logo
19 ŞUBAT 2026


Fitne çıkarmayın bizi örnek alın...

09.12.2009 00:00:00
Hakkındaki 'derin devletin ve askerin adamı' gibi iftiraları ortaya atanlara cevap veren Prof. Dr. Haydar Baş, "Başarmak istiyorsanız Haydar Hoca'nın hayatını örnek alın, başarmanın yolunu benden öğrenin. Dedikodu ve fitne çıkarmayın" dedi.

 

Meltem TV ekranlarında yayınlanan Ekoanaliz programına Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş hakkında ortaya atılan iftiralara cevap verdi. Çok sayıda yerel ve ulusal yayın yapan basın yayın kurumundan gazetecinin de takip ettiği ve sorularıyla katıldığı programda Prof. Dr. Haydar Baş'a her türlü soru yöneltildi. Bütün soruları belgelerle cevaplandıran Prof. Dr. Baş, Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesinden aldığı akademik unvanıyla ilgili açılan davaların hepsinden beraat ettiğini mahkeme kararlarını açıklayarak ortaya koydu. Yıllardır gereksiz yere soruşturmalara uğradıklarını belgeleriyle ortaya koyan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Bunlar bizim ayağımıza çelme takıp vatan meselesiyle, devlet ve millet meselesiyle uğraştırmak istemiyorlar. Ama çatlasalar da patlasalar da biz uğraşacağız" diye konuştu. 

Akademik unvan tartışmalarıMeltem TV'de yayınlanan ve Dr. Harun Kayacı ve Ekonomist Selim Kotil'in hazırlayıp sunduğu Ekoanaliz programı Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ı konuk etti. Akademik unvanı konusundaki tartışmalarla ilgili olarak basın mensuplarının sorularını cevaplayan BTP Genel Başkanı şunları söyledi: "Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 1999-1460 ve 1999-1380 sayılı kesinleşen kararı. YÖK'ün şikâyeti neticesinde benim akademik unvanımla ilgili yapılan yargılamada verilen kararın sonucu şöyledir: "Dosyadaki belgelerden Bakü Devlet Üniversitesi tarafından profesörlük unvanı verildiği ve Azerbaycan Yüksek Onay komisyonu tarafından onaylandığı görülmektedir. Öte yandan iddia ve savunma her ikisi de Mesaj TV'de yapılan bir programda sanığın bu unvanı kullanmasından başka bir eylemi tarif etmemiştir. Hiçbir yasal düzenleme bu unvanı tarif edilen bir şekilde kullanılmasını engelleyemez. Aksi düşünüldüğünde ülkemizde gerçekleştirilen bilimsel toplantılarda yurt dışından gelen yabancı bilim adamlarının bu unvanı kullanmasının ancak müşteki kurumca Türkiye'de geçerli sayılması halinde mümkün olabileceği gibi bir sonuç ortaya çıkartılması gerekmektedir. Oysa günümüzde böyle bir iddia düşünülmeyeceği gibi zaten 2547 sayılı yasada da böyle bir düzenleme yoktur. Öte yandan TCK'nin 252. maddesine göre bilimsel bir unvan olan profesörlüğün mülki ve asgari bir devlet memurluğu olarak düşünülmesi de mümkün olmadığından sanığın üzerine atılan suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatına karar verilmiştir. Karar tarihi 12.1999."

Hürriyet gazetesi muhabir gönderdiHer türlü dedikoduyu fırsat bilerek üzerine gelindiğini dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş akademik unvanıyla ilgili tartışmaların gündeme getirildiği günlerde Hürriyet gazetesinden bir muhabirin kendisinden bilgi almak için geldiğini yanına geldiğini söyledi. Prof. Dr. Baş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Haydar Baş hakkında yeter ki bir taraftan bir dedikodu olsun? Bunu fırsat bilerek hemen üzerime geliyorlar. O zaman Hürriyet gazetesinin muhabiri bir delikanlı yanıma geldi. Yahu dedi, 'senin profesörlüğün sahteymiş' dedi. 'Gel, sana ben bir şey göstereceğim' dedim. Benim doktora tezim "Veda Hutbesi'nde İnsan Hakları" adlı bir tezdi. O tarihe gelene kadar da insan haklarını ilk olarak gündem eden kişi de bendim. Bunu doktora tezi olarak ilk defa ben gündem ettim. Ve hakikaten ciddi bir takdir topladı. Bakü Devlet Üniversitesi'ndeki savunmamda 14 üyenin tamamı da bana doktorluk unvanı alabilmem için destek verdi. Vasim Memmedaliyev Hoca benim tez hocamdır. Hepsi parmaklarını ısırdılar. 'Biz İslam'ı böyle bilmiyorduk' dediler. Efendim benim Bakû Devlet Üniversitesi'ndeki akademik heyete yaptığım müdafaayı zamanı gelir lazım olur diye arkadaşlar kameraya aldılar. Benim müdafaamı ve heyet üyelerinin bana yönelttikleri soruları hep kayda aldılar. Müdafaamızı yaptıktan sonra heyet üyelerinin hepsi bizi tebrik etti. Biz çok müdafaa burada gördük ama siz hakikaten çok dolu bir insansınız, diyerek tezimizi kabul ettiler ve doktorluk unvanı verdiler. Bu kayıtları bu delikanlıya izlettim. 10 dakika izledi 'Hocam, tamam ben anladım olayı' dedi. Yok, dedim sonuna kadar izle. 'Üniversitedeki ilim heyetinin bana sordukları soruları ve benim bu sorulara verdiği cevapları da izleyin ondan sonra kararınızı verin' dedim. Yok, dedi ben size inandım hocam."

