logo
10 TEMMUZ 2026

Halil İbrahim Sofrası

20.07.2001 00:00:00
 
Dil peynirli sigara böreği

MALZEMELER

* 2 adet yufka

* 1 ufak paket dil peyniri

* 2 adet domates

* Çok az karabiber

* 1 çimdik tuz

* Kızartmak için yeterince sıvıyağ

HAZIRLANIŞI

Yufkalar 8'e bölünür. Diğer taraftan domateslerin çekirdekleri ve kabukları çıkarılıp, ufak küpler halinde doğranır. Dil peyniri yarım parmak kalınlığında uzun olarak kesilir. Domatesin içine 1 çimdik tuz ve karabiber ilave edilir ve yufkaların geniş kısımlarına bir adet dil peyniri, 1 kaşık kadar domates harcından konularak yufkaların ilk önce yanları kapatılır (domatesin yağa akmaması için). Sonra sigara böreği şeklinde sarılır. Yufkanın ucu suya batırılarak açılmaması sağlanır ve kızgın yağda her iki tarafı kızartılır. Kızardıktan 1-2 dakika sonra yenmesi tavsiye olunur.

Yeğeni tarafından pala ile öldürülen adam toprağa verildi

Kocaeli'de psikolojik sorunları olduğu iddia edilen yeğeni tarafından pala ile defalarca bıçaklanarak öldürülen adam, kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi

10.07.2026 14:36:00 / Güncelleme: 10.07.2026 14:38:37
İhlas Haber Ajansı
 
Yeğeni tarafından pala ile öldürülen adam toprağa verildi
Yeğeni tarafından pala ile öldürülen adam toprağa verildi
Olay, dün Gölcük ilçesi Kavaklı Mahallesi Namık Kemal Caddesi'nde bulunan yeşillik alanda meydana geldi. Psikolojik sorunları olduğu iddia edilen E.K. (33) ile amcası İbrahim K. (56) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine E.K, elindeki palayla amcasına saldırdı. Arbede sırasında incir ağaçlarının bulunduğu yeşillik alana düşen amca İbrahim K., yeğeninin palalı darbeleri sonucu ağır yaralandı. Yaşanan arbede sırasında şüpheli E.K. de yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan polis ekipleri şüpheli E.K.'yi etkisiz hale getirerek suç aletiyle birlikte yakaladı. Sağlık personelinin yaptığı kontrolde ise amca İbrahim K.'nın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Olayda yaralanan E.K., ilk müdahalesinin ardından polis gözetiminde hastaneye kaldırıldı.

Toprağa verildi

Hastane morguna alınan İbrahim K'nin cenazesi bugün ailesi tarafından teslim alınarak Kavaklı Cami'ne getirildi. Cenaze namazına Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, İbrahim K'nin akraba ve sevenleri katıldı. Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından İbrahim K., Gölcük 17 Ağustos Mezarlığı'na defnedildi.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı

10.07.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
 Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı
 Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı.

Peskov, düzenlediği basın toplantısında, konunun iki ülke ilişkileri açısından "son derece hassas" başlıklar arasında yer aldığını belirtti.

Sözcü "Bu konuyla ilgili Türk tarafıyla temaslarımız oldu ve bu mesele hakkında  görüşmelerimizi sürdürmeye devam edeceğiz." dedi.

Peskov, söz konusu iddiaların içeriğine ilişkin ayrıntılı değerlendirmede bulunmazken, Rusya ile Türkiye arasında bu hassas konuya ilişkin diplomatik temasların sürdüğünü vurgulamakla yetindi.

Türkiye'den bir hükümet kaynağı, Ankara'nın envanterindeki Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini üçüncü bir ülkeye devredebileceği yönündeki iddiaları Rus devlet haber ajansı RIA'ya yalanladı.

Habere göre kaynak, Ankara ile Washington'un S-400'lerin Körfez ülkelerinden birine gönderilmesi seçeneğini görüştüğü yönündeki iddialara ilişkin, "Böyle bir durum yok, Rus S-400 sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devri konusunda görüşme yürütülmüyor" dedi.

Türkiye, 2017 yılında Rusya ile S-400 hava savunma sistemi alımı için anlaşma imzalamış ve sistemleri 2019 yılında teslim almıştı. ABD ise Ankara'dan Rus sistemlerinden vazgeçerek Patriot tercih etmesini istemiş, ancak Türkiye bu talebi kabul etmemişti. Bunun üzerine Washington, Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programından çıkarmış ve CAATSA yasası kapsamında Türk savunma sanayii yetkililerine yaptırım uygulamıştı.

