logo
24 EYLÜL 2026

Gazze'yle ilgili nefret söyleminde bulunan öğretmenin 8 ay hapsi istendi

Fransa'da savcılık, İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Gazze'yle ilgili nefret söyleminde bulunan öğretmen hakkında 8 ay hapis cezası talep etti

 

24.09.2026 12:48:00
Anadolu Ajansı
 
Gazze'yle ilgili nefret söyleminde bulunan öğretmenin 8 ay hapsi istendi
Gazze'yle ilgili nefret söyleminde bulunan öğretmenin 8 ay hapsi istendi

Fransa'da savcılık, İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Gazze'yle ilgili nefret söyleminde bulunan öğretmen, edebiyatçı ve köşe yazarı kadın hakkında 8 ay ertelenmiş hapis cezası ve para cezası talep etti.

Liberation gazetesinin haberine göre, Paris Savcılığı, 2025 yılında bir televizyon yayınında Gazze'deki sivillere yönelik ifadeleri nedeniyle nefret söyleminde bulunmak ve insanlığa karşı suç propagandası yapmaktan yargılanan öğretmen, edebiyatçı ve köşe yazarı Barbara Lefebvre hakkında 8 ay ertelenmiş hapis cezası ve 4 bin avro para cezası istedi.

Fransız öğretmen Lefebvre, 20 Şubat 2025'te İsrail merkezli İ24 kanalında katıldığı bir programda "Gazze'deki sivillerin de Hamas kadar sorumlu olduğunu ve Gazze'nin boşaltılması gerektiğini" söylemişti.

Müslüman karşıtı söylemleriyle bilinen Lefebvre, Fransa'daki başörtüsü tartışmalarında da ayrılıkçı ifadeler kullanmıştı.

Paris Ceza Mahkemesi, Lefebvre hakkındaki kararını 13 Kasım'da açıklayacak.

Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"

Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, depreme karşı en etkili önlemin yüksek katlı yapılardan vazgeçerek düşük katlı ahşap ve çelik yapılara dönmek olduğunu söyledi

24.09.2026 13:32:00 / Güncelleme: 24.09.2026 13:34:45
İHA
 
Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"
Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"
Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, bugün meydana gelen depremin ardından açıklamada bulundu. Çelik, tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, bir daha böyle bir afetin yaşanmamasını temenni etti. Depremin ne zaman olacağının kimse tarafından bilinemeyeceğini belirten Çelik, bu nedenle vatandaşların korkuya kapılmaması gerektiğini söyledi. Çelik, depreme karşı alınabilecek önlemlere ilişkin şunları kaydetti:

"İnsanoğlu ölüm dışında her şeye çözüm üretmiştir. Devletimiz ve mühendislerimiz elektriğe çözüm buldu, bugün elektrik kimseyi çarpmıyor. Biz jeoloji mühendisleri ve bilim adamları olarak depreme de çözüm bulmak zorundayız."



Çelik, çözümün düşük katlı ve dayanıklı yapılara geçişten geçtiğini vurgulayarak, "Kesinlikle yüksek katlı yapılardan vazgeçmemiz gerekiyor. İki, üç katlı ahşap ve çelik evlere dönmemiz lazım. Türkiye'de ortalama 20 yılda bir büyük deprem yaşıyoruz. Bu süreyi dikkate alarak yapılaşmamızı buna göre planlarsak, Allah'ın izniyle depremlerde can kaybı yaşanmaz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin farklı sismik bölgeleri olduğunu dile getiren Çelik, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinde meydana gelebilecek bir depremin geniş bir alanı etkileyebileceğini belirtti.

Çelik, yüksek katlı yapılara karşı mücadelesini sürdüreceğini sözlerine ekledi.