Fitne çıkarmayın Haydar Hoca'yı örnek alınBundan sonra Hürriyet gazetesi muhabirinin kendisine bir soru sorduğunu söyleyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: "Hürriyet gazetesi muhabiri, 'Yalnız benim sana bir sorum var hocam, dedi. Buyur dedim. Yahu sen bu kadar işi nasıl başarıyorsun? 'Aferin çok güzel bir soru sordun' dedim. Seni benim arkama sürenlere git ve onlara de ki; 'Başarmak istiyorsanız Haydar Hoca'nın hayatını örnek alın, bunları benden öğrenin. Dedikodu ve fitne çıkarmayın.' Bizim meselemiz aslında bunları anlatmak olmamalıydı. İçine düştüğü badireleri atlatmak için ülkenin sorunlarının çözüm yollarını anlatmalıydık. Ama gafiller ve cahiller işte bizi meşgul ediyor."

Tantan döneminde soruşturma yapıldıEcevit döneminde de soruşturmalara uğradığını dile getiren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın talebiyle açılan soruşturmayı bütün yönleriyle ortaya koydu. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Ecevit döneminde de soruşturma başlatıldı. Dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan tarafından hazırlanan bu belge, "ülke genelinde faaliyet gösteren Haydar Baş grubunun mal ve para hareketlerinin takibiyle, grupla irtibatlı olan vakıf, dernek ve şirketlerin mali kaynakları ve varsa para hareketlerinin incelenmesinin Mülkiye müfettişi koordinatörlüğünde Polis müfettişi, Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişi ve vergi denetim elemanlarından oluşacak bir kurul tarafından incelenmesini ve suç unsuruna rastlanıldığı takdirde düzenlenecek raporların ilgili mercilere iletilmesini müsaadelerinize arz ederim" diye Sayın Ecevit'e bir müracaatta bulunuyor. O da 'tamam yoluna devam et' diyor."

Asla yılmadım ve kimse yıldıramaz"Tabi bu incelemelerden sonra ne bulacaklar Haydar Hoca'da? Soğan sarımsak yemiyorum ki, ağzım koksun" diyen Prof. Dr. Baş, "Hiçbir zaman bu soruşturmalar ve bu araştırmalar beni yıldırmamıştır ve asla yıldıramaz. Ancak bizi yoruyor, neden? Hakikaten yüce milletimizin bize ihtiyacı var. Onun karnını doyurmamız lazım. Sırtını giydirmemiz lazım. İşini ve aşını temin etmemiz lazım" diye konuştu.

Keşke Haydar Baş'a kulak verselerdiTürkiye'nin sorunlarını çözebilmek için ortaya koyduğumuz projelerin konuşulması gerekirken bize iftira atmayı tercih ediyorlar" diye konuşan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Şimdi kalkıyorsun bunları konuşup, çözüm yollarını ortaya koyman gerekirken hayda, hiç ilgisi olmayan konulara giriyorsun. Haydar Hoca derin devletin adamı, Haydar hoca ordunun adamı diyorsun. Yahu keşke böyle bir şey olsa?"

