logo
27 MAYIS 2026

Gençler telefonkolik

Cumhuriyet Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Güney Nair, gençlerin akıllı telefon kullanımı ile ilgili çalışması ile ilginç bulgular ortaya koydu.

05.01.2021 21:51:00
Gençler telefonkolik
Gençler telefonkolik
Cumhuriyet Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Güney Nair, gençlerin akıllı telefon kullanımı ile ilgili çalışması ile ilginç bulgular ortaya koydu.

Cumhuriyet Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Güney Nair, gençlerin akıllı telefon kullanımının sosyolojik etkilerini araştırmak için 537 öğrenci üzerinde bilimsel çalışma yürüttü.

Cumhuriyet Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Güney Nair, 297'si kız 240'ı erkek toplam 537 gençle görüştü. Görüşülen gençlerin yüzde 46'sının ailesinin asgari ücret ve biraz üzerinde gelire sahip olduğu, yüzde 19,9'u asgari ücretinde altında bir aylık gelirle yaşadığı anlaşıldı.

Nair çalışmasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede teknolojiye bağımlı bir gençlik yetiştiğini belirtip, 'Ailelerin aylık ekonomik gelir açısından pekte rahat koşullara sahip olduğunu söylemek mümkün değil. Elde ettiğimiz cep telefonu edinme ve kullanma oranları ile ailelerin aylık ekonomik gelirleri karşılaştırıldığında ürettiğinden fazlasını tüketme konusunda düşündürücü sonuçlarla yüzleşiyoruz. Örneklemin yüzde 88,5 büyük çoğunluğunun en az dört yıldır kent kültürüyle içiçe olduğunu ve bunların yüzde 77,9'unun on yıl ve daha fazla süre kent kültürünü içselleştirmiş olmaları ekonomik koşullar ne olursa olsun, teknolojik değişime duyarlılıkları ve yeniliği takip etme becerileri konusunda da olumlu ipuçları veriyor. Gençler, akıllı telefon teknolojisiyle erken yaşlarda tanışıyorlar ve yarıdan fazlası yüzde 53,4 bu teknolojiyi gelişmelere bağlı olarak yeniliyor. İnternet olanaklarından yararlanmayı önceliyorlar. Kısacası teknolojiye duyarlı ya da bağımlı da diyebilirsiniz, bir gençlik yetişiyor' dedi.

Her evde 4 akıllı telefon..

Araştırmaya dahil olan gençlerin neredeyse tamamının akıllı cep telefonu kullandıklarını belirten Nair, 'Gençlerin yarısından fazlasının yüzde 54,2 evinde dört ve daha fazla akıllı cep telefonu bulunuyor. Sadece bir adet akıllı cep telefonuna sahip hanelerin sayısı oldukça düşük. Gençlerimizin çok büyük oranı yüzde 81,7 onbeş yaşına gelmeden bir akıllı cep telefonuna sahip oluyorlar ve akıllı telefon sahibi olmayı büyük oranda zorunlu ihtiyaç yüzde 54 olarak görüyorlar. Bu zorunlu ihtiyacın karşılanmasında maddi kaynağı öncelikle babalar sağlıyor. Annesine akıllı cep telefonu aldıran gençlerin oranı sadece yüzde 9,1. Çalışarak veya harçlıklarını biriktirerek bir akıllı cep telefonuna sahip olanların oranı da yüzde 19,2, azımsanmayacak kadar çok. Bunun yanı sıra gençlerin akıllı cep telefonu satın alırken marka ve modelini önemsedikleri yüzde 67,6 oranında görülüyor' dedi.

Anneler hem fedakar hem otoriter.

Hane içerisinde en pahalı ve modeli en yeni akıllı cep telefonlarını eğitim kurumuna devam eden gençlerin kullandığını belirten Nair, 'Onları yüzde 27,9 oranı ile kardeşleri takip ediyor. Sonra sırada 26,1 oranla babalar var. Aile içerisinde akıllı cep telefonuna sahip olanlar arasında en düşük oranı annelerimiz oluşturuyor. Araştırma bulguları örnekleme giren gençlerin sadece yüzde 6,9'unun annesinin kendisine ait bir akıllı cep telefonu olduğunu ortaya koyuyor. Tablo, annelerimizin bu konuda da fedakar olduğunu gösteriyor. Ancak, ailede akıllı cep telefonuna sahip olma konusunda en düşük orana sahip olan annelerimizin, çocuklarının akıllı cep telefonu kullanımlarını babalardan daha fazla denetlediklerini görüyoruz. Bunun yanı sıra akıllı cep telefonu kullanımından ortaya çıkabilecek olumsuzluklar konusunda gençler babalarından daha çok annelerinin uyarılarını ve yönlendirmelerini dikkate alıyorlar.'dedi.

