logo
03 AĞUSTOS 2026

Her çocuk matematik çözmek zorunda mı?

Yıllardır süregelen klasik eğitim anlayışı, her öğrenciden aynı akademik derslerde, aynı başarıyı göstermesini bekledi

03.08.2026 00:38:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Her çocuk matematik çözmek zorunda mı?
Her çocuk matematik çözmek zorunda mı?
Yıllardır süregelen klasik eğitim anlayışı, her öğrenciden aynı akademik derslerde, aynı başarıyı göstermesini bekledi. LGS ve YKS gibi merkezi sınavlarda "matematik netleri" başarının en temel ölçütü sayılırken; sanata, spora, edebiyata veya zanaata yatkınlığı olan yüz binlerce genç, bu standart kalıpların arasında kendi yeteneğini keşfedemeden kaybolup gitti.

Peki, gerçekten her çocuk türev, integral veya karmaşık geometrik problemleri çözmek zorunda mı? Eğitimciler, psikologlar ve geleceğin iş dünyası temsilcileri artık tek bir sesle yanıt veriyor: "Hayır!"







"Balıktan Ağaca Tırmanmasını Bekleyemezsiniz"

Ünlü fizikçi Albert Einstein'a atfedilen "Herkes dahidir. Ama bir balığı ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir" sözü, günümüz eğitim sisteminin en net özeti niteliğinde.

Matematiksel düşünme becerisi, şüphesiz ki mantık yürütme, problem çözme ve günlük yaşamı kolaylaştırma adına temel düzeyde her birey için gereklidir. Ancak ileri düzey matematik problemlerini çözememek, bir çocuğun zekasının ya da gelecekteki başarısının bir göstergesi olamaz.







Eğitim Uzmanları Ne Diyor?

"Temel finansal okuryazarlık, mantık yürütme ve 4 işlem her birey için gereklidir. Ancak her öğrenciden mühendislik düzeyinde matematik çözmesini beklemek, çocuğun resim, müzik, yazılım, iletişim veya spor gibi alanlardaki doğuştan gelen yeteneklerini köreltmektedir."







Yetenek Odaklı Eğitim Modeli Nedir?

Yetenek odaklı eğitim; çocuğu standart sınav kalıplarına sokmak yerine, çocuğun ilgi, yetenek ve potansiyelini merkeze alan bir yaklaşımı ifade eder. Bu modelde:

Erken Yaşta Potansiyel Tespiti: Çocuklar ilkokul çağlarından itibaren bilimsel ölçme ve gözlem araçlarıyla takip edilir; güçlü ve zayıf yönleri belirlenir.

Esnek Müfretat: Temel dersler (Türkçe, temel matematik, hayat bilgisi) ortak payda olarak kalırken, ortaokul ve lisede öğrencilere kendi yetenek alanlarına göre derinleşme imkanı tanınır.

Farklı Başarı Ölçütleri: Başarı, sadece çoktan seçmeli testlerdeki net sayılarıyla değil; üretilen projeler, sergilenen sanat eserleri, sportif başarılar ve sosyal becerilerle ölçülür.







Dünyadan Örnekler: Başarılı Sistemler Nasıl İşliyor?

Gelişmiş ülkelerde eğitim sistemleri hızla yetenek odaklı modellere evriliyor:

Finlandiya: Ders saatlerini azaltıp çocukların ilgi alanlarına göre proje geliştirmelerine imkan tanıyor. Bütünsel öğrenme modelleriyle ezberciliğin önüne geçiliyor.

Almanya: İlkokul sonrasında öğrenciler akademik, teknik veya mesleki yönelimlerine göre farklı okul türlerine (Gymnasium, Realschule, Hauptschule) yönlendiriliyor. Böylece her genç yetenekli olduğu alanda uzmanlaşıyor.

Geleceğin İş Dünyası Ne Bekliyor?

