logo
27 ŞUBAT 2026


Hizmet değil komplo üretiyorlar

22.10.2001 00:00:00
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Gürtuna, İGDAŞ ile ilgili başlatılan soruşturmaya atıf yaparak, Türkiye'nin iş ve program üretemediğini, bunun yerine komplo teorileri ve siyasi linç girişimleri ürettiğini dile getirdi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, "Türkiye, maalesef siyasi irade üretemiyor, iş üretemiyor, program üretemiyor. Bunun yanında komplo teorileriyle veyasiyasi linç girişimleriyle insanların hayatları karartılıyor" dedi.

Suistimal yapılıyor

Gazetecilerin "Mali Şube'nin İGDAŞ operasyonuyla" ilgili soru sormak istemesi üzerine Gürtuna, "Ne soracaksınız? Şunu sorun mesela, gazetelere bu rapor nasıl sızmış? Bakınız, ayıp üstüne ayıp işleniyor bu memlekette ve biz buna üzülüyoruz" dedi.

Hiçbir zaman olumsuzlukların veya suiistimallerin yanında olmadıklarını kaydeden Gürtuna, "Birtakım müfettişlerin veya uzmanların hazırladıkları iddia edilen, ama bizim bir türlü ele geçiremediğimiz... Ne hikmetse 'resmi' deniliyor. Biz istiyoruz, bize 'gizli' diye verilmiyor, ama basına veriliyor. Ama basına da spekülatif bir tarzda sunuluyor" diye konuştu.

Bu yapılanların doğru olmadığını ifade eden Gürtuna, "Bu soruşturma yeni, suçüstü bir olay değil. Yıllardır devam eden bir soruşturmanın devamıdır..." dedi.

Siyasi linçtir bu

Bir gazetecinin, "bunun nedenini" sorması üzerine Gürtuna, şöyle konuştu:

"Gördüğünüz gibi Türkiye, maalesef siyasi irade üretemiyor, iş üretemiyor, program üretemiyor. Bunun yanında komplo teorileriyle veya siyasi linç girişimleriyle insanların hayatları karartılıyor. Ne yazıkki devletin kurumları zayıflatılıyor. Elbette suçu olan cezasını çekmeli. Belediyeler çalışamaz hale getirilmek isteniyor. Bundan İstanbul halkı zarar görüyor, Türk milleti zarar görüyor, iş dünyası zarar görüyor."

Bir gazetecinin "İddialar neden belediye üzerinde yoğunlaşıyor?"sorusu üzerine Gürtuna, "Sürekli spekülatif hareketler yapılıyor. Bir bakıyorsunuz basit bir olay, basına farklı bir şekilde aktarılıyor. Adliyeye intikal ettirilen konular, belli maksatlarla basına çok spekülatif şekilde sızdırılıyor ve sanki büyük bir yolsuzluk hadisesi varmış gibi yansıtılıyor. Üzüntüm, Türk emniyeti de adliye kurumu da medya da birçok amaçlara alet ediliyor" diye konuştu.

TÜRK-İŞ Açlık ve Yoksulluk Sınırı açıklandı

TÜRK-İŞ, şubatta 4 kişilik aile için "açlık sınırı"nı 32 bin 365 lira, "yoksulluk sınırı"nı 105 bin 425 lira olarak hesapladı

 

27.02.2026 11:43:00
Anadolu Ajansı
TÜRK-İŞ Açlık ve Yoksulluk Sınırı açıklandı
TÜRK-İŞ Açlık ve Yoksulluk Sınırı açıklandı

TÜRK-İŞ'in, çalışanların geçim şartlarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek için her ay yaptığı "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması"nın Şubat 2026 sonuçları açıklandı.

Araştırmaya göre, şubatta Ankara'da yaşayan 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden "açlık sınırı" 32 bin 365 lira oldu.

Gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen "yoksulluk sınırı" 105 bin 425 lira olarak hesaplandı.

Bekar bir çalışanın "yaşama maliyeti" aylık 41 bin 900 lira oldu.

Kıyma ve kuşbaşı etin fiyatı arttı

Araştırmaya göre süt, yoğurt ve peynir fiyatlarındaki hızlı fiyat artışı, tüketici alım gücünü ciddi şekilde zorladı.

Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta kıyma ve kuşbaşı etin fiyatında artış oldu.

