logo
27 EYLÜL 2026

Gül'den CHP'ye sert sözler

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, CHP'yi FETÖ ağzıyla konuşmakla suçladı. Gaziantep'te açıklama yapan Gül, "CHP FETÖ ağzını önce bıraksın. Darbecilerin yanında terör örgütleri ile aynı dili kullanmaktan vazgeçsin. Şu milletin yanında bari 2 gün durmaya çalışsınlar" dedi

11.08.2017 00:00:00
 
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi GASKİ Genel Müdürlüğü tarafından Hacıbaba İçme Suyu Arıtma Tesisleri için yapılan labaruvarın açılışında gazetecilerin sorularına cevap verdi.
Darbeci FETÖ üyeleri için süren davalarla ilgili soru üzerine Gül, "Tüm darbeciler yargılanıyor. Türk mahkemeleri, adil, bağımsız ve tarafsız bir şekilde hakim ve savcılarımız tarafından bu yargılamalar devam ediyor. Herkes yargıya sonuna kadar güvensin. Adaletin, tecelli edeceğine sonuna kadar asla şüphe duymasınlar. Türk mahkemeleri şuanda görüyorsunuz, akıncı davası, Marmaris'te sayın Cumhurbaşkanımız'a suikast düzenleyen teröristler yargılanıyorlar. Umudumuz adaletin erken bir şekilde, Türk milletinin beklediği ve adil bir şekilde kararın bir an önce verilmesidir" dedi.
Gül, gazetecilerin, yargılanan darbeciler ve FETÖ üyelerinin mahkemelerde gösterdiği pişkin ve rahat tavırları ile ilgili soru üzerine ise "Tiyatroları izliyoruz. Bütün milletimiz görüyor. Bu yalanlamalar, tiyatroların hiçbir geçerliği yok. Bunların hepsi, bir terör örgütünün nasıl bir organize olduğunu gösteriyor. Nasıl bir organize suç örgütü olduğunu gösteriyor. Bunlara şu şekilde söyleyin inkar edin deniyor. Onlar da inkar ediyor. Ama dosyada deliller var. Meclis, külliye bombalanmış. 250 vatandaşımız şehit olmuş. Bunlar dosyada mevcut. Dosya kapsamında ne varsa, gereken cezayı alacaklar" dedi.
'CHP FETÖ ağzını bıraksın'
CHP'yi eleştiren Gül, CHP'ye FETÖ ağzını bırakarak, milletin yanında yer alması için çağrıda bulundu. Gül, "CHP FETÖ ağzını önce bıraksın. Darbecilerin yanında terör örgütleri ile aynı dili kullanmaktan vazgeçsin. Şu milletin yanında bari 2 gün durmaya çalışsınlar. Yeni kapıda bir gün durdular. Şunu 3 gün dursaydınız. CHP'ye şu milletle bir 30 gün, olmadı 30 dakika aynı şeyi, aynı duyguyu paylaşmaları, FETÖ'ye ve diğer terör örgütlerine karşı, milletin yanında durmaya, fetö ağzıyla konuşmamaya davet ediyorum. CHP'nin adalet ile ilgili neyi var bilinmez ama Türk milletinin Türk devletinin bağımsız tarafsız yargısı adalet mekanizmaları var" şeklinde konuştu.

Gümrükte tonlarca zehir yakalandı

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı’nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi

26.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi. Operasyonlar uyuşturucu ve kaçakçılık şebekelerinin Türkiye'yi transit veya hedef pazar olarak kullanma girişimlerinin sürdüğünü bir kez daha gündeme taşıdı.

MERSİN'DE ÜÇ AYRI OPERASYON

Gümrükler Muhafaza ekipleri, Mersin'de yürütülen risk analizleri ve istihbarat çalışmaları kapsamında üç ayrı operasyon gerçekleştirdi.

Operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilogram 500 gram pregabalin ele geçirildi. Yüklü miktardaki maddenin ele geçirilmesiyle kaçakçılık girişiminin piyasaya ulaşması engellendi.