Yapay zeka ve dijitalleşmenin hızla ilerlediği günümüzde, standart ezbere dayalı bilgi ve rutin problem çözme becerileri geçerliliğini yitiriyor. İş dünyası artık şu becerilere sahip bireyleri arıyor:

Yaratıcılık ve Özgün Düşünce

Duygusal Zeka ve İletişim Becerileri

Eleştirel Düşünme ve Esneklik

Sanatsal ve Tasarımsal Bakış Açısı

Matematik testinde sıfır çeken ancak harika bir enstrüman çalan, mükemmel bir tasarım yapan veya ikna kabiliyeti yüksek bir gencin "başarısız" ilan edildiği bir sistem, geleceğin dünyasına uyum sağlayamaz.







Sonuç: Her Çocuk Bir Bireydir

Eğitimde amaç, her çocuğu aynı kalıptan çıkan birer fabrika ürününe dönüştürmek değil; kendi potansiyelinin en üst noktasına ulaşmasını sağlamaktır.

Matematik elbette evrensel bir dildir ve çok değerlidir; ancak müzik de bir dildir, resim de bir dildir, empati ve liderlik de birer yetenektir. Her çocuğun matematik çözmek zorunda olmadığı, kendi yeteneğiyle var olabildiği bir eğitim sistemi; hem daha mutlu bireyler hem de daha üretken bir toplum yetiştirmenin tek yoludur.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü

Mersin'in Aydıncık ilçesinde dün sabah saatlerinde çıkan orman yangını havadan ve karadan ekiplerin 10 saatlik mücadelesiyle söndürülürken, bugün de bölgede soğutma çalışmasına devam ediliyor. Orman işçilerinin soğutma çalışmasına havadan helikopterler de destek veriyor

31.07.2026 12:03:00
İHA
 
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Alınan bilgiye göre, dün saat 09.20 sıralarında Aydıncık ilçesi Eskiyürük Mahallesi Karatepe mevkiindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Orman Genel Müdürlüğü'ne ait İnsansız Hava Aracı (İHA) yangını tespit etti. Bunun üzerine Mersin Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde çok sayıda ekip bölgeye sevk edildi.






2 yangın söndürme uçağı, 3 helikopter, 35 arazöz ve 15 su ikmal aracının da bulunduğu birçok kurumdan toplam 140 araç ile 401 personelin müdahale ettiği yangın 10'uncu saatte kontrol altına alındı. Gece boyunca zaman zaman rüzgarla alevlenen bölgeler ise soğutma çalışması yapan ekipler tarafından zamanında müdahale ile büyümeden söndürüldü.








Sabaha kadar süren çalışmalar gün ağarmasıyla yoğunluk kazandı. Helikopterler havadan, arazözlerle birlikte orman işçileri ise karadan soğutma çalışmasına ara vermeden devam ediyor. Mersin Valiliği, dün yangın nedeniyle bölgede bulunan 145 kişinin yaşadığı 80 haneyi tedbir amaçlı tahliye etmişti.













Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı

Tokat'ın Pazar ilçesinde 110 kuş türüne ev sahipliği yapan göç yolu üzerindeki Kaz Gölü, çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle 5 yılı aşkın süredir ziyaretçilere kapalı. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor

30.07.2026 12:17:00
İHA
 
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal yaşam alanlarından Kaz Gölü, 16 Haziran 2021'de başlatılan çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle ziyarete kapatıldı. Bakanlar Kurulu kararıyla 2006 yılında 'Yaban hayatı geliştirme sahası' ilan edilen gölde yürüyüş ve bisiklet yolları, seyir kuleleri, kır lokantası, gün batımı terası, mescit ve sosyal donatı alanlarının yapılması amacıyla başlatılan projenin ilk etapta 2021 yılı sonunda tamamlanması planlanıyordu. Ancak pandemi süreci ve 6 Şubat depremleri sonrasında çalışmalar çeşitli nedenlerle uzadı.






"Yakın zamanda açacağız" denilmişti

Dönemin Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, 15 Mart 2024 tarihinde İhlas Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada Kaz Gölü'ndeki çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek, "İnşaat sürecimiz biraz uzadı ama yakın bir zaman içerisinde faaliyete açacağız. Sadece yürüyüş alanının yolunun betonlanması kaldı. Doğayla barışık güzel bir çalışma yapıyoruz" ifadelerini kullanmıştı.








