logo
24 HAZİRAN 2026

Hangi kontroller ne zaman yapılmalı?


 
50 yaş, takvimde sadece bir dönüm noktası değil; aynı zamanda sağlık açısından kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Bu dönemle birlikte vücutta hücre yenilenmesi yavaşlıyor, metabolizma hız kaybediyor ve kas kütlesi azalırken yerini yağ dokusu almaya başlıyor. 

25.04.2026 00:23:00
MURAT ÇORBACI
Hangi kontroller ne zaman yapılmalı?
Hangi kontroller ne zaman yapılmalı?
Normal koşullarda 50 yaşına varıldığında damar esnekliğinin ve kemik yoğunluğunun azalması vücudu kronik hastalıklara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Alışkanlıklarımız bu süreçte nasıl bir yaşam süreceğimizin en güçlü belirleyicisi oluyor. Sağlıklı beslenmek, düzenli spor yapmak, stresi yönetmek ve yeterli uyumak biyolojik yaşlanmanın etkilerini belirgin ölçüde azaltıyor. Bunların yanı sıra düzenli olarak yapılan test ve tarama programları da hastalıkların erken teşhis edilmesinde, hatta bazı hastalıkların önlenmesinde hayati bir rol oynuyor! İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, günümüzde yaşlanmanın  artık bir 'gerileme' süreci olarak görülmediğini belirterek, "Doğru yaşam alışkanlıkları ve düzenli tıbbi taramalar sayesinde hem yaşam süresi uzamakta hem de yaşam kalitesi belirgin şekilde artmaktadır. Günümüzde aktif, enerjik ve konforlu bir ikinci bahar yaşamak mümkündür" dedi.







'Kendimi iyi hissediyorum' hatasına düşmeyin!

"Kendimi  iyi hissediyorum, doktora gitmeme gerek yok" düşüncesinin ileri yaşlardaki en büyük yanılgılardan biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hakan Yavuzer, kalp-damar ve kanser gibi ciddi hastalıkların uzun süre hiçbir belirti vermeden sessizce ilerlediğine dikkat çekerek, "Bu nedenle test yaptırmak için şikayetlerin başlamasını beklemek büyük bir risk taşımaktadır. Düzenli yapılan tarama programları hastalıkları henüz belirti vermedikleri dönemde tespit etmektedir. Tedaviye erken başlanması sayesinde komplikasyonlar önlenebilmekte ve hayati riskler önemli ölçüde azaltılmaktadır" diye konuştu. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, 50 yaşından itibaren asla aksatmamanız gereken testleri ve tarama programlarını anlattı.






Metabolik sistem değerlendirmesi

Diyabet, insülin direnci ile tiroit hastalıkları, ilerleyen yaşla birlikte metabolizma hızının düşmesi ve ailesel genetik faktörlerin de etkisiyle ortaya çıkabiliyor. Özellikle açlık glukoz, üç aylık glukoz ortalaması (HbA1c), insülin direnci (HOMA-IR), kan lipid düzeyleri, tiroit fonksiyonları, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ile B12 vitamin düzeylerinin tespit edilmesi büyük önem taşıyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Obezite sorununda ve hastalık tespit edilen durumlarda yılda 2-3 kez test tekrarları öneriliyor.






Kardiyolojik değerlendirme

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sağlıklı bir yaşam için günlük tuz tüketimini 5 gramın altı olarak belirlese de ülkemizde kişi başı günlük ortalama tuz tüketimi yaklaşık 10,2 gram civarında seyrediyor. Prof. Dr Hakan Yavuzer, "Bu yüksek tüketim özellikle 50 yaş üzerinde damar sertliği, hipertansiyon ve buna bağlı kalp krizi ile inme riskini artırıyor" uyarısında bulunuyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Hiçbir şikâyet olmasa bile düzenli kan basıncı ölçümü, EKG (Elektrokardiyografi), Efor Testi, Ekokardiyografi ve yılda bir kez rutin kalp-damar kontrolleri hayat kurtarıyor. Risk faktörleri ve ek hastalıklara göre kontrol sıklığı artırılabiliyor.







Kanser taraması

İlerleyen yaşla birlikte kanserin görülme riske de artıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, bu nedenle kanser tarama programlarının 50 yaş sonrasında daha da önemli hale geldiğine dikkat çekiyor.
Kolon kanseri:  Kolonoskopi kolon kanserinin erken tespit edilmesinde 'altın standart yöntem' olarak nitelendiriliyor. Bunun yanı sıra dışkıda gizli kan testine de başvurulabiliyor. Kolon kanserinin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesi.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Risk faktörü bulunmuyorsa 50 yaşından itibaren 10 yılda bir kolonoskopi öneriliyor. Polip ve benzeri riskli durumlar varsa yıllık kolonoskopi kontrolleri önem kazanıyor. Ailedeki risk durumuna göre kolonoskopi yöntemine daha erken yaşlarda da başlanabiliyor.






Akciğer kanseri: Özellikle uzun yıllar sigara öyküsü olan kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi öneriliyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Ailede kanser öyküsü bulunmuyorsa yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografi taramaları yeterli oluyor. Risk tespit edildiği durumlarda bu tarama daha sık talep edilebiliyor.

Kadınlar için meme ve rahim ağzı kanseri: Yaş ilerledikçe meme ve rahim ağzı kanseri riski de artıyor. Bu nedenle mamografi ve pap smear ile HPV (Human Papilloma Virüsü) taraması yaşamsal önem taşıyor. Düzenli taramalar ile her iki kanser türü erken dönemde tespit edilebiliyor. Daha da önemlisi, rahim ağzı kanserinde kanser öncesi hücresel değişiklikler yakalanabiliyor ve tedavi sayesinde kanser gelişimi önlenebiliyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? 40 yaşından itibaren mamografi ve 65 yaşına kadar hekimin önerdiği sıklıkta pap smear ile HPV taraması içeren kadın doğum muayenesinin aksatılmaması gerekiyor.

Erkekler için prostat kanseri: Prostat kanserinin erken tespitinde prostat spesifik antijen (PSA) testi ve ürolojik muayene büyük önem taşıyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? Ürolojik muayenenin 1-2 yılda bir tekrar edilmesi yaşam kurtarıyor.







İşitme ve görme taraması

Derinlik algısını bozan görme sorunları dengeyi olumsuz etkileyerek düşmelere yol açabiliyor. Ayrıca yaşa bağlı işitme kayıpları beynin sesleri işleme kapasitesini zorlayarak bilişsel yükü artırabiliyor. Tedavi edilmeyen işitme sorunları, beyin yapısında değişikliklere ve bilişsel yeteneğin azalmasına yol açarak demans riskini artırabiliyor. Tüm bu görme ve işitme sorunları, sosyal bağların zayıflaması ve çevreye bağımlılığı artırarak yetersizlik hissi oluşturabiliyor.
Hangi sıklıkta yaptırmalı? İşitme muayenesi, glokom (göz tansiyonu) ve katarakt taramasının yıllık olarak yapılması öneriliyor. Erken teşhis edilebilen durumlarda tedavinin düzenlenmesi, işitme cihazı veya gözlük kullanımı gibi destekleyici çözümlerin sağlanması sorunların ilerlemesinin önüne geçiyor.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.