Bir şeyleri gizleyen gençler var

Nair gençlerin ailelerinden bir şeyler gizlemeye çalıştığına dikkat çekerek, 'Araştırmaya dahil olan gençlerin büyük çoğunluğu kendilerine aileleri tarafından güven duyulduğunu ve akıllı cep telefonlarının kendilerinin bilgisi dışında gizlice, anne babaları tarafından kontrol edilmediğini düşünüyorlar. Bu yüksek oranın dışında kalanlar arasından 'yanıtsızlar' çıkarıldığında, yüzde 26,7'lik bir dilimin kendilerinin bilgisi dışında akıllı cep telefonlarının gizlice kontrol edildiğini düşündüğü görülüyor. Bu kategori içerisindeki gençlerin yüzde 8,9'u annelerinin, yüzde 3,5'i babalarının yüzde 7,8'i ise hem anne hem babanın ikisinin de gizlice cep telefonunu karıştırıp kontrol ettiğini belirtiyorlar. Bu arada gizlice cep telefonu kontrolü yapan kardeşlerin bulunduğunu da vurgulamak gerekir' dedi.

Telefon kullanımı, evde ve okulda sorunlara yol açıyor

Nair, gençlerin telefon kullanımının evde ve okullarda sorunlara neden olduğunu tespit ettiklerini dile getirip, 'Gençlerin aile ortamında akıllı cep telefonlarıyla fazlaca ilgilenmeleri zaman zaman aile içi sorunları da beraberinde getiriyor. Örneklemde yer alan gençlerin yüzde 77,8'i ev ortamında akıllı cep telefonlarıyla ilgilenmeleri yüzünden ebeveynleri tarafından uyarıldığını belirtirken, bu oran içinde yer alan yüzde 18,6'lık dilim 'sık sık' uyarı aldıklarını belirtmekteler. Uyarıları dikkate almayıp aile içinde ebeveyn şiddetine maruz kaldığını belirten gençlerin oranı yüzde12,5. Buoran ise azımsanmayacak kadar çok. Gençlerin akıllı cep telefonu kullanma davranışı sınıf ortamında da sorunlara neden oluyor. Örneklemde yer alanların yüzde 36,8'i ders ortamında telefon kullandıklarından dolayı en az bir kez öğretmen tarafından uyarıldığını belirtirken, yüzde16,1'i uyarıları dikkate almadıklarından dolayı bir şekilde öğretmen tarafından cezalandırıldıklarını vurgulamışlardır'dedi.

Derste en çok mesajlaşıp-oyun oynuyorlar

Nair yaptıkları araştırmanın sonucunda gençlerin özellikle ders esnasında cep telefonları ile mesajlaşıp oyun oynadıkları neticesine vardıklarını belirterek, 'Gençlerin büyük çoğunluğu sınıfa girdikten sonra akıllı cep telefonlarının açık tutulmasının ders ortamını olumsuz etkilediğine inanmalarına karşın, kendilerinin de ders ortamında akıllı cep telefonlarını kapatmadıklarını belirtmektedirler. Akıllı cep telefonlarının ders ortamında açık bırakılmasının gençlerin ders ortamından uzaklaşmaları sorununu beraberinde getirdiği gözlenmiştir. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 36,1'i nadiren, yüzde 21,2'si ara sıra, yüzde 13,4'ü ise sık sık cep telefonuyla ilgilendikleri için ders ortamından uzaklaştıklarını ifade etmişlerdir. Gençler ders ortamında en fazla arkadaşlarıyla haberleşmek, oyun oynamak, müzik dinlemek, sosyal medya paylaşımı yapmak için telefonlarını kullandıklarını ifade ediyorlar' dedi.