Vali değişti proje tamamlanamadı

Aradan geçen 2 yılı aşkın sürede Tokat'ta valilik görevinde değişiklik yaşanırken, Kaz Gölü ise halen ziyaretçilere açılamadı. Bölgede seyir kuleleri, yürüyüş yolları ve sosyal tesislerin büyük bölümünün tamamlandığı görülse de tesis resmi olarak hizmete alınmadı.








110 kuş türünün yaşam alanı

Yaklaşık 117 hektarlık alana sahip Kaz Gölü, göçmen kuşların önemli konaklama noktalarından biri olmasının yanı sıra 110 farklı kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor.




















Altınoluk'taki yangın kontrol altında: Gömeç'te müdahale sürüyor

Balıkesir Valiliği, Edremit, Gömeç ve Ayvalık ilçelerinde devam eden orman yangınlarına ilişkin son durumu paylaştı. Açıklamada, Edremit'in Altınoluk Mahallesi yakınlarındaki yangının kontrol altına alındığı, Gömeç ilçesindeki yangına ise müdahalenin sürdüğü bildirildi

30.07.2026 12:11:00
İHA
 
Altınoluk'taki yangın kontrol altında: Gömeç'te müdahale sürüyor
Altınoluk'taki yangın kontrol altında: Gömeç'te müdahale sürüyor
Valilikten yapılan yazı açıklamaya göre, Ayvalık ilçesinde üç mahalleyi etkileyen yangına 5 uçak, 6 helikopter, 57 arazöz, 42 itfaiye aracı, 58 su tankeri, 16 ilk müdahale aracı, 181 hizmet aracı, 14 dozer, 17 kepçe ve greyder, 3 TOMA, 10 otobüs, 13 ambulans, 850 personel ve 55 orman gönüllüsü ile müdahale ediliyor.






Yangın nedeniyle Ayvalık ilçesinin Hacıveliler ve Tıfıllar mahallelerinden tahliye edilen vatandaşlar için kamu kurumlarında barınma imkânı sağlandı. Açıklamada, 53 vatandaşın geceyi Ayvalık KYK Yurdu'nda geçirdiği, ayrıca 560 küçükbaş ve büyükbaş hayvanın güvenli bölgelere tahliye edildiği kaydedildi.








Valilik, AFAD, Kızılay ve UMKE ekiplerinin de bölgede vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü bildirirken, yangınlara yönelik müdahalenin aralıksız devam ettiğini duyurdu.













Antalya'daki yangında seralar zarar gördü

Antalya'nın Serik ilçesinde gece ormanlık alanda çıkan ve rüzgarın etkisiyle tarım arazileri ile seralara sıçrayan yangın, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren müdahalesiyle söndürüldü. Yangında çok sayıda sera zarar görürken, bir ev ise son anda alevlerden kurtarıldı

30.07.2026 11:54:00
İHA
 
Antalya'daki yangında seralar zarar gördü
Antalya'daki yangında seralar zarar gördü
Edinilen bilgiye göre, saat 00.15 sıralarında Serik ilçesi Deniztepesi Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, Bilginler, Yeşilyurt ve Üründü mahallelerindeki tarım arazileri ile seralara sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Serik Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazözler ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Serik İtfaiye Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.






Mahalle sakinleri traktörler ve ilaçlama motorlarıyla yangına ilk müdahaleyi yaparken, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren çalışmasıyla yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında çok sayıda seranın örtüleri ile açık alandaki zeytin ağaçları zarar görürken, alevlerin yaklaştığı bir ev ekiplerin ve vatandaşların müdahalesi sayesinde yanmaktan kurtarıldı.








Deniztepesi Mahallesi Muhtarı İbrahim Ersöz, her yıl aynı bölgede benzer yangınların yaşandığını belirterek, "Gece saat 00.15 sıralarında gelen ihbar üzerine itfaiye ve Orman Müdürlüğü ekiplerine haber verdim. Bu sırada mahalle sakinlerimiz traktör ve ilaçlama motorlarıyla yangına müdahale etti. Her sene aynı bölgede yangın çıkıyor. Burada bir sıkıntı olduğunu düşünüyoruz. Devletimizden bu bölgeye fotokapan sistemi kurulmasını istiyoruz. Yangın saat 04.00 sıralarında söndürüldü. Yaklaşık 60 dönüm sera alanındaki örtüler zarar gördü. Zararın devletimiz tarafından karşılanacağına inanıyoruz" dedi.