CHP'de Gürsel Tekin görevine devam edecek: Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti

CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptaline ilişkin dava ertelendi. Ara kararla Gürsel Tekin'in görevine devam etmesine hükmedildi

10.07.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
CHP'de Gürsel Tekin görevine devam edecek: Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti
CHP'de Gürsel Tekin görevine devam edecek: Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti
CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptaline yönelik görülen dava 16 Ekim'e ertelendi. Ara kararla Gürsel Tekin görevine devam edecek.

Mahkeme tedbir kararının devamına hükmetti
CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılmasına ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin açılan davada mahkeme, daha önce verilen tedbir ara kararının devamına hükmetti.

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı. Türk mutfağına özgü lezzetlerin ikram edildiği zirve, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı

10.07.2026 12:41:00
AA
 
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de aralarında olduğu 30'un üzerinde devlet ve hükümet başkanının katıldığı NATO Zirvesi'ne Türk mutfağı damgasını vurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderler onuruna verdiği yemek iki Michelin yıldızlı şef Fatih Tutak tarafından hazırlanırken, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeğe Şef Osman Sezener imza attı.

Şef Sinem Özler de zirvede uluslararası heyetlere verilen resmi yemeğin menüsünü hazırlayan şeflerden biri oldu.

Gerek zirve kapsamındaki yemeklerde gerekse de liderlerin konakladığı otellerde sofralara tandır, mantı, içli köfte, sütlü Nuriye, baklava ve Maraş dondurması gibi Türk mutfağına özgü lezzetler damga vurdu.

Türk şeflerin, konuk liderler ve eşleri için hazırladığı Türk mutfağına özgü bu lezzetler, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı.

"İkramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik"
Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı ve Sheraton Ankara Otel'in Başaşçısı Zeki Açıköz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, NATO Zirvesi kapsamında Ankara'daki otellerde son bir hafta içerisinde yoğunluk yaşandığını belirtti. Açıköz, liderler ve heyetlerinin tercihinin marka zincir oteller olduğunu vurguladı.

Aralarında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İngiltere Başbakanı Starmer, İtalya Başbakanı Meloni, Almanya Başbakanı Merz, İspanya Başbakanı Sanchez ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin de olduğu 10 liderin çalıştığı Sheraton Ankara Hotel'de konakladığını kaydeden Açıköz, kimi liderlerin 2, kimi liderlerin ise 3 gün konakladığını söyledi.

Konuk devlet ve hükümet başkanlarını Türk misafirperverliğine yakışacak şekilde ağırladıklarını dile getiren Açıköz, şu ifadeleri kullandı:

"Türk misafirperverliği dünyada bir numara. Aşçılar olarak bunu en güzel şekilde yapmaya çalıştık. Bu kapsamda Türk mutfağını da çok iyi tanıttık. Çünkü Türk mutfağı sadece baklava, pide, döner ve kebaptan ibaret değil. Mutfağımızda, 7 farklı bölge, 7 farklı kültür hatta daha da fazlası var. Biz de ikramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik."

"Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından zirve kapsamında konuk liderlere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeklere de değinen Açıköz, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde çok muhteşem bir yemek oldu. Oraya da dışarıdan bir şefimiz geldi. Türk mutfağını inanılmaz güzel yaptılar. Şefimize ve Külliye'de çalışan bütün meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Çankaya Köşkü'nde Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi gelen başkan, başbakan eşlerine güzel bir yemek verdi. Oraya da bir şefimiz geldi. O şefimize, ekibine ve orada çalışan bütün meslektaşlarıma da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Zirveyle aşçılar olarak Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk."

Ömer Çelik: 'TSK’ya yönelik alçakça iftira'

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan Kıbrıs kararını “alçakça iftira” olarak kınadı. Kararın yok hükmünde olduğunu belirten Çelik, KKTC’nin tepkisine tam destek çağrısı yaptı

10.07.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Ömer Çelik: 'TSK’ya yönelik alçakça iftira'
Ömer Çelik: 'TSK’ya yönelik alçakça iftira'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, X hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) 8 Temmuz'da kabul edilen ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) hedef alan kararı "alçakça bir iftira" olarak nitelendirdi. Çelik, kararın hiçbir temele dayanmadığını belirterek kökten reddedildiğini vurguladı.