Kendilerini telefonkolik hissediyorlar

Nair gençlerin kendilerini telefonkolik olarak hissettiklerini vurgulayarak şunları söyledi:

'Araştırmaya katılan gençlerin büyük oranda akıllı cep telefonu kullanma sürelerinin günde üç saatten fazla olduğu görülmektedir. Bu oran içindekilerin yüzde 37,2'sinin ise gün içinde beş saatten daha fazla bir süreyi akıllı telefonlarına ayırdıklarını belirtmeleri, bağımlılık noktasında düşünülmesi gereken bir sonuçtur. Gençlerin 'kendilerini akıllı cep telefonu bağımlısı olarak değerlendirmeleri' durumu dikkate alındığında elde edilen oranlar bu alanda ciddi bir sorun ile karşı karşıya bulunduğumuzu ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 26,3'ü 'nadiren', yüzde 27,7'si 'ara sıra', yüzde 15,3'ü ise 'sık sık' kendilerini akıllı cep telefonu bağımlısı olarak düşündüklerini ifade ediyorlar. Her hangi bir nedenden dolayı telefonsuz kaldıklarında ise mutsuzluk yalnızlık, kaygı en çok dikkat çeken duygu durumları olarak ortaya çıkıyor.'İHA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye-İran ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı

26.05.2026 18:30:00
İHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-İran ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, bölgedeki çatışma süreci nedeniyle bayramı buruk karşıladıklarını, İran halkının bu zorlu zamanları aşacağına ve selamete kavuşacağına inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak barış ve istikrarın sağlanması için kardeş ülkelerle birlikte çalıştıklarını, müzakerelerin müspet sonuçlanması için her türlü desteği vermeye devam edeceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, İran Cumhurbaşkanının Kurban Bayramını da tebrik etti.

Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı

İzmir Cumhuriyet Meydanı'ndaki yasağa ve TOMA’lı müdahaleye rağmen geri adım atmayan Özgür Özel, eşi ve kızıyla barikatları aşarak binlerce vatandaş eşliğinde Gündoğdu Meydanı’na yürüdü ve demokrasi direnişini İzmir Kordonu’na taşıdı

26.05.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
CHP Genel Başkanlığı görevinden mutlak butlan kararıyla alınmasının ardından Ankara'da büyük bir direniş başlatan Özgür Özel, mücadelesini İzmir'e taşıdı.

İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilmesi planlanan "iradeye sahip çıkma" mitingi öncesinde kentte tansiyon yükseldi. İzmir Valiliği tarafından son dakikada getirilen meydan yasağının ardından emniyet güçleri alanı abluka altına aldı.

TOMA ve biber gazıyla müdahale

Miting için sabah saatlerinden itibaren Cumhuriyet Meydanı çevresinde toplanmaya başlayan binlerce yurttaş, emniyet barikatlarıyla karşılaştı. Güvenlik güçleri, meydana girişlerin yasak olduğunu belirterek kalabalığın dağılmasını istedi.

Alanı terk etmeyen ve Türk bayrakları açarak bekleyişini sürdüren kitleye polis, TOMA'lardan tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Müdahale sırasında meydan çevresinde kısa süreli arbede yaşandı.

Özel'den "Gündoğdu" hamlesi

Polis müdahalesinin ardından alana ulaşan Özgür Özel, yaşananlara sert tepki gösterdi. Engellemelere karşı geri adım atmayacağını vurgulayan Özel, "Millet neredeyse biz oraya gideriz" diyerek kitleyi Gündoğdu Meydanı'na doğru yönlendirdi.

Ailesi en ön safta yer aldı

Ankara'daki olayların ardından Manisa'da protesto yürüyüşlerine liderlik eden Özgür Özel'in eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel de İzmir'deki büyük buluşmada yerini aldı. Özgür Özel, eşi ve kızıyla el ele tutuşarak polis barikatlarının arasından sıyrıldı ve Gündoğdu Meydanı'na doğru yürüyüş başlattı.

Yürüyüş boyunca Özel ailesine eşlik eden binlerce İzmirli, "Hak, hukuk, adalet" ve "Direne direne kazanacağız" sloganları attı. Kalabalığın Cumhuriyet Meydanı'ndan Gündoğdu Meydanı'na taşmasıyla birlikte, İzmir kordonu adeta insan seline döndü.

