logo
28 EYLÜL 2026

Hangi kontroller ne zaman yapılmalı?


 
50 yaş, takvimde sadece bir dönüm noktası değil; aynı zamanda sağlık açısından kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Bu dönemle birlikte vücutta hücre yenilenmesi yavaşlıyor, metabolizma hız kaybediyor ve kas kütlesi azalırken yerini yağ dokusu almaya başlıyor. 

25.04.2026 00:23:00
MURAT ÇORBACI
 
Hangi kontroller ne zaman yapılmalı?
Hangi kontroller ne zaman yapılmalı?
Normal koşullarda 50 yaşına varıldığında damar esnekliğinin ve kemik yoğunluğunun azalması vücudu kronik hastalıklara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Alışkanlıklarımız bu süreçte nasıl bir yaşam süreceğimizin en güçlü belirleyicisi oluyor. Sağlıklı beslenmek, düzenli spor yapmak, stresi yönetmek ve yeterli uyumak biyolojik yaşlanmanın etkilerini belirgin ölçüde azaltıyor. Bunların yanı sıra düzenli olarak yapılan test ve tarama programları da hastalıkların erken teşhis edilmesinde, hatta bazı hastalıkların önlenmesinde hayati bir rol oynuyor! İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, günümüzde yaşlanmanın  artık bir 'gerileme' süreci olarak görülmediğini belirterek, "Doğru yaşam alışkanlıkları ve düzenli tıbbi taramalar sayesinde hem yaşam süresi uzamakta hem de yaşam kalitesi belirgin şekilde artmaktadır. Günümüzde aktif, enerjik ve konforlu bir ikinci bahar yaşamak mümkündür" dedi.







'Kendimi iyi hissediyorum' hatasına düşmeyin!

"Kendimi  iyi hissediyorum, doktora gitmeme gerek yok" düşüncesinin ileri yaşlardaki en büyük yanılgılardan biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hakan Yavuzer, kalp-damar ve kanser gibi ciddi hastalıkların uzun süre hiçbir belirti vermeden sessizce ilerlediğine dikkat çekerek, "Bu nedenle test yaptırmak için şikayetlerin başlamasını beklemek büyük bir risk taşımaktadır. Düzenli yapılan tarama programları hastalıkları henüz belirti vermedikleri dönemde tespit etmektedir. Tedaviye erken başlanması sayesinde komplikasyonlar önlenebilmekte ve hayati riskler önemli ölçüde azaltılmaktadır" diye konuştu. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, 50 yaşından itibaren asla aksatmamanız gereken testleri ve tarama programlarını anlattı.






Metabolik sistem değerlendirmesi

Diyabet, insülin direnci ile tiroit hastalıkları, ilerleyen yaşla birlikte metabolizma hızının düşmesi ve ailesel genetik faktörlerin de etkisiyle ortaya çıkabiliyor. Özellikle açlık glukoz, üç aylık glukoz ortalaması (HbA1c), insülin direnci (HOMA-IR), kan lipid düzeyleri, tiroit fonksiyonları, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ile B12 vitamin düzeylerinin tespit edilmesi büyük önem taşıyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Obezite sorununda ve hastalık tespit edilen durumlarda yılda 2-3 kez test tekrarları öneriliyor.






Kardiyolojik değerlendirme

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sağlıklı bir yaşam için günlük tuz tüketimini 5 gramın altı olarak belirlese de ülkemizde kişi başı günlük ortalama tuz tüketimi yaklaşık 10,2 gram civarında seyrediyor. Prof. Dr Hakan Yavuzer, "Bu yüksek tüketim özellikle 50 yaş üzerinde damar sertliği, hipertansiyon ve buna bağlı kalp krizi ile inme riskini artırıyor" uyarısında bulunuyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Hiçbir şikâyet olmasa bile düzenli kan basıncı ölçümü, EKG (Elektrokardiyografi), Efor Testi, Ekokardiyografi ve yılda bir kez rutin kalp-damar kontrolleri hayat kurtarıyor. Risk faktörleri ve ek hastalıklara göre kontrol sıklığı artırılabiliyor.







Kanser taraması

İlerleyen yaşla birlikte kanserin görülme riske de artıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, bu nedenle kanser tarama programlarının 50 yaş sonrasında daha da önemli hale geldiğine dikkat çekiyor.
Kolon kanseri:  Kolonoskopi kolon kanserinin erken tespit edilmesinde 'altın standart yöntem' olarak nitelendiriliyor. Bunun yanı sıra dışkıda gizli kan testine de başvurulabiliyor. Kolon kanserinin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesi.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Risk faktörü bulunmuyorsa 50 yaşından itibaren 10 yılda bir kolonoskopi öneriliyor. Polip ve benzeri riskli durumlar varsa yıllık kolonoskopi kontrolleri önem kazanıyor. Ailedeki risk durumuna göre kolonoskopi yöntemine daha erken yaşlarda da başlanabiliyor.






Akciğer kanseri: Özellikle uzun yıllar sigara öyküsü olan kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi öneriliyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Ailede kanser öyküsü bulunmuyorsa yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografi taramaları yeterli oluyor. Risk tespit edildiği durumlarda bu tarama daha sık talep edilebiliyor.

Kadınlar için meme ve rahim ağzı kanseri: Yaş ilerledikçe meme ve rahim ağzı kanseri riski de artıyor. Bu nedenle mamografi ve pap smear ile HPV (Human Papilloma Virüsü) taraması yaşamsal önem taşıyor. Düzenli taramalar ile her iki kanser türü erken dönemde tespit edilebiliyor. Daha da önemlisi, rahim ağzı kanserinde kanser öncesi hücresel değişiklikler yakalanabiliyor ve tedavi sayesinde kanser gelişimi önlenebiliyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? 40 yaşından itibaren mamografi ve 65 yaşına kadar hekimin önerdiği sıklıkta pap smear ile HPV taraması içeren kadın doğum muayenesinin aksatılmaması gerekiyor.

Erkekler için prostat kanseri: Prostat kanserinin erken tespitinde prostat spesifik antijen (PSA) testi ve ürolojik muayene büyük önem taşıyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Ürolojik muayenenin 1-2 yılda bir tekrar edilmesi yaşam kurtarıyor.







İşitme ve görme taraması

Derinlik algısını bozan görme sorunları dengeyi olumsuz etkileyerek düşmelere yol açabiliyor. Ayrıca yaşa bağlı işitme kayıpları beynin sesleri işleme kapasitesini zorlayarak bilişsel yükü artırabiliyor. Tedavi edilmeyen işitme sorunları, beyin yapısında değişikliklere ve bilişsel yeteneğin azalmasına yol açarak demans riskini artırabiliyor. Tüm bu görme ve işitme sorunları, sosyal bağların zayıflaması ve çevreye bağımlılığı artırarak yetersizlik hissi oluşturabiliyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? İşitme muayenesi, glokom (göz tansiyonu) ve katarakt taramasının yıllık olarak yapılması öneriliyor. Erken teşhis edilebilen durumlarda tedavinin düzenlenmesi, işitme cihazı veya gözlük kullanımı gibi destekleyici çözümlerin sağlanması sorunların ilerlemesinin önüne geçiyor.

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.