Çelik'in açıklaması şöyle: 

"Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri tarihi şan ve şereflerle dolu asil bir ocaktır. Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen sözde karar, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik alçakça bir iftiradır. Bu sözde kararı kınıyoruz. Hiçbir temele dayanmayan bu sözde kararların hangi güdümlü ilişkiler yoluyla alındığını çok iyi biliyoruz. Bu alçakça kararı kökten reddediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yaptığı açıklamaya tarihi dürüstlük adına herkes destek vermelidir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şan ve şereflerle dolu tarihi karşısında bu tip alçakça iftiraların hiçbir hükmü yoktur."

Kararın içeriği

Avrupa Parlamentosu, 8 Temmuz'da Strasbourg'da yapılan oylamada, "Türkiye'nin 1974 Kıbrıs müdahalesinin Kıbrıs'lı kadın ve kız çocukları üzerindeki etkisi" başlıklı bir kararı büyük çoğunlukla kabul etti. Karar 575 lehte, 33 aleyhte ve 43 çekimser oyla geçti.

Kararda, Türk kuvvetlerinin 1974'teki harekâtı sırasında işlendiği iddia edilen cinsel şiddet, zorla yerinden etme, aile ayrılıkları ve uzun vadeli travmalar gibi suçlamalar yer aldı. AP, bu eylemleri "savaş silahı olarak cinsel şiddet" olarak tanımlayarak Türkiye'den hesap verebilirlik, tazminat ve askerlerin adadan çekilmesini talep etti. Ayrıca Kıbrıs sorununun BM gözetiminde çözülmesi ve Türk birliklerinin çekilmesi çağrısı yapıldı.

Türkiye ve KKTC'den ortak tepki

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da 9 Temmuz'da yaptığı açıklamada kararı "yok hükmünde" ilan etti. Bakanlık, "Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik asılsız ve akıl dışı iddialar içeren karar yok hükmündedir" ifadesini kullandı ve KKTC'nin açıklamasına tam destek verdiğini belirtti.

KKTC Dışişleri Bakanlığı ise kararı şiddetle kınayarak, 1974 müdahalesinin meşru savunma ve Garanti Antlaşması'ndan kaynaklandığını hatırlattı. Açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harekâtı, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamış ve toplu katliamları önlemiştir" denildi. Rum tarafının vahşet ve insanlık suçlarının görmezden gelinerek Türk ordusuna iftira atıldığı vurgulandı. KKTC, kararın Rum propagandasını desteklediğini ve AB kurumlarının tarafsızlığını yitirdiğini ifade etti.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Yunanistan destekli darbe sonrası Kıbrıs Türklerini korumak amacıyla Türkiye tarafından gerçekleştirilmişti. Türkiye ve KKTC, bu harekâtı "barış harekâtı" olarak nitelendirirken, Rum tarafı ve bazı AB çevreleri "işgal" olarak tanımlıyor. AP'nin kararı, Kıbrıs meselesindeki uzun süredir devam eden gerilimi bir kez daha alevlendirdi.

Bu gelişme, Türkiye-AB ilişkilerinde Kıbrıs konusunun hâlâ en kritik engellerden biri olduğunu gösteriyor.

Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

10.07.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 1 milyar 37 milyon Türk lirası olan toplam 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Bakanlık tarafından operasyona ilişkin yapılan açıklamaya göre, Türkiye'ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen tır risk kriterleri doğrultusunda X-Ray tarama sistemine sevk edildi. Araçta gerçekleştirilen detaylı arama ve kontroller neticesinde, 450 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 526 kilogram 327 gram olan ve esrar olduğu değerlendirilen uyuşturucu madde ele geçirildi.



Yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir başka tır da, şüpheli bulunarak detaylı aramaya alındı. Yapılan arama ve kontrollerde 530 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 626 kilogram 944 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

2 operasyonda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar 37 milyon lira olduğu ifade edilen açıklamada olaylarda kullanılan ve el konulan tırların toplam piyasa değerinin 6,5 milyon Türk lirası olduğu belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Olaylarla ilgili tahkikatlar, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam etmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak; toplum sağlığını, gençlerimizi ve ülkemizin güvenliğini tehdit eden her türlü kaçakçılık faaliyetiyle mücadelemiz, gelişmiş teknolojik altyapımız, güçlü risk analiz sistemlerimiz ve Gümrükler Muhafaza ekiplerimizin kararlı çalışmalarıyla aralıksız devam etmektedir."

Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti

Kırklareli'de annesinden boşanan babasının silahlı saldırısına uğrayan 4 yaşındaki Öykü K., tedavi gördüğü Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Çocuk parkında yaşanan silahlı saldırıda anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle acı ikiye katlandı

09.07.2026 21:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Olay, Kırklareli'nin Demirtaş Mahallesi'ndeki bir çocuk parkında meydana geldi. 26 yaşındaki Çisem Çalkantı., 4 yaşındaki kızı Öykü K. ile parkta bulunduğu sırada bir süre önce boşandığı eski eşi Y.K. ile karşılaştı. İddiaya göre Y.K., yanında bulunan tabancayla eski eşine ve kızına peş peşe ateş açtıktan sonra olay yerinden kaçtı.

Silahlı saldırıda ağır yaralanan anne ile kızı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Çisem Çalkantı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Durumu ağır olan Öykü K. ise ileri tedavi amacıyla Edirne'deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Yoğun bakım ünitesinde günlerdir yaşam mücadelesi veren 4 yaşındaki Öykü K. da doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Böylece çocuk parkında başlayan silahlı saldırı, anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle çifte acıya dönüştü.

Anne Çisem Çalkantı'nın cenazesi, Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesine bağlı Yenice köyünde toprağa verildi. Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 4 yaşındaki Öykü K.'nın da köye getirileceği ve annesinin yanına defnedileceği öğrenildi.

Saldırının ardından olay yerinden kaçan şüpheli Y.K. ise daha sonra boş bir arazide ölü bulundu. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor.

Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor

Kamu bankalarının 14 milyar lirayı aşan devasa reklam bütçesi, reyting gözetmeksizin sadece iktidar medyasının kasasına akıtıldı. Muhalif ekranlara "sıfır saniye" reklam hakkı tanınırken, halkın kaynakları tek renkli bir medyayı fonlamak için adeta seferber edildi

09.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu bankaları ve kuruluşlarının ticari ilan ve reklam harcamaları son üç yılda rekor seviyelere ulaşırken, milyarlarca liralık dev bütçenin televizyon kanallarına dağılımındaki adaletsizlik bağımsız izleme raporlarıyla bir kez daha gözler önüne serildi.

Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıfbank başta olmak üzere kamu kurumlarının reklam pastasında aslan payını hükümete yakınlığıyla bilinen medya grupları alırken, muhalif ve eleştirel yayın çizgisine sahip televizyon kanalları son üç yılda da kamu reklamlarında "sıfır" saniye ile adeta görünmez kılındı.

Üç yılda 14 milyar lirayı aşan harcama dudak uçuklattı

Finansal raporlar ve meclis denetim komisyonlarına yansıyan verilere göre, kamu bankalarının reklam ve ilan harcamaları enflasyon ve artan saniye tarifeleriyle her yıl katlanarak büyüdü. Üç büyük kamu bankasının (Halkbank, Ziraat Bankası, Vakıfbank) 2024 yılındaki toplam reklam harcaması 5 milyar 100 milyon TL seviyesinde gerçekleşmişken, bu rakam 2025 yılında tarihi bir sıçramayla 7 milyar 716 milyon 535 bin TL'ye yükseldi.

İçinde bulunduğumuz 2026 yılının yalnızca ilk üç ayında (Ocak-Mart) Vakıfbank 613 milyon 254 bin TL, Halkbank ise 451 milyon 920 bin TL reklam bütçesi harcayarak yılın ilk çeyreğinde 1 milyar liralık sınırı hızla aştı. 2026 yılı genelinde toplam kamu reklam yatırımlarının 10 milyar TL barajını çoktan geride bırakacağı öngörülüyor.

Hangi ekran ne kadar gelir elde etti?

Kamu bankaları ve diğer dev kamu iştirakleri (Turkcell, Türk Telekom) reklam dağıtımında kurum bazlı resmi ve net dökümleri kamuoyuna açıklamaktan kaçınsa da bağımsız medya takip ajanslarının saniye/süre analizleri ve harcanan milyarlık bütçelerin oranlamaları, kanalların kasasına giren tahmini tutarları net biçimde ortaya koyuyor:

En büyük gelir payını Turkuvaz Medya Grubu (ATV ve A Haber) elde etti. Kamu ilanları ve banka reklam kuşağı sürelerinin yaklaşık yüzde 35 ile 40'ını tek başına kapatan bu gruba, 2025 yılındaki 7,7 milyar liralık banka bütçesinden ve diğer kamu iştiraklerinden tahmini 2,8 milyar TL ile 3,2 milyar TL arasında doğrudan nakit akışı sağlandı.

