İnsan yaşadıkça güzel ve faydalı şeyleri işittiği gibi, çirkin, zararlı ve bir o kadar da gülünç şeyleri işitmek zorunda kalıyor ne yazık ki.
Yakın geçmişte; 'iktidar sözcüleri pot kırmada yarışıyor' başlığı ile bir yazı yazmıştım bu köşede, ondan sonra her geçen gün, kırılan potların sayısında sürekli artışlar oldu, her yenisi bir öncekine rahmet okutacak cinsten mantık ölçülerini kırdı geçirdi.
Gün gün, hafta hafta, ay ay, özellikle çeyrek asırdır ülkeyi yöneten siyasi kadrolardan sadır olan saçmalıklarda çok ciddi ve çok çok hızlı artışlar olmaya başladı.
Geride kalan çeyrek asırlık iktidarları boyunca ülke kaynaklarını çarçur etmiş olmanın izahını bir türlü yapamıyorlar, kaynakların 'bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul' tarzında taksim etmiş olmalarını asla açıklayamıyorlar, kalabalık kitleleri açlığa ve sefalete mahkum etmiş olmalarının içinden bir türlü çıkamıyorlar ve yalpaladıkça yalpalıyorlar, saçmaladıkça saçmalıyorlar.
Bilindiği gibi kağnı arabasını çekmekte olan öküzlerden biri tembel ya da güçsüz olursa sürekli arabayı yoldan çıkarmaya çalışır, gücü yeterse kendi bulunduğu tarafa doğru çeker arabayı yoldan dışarı atar, ya da yan tarafa doğru bastırarak aynı manzarayı oluşturmaya çalışır, halbu ki var olan gücünü boyunduruk arkadaşının yaptığı gibi arabayı dümdüz çekmede kullansa, hem yol almış olacak hem de sırtına üst üste kamçıları yememiş olacak.
Şimdi iktidar partisi içindeki görevi her neyse, gurup başkanı mıdır, başkan vekili midir, komisyon başkanı mıdır, yoksa dümdüz vekil midir?
Düzenlemeler yapılırken, ilgili komisyonda görüşülürken, Genel Kurul'da müzakere edilirken ve nihayet Mecliste oylanırken mantık ve vicdan doğrultusunda el kaldırsalar, daha sonra ilgili düzenlemeyi savunurken bu kadar saçmalamak zorunda kalmayacaklar.
En düşük emekli maaşının 20 bin olması için el kaldırmışsın, 450 bin maaş alan vekil olarak, sözcü olarak bu durumu savunmaya ve izah etmeye çalışıyorsun, üstelik biraz daha sesini yükselterek itiraz eden zavallı emekli milyonlara fırça atmaya kalkıyorsun, sonra da dönüp sözlerinin çarpıtıldığından, bağlamından koparıldığından falan söz ediyorsun.
Senin bu saçmalarının ne örfte, ne gelenekte, ne mantıkta ne de vicdan dünyasında bir izahı vardır.
Dikkatlerden kaçmıyor; son günlerde saçmalamalarda ciddi bir çıta yükselmesi söz konusu.
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026


























