Pregabalin, tıbbi amaçlarla kullanılan bir ilaç etken maddesidir; ancak Türkiye'de ve başka ülkelerde kötüye kullanım ve yasa dışı ticareti nedeniyle kolluk operasyonlarının konusu olabilmektedir. Ele geçirilen ürünün hangi amaçla ve hangi organizasyon tarafından Türkiye'ye sokulmak istendiği ise soruşturmanın konusu.

İSTANBUL HAVALİMANI'NDA KÖPEKLER YAKALADI

İkinci operasyonun adresi ise İstanbul Havalimanı oldu.

Narkotik dedektör köpekleri Csonti ve Queen, yolcu bagajlarına tepki verdi. Bunun üzerine gerçekleştirilen kontrollerde 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi.

Böylece iki farklı noktadaki operasyonlarda ele geçirilen maddelerin toplam ağırlığı 1 ton 736 kilo 760 grama ulaştı.

SINIRLARDAN GİREN ZEHİRLE MÜCADELE

Ticaret Bakanlığı, operasyonların ardından yaptığı açıklamada kaçakçılığın ülke ekonomisine zarar verdiğini, haksız rekabet oluşturduğunu ve toplum sağlığını tehdit ettiğini belirterek Gümrükler Muhafaza ekiplerinin çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Ancak tonlarca maddenin ele geçirilmesi başka bir soruyu da beraberinde getiriyor:

Yakalanan bu sevkiyatlar, Türkiye'ye sokulmaya çalışılan uyuşturucunun ne kadarını oluşturuyor?

Bir tarafta gümrüklerde yakalanan tonlarca madde, diğer tarafta uyuşturucu kullanımına ilişkin toplumsal kaygılar bulunuyor.

ASIL HEDEF: ZİNCİRİN BAŞINDAKİLER

Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede yalnızca kuryelerin veya taşıyıcıların yakalanması yeterli değil. Asıl önemli aşama, sevkiyatın arkasındaki finansman, tedarik, lojistik ve dağıtım ağının ortaya çıkarılması.

Bu nedenle operasyonların ardından şu sorular önem kazanıyor:

Bu maddeler nereden geldi?

Nereye gönderilecekti?

Kim tarafından finanse edildi?

Sevkiyatı kim organize etti?

Türkiye'deki dağıtım ağı kimlerden oluşuyor?

Ve uyuşturucu ticaretinin arkasındaki asıl organizatörlere ulaşılabildi mi?

GÜMRÜKTE YAKALANANLAR… YA GEÇENLER?

Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda 1 ton 736 kilo 760 gram madde ele geçirildi.

Bu rakam, gümrük kontrollerinin önemini ortaya koyarken aynı zamanda uyuşturucu kaçakçılığının ulaştığı boyutun araştırılmasını da gerektiriyor.

Gümrükte yakalananlar kamuoyuna açıklanıyor. Peki ya denetimlerden geçerek Türkiye'ye ulaşanlar?

Uyuşturucu ticaretinin gerçek boyutunu ortaya çıkaracak soru belki de tam burada başlıyor:

"Yakalanan kaçakçılar kim? Asıl baronlar nerede?"

Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar

Konya'da kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüpheliler, telefonla aradıkları bir vatandaşın 27 bin dolar, 38 bin euro ve 500 bin TL'sini dolandırdı. Olayla ilgili 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

26.09.2026 11:44:00 / Güncelleme: 26.09.2026 11:47:41
İHA
 
Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar
Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar
Edinilen bilgilere göre, Konya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların dolandırıcılık olaylarından korunması, suçun önlenmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Bu kapsamda, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan ve "Eldenci" olarak tabir edilen şüphelilerin, bir vatandaşı telefonla arayarak korku ve panik oluşturmak suretiyle 500 bin TL, 38 bin euro ve 27 bin dolarını alarak dolandırdığı belirlendi.



Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda olayı gerçekleştirdiği tespit edilen 2 şüpheli, aynı gün Ankara'nın Etimesgut ilçesi girişinde yakalandı.

Şüphelilerin üst aramalarında 53 bin 260 euro, 26 bin 941 dolar ve 492 bin 600 TL olmak üzere toplam 4 milyon 778 bin 700 TL değerinde suça konu para ele geçirildi.



Ele geçirilen paralar sahibine teslim edilirken, gözaltına alınan 2 şüpheli, işlemlerin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı

Karaman'da jandarma ekiplerinin son bir haftada gerçekleştirdiği asayiş, narkotik ve trafik denetimlerinde çeşitli suçlardan aranan 31 şahıs yakalanırken,11'i tutuklandı

26.09.2026 11:32:00 / Güncelleme: 26.09.2026 11:36:03
İHA
 
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 18-26 Eylül 2026 tarihleri arasında suçların önlenmesi, aranan şahısların yakalanması ve kentte huzur ve güven ortamının sağlanmasına yönelik denetim ve uygulamalar gerçekleştirdi.



Çalışmalar kapsamında 14 bin 372 şahıs ile 6 bin 695 araç sorgulandı. Jandarma Dedektifleri (JASAT) ve asayiş ekiplerinin koordineli çalışmaları sonucunda çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 31 şahıs yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 11'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Denetimlerde yapılan aramalarda ise 49 litre etil alkol, 31 litre bandrolsüz kaçak içki, 24 adet alkol aroması kiti, 11 adet sikke ve kenevir bitkisi ele geçirildi.

İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, Karaman'da huzur ve güven ortamının devamının sağlanması amacıyla denetim ve uygulamaların aralıksız sürdürüleceği bildirildi.

Rönesans Rezidans davasında 11 saatlik duruşmada dava 26 Ekim'e ertelendi

Hatay'da 269 kişinin hayatını kaybettiği Antiş Yapı Rönesans Rezidans'a ilişkin yargılama, 11'inci duruşmasıyla Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşti. 11 saat süren duruşmanın ardından tutuklu sanıkların tutukluluğuna karar verildi. Bir dahaki duruşma 26 Ekim tarihine ertelendi

26.09.2026 08:00:00
İHA
 
Rönesans Rezidans davasında 11 saatlik duruşmada dava 26 Ekim'e ertelendi
Rönesans Rezidans davasında 11 saatlik duruşmada dava 26 Ekim'e ertelendi
Asrın felaketinde Antakya ilçesi Ekinciler Mahallesi'nde bulunan ve Antis Yapı tarafından inşa edilerek 'cennet bir köşe' vaadiyle satılan Rönesans Rezidans yıkılmıştı. 269 vatandaşın hayatını kaybettiği ve 13 kişinin de yaralandığı 250 daireden oluşan rezidans, deprem anında saniyeler içinde yerle bir olmuştu. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

Rezidans ile ilgili yargı süreci 2024 yılının Nisan ayında başlamış ve ilk duruşma gerçekleştirilmişti. Rönesans Rezidans davasının 11'inci duruşması Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 25 Eylül'de başladı. Duruşmaya; rezidansın tutuklu olarak yargılanan müteahhidi Mehmet Yaşar Coşkun, yapı denetim şirketinin tutuklu yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu cezaevinden SEGBİS üzerinden, tutuksuz olarak yargılanan proje müdürü İ.D. duruşmaya katılmazken şantiye şefi B.M. salon hazır bulundu. Tutuksuz olarak yargılanan yapı denetim şirketi yetkilisi Ayhan Karan SEGBİS üzerinden katıldı.

Duruşmaya, Rönesans Rezidans'ta yakınlarını kaybeden vatandaşlar da katıldı. Mahkeme heyeti; 11 saat süren duruşmanın ardından 25 Eylül tarihinde akşam saat 21.00'da ara kararını açıklayarak, sanıkların mevcut hallerinin devamına ve eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 26 Ekim'e erteledi.