İkinci büyük gelir odağını ise Kanal 7, Ülke TV, 24 TV, TVNET ve Akit TV gibi hükümete tam destek veren yayın organları oluşturdu. Reyting listelerinde geride kalmalarına rağmen yüz binlerce saniyelik kamu reklam kuşağı satın almalarıyla desteklenen bu kanalların, son üç yıllık bütçelerden yıllık ortalama 2,2 milyar TL ile 2,5 milyar TL arasında değişen bir gelir payını paylaştığı hesaplanıyor.

TRT Grubu ise kamu yayıncısı olmasına rağmen ticari nitelikteki kamu bankası ve kamu şirketi reklamlarından muazzam paylar almaya devam etti. TRT 1 ve TRT Haber başta olmak üzere grubun tüm kanallarına son üç yılda aktarılan tahmini ticari kamu reklamı tutarı yıllık ortalama 1 milyar TL civarında seyretti.

Merkez akım çizgide konumlanan ve yayınlarında ekonomi-siyaset dengesini korumaya çalışan CNN Türk ve NTV gibi haber kanalları da düzenli reklam kuşaklarıyla pastadan mahrum kalmadı. Bu kanalların bulunduğu segment, kamu reklam bütçelerinden yıllık tahmini 1,2 milyar TL seviyesinde gelir üretti.

Muhalif ekranlara "sıfır" çekildi: Ayrımcılık belgelendi

RTÜK'ün listelerinde yer alan ve izlenme oranlarında (reyting) çoğunlukla ilk sıralarda pay sahibi olan Halk TV, Sözcü TV, Tele1 (kapatıldı), KRT, Meltem TV ve TV5 gibi eleştirel yayın organları için ise durum tamamen farklı bir boyutta seyrediyor. Medya izleme raporlarına göre, üç kamu bankasının ve kamu gücünü arkasına alan markaların bu kanallarda yayımlanan reklam süresi tam olarak "0" (sıfır) saniye oldu. Milyarlarca liralık halk kaynağının tek bir kuruşu dahi bu kanalların kasasına girmedi.

Haber merkezlerinin televizyon ekranlarında sıkça gördüğü ve bakanlıklarca hazırlanan bilgilendirici videolar ise "Kamu Spotu" statüsünde olup, mevzuat gereği kanallarda tamamen ücretsiz yayınlanıyor. Bu durum, kamu spotu adı altında muhalif kanalların ekranlarının bedelsiz kullanılırken, gelir getiren milyarlık ticari reklam bütçelerinin ise sadece belirli yayın organlarını finanse etmek için bir enstrüman olarak kullanıldığı eleştirilerini haklı çıkarıyor.

Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı

İstanbul Barosu seçimleri öncesinde üç güçlü avukat grubu, "Cumhuriyetçi Güç Birliği" çatısı altında birleşerek eski Baro Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı başkan adayı gösterdi. Basın toplantısında konuşan Kocasakal, "Bu adaylık şahsi bir tercih değil, bir zihniyet ve duruş adaylığıdır" dedi

09.07.2026 18:18:00
Haber Merkezi
 
Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı
Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı
İstanbul Barosu'nda Ekim ayında gerçekleştirilecek seçimler öncesinde, hukuk dünyasını hareketlendiren bir iş birliği ilan edildi. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu, Önce Avukat Grubu ve İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG), güçlerini birleştirerek "Cumhuriyetçi Güç Birliği"ni kurdu. Birlik, İstanbul Barosu eski Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı başkan adayı olarak kamuoyuna duyurdu.

Kocasakal'ın adaylığını kamuoyuna duyurmak için Galata Hizmet Binası Kültür Merkezi'nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Kocasakal, adaylığının temelinde "müdafaa-i hukuk, müdafaa-i vatan ve müdafaa-i Cumhuriyet" anlayışının yattığını belirtti. Kocasakal, "1923 Cumhuriyetine, kurucu değerlere, Atatürk'e fikri bağlılık ve hukuk devletine sarsılmaz inanç, İstanbul Barosu'nun tarihsel görevidir" ifadelerini kullandı.