Balık ürünleri fiyatlarında bir gerileme olduğu tespit edilen araştırmada, tavuk etinin kilogram fiyatında da geçen ay olduğu gibi bu ay da artış tespit edildi, ocak ayında gerileyen yumurta fiyatlarında ise bu ay yeniden artış olduğu görüldü.

Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek) grubunda bu ay kuru fasulyenin kilogram fiyatında gerileme olduğu tespit edildi. Nohut fiyatında artış olduğu gözlemlenirken, yeşil ve kırmızı mercimeğin kilogram fiyatlarında ise bu ay önemli bir değişiklik görülmedi.

Meyve-sebzenin ortalama fiyatlarında bu ay da artış gösterdiği, geçen ay gerileyen meyve fiyatları bu ay yükselirken, sebze fiyatlarında ise sınırlı bir azalış olduğu belirlendi. Patates ve soğan fiyatı da bu ay sabit kaldı.

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur ve irmik gibi ürünlerin yer aldığı grupta ekmeğin fiyatı sabit kalırken, pirinç ve bulgurda da değişim olmadı, makarnada sınırlı bir artış görülürken un ve irmiğin kilogram fiyatı ise aynı kaldı.

Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta, ayçiçek yağı ve tereyağının kilogram fiyatlarında bu ay artış olduğu tespit edildi. Zeytinyağı ve margarin fiyatlarında bir değişiklik görülmedi.

Siyah zeytinin fiyatında bir miktar artış olduğu gözlemlendi. Yeşil zeytin aynı kaldı.

Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünlerinin fiyatlarında şubatta bir miktar artış görülürken, çayın fiyatı aynı kaldı, ıhlamur fiyatları bir miktar azaldı.

Diğer ürünlerden reçel, bal ve şeker fiyatlarında bir miktar artış oldu. Tuz, şeker ve salçanın fiyatı bu ay değişmedi.

Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı

Avcılar'da İBB Sosyal Tesisleri durağında 2 metrobüsün çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, tek yönlü duran seferler araçların olay yerinden çekilmesinin ardından normale döndü

27.02.2026 11:39:00 / Güncelleme: 27.02.2026 11:44:03
İHA
Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı
Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı
Edinilen bilgiye göre, kaza saat 10.30'da Avcılar'da İBB Sosyal Tesisleri durağında meydana geldi. Durağa yaklaşan iki metrobüs iddiaya göre, takip mesafini koruyamayınca kaza yaptı.

Arkadaki araç öndeki metrosübe çarptı. Araçlarda bulunanlar panik yaşarken, kazada 4 kişi yaralandı.



İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ekipleri sevk edilirken; kaza nedeniyle seferler tek yönlü durdu.

Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, 2 sürücü ise polis merkezine götürüldü.

Araçların çekilmesinin ardından seferler normale döndü.

İstanbul'da 10 şüphelinin 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu

İstanbul'da yasadışı bahis ve POS tefeciliği soruşturması: Yaklaşık 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu

27.02.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da 10 şüphelinin 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu
İstanbul'da 10 şüphelinin 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu
İstanbul'da düzenlenen yasadışı bahis ve POS tefeciliğine karıştıkları iddia edilen 10 şüphelinin yakalandığı bildirildi. 18 şirket, 11 araç, 3 arsa ve 5 konuttan oluşan piyasa değeri yaklaşık 671 milyon 255 bin lirayı aşan taşınır ve taşınmaz mal varlığına el konulurken, söz konusu şirket tarafından, elektronik ödeme kuruluşlarından temin edilen POS cihazlarının, alt hizmet sağlayıcı konumundaki çeşitli firmalara devredildiği, söz konusu cihazların yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanıldığı belirlendi.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında yasadışı bahis ve POS tefeciliğine yönelik geniş kapsamlı çalışma gerçekleştirdi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Merkez Bankası raporlarında yer alan tespitlerden yola çıkan Siber Polisi, bir şirket tarafından, elektronik ödeme kuruluşlarından temin edilen POS cihazlarının, alt hizmet sağlayıcı konumundaki çeşitli firmalara devredildiğini, söz konusu cihazların yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanıldığını belirledi.

Gerçekleştirilen finansal hareketlerin izini süren polis, incelemelerde, "7258 sayılı Kanuna muhalefet" kapsamında işlem görmüş üçüncü şahıs ve şirket hesaplarına para transferleri yapıldığını saptadı.