2026-KPSS Ön Lisans Sınavı giriş belgeleri erişime açıldı

ÖSYM Başkanlığınca 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı Ön Lisans Sınavı'na giriş belgeleri erişime açıldı

 

24.09.2026 12:44:00
Anadolu Ajansı
 
2026-KPSS Ön Lisans Sınavı giriş belgeleri erişime açıldı
2026-KPSS Ön Lisans Sınavı giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı Ön Lisans Sınavı'na (2026-KPSS Ön Lisans) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 4 Ekim'de uygulanacak KPSS Ön Lisans Sınavı'na katılacak adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden TC kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

2026-KPSS Ön Lisans Sınavı için adaylar, 4 Ekim'de saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Diyarbakır, Adıyaman ve Gaziantep’te de hissedilen depremin ardından Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Osman Bektaş değerlendirmelerde bulundu

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde AFAD’a göre 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Kandilli Rasathanesi büyüklüğü 5,8 olarak açıkladı. Diyarbakır, Adıyaman ve Gaziantep’te de hissedilen sarsıntının ardından Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Osman Bektaş değerlendirmelerde bulundu

24.09.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
Diyarbakır, Adıyaman ve Gaziantep’te de hissedilen depremin ardından Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Osman Bektaş değerlendirmelerde bulundu
Diyarbakır, Adıyaman ve Gaziantep’te de hissedilen depremin ardından Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Osman Bektaş değerlendirmelerde bulundu
Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde birçok ilde hissedilen bir deprem meydana geldi. AFAD, depremin merkez üssünü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi, büyüklüğünü ise 5,4 olarak açıkladı. Kandilli Rasathanesi ise depremin büyüklüğünü 5,8 olarak duyurdu.
Sarsıntının Diyarbakır, Şanlıurfa, Adıyaman ve Gaziantep'te hissedildiği belirtildi. Depremin ardından Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Osman Bektaş bölgedeki sismik hareketliliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Okan Tüysüz: Böyle bir fayın büyük bir deprem yaratması beklenir
Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremin sığ olduğunu ve 6 Şubat depremlerini meydana getiren faylardan farklı bir fay üzerinde gerçekleştiğini söyledi. Tüysüz, bölgedeki Bozova Fayı'na dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Sığ bir deprem. Bu depremin olduğu bölge Bozova fayı olarak bilinen 6 Şubat depremini yaratan faylardan farklı. 6 Şubat'tan bağımsız onun bölgede yarattığı bir sıkışıklık var. 6 Şubat depremlerini oluşturan faylardan farklı bir fayın üzerinde. Bozova fayı en azından 60-70 kilometrelik kısmı aktif olan ve geçmişte de deprem üretmiş. Bir bütün olarak düşünüldüğünde oldukça daha uzun 100 kilometrenin üzerine çıkan bir fay sistemi. Tabii böyle bir fayın büyük bir deprem yaratması beklenir. Bunun bugün ya da yarın olacağı anlamına gelmez. Eğer hasarlı bina varsa bunlara girilmemesi gerekir"
Tüysüz, meydana gelen depremin öncü deprem olduğunu düşünmediğini ve daha büyük bir deprem beklentisi içinde olmadığını belirtti. Bölgede 4,5 büyüklüğüne varabilecek artçı depremler yaşanabileceğini söyledi.

Osman Bektaş: 5'lik bir deprem arkasından büyük deprem gelecek demek değil
Prof. Dr. Osman Bektaş ise CNN Türk canlı yayınındaki ilk değerlendirmesinde, AFAD ve Kandilli verilerinde depremin konumunu henüz göremediğini belirterek bölgenin genel sismik durumuna ilişkin konuştu.
Bektaş şu ifadeleri kullandı:
"Şu an AFAD ve Kandilli'de depremi göremiyorum. Yerini göremeyince konuşulacak bir şey yok. Maraş'taki depremden sonra Doğu Anadolu'nun Güney Doğu bölgesinde deprem tehlikesi arttı. Nedeni bölgedeki stres yükleri fayları etkilemiştir. Bölgedeki faylar bu stresten etkilendi. Diyarbakır Urfa bundan etkilenecek yerler. Biz o faydan endişeliyiz. Bu Bitlis bindirmesinden kuşkuluyuz. Bu tür depremlerin olması doğal. Hem Arap levhası hareketi devam ediyor hem 2023 depremlerinin etkisi hala devam ediyor. İkisi birleşince 150 200 kilometrekarelik alandaki illerdeki risk devam ediyor.
6 Şubat'daki depremlerde yeryüzüne yansıya enerjiden daha fazlası belki yer altına indi. Bu büyük bir depremin habercisi değil. Orta büyüklükte sığ bir deprem. Olağan bir deprem. Türkiye'nin dört bir yanında deprem olursa şaşılacak bir şey değil. Bizim bilmediğimiz nerede ne zaman hangi büyüklükte deprem olacak bunu bilemiyoruz. Hakkari Urfa Diyarbakır çevresinde bu tür depremler olağan. 5'lik bir deprem arkasından büyük deprem gelecek demek değil."
Bektaş, açıklamasının devamında bölgedeki yapı stokuna da değinerek şunları söyledi:
"5 büyüklüğünde bir deprem yıkıcılığı olmayan bir deprem. O bölgenin yapı stoğu istenilen düzeyde değil ama kırsal alanda bile hasar oluşturmayacak bir deprem. Vatandaşların panik yapmasına gerek yok. Beklemek daha doğru. 2018 deprem yönetmeliğine tabi olarak yapılan binalarda korkulacak bir şey yok. Kırsaldaki yapıların dahi etkileneceğini sanmıyorum."