Çatlasalar da patlasalar da devam edeceğizKonuşmasında "Haydar hocayı dinleyen devlette Kıbrıs gider mi? Ege gider mi?" diye soran Prof. Dr. Haydar Baş şöyle devam etti: "Haydar Hoca'ya kulak verselerdi Güneydoğu bölünür mü? Yeraltı kaynakları satılır mı? Tüpraş, POAŞ, Seka, Erdemir, Limanlar ve Sümerbank gibi kurumlar elimizden çıkar mı? Çıkmazdı. Keşke Haydar Hoca'nın adamı olsalar veya o onların adamı olsa. Böyle bir şey yok. Ama yıpratmak için yıllardan bu yana devletle milleti, siville askeri karşı karşıya getiriyorlar. Bunlar hain, gafil ve cahil adamlar. Biz bu kurumları yıktığımız zaman millet yerine sürü kalır bunu unutmayın. Arkadaşlar bana açılan dava dosyaları 20 bin sayfa. Siz cumhuriyet tarihinde değil, insanlık tarihinde böyle bir olay gördünüz mü? Bunlar bizim ayağımıza çelme takıp vatan meselesiyle, devlet ve millet meselesiyle uğraştırmak istemiyorlar. Ama çatlasalar da patlasalar da biz uğraşacağız."

Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı


 
 
Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.

18.02.2026 22:46:00 / Güncelleme: 18.02.2026 22:55:06
HABER MERKEZİ/AA
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı

Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.
Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi, uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından ramazan ayında yeniden cemaatle buluştu.

Restorasyon sürecinde bir süre kısmi ibadete açık olan camide, iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından enderun usulü ilk teravih namazı yoğun katılımla eda edildi.
Akşam saatlerinden itibaren camiye gelen vatandaşlar, tarihi mabedin avlusunda ve çevresinde yoğunluk oluşturdu.
Yatsı namazının ardından saf tutan cemaat, ramazanın ilk teravihini kılmanın manevi huzurunu yaşadı. Selimiye Camisi'nin yeniden ibadete açılmasının ramazan ayına ayrı bir anlam kattığını belirten vatandaşlar, emeği geçenlere teşekkür etti.

Restorasyon 5 yıl önce başlamıştı
 
Restorasyonuna Kasım 2021'de başlanan ve çalışmalar süresince kısmi ibadete açık tutulan Selimiye Camisi'nde iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından ilk kez Çarşamba günü namaz kılındı.  İlk tam kapasite namaz ikindi vakti eda edildi. İkindi namazına çok sayıda vatandaş katıldı. Türk-İslam mimarisinin zirve eserleri arasında gösterilen camide, restorasyon kapsamında yürütülen iç mekan düzenlemeleri, güçlendirme ve konservasyon uygulamalarının tamamlanmasıyla birlikte cemaat saf tuttu.
 
 Restorasyon süreci
 
Vakıflar Genel Müdürlüğünce kasım 2021'de bilim kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Çalışmalar kapsamında ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlanırken, kubbenin kurşun kaplaması yenilendi.
Revaklı avlu kubbelerinin kurşun kaplamaları da bitirildi. Yapıda zamanla uygulanan çimentolu müdahaleler kaldırıldı. Caminin cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilenirken, özgün ahşap kepenk ve kapılarda çürüme ve malzeme kayıplarına yönelik onarımlar gerçekleştirildi. İç mekandaki 264 alçı içlikten 1983 onarımında düz cam ya da pleksiglasla değiştirilen bölümler, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemle aslına uygun biçimde yenilendi. Beyaz çimentolu dışlıklar ise suya dayanıklı özel harç ve paslanmaz teçhizat kullanılarak değiştirildi. Restorasyon sürecinde yapının en fazla yıpranan bölümlerinin minareler olduğu belirlendi. Üç şerefeli, üç yollu merdiven sistemiyle tasarlanan ve alemi dahil yaklaşık 85 metre yüksekliğe ulaşan dört minarede güçlendirme ve bakım işlemleri tamamlandı.
Orijinaline uygun olarak dokunan halı yerine serildi Ana mekan ile revaklı avlu kubbelerindeki kalem işi ve alçı süsleme onarımları tamamlandı. Hazirede çalışmalar devam ediyor. Çini temizliği ve çevre düzenlemesi de restorasyonun son aşamaları arasında yer alıyor.

AYM üyeliği için 3 aday belirlendi

Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliği için Cumhurbaşkanlığına bildirilecek 3 aday, Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimle belirlendi

18.02.2026 13:54:00
İHA
AYM üyeliği için 3 aday belirlendi
AYM üyeliği için 3 aday belirlendi
Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimle Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliği için Cumhurbaşkanlığına bildirilecek 3 aday belirlendi. 317 üyenin katılımıyla gerçekleşen oylama sonucunda Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Mustafa Karayıldız 58, 3. Ceza Dairesi Üyesi Oğuz Dik 45 ve 2. Hukuk Dairesi Üyesi Şaban Kazdal 44 oy alarak en çok oy alan isimler oldu. Seçimde 1 boş oy bulunurken, 11 oy geçersiz sayıldı.

