Dünkü yazımın başlığı 'İman var ise amel de vardır, iman gerçek ise amel geçerlidir' şeklindeydi.
Bugün imanın varlığı ve korunmasından bahsedelim. Okullarda hepimize namazı, abdesti, guslü kabaca 32 farzı, bunların şartlarını, bozanlarını öğretirler.
Teknoloji gelişti. Şimdi ekranlarda, sosyal medyada popüler isimler bu konuları soru-cevap şeklinde detaylandıra detaylandıra anlatarak, reyting ve tıklanma rekorları peşinde koşarlar.
Ama o malum popüler isimler, imanı bozan şeylerden hiç bahsetmezler. Günümüzden yaşananlardan örnekler vermezler. Bizler de hiç merak etmeyiz.
Ama gerçek olan iman var ise namaz vardır, iman var ise oruç, abdest, gusül, hac, zekat vardır.
Yüce Allah (c.c) Ankebut 2 ve 3 ayetinde buyuruyor ki: 'İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, 'İman ettik' demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?
Ant olsun ki biz, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, elbette doğru olanları ortaya çıkaracaktır; keza O, yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır'.
İmtihanın ilk maddesi iman. Helaller, haramlar, mekruhlar, mubahlar sonra geliyor. Anladığım kadarı ile Yüce Allah (c.c) iman iddiasında iseniz ispat edeceksiniz, şahit getireceksiniz, diyor.
O iki şahit olmadan olmaz
Neydi o şahitler? Cevap Peygamber Efendimizden
Veda Hutbesinin sonunda Hz. Muhammed (s.a.a.v) 'size iki ağır emanet bırakıyorum' demiş, o iki ağır emanetin neler olduğun açıklamış ve bu iki emanetin asla birbirinden ayrılmayacağını da beyan ve ilan etmiştir.
Neydi o iki ağır emanet?
Hz. Resul buyurdu ki: "Ben, sizin aranızda iki değerli (ağır) emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız sürece Benden sonra asla sapıklığa düşmezsiniz. Onlar, Allah'ın Kitabı (Kur'an) ve Benim ıtretim, Ehl-i Beyt'imdir.
Bu ikisi, Kevser Havuzunun başında Bana tekrar dönünceye kadar asla birbirinden ayrılmazlar." (Sahih-i Tirmizi, c.5, s.328; Sahih-i Müslim, Kitab-u Fezail-i Ali ibn-i EbiTalib, c.7, s.122, Nesai, El Hasais, s.21…)
İmanı bozan şeyler nelerdir?
İman, tamam inşallah. Gelelim imanı tehdit eden şeylere. Malumunuz Ramazan ayında herkes orucu bozan şeyleri merak eder, bin bir sorular sorar. Oysa oruç iman ehli içindir, iman ehline farzdır.
Bize düşen ilk önce imanı bozan şeyleri bilmek ve onlardan uzak durmaktır ki, orucumuz tam olsun.
Sahi orucu bozan şeyleri merak ettiğimiz kadar imanı bozan şeyleri merak ediyor muyuz? Oysa asıl olan imandır. İmansız amelin hükmü yoktur ki, bozanı, bozmayanı olsun.
Benim öğrendiğim kadarı ile imanı bozan şeyleri başlıklar halinde şöyle sıralayabilirim:
Kul hakkı yemek, devlet malına kastetmek, Yahudi ve Hristiyanlar dost olmak, onlara benzemek, onlarla, Müslümanlara karşı işbirliği yapmak, yarım kelime dahi olsa zulme destek vermek…
Müslümanı tekfir etmek, iftira atmak, mezhep, meşrep, ırk ayrılığını körüklemek…
Emeği hiçe saymak, emeğin hakkını vermemek, işi ehline vermemek, adam kayırmak, işe hile karıştırmak, kötülüğü-yanlışı görmezden gelmek…
Kibirlenmek-büyüklenmek, riya-gösteriş, haset-kıskançlık, ucub-kendini beğenmek, hırs-aşırı tutku, tamah-doyumsuzluk, gıybet-dedikodu…
Kalp katılığı, kin, öfke, düşmanlık, cimrilik, kötü zan, kusur araştırmak, iftira atmak, mal-makam sevgisi, bitmek bilmeyen dünya arzusu…
Gaflet-vurdumduymazlık, zayıflara zulmetmek, mal-makam sahipleri ve zenginlere dalkavukluk etmek…
Topluluk içine fitne sokmak, bölücülük yapmak, dostunu dahi kıskanmak, yalan söylemek…
Ve yeis yani ümitsizlik.