'Oldukça büyük deprem üretme potansiyeli olan aktif bir fay'
Prof. Dr. Süleyman Pampal da Şanlıurfa depremine ilişkin değerlendirmelerde bulundu:
Burada bu türden depremleri her zaman bekleriz. Bizim için sürpriz değil. Bundan sonra da olursa o da sürpriz sayılmamalı. Türkiye'nin tüm depremleri 7-8 km derinliğe sahip, dar alanda yıkıcılığı olabilecek depremler. Bu bölgenin yapı stokuna bakılırsa bir miktar hasara neden olabilir. Kırsal kesimde çalışmalarda yarar olabilir ama normalde hasar yapacak deprem değildir. Belli bölgelerin dışında zemin fena değildir. Şanlıurfa'nın Bozova ilçesi Atatürk Barajı'nın bulunduğu bölge. Barajın yeri tespit edildiğinde çalışmalar yapmıştık. Barajın gövdesi için baraj yeri olarak seçilen yerde aktif fay tespit edilince yeri değiştirildi. Bu fayın üzerine de baraj yapamazdınız. Bu Bozova fayı oldukça büyük deprem üretme potansiyeli olan aktif bir fay. Bu türden depremler olacak. Bu depremin başka bir depremi söz konusu olmaz. Burada 6 Şubat'taki depremlere yakın depremler beklemeyiz.

'Daha büyük deprem olma ihtimali tabii ki var'
Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi bu çevrede de daha büyük deprem olma ihtimali tabii ki var. Ne zaman olacağını biz tabii ki söyleyemeyiz, bilemeyiz daha doğrusu. Ancak bölge sismik bakımdan aktif ve yıkıcı deprem üretme potansiyeline sahip. Deprem bu ülkenin kaderi. Nedenini hep söylüyoruz. Yani o kadar çok levhanın kesişme noktası; kocaman Avrasya, daha küçük Anadolu, işte daha büyük güneyde işte Urfa civarını içine alan güneye doğru Arap levhası, batıda Akdeniz'in içinde Anadolu'yla sınırı olan Afrika levhası ve bunların hareketlerine bağlı olarak oluşmuş, dünya ölçeğinde hatırı sayılır ana faylar... Doğu Anadolu Fayı, Kuzey Anadolu Fayı, Orta Anadolu Fayı, Bitlis-Zagros ya da işte bizim ülkemizdeki adıyla Güneydoğu Anadolu Bindirme Zonu, sütür zonu... Yani levha sınırı, çarpışma bölgesi burası. O bakımdan bu bölgenin ve bu ülkenin kaderi bu türden depremleri, hatta çok daha büyük olanlarını yaşamak. Geçmişte bunların hepsini bu topraklar yaşadı ve çok sayıda can kaybı ortaya çıktı. Biz bunlardan ders çıkarıp aslında bu tür depremlerde paniğe kapılmadan sakin sakin bekleyecek olgunluğa erişmiş olmamız gereken zamanlarda yaşıyoruz. Onu yapamadığımız için durum üzücü hale geliyor. Yani bu deprem gerçeği, ülkemizin deprem gerçeğini artık hepimiz biliyoruz, konuşuyoruz, okuyoruz, yazıyoruz.

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan: Şaşırtıcı olur
Şanlıurfa merkezli depremle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan da şunları dile getirdi:
"Bana göre bu deprem artçı değil ama o depremin bindirmiş olduğu bir yük vardır, o yük açığa çıkmıştır. Şanlıurfalılar ve çevredekiler "Acaba bundan daha büyük deprem gelir mi?" diye soruyorlardır. Bunun arkasından daha büyük deprem gelirse benim için şaşırtıcı olur, ben beklemiyorum. Burada deprem yaratabilecek en büyük kırık Bozova kırığıdır. Bunların en üretebileceği en büyük deprem zaten 5.4, 5,8'dir, daha büyük deprem üretemezler."

