Geçtiğimiz hafta sonu Viyana'da icra edilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresinde bir birinden derin ve kapsayıcı tebliğler dinledik ama kongreye damga vuran konuşma, BTP'nin Sayın Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın konuşması oldu.
Kapitalizmin kendi sömürü ağlarını örmek ve soygun düzenini meşrulaştırmak için uydurduğu; 'kaynaklar sınırlı ve ihtiyaçlar sınırsızdır' tezi ile ilgili olarak, 'insanlık tarihinin en büyük ve en kanlı yalanıdır' tespitini yaptı.
Kapitalist sistemin ve ağa babalarının, soygunlarına ve talanlarına peşin peşin gerekçe uydurmak için ortaya attıkları bu tezi, Milli Ekonomi Modeli'nin muhterem müellifi Prof. Dr. Haydar Baş, peşinen reddetmiş ve tezin tam tersinin doğru olduğunu savunarak, muhtemel kavgaların da daha baştan önüne geçmiştir.
Tarihte vuku bulmuş dünya savaşlarını ve günümüzde yer yer devam eden bölgesel savaşların çıkış sebeplerini araştırdığımızda karşımıza, kaynakların paylaşımından çıkan kavgalar olduğunu görürüz ki, bunun da ana sebebi 'eller aldı bize bir şey kalmadı' anlayışıdır, yani sınırlı olan kaynakları tüketiyorlar, biz de yetişip payımızı alalım anlayışıdır.
İnsanlık tarihinin en büyük ve en kanlı yalanına yaslanarak güçlü olan zayıf olanın tepesine vurup elinden ekmeğini alıyor ve bu zulmü de kendine hak görüyor.
'Kaynaklar sınırlı ve ihtiyaçlar sınırsızdır' tezi sayın Hüseyin Baş'ın ifadesiyle; 'insanlık tarihinin en büyük ve en kanlı yalanı' olduğu kadar, Milli Ekonomi Modelinin ana omurgasını teşkil eden, 'kaynaklar sınırsız ama ihtiyaçlar sınırlıdır' tezi de aynı oranda insanlık tarihinin eşsiz bir tespitidir.
Yaklaşık olarak dünya üzerinde yaşayan sekiz milyar insanın neredeyse tamamına yakını, bir türlü gözleri doymayan, ihtirasları bir türlü tatmin olmayan muhterisler yüzünden ezim ezim ezilmektedir.
İnsanlık, sınırsız ihtiras sahibi bir avuç hemcinsini doyurabilse, huzura kavuşacak, doyuma ulaşacak ama karnı aç olanlar bir şekilde doyabiliyor da gözü aç olanları doyurmak mümkün olmuyor çoğu zaman.
"Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah'tır.
Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür." (İbrahim:32-34)
- Sen göremedin / 19.05.2026
- Ekmek kalmadı dedikodu verelim! / 18.05.2026
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026


























