11 üyenin yer aldığı seçimde en çok oy alan 3 adaydan birisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından AYM üyeliğine seçilecek. Öte yandan Oğuz Dik, Ankara'da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açılan Genelkurmay çatı davasında mahkeme başkanı olarak görev yapmıştı.

Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi

Mersin'in Erdemli ilçesinde etkili olan fırtınada bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi

18.02.2026 13:15:00 / Güncelleme: 18.02.2026 13:18:01
İHA
Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi
Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi
Meteorolojinin uyarı yaptığı Mersin ve ilçelerinde fırtına etkili olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Erdemli ilçesi Esenpınar Mahallesi'nde, yağmurla birlikte ekili olan fırtına nedeniyle bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi. Olayda yaralananın olmadığı öğrenildi. Karahıdırlı-İlemin yolu üzerinde de bir elektrik direği fırtınadan yola devrildi.



Esenpınar Mahalle Muhtarı Abdurrahman Gölgeli, sabah saatlerinde fırtınanın etkisini arttırdığını belirterek, "Mahallemizde sabah güçlü bir fırtına, güçlü bir hortum etkili oldu. 5-6 ağacımız yıkıldı, göçtü. Çok şükür bir can zayiatımız yok" dedi.

Yıkılan ağaçlar belediye ekiplerince kaldırıldı.

Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu

Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi

18.02.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi. 69 şüpheli gözaltına alınırken, örgüte ait 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 34'ü tutuklanırken, 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 10 kişi ise savcılıktan serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, usulsüz reçete yöntemiyle ilaç temin eden şebekeye yönelik yaklaşık 1 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. "Son Reçete" adı verilen operasyonda, para karşılığında temin edilen başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden reçete yazdırılarak kanser ilaçları, uyuşturucu içerikli haplar, antibiyotikler ve sağlık kabinlerinde kullanılan ilaçların alındığı ortaya çıkarıldı.

Doktor üzerinden reçete, 6 eczaneden temin



Yapılan çalışmalarda, ilaçların doktor U.U. üzerinden reçete edildiği, örgüt içerisindeki 6 eczacı aracılığıyla temin edildiği belirlendi. Sağlık raporuna tabi ilaçların ise hasta yerine "dublör" kullanılarak alındığı tespit edildi. Dublörlük görevini hepatit hastası S.İ. ile R.O.'nun yaptığı öğrenildi.
Şebekenin temin ettiği ilaçları yasa dışı şekilde sağlık kabinleri ve farklı eczanelere sattığı, uyuşturucu madde içerikli hapların ise elden bağımlılara verildiği ve yurt dışına satış yaptığı belirlendi.

87 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu



Soruşturma kapsamında şebekede; 1 doktor, 6 eczacı, 5 eczacı kalfası, 3 ecza deposu sahibi, 1 hemşire ve 2 dublör olmak üzere çok sayıda şüphelinin yer aldığı tespit edildi.
13 Şubat'ta Adana merkezli olmak üzere İzmir, Konya, Diyarbakır, Mersin, Antalya, Muğla, Batman, Osmaniye ve Mardin'de 186 ekip ve 600 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 69 şüpheli gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile 500 kutu ilaç ele geçirildi. Şebekeye ait yaklaşık 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.
Şebekenin kamuya verdiği zararın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından inceleme başlatıldı.

34 kişi tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında doktor, eczacı, ecza deposu sahipleri ve dublörlerin de bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi ise savcılıkça serbest kaldı.

Uyuşturucu çok baronlar yok

Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı

18.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Uyuşturucu çok baronlar yok
Uyuşturucu çok baronlar yok
Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı.

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince alınan istihbarat çalışmalar sonucu yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir tır, X-ray taramasına sevk edildi.



Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta narkotik köpekleri Thorin ve Neptün ile yapılan aramada, dondurulmuş tavuk etlerinin arasına gizlenmiş 763 vakumlu paket halinde 886,366 kilogram esrar ele geçirildi.

Pikapta gizli bölmelerden çıktı



Kapıkule'ye gelen pikap da istihbari bilgileri doğrultusunda X-ray taramasına yönlendirildi. Tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine yapılan detaylı aramada aracın gizli bölmelerinde 49 paket halinde 27,964 kilogram esrar bulundu.