Yapılan mali analiz ve saha çalışmaları neticesinde, şüphelilere ait 18 şirket, 11 araç, 3 arsa ve 5 konuttan oluşan piyasa değeri yaklaşık 671 milyon 255 bin lira olan taşınır ve taşınmaz mal varlığına el konulduğu aktarıldı.

Yasadışı bahis ve POS tefeciliği suçlarıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde operasyon başlatıldı. Bu sabah erken saatlerde ilgili şirket ve bağlantılı firmalar ile bu şirketlerin yönetici ve çalışanlarına yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Polisiye soruşturmada 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheli 10 kişi sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Söz konusu şüphelilere ilişkin yürütülen tahkikat işlemlerinin titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü bildirildi.

AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, 2025 yılında 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldığını, 71 bin 175 başvurunun ise sonuçlandırıldığını belirterek, "Yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti" dedi

26.02.2026 13:27:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:32:30
İHA
AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'
AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesinin 2025 yılı faaliyetlerinin değerlendirildiği iftar programına katıldı. Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen programda AYM Başkanvekili Basri Bağcı ile medya temsilcileri yer aldı. AYM Başkanı Özkaya, mahkemenin 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılını geride bırakırken bireysel başvuru ve norm denetimi alanında hak ihlallerinin önlenmesi, anayasal ilkelerin hayata geçirilmesi ve hukuk devletinin güçlendirilmesi yolunda etkin ve verimli bir çalışma yürüttüklerini belirten Özkaya, 2026 yılında da aynı kararlılıkla çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

"İncelemelerde evrensel hukuk ilkeleri esas alınıyor"

Adaletin devleti ayakta tutan, bireyi güven içinde yaşatan ve topluma refah sağlayan asli dayanak olduğunu vurgulayan Özkaya, AYM'nin incelemelerinde uluslararası evrensel yaklaşımların, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kullanılan ilke ve standartların, diğer ülke anayasa mahkemelerinin kararlarının ve yüksek yargı organlarının içtihatlarının titizlikle araştırıldığını belirtti. Bireysel başvurularda dile getirilen ihlal iddialarının dinî, siyasi veya ideolojik kimliğe bakılmaksızın tamamen adalet odaklı bir yaklaşımla değerlendirildiğini ifade eden Özkaya, anayasal sınırlar içinde temel hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesine hizmet edecek yorum ve yöntemlerin uygulandığını söyledi.

'Dosyalarda "ilk gelen ilk çıkar" ilkesi'

Dosyaların inceleme sırasına ilişkin Özkaya, "Mahkememiz norm denetimi kapsamındaki işlerin incelenmesinde 'ilk gelen ilk çıkar' ilkesine göre hareket etmektedir. Tabii burada özellikle mahkemelerden itiraz yoluyla gelen işlerde mümkün olduğu ölçüde 5 ay içinde karar vermeye büyük bir özen gösterilmektedir. Aynı şekilde bireysel başvurular da içtüzüğümüzün 'Başvuruların inceleme sırası' başlıklı maddesi uyarınca geliş sırasına göre incelenerek karara bağlanmaktadır" ifadelerini kullandı.

Bireysel başvuruların da geliş sırasına göre incelendiğini ancak başvuruların önemi ve aciliyeti dikkate alınarak Genel Kurul kararıyla belirlenen objektif kriterler çerçevesinde farklı bir sıralama yapılabildiğini belirten Özkaya, "Acil", "Pilot ve Öncü" ve "Çekirdek Haklar" gibi kategoriler oluşturulduğunu ifade etti. Başvurucuların kimliğinden veya niteliğinden dolayı herhangi bir dosyanın geciktirilmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan Özkaya, önceliklendirmede tamamen belirlenen kriterlere göre hareket edildiğini söyledi. Yargı organları ve diğer kurumlarla iş birliğine önem verdiklerini dile getiren Özkaya, yüksek mahkemelerle çalıştay ve sempozyumların yanı sıra ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti. 2025 yılında birçok yüksek mahkeme ile görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

"6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık"

Uluslararası alanda da etkin rol üstlendiklerini ifade eden Özkaya, "32 farklı ülkenin yüksek mahkemeleriyle de bugüne kadar ikili iş birliği anlaşmaları imzalamış bulunmaktayız. Sadece 2025 yılında Mısır, Azerbaycan, Cezayir, Irak, Malezya ve Togo olmak üzere 6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık. Ayrıca Asya Anayasa Mahkemeleri ve Muadili Kurumlar Birliğinin Eğitim ve İnsan Kaynakları Geliştirme Merkezi faaliyetleri kapsamında yaz okulu programlarımızın 13'üncüsünü geçtiğimiz ekim ayında düzenledik. Bu kapsamda bugüne kadar 41 farklı ülkeden 473 katılımcı misafir ettik. Bu etkinliklerde yapılan sunum ve değerlendirmeleri gerekli çeviriler yapılarak, ilgili ülke yüksek yargı organları ile paylaştık" dedi.

