Yunus Emre ne güzel söylemiş:"Kastım budur şehre varamFeryadü figan koparam."Kastımız, derdimiz; şehirleri dolaşıp, bir şekilde şehirlere sesimizle, yazımızla, mesajımızla ulaşıp insanımızı uyarmaktır. Bugüne kadar, bu yaşımıza kadar bizi; iyinin, güzelin, doğrunun, Hakkın, hakikatin yanında olma, zulmün ve zalimin karşısında olma noktasında uyaran ecdadımıza borcumuzu, aynı uyarı vazifesini yaparak ödemeye çalışıyoruz.Bu cennet vatanın uğruna feda olmaya hazır, bayrağına ve bağımsızlığına sevdalı milyonlarca Müslüman Türk evladı gibi biz de istiyoruz ki; gafletten, uyuşukluktan ve unutkanlıktan ötürü hiçbir insanımız zarar görmesin. Yaklaşan tehlikeler karşısında gafil avlanmasın, hazırlıksız yakalanmasın. Bilmezlikten ötürü, bu vatanın ezeli düşmanlarının değirmenine su taşımasın. Bu vatanın, bu coğrafyanın ve üzerinde yaşayan Müslüman Türk milletinin ezeli düşmanları, eğer topraklarda bir değirmen kurmuşlarsa biliyoruz ki; bu millete un yapmak için değil, kesinlikle değerlerini un-ufak etmek içindir. Bu milletin, gençliğin, örfünü, geleneğini, inanç istemini, ibadet anlayışını, din, vatan ve millet aşkını öğütmek için, yerle bir etmek için kurulan değirmenlere bu ülkede yaşayan hiçbir insanımızın su taşımasına asla gönlümüz razı olamaz ve kesinlikle göz yumamayız. Çünkü su taşıdığı değirmen, su taşıyarak gücünü artırdığı, dönüşünü hızlandırdığı değirmen, kendi geleceğini, kendi geçliğini öğütmektedir. Bugün, enerjisini ve zamanını o kahrolası, virane olası değirmenlere su taşıyarak harcayan insanımız; bu değirmenlerin, hem de karşılıksız olarak bölge halkımıza hizmet olarak, onların buğdaylarını un yapmak için kurulduğuna inandırılmıştır. Belki de hizmet aşkı ile, ibadet aşkı ile su taşımayı sürdürmektedir. Fakat içerde olup bitenlerin, içerde nelerin öğütüldüğünün farkında değildir. İşte bu noktada meseleyi fark eden, tehlikeyi sezen herkese önemli bir görev düşmektedir; su taşıyanları uyararak ihanet değirmenlerinin sularını kesmek ve dönüşünü yavaşlatıp, çarka kapılan, taşın altına düşen vatan evladını kurtarmaktır.Bugün, feryadü figan koparmamızı gerektirecek kadar çok sebepler var ki, listesini tutsak ciltler oluşur. Kuzu postu ile dolaşan canavarlar, geçliğimizin; inancını, ahlakını, örfünü, geleneğini, vatan ve bağımsızlık anlayışını, bayrak sevdasını, kan damlayan dişleri ile sürekli kemirmektedirler. Kulağına gelen feryad sesi ile kendine gelen herkes; feryada başlayıp bir başkasını uyandırırsa bu girdaptan kurtulacağız inşaallah.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026



























