Ümitsizliğe kapılma
Yanlışa düştük, batağa saplandık. Ümitsizlik yok. Unutmayalım ki hiçbir günah Yüce Allah'ın merhametinden büyük değildir.
O öyle Yüce Allah ki 'af dile, affedeyim' garantisini bile veriyor. Tövbe edenlere rahmetiyle yüce mertebeler vaat ediyor. Hatta günahları, sevaba dönüştürüyor.
Bu nasıl olur, diye tereddüde gerek yok, ilâhî müjde öyledir. İlâhî Rahmet anlatamayacağımız, anlayamayacağımız kadar geniştir.
Bize, inanıp teslim olmak, ona güvenip rahmete koşmak gerek! Yüce Allah-ü Teâlâ kuluna gönlündeki iman ve niyete göre muamele eder...
"Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar." (Zümer, 53)
"Ancak tövbe edip inanan ve sâlih ameller uygulayanlar müstesnâ. Allah, onların kötülüklerini iyiliklere çevirecektir." (Furkan 70)
Hz. Peygamber (s.a.a.); "Günahlarından samimi olarak tövbe eden kimse hiç günah işlememiş gibidir." (İbn Mâce, Zühd, 30)
Rabbim, Ramazan ayını hakkıyla, layıkıyla yerine getirmeyi nasip eylesin. (Amin)
Bugün imanın varlığı ve korunmasından bahsedelim. Okullarda hepimize namazı, abdesti, guslü kabaca 32 farzı, bunların şartlarını, bozanlarını öğretirler.
Teknoloji gelişti. Şimdi ekranlarda, sosyal medyada popüler isimler bu konuları soru-cevap şeklinde detaylandıra detaylandıra anlatarak, reyting ve tıklanma rekorları peşinde koşarlar.
Ama o malum popüler isimler, imanı bozan şeylerden hiç bahsetmezler. Günümüzden yaşananlardan örnekler vermezler. Bizler de hiç merak etmeyiz.
Ama gerçek olan iman var ise namaz vardır, iman var ise oruç, abdest, gusül, hac, zekat vardır.
Yüce Allah (c.c) Ankebut 2 ve 3 ayetinde buyuruyor ki: 'İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, 'İman ettik' demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?
Ant olsun ki biz, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, elbette doğru olanları ortaya çıkaracaktır; keza O, yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır'.
İmtihanın ilk maddesi iman. Helaller, haramlar, mekruhlar, mubahlar sonra geliyor. Anladığım kadarı ile Yüce Allah (c.c) iman iddiasında iseniz ispat edeceksiniz, şahit getireceksiniz, diyor.
O iki şahit olmadan olmaz
Neydi o şahitler? Cevap Peygamber Efendimizden
Veda Hutbesinin sonunda Hz. Muhammed (s.a.a.v) 'size iki ağır emanet bırakıyorum' demiş, o iki ağır emanetin neler olduğun açıklamış ve bu iki emanetin asla birbirinden ayrılmayacağını da beyan ve ilan etmiştir.
Neydi o iki ağır emanet?
Hz. Resul buyurdu ki: "Ben, sizin aranızda iki değerli (ağır) emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız sürece Benden sonra asla sapıklığa düşmezsiniz. Onlar, Allah'ın Kitabı (Kur'an) ve Benim ıtretim, Ehl-i Beyt'imdir.
Bu ikisi, Kevser Havuzunun başında Bana tekrar dönünceye kadar asla birbirinden ayrılmazlar." (Sahih-i Tirmizi, c.5, s.328; Sahih-i Müslim, Kitab-u Fezail-i Ali ibn-i EbiTalib, c.7, s.122, Nesai, El Hasais, s.21…)
İmanı bozan şeyler nelerdir?
İman, tamam inşallah. Gelelim imanı tehdit eden şeylere. Malumunuz Ramazan ayında herkes orucu bozan şeyleri merak eder, bin bir sorular sorar. Oysa oruç iman ehli içindir, iman ehline farzdır.
Bize düşen ilk önce imanı bozan şeyleri bilmek ve onlardan uzak durmaktır ki, orucumuz tam olsun.
Sahi orucu bozan şeyleri merak ettiğimiz kadar imanı bozan şeyleri merak ediyor muyuz? Oysa asıl olan imandır. İmansız amelin hükmü yoktur ki, bozanı, bozmayanı olsun.