"Kasıtlı adam öldürmekten yargılanmalarını ve bu yönde bir karar çıkmasını istiyorum"



Rönesans davasında suçluların kasıtlı adam öldürmekten yargılanmalarını beklediklerini söyleyen Cemile İncili, "İnşallah olumlu bir karar bekliyorum. Artık kasıtlı ölümden yargılanmalarını istiyoruz. Zaten son bilirkişi raporunda da hepsi asli kusurlu sayıldı. Bugün itibarıyla 3 yıl, 7 ay 19'uncu gündeyiz. İnşallah doğru bir karar çıkar. Bizden sonra da sevdiklerimizi bulamıyoruz, geri getiremiyoruz. Ama en azından bizim çektiğimiz acıyı bizden sonra başkaları çekmesin diye, doğru bir yargılamayla kusurlu oldukları için gereken cezayı almalarını istiyoruz. Kayıplarımızla ilgili çalışmalar devam ediyor. Tek istediğimiz adaletin yerini bulması. Gereken en ağır cezayı alsınlar ki bizden sonra kimse kardeşini, eşini, ailesini kaybetmesin. Emsal karar bekliyoruz. 300 kişinin vefatına neden olan bir müteahhidin 3-5 yılla çıkmasını beklemiyoruz. Bu bizim için ayrı bir ceza olur. Gereken şekilde kasıtlı adam öldürmekten yargılanmalarını ve bu yönde bir karar çıkmasını istiyorum. İstediğimiz tek şey adaletin yerini bulması" ifadelerini kullandı.

Manisa'da okul yakınındaki saldırıya ilişkin 7 şüpheli tutuklandı

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde okul yakınında 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden 7'si tutuklandı

26.09.2026 07:01:00
AA
 
Manisa'da okul yakınındaki saldırıya ilişkin 7 şüpheli tutuklandı
Manisa'da okul yakınındaki saldırıya ilişkin 7 şüpheli tutuklandı

İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınındaki saldırının ardından gözaltına alınan 10 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edilen şüphelilerden saldırıyı gerçekleştiren 15 yaşındaki H.O. ile annesi, babası, dedesi, arkadaşı, kuzeni ve fişekleri sattığı iddia edilen av bayisi işletmecisi, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Zanlılardan 3'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olay

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 22 Eylül'de İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınındaki silahlı saldırıda 11 öğrenci yaralanmış, saldırıyı gerçekleştiren 15 yaşındaki H.O. dahil 10 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Öte yandan, yaralılardan 8'i taburcu edildi, 3'ünün tedavisi sürüyor. 

Ülke uyuşturucu pazarı haline geldi

Kocaeli'de düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 1 kilo 37 gram kubar esrar, bin 12 uyuşturucu hap, bonzai, metamfetamin, sentetik ecza ve 4 kök kenevir ele geçirildi. Operasyonda 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı

25.09.2026 22:55:00
Haber Merkezi
 
Ülke uyuşturucu pazarı haline geldi
Ülke uyuşturucu pazarı haline geldi
Kocaeli'de düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 1 kilo 37 gram kubar esrar, bin 12 uyuşturucu hap, bonzai, metamfetamin, sentetik ecza ve 4 kök kenevir ele geçirildi. Operasyonda 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Kocaeli İl Jandarma Komutanlığınca uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarıyla mücadele kapsamında çalışma gerçekleştirildi. Bu çerçevede 21-23 Eylül tarihleri arasında Kartepe ve Gölcük ilçelerinde belirlenen 3 adrese operasyon düzenlendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 1 kilo 37 gram kubar esrar, bin 12 adet uyuşturucu hap, 12 gram bonzai, 20 gram metamfetamin, 5 adet sentetik ecza ve 4 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Uyuşturucuyla ilgili 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

ÜLKE UYUŞTURUCU PAZARI HALİNE GELDİ

1 Ocak–31 Ağustos 2026 İçişleri Bakanlığı kaynaklarının AA'ya verdiği verilere göre:

12,6 ton skunk
9,9 ton esrar
9,1 ton metamfetamin
1,3 ton kokain
1,1 ton eroin
939 kg bonzai
48 kg afyon sakızı

Toplam: yaklaşık 35 ton uyuşturucu madde.