Yangında seraları zarar gören çiftçi Mazhar Karaşahin ise, "Yangın gece saat 00.15 sıralarında tarım arazilerinin yakınında başladı. Köylüler olarak ilaçlama motorlarıyla seralarımızı korumaya çalıştık. Rüzgarın etkisiyle yangın diğer mahallelere doğru yayıldı. En büyük zarar seralarda oluştu. Geçen yıl da aynı bölgede benzer bir yangın çıkmıştı. Yanan alanda elektrik hattı yok, yol kenarında da değil. Bu nedenle olayın şüpheli olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.








Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.













Sahilde tesadüfün böylesi: İHA bulan adamdan ikinci keşif

Sakarya'nın Karasu ilçesinde geçtiğimiz günlerde denizden kıyıya vuran insansız hava aracını (İHA) cep telefonundaki yapay zeka uygulamasına inceletip bagajına yükleyerek evine götüren Ali Çabuk, benzer konumda yeniden bir İHA buldu. Kuzeniyle şakalaşırken dron ile karşılaşan Çabuk, "Bu sefer elimizi sürmedik, ekiplere haber verdik" dedi

30.07.2026 11:45:00
İHA
 
Sahilde tesadüfün böylesi: İHA bulan adamdan ikinci keşif
Sahilde tesadüfün böylesi: İHA bulan adamdan ikinci keşif
Karasu ilçesi Camitepe Mahallesi sahilinde geçtiğimiz günlerde yaşanan olayda, deniz kıyısında 15-20 kilogram ağırlığındaki bir İHA'yı bulan 63 yaşındaki Ali Çabuk, fotoğrafını yapay zeka uygulamasına taratıp "bomba yok" yanıtını alınca aracı bagajına yükleyerek evinin yakınına götürdükten sonra ekiplere haber vermişti.






Jandarma ekiplerinin incelemesinin ardından patlayıcı taşımadığı belirlenen ve jandarma aracına sığmayınca yine Çabuk'un kendi aracıyla karakola taşınan İHA olayı hafızalarda yer edinirken, Çabuk sahil şeridinde kuzeni ile arazi aracıyla gezdiği esnada tekrardan kıyıya vurmuş İHA ile karşılaştı. Çabuk, bu sefer İHA'yı aracına yüklemeden ya da yapay zekaya "bomba var mı'" diye sormadan önce ekiplere haber verdi. Gerekli incelemelerin ardından İHA ekiplerce götürüldü.








"'Gel sana dron bulalım' dedim, bulduk"

Kuzeniyle birlikte sahil kenarında gezintiye çıktıkları sırada yaşanan ilginç anları anlatan Ali Çabuk, "Kuzenim ile evden çıktık. Hatta kendisine, 'Gel sana dron bulalım' diye espiri yaptım. Bulduk, o da gördü. Ben buralarda denizde sürekli kalas, tahta arıyorum. Bu sefer elimizi sürmedik. Dronu bulduğumuzu ekiplere haber verdik" dedi.






Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?

Büyükşehirlerdeki hızlı kentleşme ve yoğun nüfus sirkülasyonu, engelli vatandaşların günlük yaşamını en çok zorlayan unsurların başında gelir. Erişilebilir bir kent, yalnızca engelli bireylerin değil; yaşlıların, çocuklu ailelerin ve geçici sakatlık yaşayan tüm yurttaşların toplumsal yaşama bağımsız ve eşit katılımının teminatıdır

29.07.2026 13:10:00
Hasan Gündoğdu
 
Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?
Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?
Engelsiz bir metropol oluşturmak amacıyla yerel yönetimler ve şehircilik uzmanları tarafından hayata geçirilmesi gereken temel önlemler altı ana başlıkta toplanabilir:






Kentsel Altyapı ve Yaya Ulaşımında Erişilebilirlik

Kentsel mekânın engelsiz hale getirilmesi, bağımsız hareket kabiliyetinin birinci şartıdır:

• Kaldırım ve Rampa Standartları: Bütün kaldırımlar tekerlekli sandalye kullanımına uygun eğimde (en fazla %5-%6), basamaksız ve yeterli genişlikte inşa edilmelidir. Otomobil park etmesini önleyen düzenlemeler yapılmalı, eğimli yüzeyler kaymaz malzemeyle kaplanmalıdır.