Gündoğdu Meydanı'nda toplanan on binlerce vatandaşa seslenen Özel, parti iradesine ve halkın seçimine yönelik müdahaleleri asla kabul etmeyeceklerini belirterek sokaktaki demokratik direnişin kararlılıkla süreceği mesajını verdi.

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

Kurban bahane, gezi şahane


 
Değişik vakıf ve derneklerin özellikle Afrika'da vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları tam bir gezi teşvikine dönüştü. Toplanan krban paralarının yarısı uçak biletlerine ve konaklamaya gidiyor.
 

26.05.2026 10:25:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kurban bahane, gezi şahane
Kurban bahane, gezi şahane

Türkiye'de son yıllarda vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları artmaya başladı... Bu iş için özellikle hayvan fiyatları düşük olduğu için Kenya, Tanzanya, Etiyopya, Uganda gibi Doğu Afrika ülkeleri tercih ediliyor. Çünkü kurban kesim ücretleri düşük... 
Kenya'da halkın yüzde 10'u, Etiyopya'da yüzde 31'i Müslüman... Etiyopya 130 milyon, Kenya 60 milyon nüfuslu bir ülke... Uganda'da da Müslüman sayısı az... Söz konusu yardım dernekleri Afrika'da kurbanlık fiyatalrının nispeten yüksek olduğu halkın tamamına yakını Müslüman olan Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya, Sudan gibi ülkeleri tercih etmiyor. Senegal, Nijerya, Nijer, Burkina Faso, Mali gibi ülkelerde ise az sayıda kurban kesiliyor.

İşte toplanan ve harcanan para!

"yenimesaj.com.tr"nin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre Etiyopya'da büyük baş hayvanların tanesi 400 dolar... Yaklaşık 18 bin 400 lira! Bu hayvanlar 80-120 kilo et veriyor, koyun ve keçiler ise 10-12 kg... Zaten Etiyopya'da kemikli kuzu etinin kilosu marketlerde 250 TL, kuşbaşı kuzu etinin kilosu ise 400 lira!
Afrika'da kurban için 4 bin 500 lira ile 6 bin 500 lira arasında para toplanıyor. Bunun yarısı kurbanlığa, yarısı ise masraflara gidiyor. Derneklere de bir miktar para kalabilir. Bu alanda denetim zaten söz konusu değil...

Kurban dağıtım heyetlerinin masrafları kurban paralarından

Afrika'da ve diğer coğrafyalarda kurban dağıtımı 'dernek çalışanları'na teşvik olarak da kullanılıyor. Dernek çalışanları bu vesileyle her yıl bir Afrika ülkesine götürülüyor. Türkiye Diyanet Vakfı ise bazı gazetecileri de bu kapsamda yurtdışına getiriyor. Biletler toplu olarak THY'den alınıyor.

Hacı adayları vakfe için Arafat'ta


 
Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. 

26.05.2026 08:48:00 / Güncelleme: 26.05.2026 08:56:33
HABER MERKEZİ/AA
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta

Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. Mekke'ye yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Arafat bölgesine akşamdan itibaren ulaşan hacı adayları, geceyi ibadet ederek geçiriyor.

Arafat'ta vakfe duası, Türkiye saatiyle 12.18'de öğle ve ikindi namazının birlikte eda edilmesi sonrasında başlayacak. Hacı adayları akşama kadar dua edebilecek.Akşamleyin ise Müzdelife yolculuğu başlayacak. Burada akşam ve yatsı namazları yatsı vaktinde cem edilerek kılınacak. Sabah ezanı vaktine kadar Müzdelife'de kalmak gerekiyor ancak izdiham nedeniyle çok sayıda hacı adayı bunu erkenden yola çıkıyor. Ardından şeytan taşlamak için Mina yolculuğu başlayacak. Özetle hacı adayları 26 Mayıs'ı 27 Mayıs'a bağlayan geceyi hareket halinde geçirecek. 

Arafat vakfesi, hac ibadetinin iki farzından birini oluşturuyor. Diğeri ise vakfeden sonra tavaf yapmak...

Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor


 
Jeopolitik gerginlik ve çatışmalar, çevrimiçi dolandırıcılar için potansiyel fırsatlar doğuruyor. Dolandırıcılar, bu olayların potansiyel kurbanların dikkatini çekmek için harika bir yol olduğunu biliyor; onların korku ve sempati duygularını eşit ölçüde istismar ediyor.