Ayrıca:

77,6 milyon sentetik ecza
8 milyon captagon
1,5 milyon ecstasy

Toplam: 87,1 milyon uyuşturucu hap

19 milyon kök kenevir ve skunk

Bu rakamlar 1 Ocak–31 Ağustos 2026 dönemini kapsıyor.

Eylül ayında ayrıca açıklanan büyük operasyonlar

Örneğin 7 Eylül'de İçişleri Bakanlığı, 71 ildeki son 10 günlük operasyonlarda 2 ton 367 kilo 634 gram uyuşturucu ve 4 milyon 34 bin 459 hap ele geçirildiğini açıkladı. Ancak bu operasyonların Ağustos günlerini de kapsaması nedeniyle 2,367 tonu 35 tona doğrudan eklemek doğru değil.

8 Eylül'deki 28 il operasyonunda ise 548 kg uyuşturucu ve 2 milyon 788 bin hap ele geçirildi.

22 Eylül'de İstanbul'da ayrıca 224 kg sıvı sentetik uyuşturucu ele geçirildiği bildirildi.

Ancak her operasyonun ardından aynı soru yeniden soruluyor: Yakalanan uyuşturucu, Türkiye'ye giren veya Türkiye içinde dolaşıma sokulan uyuşturucunun ne kadarını oluşturuyor?

Yakalananlar var, peki yakalanamayanlar?

Sokakta uyuşturucuya erişimin kolaylaştığı yönündeki şikâyetler, özellikle gençler ve aileler açısından ciddi bir toplumsal sorun oluşturuyor. Güvenlik güçleri kilogramlarca uyuşturucu ele geçiriyor, çok sayıda operasyon düzenliyor ve şüpheliler hakkında adli işlem başlatıyor.

Fakat operasyonların yalnızca sokaktaki dağıtıcıları yakalaması, uyuşturucu zincirinin tamamının ortaya çıkarıldığı anlamına gelmiyor.

Çünkü asıl soru yalnızca "Kim yakalandı?" değil: Uyuşturucu nereden geliyor? Kim getiriyor? Kim finanse ediyor? Kim dağıtıyor? Paranın trafiği kimlere uzanıyor?

ASIL BARONLAR NEREDE?

Türkiye'de uyuşturucuyla mücadelede operasyon sayısının ve ele geçirilen maddelerin miktarının açıklanması kadar, organize suç ağlarının üst kademelerine ulaşılıp ulaşılmadığı da önem taşıyor.

Sokakta uyuşturucu satan birkaç kişinin yakalanması kolay olabilir. Ancak uluslararası tedarik zincirini yöneten, para trafiğini kontrol eden ve büyük miktardaki uyuşturucunun sevkiyatını organize eden yapıların ortaya çıkarılması çok daha kapsamlı soruşturmalar gerektiriyor.

Bu nedenle Kocaeli operasyonu sonrasında kamuoyunun sorması gereken soru yalnızca "Kaç kilo uyuşturucu yakalandı?" değil:

9 ayda Türkiye'de toplam ne kadar uyuşturucu ele geçirildi?

Ne kadarı piyasaya girmeden yakalandı?

Ya yakalanamayan miktar ne kadar?

Ve en önemlisi: Uyuşturucu ticaretinin asıl organizatörleri nerede?

DEAŞ Ankara’ya nasıl geldi?

