logo
30 MAYIS 2026

Peygamberimizin ‘kurban’ uyarıları

27.05.2026 00:00:00
Bir Kurban Bayramı'na da eriştik. Rabbim! Bugünün hürmetine devletimizi, milletimizi ve tevhit ehlini her türlü maddi-manevi taarruzlardan, belalardan, afetlerden muhafaza edip, Habibi ve Ehl-i Beyt'i hürmetine iman iddiamızı ispat etmeyi hepimize nasip eylesin.

Ve de zalimlere, zalimlerle işbirliği yapanlara 'Kahhar' ismi ile tecelli etsin. Bayramımız mübarek olsun.

Niçin kurban kesiyorum? Niçin kurban etlerini paylaşıyoruz? Bu sorulara, Yüce Allah'ın (c.c) istediği cevapları veriyorsak, ne mutlu bizlere.

Yüce Allah'ın istediği cevap neydi? 'Onların ne etleri Allah'a ulaşır ne de kanları; O'na ulaşacak olan sadece sizin takvanızdır.' (Hac 37)

Peki, takva ne demek? Kitaplarda uzun uzun tarif edilir. Tek kelime ile 'samimiyet'.

Peygamberimiz kurbanı nasıl keserdi?

"Namaz kılın" emri geldiğinde Müslümanlar, 'Ya Resulullah! Nasıl kılalım' diye sormuş, Allah Resulü'de, "Ben nasıl kılıyorsam öyle kılın" diye emretmiştir.

Diğer bir anlatımla Peygamberimiz canlı Kuran'dır. Kuran'ın emirlerini şahsında yaşayan mükemmel insandır.

Kısaca hayatın her alanında bizler, Peygamber Efendimizin (s.a.a.v) rehberliğine muhtaç ve mecburuz ve de Onu, taklit etmek zorundayız.

Kurban Bayramındayız. Peki, kaçımız, 'Peygamber Efendimiz nasıl kurban keserdi' sorusunu merak edip araştırdık, sorduk, öğrendik?

Örneğin hangi hayvanlar kurban edilemez, sorusuna cevabı Peygamberimizden alalım; "Topal hayvan, tek gözlü hayvan, hastalığı belli olan hayvan, zayıf ve cılız hayvan kurban edilmez." (Ebû Dâvûd, Dahaya: 5; İbn Mâce, Edahî: 8)

Yine hadislerde kurbana saygı göstermesini emrediyor. Hayvanın gözünü iyice kapamalı, aynı yerden birden fazla kurban kesmemeli, kurban edilen hayvanı diğer hayvanların görmemesi sağlanmalı, kurbana sevgi ve şefkatle davranılmalı, bıçaklar gösterilmemeli, kurbanın önünde bıçak bilenmemeli ve kıble yönünde kesilmelidir.  

Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu; "Allah her şeyi en güzel şekilde yapmayı emretmiştir. Öldürdüğünüzde bile en güzel tarzda öldürünüz! Kestiğiniz zaman da kesmeyi en iyi şekilde yapınız! Her biriniz bıçağını bilesin ve hayvanını rahatlatsın!" (Müslim, Sayd, 57; Tirmizî, Diyât, 14/1409; Ebû Dâvud, Edâhî, 11-12/2815)

Dikkat edin!

Bir kişi kesmek üzere koyunu yere yatırdıktan sonra bıçağını bilemeye başlamış. Bunu gören Rasûl-i Ekrem Efendimiz şu ikazda bulunuyor; "Hayvanı defalarca mı öldürmek istiyorsun? Bıçağını, onu yere yatırmadan önce bilesen olmaz mıydı?" (Hâkim, IV, 257, 260/7570)

Allah Resulü, ümmetinden kurban kesemeyenler içinde kurban keserdi

Hz. Câbir'den (r.a) şöyle rivayet edilir; "Bir Kurban Bayramı'nda, Allah Rasûlü (s.a.v) ile namazgâhta hazır bulundum. Hutbesini tamamlayınca minberinden indi.

Kurbanlık bir koç getirildi. Resulullah (s.a.v) onu kendi eliyle kesti. Keserken de şöyle buyurdu:

"Bismillahi Allah-u Ekber. Bu, benim adıma ve ümmetimden kurban kesemeyenler adınadır!" (Tirmizî, Edâhî, 20/1521)

Cabir b. Abdullah'ın (r.a) rivayetiyle Resulullah, bayram hutbesinde şöyle hitap ederdi;

"(Önce Allah'a hamd edip onu gerektiği şekilde övdükten sonra şöyle) Allah'ın hidayete erdirdiği kimse saptıramaz, saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Sözlerin en doğrusu Allah'ın Kitabıdır. Yolların en güzeli Muhammed'in yoludur.

Yapılan işlerin en şerlisi sonradan uydurulup ortaya çıkarılanlardır. Her sonradan uydurulan şey ise bidattir. Her bidat de sapıklıktır. Her sapık da, cehennemliktir.

Kıyametle ben şöyle gönderildim, diyerek iki parmağını birbirine yaklaştırıp işaret ederdi. Kıyametten bahsettiğinde yüzü kızarır, sesi yükselir, şiddeti artardı.

Sanki orduya, bir tehlikeyi haber veren komutan gibi tavır içine girerek, 'Akşama ve sabaha, vay o gün sizin başınıza geleceklere' der ve şöyle devam ederdi: Mal bırakan kimsenin mirasçısı aile fertleridir. Kim de borç ve yetimler bırakarak ölürse onun yetimlerine bakmak bana aittir. Müminlerin böyle işlerine ben daha layığım."(Sünen-i Nesai-Bayram Namazları Bölümleri, Sayfa 626)

Bayramlar tatil günleri değildir

Maalesef günümüzde bayramlar mahiyeti unutulup bir gelenek ve tatil fırsatı haline gelmiş durumda.

Oysa Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın ısrarla vurguladığı gibi "Bayramlar, dargınların barıştığı, Müslümanların birbirini ziyaret ederek hasbihal ettiği zamanlar olduğu gibi, hastaların ve kabirlerin de unutulmadığı günlerdir.

Hz. Peygamber'den gördüğümüz şekliyle bayramlar aynı zamanda sadaka dağıtılarak fakirlerin, yetimlerin sevindirildiği sevap kazanma anlarıdır."

Demek ki sadaka vermeliyiz, darılanları barıştırmalıyız, kabirleri ziyaret etmeliyiz… Bayramınız mübarek olsun.

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.