İsrail'in Gazze'de iki haftayı aşkındır sürdüğü katliama en anlamlı tepki geçtiğimiz Pazar günü gazetemiz Yeni Mesaj'ın organize ettiği "Filistin ve Ortadoğu'nun geleceği" sempozyumuyla ortaya konuldu. "En anlamlı" ifadesini kullanıyorum, çünkü bu tarihi sempozyumda bir taraftan katliamın boyutları, bugüne kadarki tarihi süreci, katliamın dini, siyasi ve ekonomik sebepleri anlatıldı, diğer taraftan katliamın nasıl önleneceği de açık ve net bir şekilde ifade edildi.Sempozyumda sunulan çözümler, sadece son yaşanan Gazze katliamının bitirilmesini hedeflemiyordu, aynı zamanda mimarlığını İsrail'in, taşeronluğunu ise ABD'nin yaptığı Büyük Ortadoğu Projesi'nin 22 İslam ülkesini paramparça etme amaçlı yıkım hedeflerini de ortadan kaldırıcı mahiyetteydi.İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamın perde arkasında muharref inançlarının olduğunun önemle altı çizildi. İsraillerin inancına göre, Yahudi ırkı dışındakiler insan tanımına girmiyor ve en vahşi bir şekilde katledilmesi bir ibadet olarak tanımlanıyor.Gazze'de ve dünyada feryatların yükselmesi, yüreklerimizi dağlayan vahşet görüntüleri bizleri perişan ederken bu, İsrailliler için ibadeti iyi işlediklerinin bir göstergesi.O yüzden İsrail Dışişleri bakanı Livni, yüzlerce masum sivilin katliamı karşısında, "Gazze'de bir insanlık krizi yok" diyebiliyor. Bu onların inancı?ABD ve AB'nin olaya bakış açısı da pek farklı değil. Onlar kendilerini İsrail'in bu coğrafyadaki emellerini yerine getirmeye adamışlar. Onların da muharref inancı bunu gerektiriyor.Burada şu soruyu sormak yerinde olur: Bizim şu meşhur dinlerarası diyalogcularımız İslam dünyasına bu gözle bakanlarla hangi zeminde diyalog kurma çabasındalar?İsrail'in muharref inancına paralel olarak siyasi amacı da var. Hedefi topraklarını Nil'den Kapadokya'ya genişletmek. Yani tehdit sadece Gazzelilere değil, bizler de hedef tahtasındayız.İsrail'in ekonomik olarak Gazze'nin altındaki doğal gaz rezervlerinde gözü var. Tabii bu onlar için sadece bir adım, asıl hedef başta Türkiye'nin bakir madenleri olmak üzere Ortadoğu coğrafyasının tüm zenginlikleri.Şimdi böyle gizlenmeyen ve yıllarca da bilinen İsrail hedefleri karşısında Türkiye'nin ve İslam ülkelerinin gerçekte hissedilmeyen tepkilerine bakalım. Sizce bağırıp çağırmayla ya da Batılı ülkelere şikayet etmeyle, veya İsrail'le ve ABD ile diplomasi yürüterek İsrail'in Gazze ve sonraki katliamları engellenebilir mi?Türkiye'de Gazze katliamını protesto etmek için milleti sokağa dökenler ise iktidarları döneminde İsrail'le Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı anlaşmalarını yapanlar.Başbakan ise İsrail'e bir taraftan cesaret veriyor, bir taraftan da tribünlere yönelik sözde sert konuşmalar yapıyor. Köşeye sıkışınca da medyanın da desteğiyle gündem değiştirilmeye çalışılıyor.Gazzeli anneler feryat ederken, çocuklar, bebekler katledilirken, bizim taşeron siyasiler karanlığa sövüyormuş gibi yapıyorlar. Sadece bu rolle yetinmeyip karanlığa ışık yakabileceklerin de önünü kapamayı ihmal etmiyorlar.Ama bütün bu karartmalara ve tiyatrolara rağmen Türkiye'de geçtiğimiz Pazar günü mesele gerçek anlamda masaya yatırıldı ve çözümler bir bir sıralandı. Yarın nasip olursa çözümlere gireceğiz.
Murat Çabas / diğer yazıları
- 1 Mayıs ve maden emekçilerinin zaferi / 02.05.2026
- BAE’nin OPEC hamlesi ve dolar sisteminin çatlayan sütunları / 01.05.2026
- ABD ve İsrail’in savunma sistemleri nasıl "çöp" oldu? / 30.04.2026
- Sahadaki başarıdan masadaki itibara / 29.04.2026
- Milli gelir, her hanenin tenceresinde aş, her gencin geleceğinde umut olmalı / 28.04.2026
- Küresel hegemonyanın kanlı bilançosu / 27.04.2026
- ABD’den diplomasi maskeli kuşatma / 26.04.2026
- Monarşiden milli iradeye, geçmişten geleceğe / 25.04.2026
- Muhalefet için stratejik çıkış yolu / 24.04.2026
- Tom Barrack ve "sömürge valisi" diplomasisi / 23.04.2026
- BAE’nin OPEC hamlesi ve dolar sisteminin çatlayan sütunları / 01.05.2026
- ABD ve İsrail’in savunma sistemleri nasıl "çöp" oldu? / 30.04.2026
- Sahadaki başarıdan masadaki itibara / 29.04.2026
- Milli gelir, her hanenin tenceresinde aş, her gencin geleceğinde umut olmalı / 28.04.2026
- Küresel hegemonyanın kanlı bilançosu / 27.04.2026
- ABD’den diplomasi maskeli kuşatma / 26.04.2026
- Monarşiden milli iradeye, geçmişten geleceğe / 25.04.2026
- Muhalefet için stratejik çıkış yolu / 24.04.2026
- Tom Barrack ve "sömürge valisi" diplomasisi / 23.04.2026


























