10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlenen ve Türkiye’de en fazla sivil can kaybına yol açan terör saldırısının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen davanın firari sanıkları yönünden yargılama sürüyor. Saldırıda 101 kişi hayatını kaybetti, 379 kişi yaralandı

25.09.2026 21:44:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ Ankara’ya nasıl geldi?
DEAŞ Ankara’ya nasıl geldi?
10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde düzenlenen ve Türkiye'de en fazla sivil can kaybına yol açan terör saldırısının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen davanın firari sanıkları yönünden yargılama sürüyor. Saldırıda 101 kişi hayatını kaybetti, 379 kişi yaralandı.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davadan ayrılan dosyada 1'i tutuklu, 15'i firari 16 sanığın yargılanmasına devam edildi. Tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı.

Gaziantep'ten Ankara'ya uzanan güzergâh

Saldırının failleri konusunda hazırlanan iddianamede, canlı bombalardan birinin Yunus Emre Alagöz, diğerinin ise kimliği belirlenemeyen Suriye uyruklu bir kişi olduğu belirtildi.

Dava dosyasına giren bilgilere göre canlı bombaları Ankara'ya getiren araçların Gaziantep'ten hareket ettiği ve güzergâhlarına ilişkin MOBESE ile HTS kayıtlarının dosyaya dahil edildiği belirtildi.

AA'nın saldırı sonrasındaki haberlerine göre ise iki canlı bombadan biri olarak belirlenen Alagöz ile kimliği tespit edilemeyen diğer saldırganın, saldırıdan yaklaşık 12 saat önce Suriye kırsalından Türkiye'ye giriş yaptığı bilgisi yer aldı.

Saldırganların Ankara'ya Gölbaşı üzerinden giriş yaptığı ve daha sonra Gar'a ulaştığı da soruşturma kapsamında ortaya konuldu.

Asıl soru: DEAŞ ağı Türkiye'de nasıl örgütlendi?

10 Ekim katliamı tek başına gerçekleşen bir eylem değildi. İddianamede çok sayıda sanık DEAŞ yapılanmasıyla bağlantılı olmakla suçlandı. Bazı sanıklar hakkında "silahlı terör örgütü DEAŞ üyesi olmak" suçundan hapis cezaları talep edildi; bazı sanıklar hakkında ise saldırıya ilişkin çok daha ağır suçlamalar yöneltildi.

Daha da dikkat çekici olan ise saldırının, 20 Temmuz 2015'te 34 kişinin öldüğü Suruç saldırısından yalnızca 82 gün sonra gerçekleşmiş olmasıydı. DEAŞ, Suruç'un ardından Ankara Garı'nda ikinci büyük katliamını gerçekleştirdi.

Bugün davanın yeni aşamasında mahkemenin Suriye ve Irak'ta bulunup Türkiye'ye getirildiği belirtilen bazı kişilerin durumunu MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne sorması dikkat çekti. Mahkeme Ömer Deniz Dündar'ın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 3 Aralık'a bıraktı.

11 yıl sonra değişmeyen soru şu:

Suriye'den Türkiye'ye giren, Gaziantep'ten Ankara'ya ulaşan ve başkentin göbeğinde 101 insanı katleden DEAŞ ağı Türkiye'de nasıl bu kadar rahat hareket edebildi? Bu ağın tüm bağlantıları gerçekten ortaya çıkarıldı mı?

Bakan Gürlek fon soruşturmasında son bilançoyu açıkladı

Milyarlarca liralık finansal manipülasyon ve dolandırıcılık iddialarıyla çalkalanan "fon soruşturması" kapsamında adli ve mali tedbirler en üst seviyeye çıkarıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen çok yönlü operasyonlarda bugüne kadar 45 şüphelinin tutuklandığını açıklarken, fon sahipleri ile yöneticilerinin mal varlıklarına el konulduğunu ve birinci derece yakınlarının varlıklarının dondurulduğunu duyurdu

25.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Bakan Gürlek fon soruşturmasında son bilançoyu açıkladı
Bakan Gürlek fon soruşturmasında son bilançoyu açıkladı
Türkiye sermaye piyasalarını sarsan ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesi kapsamında yaptığı suç duyurularıyla başlayan devasa fon soruşturmasında son durum netleşti. Yaklaşık 455 bin yatırımcıyı doğrudan etkileyen ve milyarlarca liralık vurgun iddialarını barındıran süreçte, devletin adli ve mali mekanizmaları topyekûn harekete geçti.