Rize'de şiddetli yağış ve heyelanın bilançosu netleşiyor

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, meydana gelen heyelan ve su baskınlarında şu ana kadar tespit edilen zararın yaklaşık 1 milyar 42 milyon lira olduğunu belirterek, "Çalışmalar devam ediyor" dedi

24.09.2026 12:18:00 / Güncelleme: 24.09.2026 12:20:53
İHA
 
Rize'de şiddetli yağış ve heyelanın bilançosu netleşiyor
Rize'de şiddetli yağış ve heyelanın bilançosu netleşiyor
Rize'de 19 Eylül Cumartesi akşamı başlayan ve metrekareye yer yer 200 kilograma kadar düşen şiddetli sağanak, cadde ve sokaklarda su baskınlarına, kırsal ve eğimli kesimlerde ise zemin kaymaları ile heyelanlara yol açtı. İlçe merkezleri ile köy yollarında çökmeler meydana gelirken, birçok konut, iş yeri ve tarım arazisinde hasar oluştu.

Afetin hemen ardından AFAD koordinasyonunda Karayolları, Devlet Su İşleri (DSİ), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Defterdarlık, Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi ekipleri sahada kapsamlı inceleme başlattı. İyidere, Pazar ve Derepazarı ilçelerinde meydana gelen heyelan ve su baskınlarının ardından başlatılan hasar tespit çalışmalarında ilk etap tamamlandı. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, şu ana kadar tespit edilen toplam hasar ve zararın yaklaşık 1 milyar 42 milyon lira olduğunu açıkladı.

"En büyük tesellimiz can kaybı yaşanmaması"

Vali Baydaş, afetin boyutunun büyüklüğüne dikkat çekerek, en sevindirici noktanın can kaybı olmaması olduğunu vurguladı. Vali Baydaş, "Sevindiğimiz mesele burada can kaybının yaşanmamasıdır. Afetin büyüklüğüne rağmen, ki metrekareye yer yer 200 kiloya yakın yağışın düştüğü bir afetten bahsediyoruz. Herhangi bir can kaybının olmayışı bizim açımızdan sevindirici husustur. Geri kalan hasar tespitleri ve hasarlı olan yerlerin tadili, tamiri de o gün itibarıyla başlamıştı. Şimdi tespitler gerçekleştikçe devam ediyoruz" dedi.



200 noktada çalışma

Sahadaki ekiplerin şu ana kadar 200 ayrı noktada incelemelerini sürdürdüğünü belirten Vali Baydaş, "AFAD İl Müdürlüğümüz, Karayolları, Devlet Su İşleri, Defterdarlığımız, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğümüz, Tarım Müdürlüğümüz, bu saha tespitlerini yapan ekiplerimiz ve İl Özel İdaremiz bütün tespit ve değerlendirmelerinin ilk etabını gerçekleştirdiler. 200 noktada çalışma yaptı arkadaşlarımız. Şu ana kadar tespit edilen hem hasar hem de zarar noktasında araç, iş yeri ve ev zararları gibi maddi kayıplar ile istinat duvarı, menfez, yol ve konut hasarları yer alıyor. Önümüzde şu ana kadar tespit edilen 1 milyar 42 milyon liralık bir rakam var. Çalışmalar devam ediyor; cuma gününe kadar ekiplerimiz sahada olacak ve nihai icmali çıkaracağız. Bunun ödenek boyutuyla ilgili taleplerimizi de ivedilikle gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı.

Riskli bölgelere teknik rapor ve tedbir çağrısı

Heyelan riski altındaki yerleşim yerlerinde sürekli teyakkuzda olunduğunu belirten Baydaş, vatandaşların birebir telefonla dahi uyarıldığını ifade etti. Riskli sahalara ilişkin sürecin teknik heyetler tarafından titizlikle incelendiğini söyleyen Vali Baydaş, "Yaklaşık 30 hanenin bulunduğu bir bölgede alt tarafın tamamen heyelan gördüğünü tespit ettik. Vatandaşımızı yerinden etmek istemeyiz ancak orası bizim açımızdan artık bir risk bölgesidir. Bilim insanları, jeoloji ve inşaat mühendislerinden oluşan teknik heyetin raporu tamamlanıncaya kadar o bölgeyi riskli kabul ediyor ve yağışlar öncesinde gerekli tedbirlerin alınmasını sağlıyoruz" şeklinde konuştu.

Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde, saat 10.40'da 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

24.09.2026 11:27:00 / Güncelleme: 24.09.2026 11:36:15
AA
 
Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem
Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Karaköprü olan 5,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin, yerin 7,39 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Şanlıurfa merkezli deprem, kent merkezinin yanı sıra Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Batman, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa ve Malatya'da da hissedildi.

Depremin ardından vatandaşlar, cadde, sokak ve parklara çıkarak beklemeye başladı.

Vali Şıldak'tan ilk açıklama

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, herkese geçmiş olsun dileklerini ileterek, "Sahada yapılan ilk incelemede, şu an için herhangi bir can kaybı ve yıkım söz konusu değil. Herkese geçmiş olsun. Sahadaki tarama çalışmalarımız sürüyor." diye konuştu. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheliden 14'ü tutuklandı

 

24.09.2026 00:30:00 / Güncelleme: 24.09.2026 01:34:28
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 20 zanlıdan 17'sinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.

Hakimlik, 14 şüphelinin tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Tutuklanan şüphelilerin isimleri şöyle:

"Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey."

Öte yandan haklarında tutuklama talep edilen Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı'nın hakimlikteki işlemleri sürüyor.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturma kapsamında, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Şüpheliler Emre Tezmen ve Alper Öztürk'e ait makam odalarında polis ekiplerince arama yapılmıştı.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun, Abdulkadir Özkan ve Selim Dağbaşı ile Hamza Kablan da gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 14 zanlı daha yakalanmıştı. 

Akın Gürlek: "Amacımız paraları geri getirmek"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon dolandırıcılığı ve piyasa manipülasyonu soruşturmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Fon piyasalarında son iki yıldır yaşanan olağan dışı hareketlilikleri yakından takip ettiklerini belirten Gürlek, yurt dışına kaçırılmak istenen 40 milyon dolarlık transferin adli tedbirlerle bankada bloke edilerek engellendiğini açıkladı. Bakan Gürlek, yargı sürecinin öncelikli amacının iyi niyetli vatandaşların mağduriyetlerini gidermek ve kaçırılan paraları ülkeye geri getirmek olduğunu vurguladı

23.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Akın Gürlek: "Amacımız paraları geri getirmek"
Akın Gürlek: "Amacımız paraları geri getirmek"
Birleşmiş Milletler zirvesi kapsamında gittiği New York'ta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, borsada yaklaşık 8,5 milyon vatandaşın yatırım yaptığını hatırlatarak piyasadaki hareketliliği uzun süredir gözlemlediklerini ifade etti.

Son iki yıllık süreçte bazı yatırım fonları ve bağlı hisselerde orantısız büyümeler yaşandığına dikkat çeken Gürlek, "Bazı hisseler normal seyrinde ilerlerken, bazılarında yüzde 400, yüzde 500 hatta yüzde 5 bin seviyelerine ulaşan anormal, olağan dışı artışlar tespit ettik" dedi.

Bakan Gürlek, başsavcılıkların bu tür sermaye piyasası suçlarında Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) ihbarı veya izni olmadan resen soruşturma başlatamadığını hatırlatarak, yapılan tespitlerin ardından sürecin hızla hukuki boyuta taşınması için SPK ile gerekli koordinasyonun sağlandığını ve adli adımların atıldığını aktardı.

"40 milyon dolarlık transfer bankada engellendi"

Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıklarına ve şirketlerine yönelik gecikmeksizin el koyma ve tedbir kararları uygulandığını belirten Gürlek, operasyonun mali ayağına dair kritik bir bilgiyi paylaştı.

Fon sahiplerinin ve yöneticilerinin paraları yurt dışına kaçırma girişiminde bulunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Yurt dışına para çıkarmaya çalıştılar, anlık hamlelerle bunu durdurduk. Tam 40 milyon dolarlık bir para transferi gerçekleştirilmek istenirken, aldığımız mahkeme kararı doğrultusunda banka bu transfere izin vermedi ve para bloke edildi" şeklinde konuştu.