26.05.2026 08:10:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor

Dolandırıcılar hangi taktikleri seçerlerse seçsinler, nihai hedef genellikle aynı: Kimlik bilgilerinizi veya kişisel ve finansal verilerinizi ele geçirmek. Ya da sizi doğrudan kandırarak var olmayan kuruluşlara ödeme yapmanızı sağlamak. Bunlar yeni teknikler değil denenmiş ve test edilmiş teknikler... e-posta, kısa mesaj, sosyal medya veya telefon görüşmesi yoluyla gelebilirler. Farklı olan şey İSE zamanlamaya ve maksimum etkiye göre özel olarak tasarlanmış tuzak.







Dolandırıcılar hangi  dolandırıcılık yöntemlerini kullanıyorlar?

Sahte ücretler

Bir banka veya güvenilir bir şirketten, hesabınızda "İran veya Ukrayna" ile ilgili var olmayan ücretler olduğunu bildiren bir arama veya SMS alırsınız. daha sonra sizi banka hesap bilgilerinizi vermeye ikna eden bir devlet memuruna bağlanabilirsiniz.







Sahte hayır kurumları

Jeopolitik kargaşa genellikle insanlara kötü hissettirir ve bu da insanların duygularını harekete geçirir. Meşru yardım kuruluşları, çatışmanın ortasında kalan masum vatandaşları desteklemek için bağış toplayabilir. Dolandırıcılar bunu bilir ve bağış toplamak için kendi sahte hayır kurumlarını kurar veya meşru kurumların kimliğine bürünür. Taleplerine ağırlık kazandırmak için profesyonel görünümlü web sitelerine sahip olabilirler. Ancak şüphesiz ki bu dolandırıcılıklara kanarsanız sonunda onlara paranızı, kart bilgilerinizi veya her ikisini birden vermiş olursunuz.







Seyahat dolandırıcılığı

Askeri çatışmalar genellikle ani uçuş iptallerine, sınır kontrollerine ve seyahatle ilgili diğer aksaklıklara neden olabilir. Dolandırıcılar, havayolu şirketleri ve devlet kurumlarının kimliğine bürünerek bundan yararlanabilir. Vize işlemlerini kolaylaştırma veya rezerve edilen uçuş ve konaklama için geri ödeme teklifinde bulunabilirler. Ancak tek amaçları kişisel ve finansal bilgilerinizi ele geçirmektir.







Yatırım dolandırıcılığı

FBI'a göre, geçen yıl yatırım dolandırıcılığı diğer tüm siber suç türlerinden daha fazla para topladı: 8.6 milyar doların üzerinde. Nitekim dolandırıcılar, bu alanda amaçlarına ulaşmak için jeopolitik durumdan yararlanabilirler; örneğin enflasyona veya piyasadaki istikrarsızlığa karşı bir koruma olarak garantili getiri sunduklarını iddia ederek.







Sansasyonel (sahte) haberler

Siyasi ve sosyal karışıklıklar genellikle tıklanmaya değer çok sayıda içerik üretir. Sorun, bunların bir kısmının tamamen sahte olması... Dolandırıcılar, sansasyonel 'sızdırılmış videolar' ve 'son dakika haberleri'ni kullanarak sizi kötü amaçlı bağlantılara tıklamaya yönlendirir. Bunun en olası sonucu, telefonunuza veya bilgisayarınıza bir bilgi hırsızı bulaşmasıdır. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar, parolaları toplamak, tuş vuruşlarını kaydetmek ve hatta oturum çerezlerini çalarak hesaplarınızdaki çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlatmak için tasarlanmıştır.

Ön ödeme dolandırıcılığı

Bu, belki de en eski dolandırıcılık yöntemlerinden biridir. Hiç tanışmadığınız birinden aniden bir mesaj alırsınız. Bu kişi, bir tür idari masraf için önceden küçük bir ücret öderseniz servetinden pay alabileceğinize dair fantastik bir hikâye anlatır. Bu şablon, halihazırda Orta Doğu'daki mevcut çatışma için yeniden kullanılıyor.







Bu tür dolandırıcılık yöntemlerini nasıl tespit edebilirsiniz?

Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, dolandırıcıların amaçlarına ulaşmak için son derece ikna edici yazılı içerikler, videolar ve web siteleri oluşturması hiç olmadığı kadar kolay hâle geldi. Ancak sizi güvende tutacak bazı belirgin işaretler vardır. Şunlara dikkat edin:
• Gerçek olamayacak kadar iyi olan büyük meblağlı para teklifleri.
• e-posta, SMS, mesajlaşma uygulaması, telefon görüşmesi veya sosyal medya yoluyla istenmeyen iletişim.
• Kişisel ve finansal bilgi talepleri.
• Acil durum yaratarak veya duygusal yönünüze hitap ederek sizi dolandırıcının lehine bir karar vermeye zorlama girişimleri.







Tıklama yapmayın!

Bir şeyin tam olarak doğru görünmediğini veya kulağa doğru gelmediğini gösteren uyarı işaretlerini fark etmek daha kolay olacaktır. Ana kural, istenmeyen mesajlardaki bağlantılara asla tıklamamak veya ekleri açmamaktır; bunlar ikna edici ve güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünse bile. Mesajın gerçek olup olmadığını gerçekten öğrenmek istiyorsanız gönderenle bağımsız olarak kontrol edin; yani doğrudan cevap vermeyin veya mesajdaki iletişim bilgilerini kullanmayın. Ya da haberle ilgiliyse doğrudan tercih ettiğiniz haber kaynağına gidin. Sosyal medya hesaplarına, özellikle havayolları ve benzeri kuruluşların müşteri hizmetleri hesapları gibi görünenlere karşı dikkatli olun.

Bilmediğiniz, daha önce duymadığınız sivil toplum örgütlerine karşı dikkatli  olun. Dolandırıcıların bu teknikleri kullanmasının nedeni, bunların işe yaramasıdır. Bunlar, iyi niyetimizi bize karşı kullanmak üzere tasarlanmıştır. Ek bir savunma katmanı olarak, tüm bilgisayarlarınızın ve cihazlarınızın, güvenilir bir tedarikçiden temin ettiğiniz kimlik avı önleme özellikleri de dâhil olmak üzere kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımlarıyla korunduğundan emin olun. Bu, dolandırıcılık vakalarının çoğunu filtrelemeye yardımcı olacaktır.

Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar

Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor

25.05.2026 17:16:00
Ahmet Turan Yiğit
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Bayramda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, acemi kasapların kesim sırasında yaşadığı kazalar. Kesici aletlerle yaralanmalar ya da hayvan darbeleri, her yıl binlerce kişiyi hastanelik ediyor. Bu nedenle kurban kesiminin mutlaka işi bilen kasaplar tarafından yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Kesim yerlerinin önceden belirlenmesi, hijyen standartlarına uygun alanların kullanılması ve hayvanların veteriner kontrolünden geçmiş olması da kritik noktalar arasında. Uzmanlar, kurban derisinin çıkarılmasının da dikkatle yapılması gerektiğini, kaya tuzuyla ovularak saklanmasının hem ekonomik hem de sağlık açısından faydalı olduğunu belirtiyor.

Kesim sırasında kullanılan bıçak ve diğer aletlerin antiseptikle temizlenmesi, ne aşırı keskin ne de fazla kör olmaması gerekiyor. Çok keskin aletler ağır yaralanmalara yol açabilirken, kör aletler ise hayvana eziyet çektiriyor. Ayrıca çelik örgülü eldiven kullanımı, olası kazaların önüne geçmek için öneriliyor.

Etin saklanması konusunda da ciddi uyarılar var. Kurban etinin sıcakken plastik kaplara veya poşetlere konulmaması gerektiği özellikle vurgulanıyor. Sıcak et, plastikle temas ettiğinde zararlı kimyasallar gıdaya geçebiliyor. Bu maddeler uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Etin en az 2 saat soğutulduktan sonra kalın ve sızıntı yapmayan poşetlerle taşınması, yağlı kâğıda sarılarak buzdolabında veya derin dondurucuda saklanması öneriliyor.

Sonuç olarak, kurban kesimi ve etin saklanması sürecinde hem güvenlik hem de sağlık açısından dikkatli olmak şart. İşin uzmanına başvurmak, doğru yöntemleri uygulamak ve hijyen kurallarına uymak, bayramı kazasız ve sağlıklı geçirmek için en önemli adımlar.