Mevcut hukuk sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunan Kocasakal, Türkiye'de hukuk devletinin ve yargı bağımsızlığının ağır saldırı altında olduğunu söyledi. Hukuk devletini "adeta entübe edilmiş" şeklinde tanımlayan Kocasakal, şunları kaydetti:

"Hukuk ve yargı bağımsızlığı ayaklar altındadır. Kanunilik ilkesinin yok sayıldığı, tutuklamanın esas, özgürlüğün istisna olduğu bir sürek avı ortamındayız. Anayasa Mahkemesi kararlarına mahkemelerin uymadığı, yargısal süreçlere siyasetin gölge düşürdüğü bir ortamda hukuk güvenliğinden söz edilemez."  

Mevcut İstanbul Barosu yönetimini de eleştiren Kocasakal, yönetimin hukuk devletine yönelik saldırılar karşısında "kuzuların sessizliğine büründüğünü" belirtti. Kocasakal, yönetimin Anayasa'nın ilk dört maddesini tartışmaya açan zihniyete karşı takındığı tavrın bilinçli bir sessizlik olduğunu kaydetti.

Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin her türlü Cumhuriyetçi ve hukuktan yana olan meslektaşa açık olduğunu vurgulayan Kocasakal, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bölünmenin getirdiği olumsuz tablodan ders alarak oluşturduğumuz bu güç birliği, Cumhuriyet'in ve hukukun muhafazası içindir. Atatürk'ün dediği gibi; hak kuvvetten üstündür. Hukuksuzluk kimsenin yanına kalmaz; kazanan Cumhuriyet ve hukuk olacaktır."

NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı

Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen zirvede, ittifak liderlerine sunulan resmi gala yemeği Türk mutfağının köklü mirasını çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturdu

09.07.2026 16:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, ittifak liderleri için 7 Temmuz 2026 Salı akşamı verilen resmi gala yemeği iki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı.

İttifakın 32 üye ülkesinin liderleri, davetli devlet başkanları ve üst düzey heyetlerin ağırlandığı zirvede; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de aralarında bulunduğu liderlere Türk mutfağının köklü mirasını yansıtan özel bir gala menüsü sunuldu.

Sunulan menü, Anadolu'nun bölgesel ürün çeşitliliğini, yerel üreticilerle kurulan iş birliklerini ve Türk mutfağının köklü hafızasını merkeze aldı. Geleneksel Türk lezzetleri, çağdaş teknikler ve zarif sunumlarla yeniden yorumlanarak konuklara takdim edildi.

Türk mutfağını liderler masasında temsil etmek

Türk mutfağını uluslararası alanda temsil etmeyi kariyerinin merkezine alan Şef Fatih Tutak, 36. NATO Liderler Zirvesi'nin resmi gala yemeğinde Türkiye'nin gastronomi mirasını dünya liderleriyle buluşturdu. Haftalar süren hazırlık sürecinin ardından oluşturulan menü, geleneksel Türk mutfağının karakterini çağdaş bir teknik anlayışla bir araya getirdi. Ürün seçiminden tabakların kurgusuna kadar her aşamayı bizzat yöneten Tutak, menüyü mevsimsellik, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hazırladı.

Menüde kullanılan ürünlerin önemli bir bölümü Türkiye'nin farklı bölgelerindeki üreticilerden tedarik edildi. Böylece gala yemeği, yalnızca resmî bir davet menüsü olmanın ötesine geçerek Türkiye'nin ürün çeşitliliğini, mutfak kültürünü ve üretici emeğini temsil eden bir gastronomi anlatısına dönüştü.

Gala Menüsü: Taş fırında pide, Trabzon tereyağı, Hizan kara kovan balı, zeytinyağlı sebze bayıldı, yanık Denizli yoğurdu, deniz levreği, tarama, Urla sakız enginarı, Tokat asma yaprağı, kuzu göbeği mantarlı firik bulguru, dana kaburga tandır, yanık Trabzon tereyağı, patlıcan, mantı, tütsülenmiş ayaş domates salçası, milk baklava, Antep fıstığı köpüğü, bergamot, Maraş dondurması.

Şef Fatih Tutak, gala yemeğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

"Böylesine özel bir sofrada Türk mutfağını temsil etmek bizim için büyük bir onurdu. Bu menüde Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen ürünleri, üretici emeğini ve mutfak hafızamızı çağdaş bir dille anlatmak istedik. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşmanın bir parçası olmak bizim için çok değerliydi."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.