Soruşturma dalga dalga genişliyor

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 7 portföy yönetim şirketine bağlı 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesinin ardından derinleştirilen soruşturmada gözaltı ve tutuklama sayıları da artıyor.

Bakan Gürlek, dosya kapsamında şu ana kadar toplam 60 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Yürütülen operasyonlar neticesinde aralarında fon yönetim kurulu başkanları ve şirket yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapılırken, firari durumda olan şüphelilerin yakalanması için çalışmaların titizlikle sürdüğü belirtildi.

"Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor"

Soruşturmanın sadece adli değil, çok boyutlu bir mali koordinasyonla yürütüldüğünü ifade eden Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da gelişmeleri yakından izlediğini dile getirdi.

Konuyla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı, BDDK ve SPK başkanlarıyla düzenli değerlendirme toplantıları yaptıklarını söyleyen Gürlek, "Vatandaşlarımızın dişinden tırnağından artırarak yaptığı birikimlerin iyi niyet suistimaliyle heba edilmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Asıl amacımız, yurt dışına kaçırılan bu paraları geri getirmek ve hak sahiplerinin mağduriyetlerini tamamen gidermektir" diyerek kararlılık mesajı verdi.

Manifest'in kurucusunun uyuşturucu testi sonucu belli oldu

Manifest müzik grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış'ın uyuşturucu testinin negatif çıktığı öğrenildi

23.09.2026 14:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manifest'in kurucusunun uyuşturucu testi sonucu belli oldu
Manifest'in kurucusunun uyuşturucu testi sonucu belli oldu
Manifest müzik grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, "müstehcenlik", "uyuşturucu madde kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında 28 Ağustos tarihinde gözaltına alınmış, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Akış, savcılık işlemlerinin ardından "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan tutuklanmıştı.

Uyuşturucu maddeye rastlanmadı

Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından Akış'tan alınan kan, idrar ve saç örneklerinin incelendiği öğrenildi. Yapılan incelemelerde söz konusu örneklerde uyuşturucu maddeye rastlanmadığı belirtildi.

İçişleri Bakanı Çiftçi, "Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız" dedi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara’da “Göreve Yeni Atanan Emniyet Müdürleri Toplantısı”nda Manisa’da yaşanan okul saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir. Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız" dedi

23.09.2026 12:07:00
Haber Merkezi
 
İçişleri Bakanı Çiftçi, "Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız" dedi
İçişleri Bakanı Çiftçi, "Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız" dedi
İçişleri Bakanı Çiftçi, "Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız" dedi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara'da "Göreve Yeni Atanan Emniyet Müdürleri Toplantısı"nda Manisa'da yaşanan okul saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir. Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız" dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Müdürleri Toplantısı'nda konuştu. Çiftçi okul saldırılarına ilişkin kritik mesajlar verdi:

Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir.
Turgutlu'da yaşanan hadise vesilesiyle özellikle altını çiziyorum; Okul güvenliği konusunda çok hassas olacaksınız.
Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız.
Hiçbir emniyet müdürümüz bundan sonra okul güvenliğini rutin bir asayiş başlığı olarak görmemeli, değerlendirmemelidir. Çocuklarımızın güvenliği, milletimizin geleceğinin güvenliğidir.
Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir.

ÖSYM'nin eczacılık sınavlarına başvurular başladı

ÖSYM'nin, 7 Kasım'da uygulanacak "2026 Eczacılıkta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı ve 2026 Eczacılık Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği için Seviye Tespit Sınavı" başvuruları başladı

 

23.09.2026 11:03:00
Anadolu Ajansı
 
ÖSYM'nin eczacılık sınavlarına başvurular başladı
ÖSYM'nin eczacılık sınavlarına başvurular başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 7 Kasım'da uygulanacak "2026 Eczacılıkta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-EUS) ve 2026 Eczacılık Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği için Seviye Tespit Sınavı (2026-STS Eczacılık)" başvuruları başladı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, bugün başlayan başvurular 1 Ekim'e kadar sürecek.

Adaylar, başvurularını ÖSYM başvuru merkezlerinin yanı sıra ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden veya ÖSYM aday işlemleri mobil uygulamasından yapabilecek.

Sınavlara ilişkin ayrıntılı bilgi sınav kılavuzlarında yer alıyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.