İki ayrı olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Çanakkale'de sağanak nedeniyle Kepez Çayı taştı, Sarıçay'ın debisi yükseldi

Çanakkale'de sağanak nedeniyle Kepez Çayı'nda taşkın meydana geldi, Sarıçay'ın da yükselen debisi nedeniyle bazı bölgeler suyla kaplandı

18.02.2026 07:06:00 / Güncelleme: 18.02.2026 07:13:27
AA
Çanakkale'de sağanak nedeniyle Kepez Çayı taştı, Sarıçay'ın debisi yükseldi
Çanakkale'de sağanak nedeniyle Kepez Çayı taştı, Sarıçay'ın debisi yükseldi

İl merkezinde akşam saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli sağanak, merkeze bağlı Kepez beldesindeki Kepez Çayı'nın debisinin yükselmesine neden oldu.

Su akışıyla taşan çay, balıkçı barınağına ulaşıp bazı teknelere zarar verdi.

Geçen hafta yaşanan taşkında kapatılan yolun çevresi de suyla doldu.

Öte yandan Atikhisar Barajı'nın doluluk oranının yüzde 100'e ulaşması dolayısıyla Sarıçay'ın da debisi yükseldi.

Barajdan gelen sular nedeniyle çay boyunda bazı bölümler suyla kaplanırken, Cuma Pazarı otopark alanında bulunan araçlar İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi ekiplerince sahiplerine ulaşılarak bulundukları alandan kaldırıldı.

Çanakkale Belediyesi ekipleri de su birikintileri oluşan bölgelerde temizlik çalışması başlattı.

Orta Doğu ülkelerinde Ramazan bugün başlıyor


 
Suudi Arabistan'dan Irak'a, Katar'dan Filistin'e çok sayıda ülkede Ramazan bugün başlıyor. ABD Başkanı Trump ile çok sayıda Avrupa futbol kulübü Ramazan mesajı yayımladı. 
 

18.02.2026 00:28:00 / Güncelleme: 18.02.2026 01:21:04
Haber Merkezi/aa
Orta Doğu ülkelerinde Ramazan bugün başlıyor
Orta Doğu ülkelerinde Ramazan bugün başlıyor

Suudi Arabistan'dan Irak'a, Katar'dan Filistin'e çok sayıda ülkede Ramazan bugün başlıyor.
Ramazan ayının ilk gününde Kabe'nin bulunduğu Mescid-i Haram ile Medine'deki Mescid-i Nebevi'yi dolduran on binlerce Müslüman, ilk teravih namazlarını kıldı. Suudi Arabistan'ın El-İhbariyye kanalı, ramazanın ilk gününde Mescid-i Haram'dan ve Mescid-i Nebevi'den teravih namazını canlı yayımladı. Kabe-i Muazzama ve Mescid-i Nebevi, ilk teravih namazını burada kılmak isteyen Müslümanlarca dolduruldu. Namazın sonunda hep birlikte dualar edildi.

İşte Ramazana bugün başlayan ülkeler

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Irak, Bahreyn, Kuveyt ve Lübnan, 18 Şubat'ta Ramazan ayının ilk günü olduğunu açıklamıştı.

Perşembe günü başlayacak olanlar

Mısır Müftüsü Nazir Ayad da televizyonda yayınlanan açıklamasında, Ramazan hilalinin görülemediğini ve bu nedenle çarşamba gününün şaban ayının son günü, Perşembe gününün ise Ramazan ayının ilk günü olacağını duyurdu.Türkiye, İran, Umman ve Suriye de Ramazan ayının perşembe günü başlayacağını açıkladı.

Diyanet ne diyor?
 
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, şeri ölçüler esas alınarak yapılan astronomik hesaplamalar sonucunda ramazan hilalinin yarın ilk defa Büyük Okyanus bölgesinden itibaren görüleceği, hilalin görülebilirlik anının Türkiye saatiyle 06.42 olduğunu bildirdi.
Kuruldan yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Şeri ölçüler esas alınarak yapılan astronomik hesaplamalar sonucunda 1447 (2026) yılı ramazan ayı hilalinin, 18 Şubat Çarşamba günü ilk defa Büyük Okyanus bölgesinden itibaren görülebilir hale geleceği tespit edilmiştir. Hilalin görülebilirlik anı Türkiye saatiyle 06.42'dir. Bu doğrultuda, 19 Şubat Perşembe günü 1447/2026 yılı Ramazan ayının birinci günü olacaktır."

Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak

18.02.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Youtube canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes'tir ilk başta. Menderes'ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz.

O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine Gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmış ve soruşturma kapsamında Aysever, 11 Aralık tarihinde tutuklanmıştı. Söz konusu söylemlere ilişkin başsavcılıkça yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Enver Aysever 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Aysever'in söylemlerinin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu oluşturduğu, bu nedenle resen soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

"Yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir"

Sanık Aysever'in savcılık ifadesi de iddianamede yer aldı. Aysever'in ifadesinde, "Videodan bir kesit kesilerek, sosyal medyada paylaşıldı. Bilinçli olarak hedef gösterildim. Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun bazı söylemleri üzerine bu sözleri sarf ettim. Ülkenin sosyolojik yapısı dikkate alındığında yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir. 30 yıllık gazeteciyim, amacım kesinlikle sağ görüşlü insanları aşağılamak değildir" şeklinde savunma yaptığı aktarıldı.

3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

İddianamede, Aysever'in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianame, Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Sanık, önümüzdeki günlerde hakim karşına çıkacak.

Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı

Zonguldak'ta özel maden ocağında meydana gelen göçükte hayatlarını kaybeden maden işçileri Ziya Kiret (60) ve Veysel Oruçoğlu (46) son yolculuğuna uğurlandı

17.02.2026 14:35:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:39:12
İHA
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan 3 işçiden hayatlarını kaybeden Veysel Oruçoğlu ve Ziya Kiret için belde meydanında cenaze töreni düzenlendi.



Otopsi işlemlerinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi'nden cenazeleri alınan maden işçilerinin yakınları törende güçlükle ayakta durabildi.



Cenaze törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adnan Ertem, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Erhan Taylan'ın yanı sıra CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı.



Emekli olduğu madende hayatını kaybetti, diğer işçinin ise emekliliğine 2 yıl kaldığı ortaya çıktı

Göçükten 8 saat sonra cenazesi çıkartılan 60 yaşındaki üç çocuk babası maden işçisi Ziya Kiret'in emekli olduğu maden ocağında çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Öte yandan ocaktan 6 saat sonra cansız bedeni çıkartılan 46 yaşındaki maden işçisi Veysel Oruçoğlu'nun da öğrenim gören iki çocuğunun eğitimi için çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Oruçoğlu'nun emekliliğine 2 yıl kaldığı öğrenildi. Oruçoğlu'nun babası Fahri Oruçoğlu ise cenaze töreninde güçlükle ayakta durabildi. Baba Fahri Oruçoğlu tabutun başında gözyaşı döktü.



İl Müftüsü Halil İbrahim Demir tarafından öğlen namazını müteakiben kıldırılan cenaze namazlarının ardından Ziya Kiret'in cenazesi Dağbaca Mahallesi aile mezarlığında toprağa verildi.
Veysel Oruçoğlu'nun cenazesi ise ikindi namazını müteakiben defnedilmek üzere Çaycuma ilçesine bağlı Dereköseler köyüne gönderildi.

Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava 3'üncü haftasında tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Duruşmada savunma yapan Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu tutuksuz sanık Metin Aktaş, "Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur" dedi

17.02.2026 13:42:00
İHA
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davada tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürdü.

"İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir"

Duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük oğlu olan tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı. Aktaş hakkında iddianamede, suç örgütüne ait Aktaş Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu, şirketin kurulduktan birkaç ay sonra Beşiktaş Belediyesi'nden yüksek bedelle aldığı ihalede usulsüzlükler tespit edildiği, kurulan şirkete hisselerin edinimi hususunda örgüt lideri tarafından organizasyonun ve finans desteğinin sağlandığı, şüphelinin örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, kendisine duyulan güvenden dolayı adına firma kurulduğu bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülmüştü.

Suçlamalara ilişkin savunma yapan Metin Aktaş, "Örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük çocuğuyum. Bugüne kadar ki çalışma hayatım boyunca sahibi olduğum şirkette otorite sahibi olmadım. Alın teriyle ve hakka girmeden ticaret yaptık. Babam Aziz İhsan Aktaş'ın tutuklanmasıyla omuzlarıma büyük bir yük bindi. Babam, amcam ve birçok akrabam hapse girdi. Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur. Üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum, şirketimize konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verildi. Aranın ardından duruşma, Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi Ramazan Murat Aktaş'ın savunması ile devam edecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.