Benim öğrendiğim kadarı ile imanı bozan şeyleri başlıklar halinde şöyle sıralayabilirim:
Kul hakkı yemek, devlet malına kastetmek, Yahudi ve Hristiyanlar dost olmak, onlara benzemek, onlarla, Müslümanlara karşı işbirliği yapmak, yarım kelime dahi olsa zulme destek vermek…
Müslümanı tekfir etmek, iftira atmak, mezhep, meşrep, ırk ayrılığını körüklemek…
Emeği hiçe saymak, emeğin hakkını vermemek, işi ehline vermemek, adam kayırmak, işe hile karıştırmak, kötülüğü-yanlışı görmezden gelmek…
Kibirlenmek-büyüklenmek, riya-gösteriş, haset-kıskançlık, ucub-kendini beğenmek, hırs-aşırı tutku, tamah-doyumsuzluk, gıybet-dedikodu…
Kalp katılığı, kin, öfke, düşmanlık, cimrilik, kötü zan, kusur araştırmak, iftira atmak, mal-makam sevgisi, bitmek bilmeyen dünya arzusu…
Gaflet-vurdumduymazlık, zayıflara zulmetmek, mal-makam sahipleri ve zenginlere dalkavukluk etmek…
Topluluk içine fitne sokmak, bölücülük yapmak, dostunu dahi kıskanmak, yalan söylemek…
Ve yeis yani ümitsizlik.
Ümitsizliğe kapılma
Yanlışa düştük, batağa saplandık. Ümitsizlik yok. Unutmayalım ki hiçbir günah Yüce Allah'ın merhametinden büyük değildir.
O öyle Yüce Allah ki 'af dile, affedeyim' garantisini bile veriyor. Tövbe edenlere rahmetiyle yüce mertebeler vaat ediyor. Hatta günahları, sevaba dönüştürüyor.
Bu nasıl olur, diye tereddüde gerek yok, ilâhî müjde öyledir. İlâhî Rahmet anlatamayacağımız, anlayamayacağımız kadar geniştir.
Bize, inanıp teslim olmak, ona güvenip rahmete koşmak gerek! Yüce Allah-ü Teâlâ kuluna gönlündeki iman ve niyete göre muamele eder...
"Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar." (Zümer, 53)
"Ancak tövbe edip inanan ve sâlih ameller uygulayanlar müstesnâ. Allah, onların kötülüklerini iyiliklere çevirecektir." (Furkan 70)
Hz. Peygamber (s.a.a.); "Günahlarından samimi olarak tövbe eden kimse hiç günah işlememiş gibidir." (İbn Mâce, Zühd, 30)
Rabbim, Ramazan ayını hakkıyla, layıkıyla yerine getirmeyi nasip eylesin. (Amin)
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD-İsrail, İran ile savaşabilir mi? / 28.02.2026
- Gün gelecek bu ülkede 28 Şubat değil 27 Şubat gündem olacak / 27.02.2026
- Turkey's Kurdish Problem / 25.02.2026
- İran Kürdistan’ı (!) ve ülkemizdeki komisyon / 24.02.2026
- Ürdün Kral’ın, Erdoğan’a verdiği nişan / 23.02.2026
- Bilal Erdoğan ve kayıp çocuklar / 22.02.2026
- Esad-SDG-İmralı üçgeni / 21.02.2026
- Tevhitten, marifetten, sabırdan, dayanışmadan hormonlara kadar oruç / 20.02.2026
- Bu Ramazan’da orucu değil imanı bozan şeyleri sorun / 19.02.2026
- İman var ise amel de vardır, iman gerçek ise amel geçerlidir / 18.02.2026
- Gün gelecek bu ülkede 28 Şubat değil 27 Şubat gündem olacak / 27.02.2026
- Turkey's Kurdish Problem / 25.02.2026
- İran Kürdistan’ı (!) ve ülkemizdeki komisyon / 24.02.2026
- Ürdün Kral’ın, Erdoğan’a verdiği nişan / 23.02.2026
- Bilal Erdoğan ve kayıp çocuklar / 22.02.2026
- Esad-SDG-İmralı üçgeni / 21.02.2026
- Tevhitten, marifetten, sabırdan, dayanışmadan hormonlara kadar oruç / 20.02.2026
- Bu Ramazan’da orucu değil imanı bozan şeyleri sorun / 19.02.2026
- İman var ise amel de vardır, iman gerçek ise amel geçerlidir / 18.02.2026



























