• Hissedilebilir Yüzeyler ve Görme Engelli Rotaları: Görme engelli bireylerin yön bulmasını sağlayan hissedilebilir sarı çizgiler (kılavuz yüzeyler), standartlara uygun olarak döşenmeli; büfe, direk veya ağaç gibi engellerle kesintiye uğramamalıdır.

• Akıllı Sesli Yaya Geçitleri: Tüm sinyalize kavşaklara sesli uyarı sistemleri ve yüksek kontrastlı butonlar yerleştirilmeli; ışık süreleri engelli ve yaşlı bireylerin karşıya güvenle geçebileceği uzunlukta ayarlanmalıdır.






Toplu Taşıma Ağlarının Tam Entegrasyonu

Engelli bireylerin kentsel ulaşımdan bağımsızca yararlanması, kapıdan kapıya kesintisiz bir erişim zinciri gerektirir:

• Araç Filolarının Uyumluluğu: Tüm belediye otobüsleri, metrobüsler ve tramvaylar düşük tabanlı ve otomatik rampalı olmalıdır. Metro ve tren vagonları ile peronlar arasındaki boşluklar sıfırlanmalıdır.

• İstasyon Erişilebilirliği: Metro, Marmaray ve raylı sistem istasyonlarında kesintisiz çalışan asansörler, yürüyen bantlar ve engelli tuvaletleri bulunmalıdır. Asansörlerin arıza durumları anlık takip edilmeli ve hızlıca giderilmelidir.

• Sesli ve Görsel Bilgilendirme: Araç içlerinde ve duraklarda durak isimleri hem sesli hem de yüksek çözünürlüklü dijital ekranlarla duyurulmalıdır. İşitme engelliler için görsel, görme engelliler için sesli anonslar zorunlu olmalıdır.

• Erişilebilir Taksi Hizmetleri: Büyükşehirlerde tekerlekli sandalye ile binilebilir özel donanımlı engelsiz taksi filoları yaygınlaştırılmalıdır.






Kamu ve Sosyal Yaşam Alanlarının Düzenlenmesi

Kentsel yaşam alanı yalnızca sokaktan ibaret değildir; kamu binaları ve sosyal mekânlar da tamamen erişilebilir kılınmalıdır:

• Mimaride Evrensel Tasarım (Universal Design): Tüm belediye binaları, hastaneler, okullar, kültür merkezleri ve parklar eğimsiz girişler, engelli asansörleri ve geniş kapılarla tasarlanmalıdır.

• Engelsiz Parklar ve Rekreasyon Alanları: Park ve bahçelerdeki oyun grupları, engelli çocukların da yararlanabileceği kapsayıcı tasarımlara sahip olmalıdır. Çıkış ve yürüyüş yolları tekerlekli sandalye sürüşüne uygun olmalıdır.

• Erişilebilir Tuvalet ve Hijyen Alanları: Kamusal alanlarda ve alışveriş merkezlerinde engelli kullanımına uygun, tutunma barları bulunan ve acil yardım butonu içeren tuvalet sayısı artırılmalıdır.






Dijital Erişilebilirlik ve Akıllı Şehir Teknolojileri

Teknolojik imkânlar, kentsel engelleri aşmada en güçlü araçlardan biridir:

• Kapsayıcı Mobil Uygulamalar: Büyükşehir belediyelerinin ulaşım ve şehir rehberi uygulamaları, ekran okuyucu yazılımlarla uyumlu hale getirilmelidir. Uygulamalarda engelsiz rota oluşturma seçeneği sunulmalıdır.