Bayram tatili İstanbul'u boşalttı

Tatilciler Kurban Bayramını fırsat bilerek şehir dışına çıkmasıyla İstanbul'da trafik yoğunluğu azaldı

25.05.2026 13:40:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:14:21
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili İstanbul'u boşalttı
Bayram tatili İstanbul'u boşalttı
Tatilcilerin Kurban Bayramını fırsat bilerek şehir dışına çıkmasıyla İstanbul'da trafik yoğunluğu azaldı. İBB Trafik Yoğunuluğu Haritasına göre trafik yoğunluğu yüzde 30'larda ölçüldü.

9 günlük Kurban Bayramı tatilinin başlamasıyla İstanbulluların bir kısmı şehir dışına çıktı. Vatandaşların memlekletlerine veya tatil beldelerine gitmesinin ardından kentte trafik yoğunluğu da düştü. Kurban Bayramına 2 gün kala İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 30'larda ölçüldü. Yenibosna Şirinevler E-5 mevkiinde havadan çekilen görüntülerde trafiğin aktığı görüldü.

Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti'nin gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından yayımlanan metne göre, CHP Genel Merkezi'ndeki gelişmeleri ve demokrasi eksikliğini eleştirdi. Öcalan, "Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur" dedi

25.05.2026 12:59:00 / Güncelleme: 25.05.2026 13:14:50
Haber Merkezi
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan heyet, yaklaşık 1,5 aylık aranın ardından yapılan bu görüşmeye dair yazılı bir basın açıklaması paylaştı.

Yapılan açıklamaya göre, görüşmede öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan polis baskını oldu. Terör örgütü elebaşı Öcalan, muhalefet partisinin binasına yönelik gerçekleştirilen müdahaleyi eleştirerek, yaşananların demokratik siyaset eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

Görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada Öcalan'a atfen şu ifadelere yer verildi:

"Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur."

Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı

Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı

25.05.2026 09:43:00
İhlas Haber Ajansı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Debisi yükselen Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı.






Son yağışlardan sonra su seviyesi yükselen Şanlıurfa'nın Birecik ilçesindeki barajın kapakları açıldı. Kapakların açılmasıyla taşan Fırat Nehri'nin suları yolları göle çevirdi, parklar suyla doldu, iş yerleri zarar gördü.

Şiddetli akıntı nedeniyle su üstündeki duba restoranlarda tehlike çanları çalmaya başladı. Bazı restoranları su bastı, ön kısımları akıntının şiddetine dayanamayarak suya gömüldü. Birecik Belediyesi zabıta ekipleri, nehirden uzak durmaları konusunda vatandaşları uyardı.









Birçok yeri su bastığını söyleyen Mehmet Çağdaş, "Bazı iş yerlerini su bastı. Mesire alanları, parkları su bastı. Köprünün ayaklarında hasar bile oluşmaya başladı" dedi.

Su seviyesinin yükselmesinin eski zamanları hatırlattığını söyleyen Zeki Kaçan, "Birecik Barajı'nın kapaklarının açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'ndeki su seviyesi yükseldi. Bu yükselme bize eski Fırat'ı, eski Dicle'yi hatırlattı" ifadelerini kullandı.

Kapakların açılmasıyla parklar ile iş yerlerini su bastığını söyleyen Bozan Çetinkaya, "Birecik Barajı'nın kapakları açıldı. Parklar, araziler su altında kaldı. Bazı iş yerleri de su altında kaldı" dedi.









Furkan Arslan ise yağan yağmurlar nedeniyle bazı iş yerlerinin su altında kaldığını dile getirdi.

Dubaların tehlike oluşturduğunu söyleyen Tacettin Aslan, "Yağmurlardan dolayı Birecik Barajı'nın su seviyesinin yükselmesi nedeniyle kapaklar açıldı. Kapakların açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'nin su seviyesinin 3-4 metre yükseldiğini görüyoruz. Kafeler, duba restoranlar tehlike arz ediyor. Can ve mal kaybı olmadan yetkililerin duba restoranlar konusunda duyarlı olmasını istiyoruz" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.