Bakan Gürlek'ten güncel bilanço ve mali abluka

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonundaki operasyonların güncel bilançosunu paylaştı. MASAK ve emniyet birimlerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarda toplam 76 şüpheliye adli işlem yapılırken, 45 kişi tutuklandı, 5 şüpheliye adli kontrol verildi ve 12 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Gözaltındaki 14 şüphelinin işlemleri ise sürüyor.

Soruşturma kapsamında fon yöneticileri ve sahiplerinin mal varlıklarına el konulurken, birinci derece yakınlarının hesapları donduruldu. Bakan Gürlek, asıl amaçlarının kaçırılan fonları geri getirerek mağdur vatandaşların haklarını karşılamak olduğunu vurgulayarak hukukun üstünlüğü vurgusu yaptı.

İş dünyasından isimler ve sosyal medya tedbirleri

Soruşturma sürecinde iş ve finans dünyasından holding patronları ile yöneticilerin de aralarında bulunduğu pek çok isim adliyeye sevk edilerek tutuklandı.

Öte yandan, piyasalarda panik yaratan paylaşımlar yaptığı belirlenen 246 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da yakından takip edildiği ifade ediliyor.

MASAK’ta deprem: Cumhurbaşkanı'nı adım adım takip etmişler

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MASAK'ın Entegre Mali İstihbarat Sistemi'ne (EMİS) yönelik yürütülen casusluk soruşturmasında 22 şüpheli hakkında işlem başlatıldığını duyurdu. Koruma sistemini devre dışı bırakarak Cumhurbaşkanı ve bakanları sorgulayan FETÖ bağlantılı şebekeye ait iki şirkete el konulurken, 3 eski MASAK başkanı da ifadeye çağrıldı

25.09.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
MASAK’ta deprem: Cumhurbaşkanı'nı adım adım takip etmişler
MASAK’ta deprem: Cumhurbaşkanı'nı adım adım takip etmişler
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) altyapısına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında eski Başkan Yardımcısı Faruk Eliyeyioğlu'nun da olduğu 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

İstanbul merkezli operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alınırken, yurt dışındaki 16 kişi için yakalama kararı çıkarıldı.

Koruma sistemi kapatıldı ve veriler sorgulandı

2012-2018 yıllarında Entegre Mali İstihbarat Sistemi'nde (EMİS) usulsüzlükler tespit edildi. FETÖ'nün bilişim yapılanmasının, üst düzey siyasilerin verilerini koruyan "Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi"ni (PEP) devre dışı bıraktığı belirlendi.

Bu sayede Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bazı bakanların mali verilerinin illegal olarak sorgulandığı saptandı. İz bırakmamak için sistem log kayıtlarının silindiği veya tutulmadığı anlaşıldı.

Konunun hassasiyetine dikkat çeken Adalet Bakanı Gürlek, bu durumun kritik mali altyapılara sızıldığını gösteren ciddi bir tablo olduğunu vurguladı

Şirketlere kayyum atandı ve eski başkanlar çağrıldı

Yazılımı geliştiren AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş.'nin mahrem yapılanmalarla bağı belirlenerek bu şirketlere TMSF kayyum olarak atandı. Ayrıca 2012-2018 döneminde görev yapan eski MASAK başkanları Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli ifadeye çağrıldı.

Bile bile ölüme göndermişler

30 Ağustos'ta Girne açıklarında alabora olan "Filo Jet" yolcu gemisine ilişkin soruşturma derinleşiyor. Mahkemeye sunulan kanıtlar, geminin sol ön kızağındaki kırığın derme çatma şekilde tamir edilerek yolcuların bile bile ölüme gönderildiğini ortaya koydu. Faciada can kaybı 15'e yükselirken, kayıp 13 kişiyi arama çalışmaları ve adli süreç devam ediyor

25.09.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Bile bile ölüme göndermişler
Bile bile ölüme göndermişler
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) 30 Ağustos Pazar günü Girne Limanı ile Mersin'in Taşucu Limanı arasında sefer yapan "Filo Jet" katamaran tipi yüksek hızlı yolcu gemisinin batmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir viraj geride kaldı.