• Görüntülü Çağrı ve İşaret Dili Destek Merkezleri: İşaret dili bilen personelin hizmet verdiği uzaktan görüntülü destek hatları kurularak işitme engellilerin kamu hizmetlerine erişimi kolaylaştırılmalıdır.

• Gerçek Zamanlı Asansör ve Rampa Takibi: Şehirdeki kamu asansörlerinin ve yürüyen merdivenlerin çalışma durumları mobil uygulamalar üzerinden canlı takip edilebilmelidir.

Sosyal Destek, İstihdam ve Afet Yönetimi

Fiziki önlemlerin yanı sıra sosyal kapsayıcılığı güçlendirecek adımlar atılmalıdır:

• Engelsiz Afet ve Acil Durum Planlaması: Deprem, sel veya yangın gibi afet durumlarında şehirdeki tüm engelli bireylerin adres ve engel durumu veri tabanında kayıtlı olmalı; tahliye planları buna göre özel olarak yapılmalıdır.

• Gündüz Bakım ve Mola Evleri: Engelli bireylerin sosyal becerilerini geliştirebilecekleri merkezler ve ailelerine nefes aldıracak süreli bakım hizmetleri (mola evleri) yaygınlaştırılmalıdır.

• İstihdam ve Danışmanlık Hizmetleri: Meslek edindirme kursları ve engelsiz kariyer merkezleri vasıtasıyla engelli vatandaşların nitelikli iş gücüne katılımı teşvik edilmelidir.

Toplumsal Farkındalık ve Denetim Mekanizmaları

Maddi yatırımlar, toplumsal bilinç ve kararlı denetim olmadan yetersiz kalır:

• Sıkı Denetim ve Yaptırımlar: Engelli kaldırımına veya engelli otopark alanlarına araç park edenlere, engelli rampalarının önüne engel koyanlara uygulanan cezai yaptırımlar artırılmalıdır.

• Sivil Toplum İş Birliği: Kentsel projelerin planlama aşamasından itibaren engelli dernekleri ve uzman sivil toplum kuruluşları süreçlere dâhil edilmeli, "yerinde deneyimleme" ile testler yapılmalıdır.

• Toplumsal Eğitim: Hizmet sektöründe çalışan tüm personele (otobüs şoförleri, güvenlik personeli, kamu görevlileri) engelli bireylerle iletişim ve hak temelli yaklaşım konusunda düzenli eğitimler verilmelidir.

Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü

Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde otluk alanda çıkan yangın paniğe neden oldu. Rüzgarın da etkisi ile yayılan yangın, yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü

28.07.2026 11:21:00
İHA
 
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Olay, dün gece saatlerinde Kayapınar ilçesi Mahabad Bulvarı'nda meydana geldi. Kuru otların bulunduğu alan henüz bilinmeyen bir nedenle alev aldı. Alevler rüzgarın da etkisi ile yayıldı.






Haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesi ile yerleşim yerlerine sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.








Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.

Jandarmadan orman yangınlarına karşı dron destekli devriye

Gaziantep'te jandarma ekiplerince orman yangınlarına karşı bilgilendirme ve devriye faaliyeti icra edildi

28.07.2026 11:18:00
İHA
 
Jandarmadan orman yangınlarına karşı dron destekli devriye
Jandarmadan orman yangınlarına karşı dron destekli devriye
İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, artan hava sıcaklıkları ve orman yangını riskine karşı önleyici tedbirlerini yoğunlaştırdı. Resmi ve sivil unsurlardan oluşan jandarma timleri, özellikle parklar, piknik alanları ve ormanlık bölgelerde vatandaşları bilgilendirdi. Vatandaşlardan yangına sebebiyet verebilecek davranışlara karşı dikkatli olunması istendi.






Muhtemel yangın riskine karşı havadan dronlarla karadan yaya ve araçlı devriyelerle etkin kontrol sağlanarak piknik alanlarında ateşin tamamen söndürülmesi, çöp, cam şişe ve benzeri materyallerin doğaya bırakılmaması hususlarında uyarılarda bulunuldu.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.