kullandı.

'Süreçte ısrar ve acele ediyoruz'

Abdullah Öcalan'ın daha önceki görüşmelerinde yaptığı değerlendirmelerde, yürütülen sürecin ilerletilmesi konusunda dikkat çeken ifadeler kullandığı aktarıldı.

Öcalan'ın mesajında, 'bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz' dediği belirtildi.

Öcalan, sürecin belirsizlik içinde bırakılmasının yeni riskler doğurabileceğini savunarak şu ifadeyi kullandı: 'Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur'.

'Çerçeve bir yasa' çağrısı

Öcalan'ın açıklamalarında TBMM'nin rolüne de dikkat çekildi. Meclisin süreci hassasiyetle yürütmesi gerektiğini belirten Öcalan, "Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu sözler, sürecin yalnızca siyasi görüşmelerle değil, yasal düzenlemeler üzerinden kurumsal bir zemine taşınması gerektiği yönündeki mesaj olarak değerlendirildi.

Tartışma yeniden alevlendi

Öcalan'ın "ısrar ve acele" vurgusu, Türkiye'de devam eden tartışmaların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Bir tarafta sürecin ilerletilmesi ve Meclis zemininde yasal adımlar atılması gerektiğini savunanlar bulunurken, diğer tarafta "Neden acele ediliyor, hangi adımlar hazırlanıyor ve kamuoyundan ne saklanıyor?" soruları soruluyor.

Özellikle Öcalan'ın "Kaybedecek zamanımız yoktur" sözleri, sürecin bundan sonraki aşamasında atılacak adımların zamanlamasına ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.

Kritik soru: Acele edilen nedir?

Öcalan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ifadelerden biri "acele ediyoruz" vurgusu oldu. Şimdi gözler Meclis'e ve siyasi aktörlere çevrilmiş durumda.

Acele edilen süreç nedir?

Hangi yasal düzenlemeler gündeme gelecek?

Kamuoyunun bilmediği hangi takvim işletiliyor?

Bu soruların yanıtı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmaya aday.

İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar

Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci ve öğretmen için ilk ders zili çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni genelgeyle okullarda randevusuz veli dönemi kapanırken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı

15.09.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından 14 Eylül Pazartesi günü ders başı yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Ancak bu dönem, sadece ilk zil heyecanıyla değil, bakanlığın 81 il valiliğine gönderdiği "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" genelgesindeki çok konuşulan yeni kurallarla başladı.

Velilere "Okul Randevu Sistemi" zorunluluğu

Yeni dönemin en dikkat çekici uygulamalarından biri velileri doğrudan ilgilendiriyor. Artık veliler, okulları istedikleri saatte ziyaret edemeyecek. Ülke genelinde hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile veli görüşmeleri tamamen planlı hale getirildi.

Randevusu bulunmayan ziyaretçilerin veya öğrencinin yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına girişine kesinlikle izin verilmeyecek. Bu kararla eğitim ortamlarının kesintiye uğramaması ve öğretmenlerin mesleki haklarının korunması amaçlanıyor.

Okul girişlerinde sıkı güvenlik ve dedektör önlemi

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından, bakanlık bu yıl "Güvenli Okul İklimi" kapsamında güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Genelgeye göre okul ortamlarında yaya ve araç trafiği birbirinden tamamen ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve birçok okulda risk durumuna göre girişlerde dedektörle arama uygulaması yürütülecek.

Öğretmenlere önlük uygulaması ve "deneme sınavı" yasağı

Eğitim camiasını yakından ilgilendirilen bir diğer başlık ise kılık-kıyafet düzenlemesi oldu. Genelgede, öğretmenlerin mesleğin vakarına ve öğrencilere örnek olma niteliğine uygun hareket etmeleri vurgulanarak önlük giymeleri istendi.

Ayrıca öğrencileri ve velileri maddi külfetten kurtarmak amacıyla ticari kaygıyla yapılan deneme sınavlarına da kısıtlama getirildi. MEB tarafından hazırlanan resmi ölçme araçları dışındaki il, ilçe veya sınıf genelindeki deneme, tarama ve hazır bulunuşluk sınavlarının okullarda uygulanmasına ya da öğrencilere kaynak kitap olarak satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

İlk ara tatil kasım ayında

MEB çalışma takvimine göre, tempolu başlayacak olan yeni eğitim döneminde öğrencilerin heyecanla beklediği ilk ara tatil 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak. Yarıyıl tatili (sömestr) ise 22 Ocak 2027 Cuma günü çalacak son ders ziliyle başlayacak.

Fethiye'de aile faciası

Muğla Fethiye'de eşiyle boşanma aşamasındaki bir baba, iki çocuğunu iş yerinde öldürdükten sonra yaşamına son verdi. Annelerinin ihbarıyla ortaya çıkan ve kenti yasa boğan acı olayla ilgili çok yönlü soruşturma sürerken, cenazeler otopsi için Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı

15.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
Fethiye'de aile faciası
Fethiye'de aile faciası
Muğla'nın Fethiye ilçesinde bir iş yerinde baba ile iki çocuğu ölü olarak bulunurken, ölüm nedenlerinin yapılacak incelemelerin ardından netleşeceği bildirildi.  

Olay, bugün saat 08.30 sıralarında Fethiye Yeni Mahalle Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki bir iş yerinde meydana geldi. İş yerinden gelen ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. İş yerinin kapısının zorlanarak açılmasının ardından içeride yapılan kontrolde, iş yeri sahibi Ergün Güngör (37) asılı halde bulundu. İş yerinde bulunan E.G'nin çocukları olduğu belirtilen Hatice Güngör (10) ve Hüseyin Güngör (6) isimli iki çocuk da yataklarında hareketsiz halde bulundu.

Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, 3 kişinin de hayatını kaybettiği belirlendi.

Olayın ardından durum Cumhuriyet Savcılığı talimatları doğrultusunda Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekipleri inceleme başlatılırken, baba ve iki çocuğunun ölümlerinin kesin nedeni ve olayın nasıl gerçekleştiği yapılacak adli incelemelerin ardından belirleneceği öğrenildi.



Bir süredir ailevi sorunları vardı

Tüm kenti yasa boğan acı olayın detayları netleşmeye başladı. Bir süredir ailevi sorunlar yaşadığı ve eşiyle boşanma aşamasında olduğu öğrenilen 37 yaşındaki Ergün Güngör ile çocukları 10 yaşındaki Hatice ve 6 yaşındaki Hüseyin Güngör'ün ölümüne ilişkin ilk incelemeler tamamlandı.

Annenin ihbarı acı gerçeği ortaya çıkardı

Edinilen bilgilere göre, şehir dışından Fethiye'ye dönen anne, eşine ve çocuklarına ulaşamayınca durumdan şüphelenerek polise başvurdu. İhbar üzerine harekete geçen emniyet güçleri, babanın çalıştığı iş yerine çilingir yardımıyla girdi. Ekipler, içeride korkunç bir manzara ile karşılaştı.

İlk bulgular: Önce çocuklar, sonra baba

Olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısı'nın gerçekleştirdiği ilk tespitlere göre; baba Ergün Güngör'ün, çocukları Hatice ve Hüseyin'i yataklarında hareketsiz halde bulduğu, ardından kendisini asarak yaşamına son verdiği belirlendi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde üçünün de olay yerinde hayatını kaybettiği kesinleşti. Güvenlik güçleri, ilk veriler ışığında olayın babanın çocuklarının canına kıydıktan sonra intihar etmesi şeklinde gerçekleştiği şüphesi üzerinde duruyor.

Cenazeler, ölümün kesin nedeninin ve zamanının belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı adli soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı

ABD hükümeti denetleme kurumu, ordunun stoklarında gelişmiş silahlar konusunda ciddi azalma olduğunu doğruladı. Ayrıca 8 ülkedeki ABD üslerinde yüzlerce yapının ve onlarca ABD uçağı ile insansız hava aracının imha edildiğini veya hasar gördüğü vurgulandı

15.09.2026 12:52:00
İHA
 
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetine bağlı denetleme kurumu, İran savaşının etkisine ilişkin ilk raporunu yayımladı. Raporda, ordunun gelişmiş silahlar konusundaki eksiklikleri kabul edilirken, Orta Doğu'daki ABD uçaklarına, üslerine ve diplomatik temsilciliklerine verilen hasara dair kamuoyuna ilk bilgiler sunuldu.

Raporda, ABD'nin İran'la savaşının "stratejik envanter açıklarına yol açtığı ve ordunun gelişmiş silahlar konusunda mühimmat ikmali için ciddi tedarik darboğazıyla" karşı karşıya olduğu ifade edildi. Raporda yer alan uzmanlar tahminlerinde, savunma sanayi şirketlerinin gelişmiş füze ve önleme sistemi stoklarını savaş öncesi seviyelere geri getirmesinin 3 yılı bulabileceği vurgulandı.

İran, ABD üslerindeki yüzlerce yapıyı yerle bir etti

1 Nisan ile 30 Haziran arasını kapsayan gözlem raporunda, İran'ın Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün'deki ABD üslerinde yüzlerce bina ve diğer yapıyı hasara uğrattığı ve yok ettiği de kabul edildi. Raporda, bölgedeki bir donanma lojistik merkezi olan Bahreyn'deki ABD deniz üssünün İran insansız hava araçları ve balistik füzeleriyle hedef alındığı belirtildi. Orta Doğu'daki operasyonları desteklemek için "14 ila 18 günlük lojistik döngülerine" ihtiyaç duyulduğu aktarıldı. Rapora göre Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki temsilcilikler İran saldırıları sonucu hasar gördü ve tahmini maliyet 184 milyon dolar olarak hesaplandı.

ABD Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Cao geçtiğimiz hafta The Epoch Times'a verdiği röportajda, "Bahreyn'i yerle bir ettiler" diyerek Donanmanın bölgedeki güçlerini destekleyebilmesi için Bahreyn'deki üssü onarması gerekip gerekmediğini araştıran bir görev gücü oluşturduğunu söylemişti.

"Onlarca ABD uçağı ve İHA imha edildi veya hasar gördü"

Raporda ayrıca İran tarafından onlarca ABD uçağı ve insansız hava aracının da imha edildi veya hasara uğradığı ifade edildi. Bunların arasında tanesi yaklaşık 30 milyon dolar değerindeki 30 civarında MQ-9 Reaper insansız hava aracı da bulunduğu aktarıldı. 7 adet KC-135 yakıt ikmal uçağının da hasar gördü veya imha edildi, 5'inin Suudi Arabistan'da yerde iken İran mühimmatıyla vurulduğu kaydedildi. Kuveyt, Irak, Ürdün ve Suudi Arabistan'da 11 askerin "çatışmada öldüğü" belirtildi. Irak'ta ise KC-135 uçağı, başka bir KC-135 ile çarpışmanın ardından düşerek 6 askerin ölümüne yol açtı. Bu ölümler ve Arap Denizi'ne düşen bir helikopterde pilotun ölümü, "düşmanca olmayan olaylar sırasında meydana gelen ölümler" olarak listelendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.