Soruşturma kapsamında aralarında şirket direktörü, gemi kaptanı ve mürettebatın da bulunduğu 9 zanlı bugün 5. kez Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı. Mahkeme, 'tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme' suçlamasıyla yürütülen tahkikatın selameti için tüm şüphelilerin tutukluluk süresini 7 gün daha uzattı.

Şok eden WhatsApp yazışmaları ve hasar fotoğrafları dosyada

Soruşturmanın seyrini değiştiren en çarpıcı detaylar, zanlıların el konulan dijital materyallerinin incelenmesiyle gün yüzüne çıktı. Mahkemede aktarılan bilgilere göre, yardımcı kaptan Merve N. Seraslan'ın 17 Haziran tarihli WhatsApp yazışmalarında ve telefon kayıtlarında, geminin bodoslama kısmındaki (sol ön kızak) kırığın fotoğrafları tespit edildi.

Uzman mühendislerin "ancak tersanede uzman kişilerce giderilebilir" raporu verdiği bu tehlikeli hasarın, kaptanın bilgisi dahilinde limanda derme çatma bir şekilde "yama yapılarak" onarıldığı ve durumun Liman Başkanlığı'na hiçbir şekilde bildirilmediği belgelendi.

Ayrıca kazadan kısa süre önce kaybolan yolculardan Özgür Gönül'ün ailesine gönderdiği video kaydında da bu kırık bölge ve içerideki panik anları net bir şekilde görülüyor. Tahkikat memuru, birinci kaptanın gemiye gelen suları umursamayarak büyük risk aldığını ve seyri inatla sürdürdüğünü mahkemede beyan etti.

Can kaybı 15'e yükseldi: Gözler kara kutuda

Toplam 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğu feci kazadan sonra yürütülen operasyonlarda 239 kişi sağ olarak kurtarılmıştı. Deniz Kuvvetleri'ne bağlı unsurların su altı robotlarıyla yaklaşık 554 metre derinlikteki batıkta yürüttüğü çalışmalarda bugüne kadar 15 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, geminin içindeki tüm alanlara ulaşıldığını ancak içeride başka naaş bulunamadığını açıkladı. Halen aralarında çocukların da olduğu kayıp 13 yolcu için deniz yüzeyinde ve çevresinde arama faaliyetleri yürütülüyor. Soruşturma kapsamında 9 şüphelinin tutukluluk hali sürerken, kazanın kesin nedenini aydınlatacak en önemli unsur olan geminin kara kutusuna ise henüz ulaşılamadı.

Mahkeme önünde acılı ailelerin adalet çığlığı

Duruşma öncesinde Girne Kaza Mahkemesi önünde toplanan hayatını kaybedenlerin ve kayıp kişilerin yakınları, ellerinde pankartlar ve fotoğraflarla adalet talebinde bulundu. Aileler adına açıklama yapan Dilek Özbiler, "Taşkınlık değil, sadece cenazelerimize ulaşmak ve sorularımıza cevap almak istiyoruz" diyerek isyan etti.

Sürecin sadece mürettebatla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan acılı aileler; şirket yöneticilerinin, gemiye sahte/yetersiz belge sağlayanların ve denetim görevini yapmayan liman yetkililerinin de yargılanmasını talep ediyor. Türkiye'den de bir ekibin adli incelemeler kapsamında Adana'daki tersane kayıtlarını incelemek üzere görevlendirildiği bildirildi.

KKTC'de Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın görevden alınması ve koalisyon hükümetinde çatlaklara yol açan feribot kazasıyla ilgili çok yönlü idari ve adli soruşturma devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.