"2025 yılında 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı"

2025 yılı istatistiklerini paylaşan Özkaya, "2025 yılında mahkememize 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldı. Buna karşılık 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı. Yani yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti. Verilen karar sayısının yapılan başvuru sayısından fazla olduğunu ortaya koyan bu veriler, artan iş yüküne rağmen Anayasa Mahkemesinin büyük bir özveri ve gayretle çalıştığının göstergesidir. Mahkememize yapılan toplam başvuru sayısı ile sonuçlandırılan toplam başvuru sayısına da değinmek isterim. Uygulamaya girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025'e kadar bireysel başvuru sistemi kapsamında 714 bin 774 başvuru yapıldı. Bunların yaklaşık 623 bin 88'i, yani yüzde 87,2'si karara bağlandı. 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır" dedi.

"2025 en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu"

2025 yılında norm denetimi kapsamında 277 başvuru yapıldığını, 278 başvurunun karara bağlandığını ve 472 kuralın Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapıldığını belirten Özkaya, "Böylelikle 2025 yılının norm denetimi kapsamında birleştirme kararları hariç olmak üzere bugüne kadar en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu" diye konuştu.

Özkaya, siyasi partilere ilişkin mali denetim kapsamında ise 2025 yılında 164 dosyanın sonuçlandırıldığını, parti kapatma davalarına ilişkin 5 dosyanın derdest olduğunu ifade ederek, "Anayasa ile mahkememize verilen görevler arasında siyasi partilere ilişkin kapatma davalarını karara bağlamak da bulunmaktadır. 2025 yılı sonu itibarıyla parti kapatma davalarına ilişkin derdest dosya sayısının 5 olduğunu ifade etmek isterim" dedi.

Konuşmasının sonunda Ramazan ayının huzur ve bereket getirmesini temenni eden Özkaya, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlerin ve insan hakları ihlallerinin son bulmasını diledi.

Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?

Terörsüz Türkiye süreci şeffaflıktan yoksun, aceleci ve geçmişteki başarısızlıkları tekrar etme riski taşıyor. PKK’nın somut silahsızlanma taahhüdü olmadan atılan adımlar, güvenlik zaafı yaratabilir ve kamuoyunda ‘taviz’ algısını güçlendirerek yeni bir hayal kırıklığına kapı aralayabilir

26.02.2026 10:56:00
Eyup Kabil
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Türkiye'nin en yoğun tartışılan konularından biri hâlâ "Terörsüz Türkiye" süreci. Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın mesajları, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu ve siyasi aktörlerin açıklamalarıyla ivme kazanan bu süreç, iktidar tarafından "tarihi fırsat" ve "devlet politikası" olarak sunulurken, muhalefet ve bağımsız gözlemciler tarafından eleştiriliyor.

Sürecin mevcut durumu

Komisyon raporu 18 Şubat'ta çoğunlukla kabul edildi (47 evet, 2 hayır, 1 çekimser). Rapor, PKK'nın silah bırakması ve örgütün tasfiyesi sonrası yasal düzenlemeleri (umut hakkı, demokratikleşme adımları vb.) tavsiye niteliğinde öneriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında "elimizi değil gövdemizi taşın altına koyduk" diyerek risk aldıklarını vurguladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise "kişiye özel düzenleme yok, terörün tamamen bitmesi şart" dedi.

Ancak süreç, somut adım eksikliği nedeniyle eleştiriliyor. PKK'nın fiili silah bırakma ilanı hâlâ net değil; Suriye'deki SDG anlaşması olumlu katkı olarak gösterilse de, Türkiye'nin talepleri (tam silahsızlanma ve dağılma) karşılanmadı. Irak'ın kuzeyindeki askeri operasyonlar ve üs genişletmeleri ise "çift başlı politika" algısını güçlendiriyor.

Kapalı kapılar ardında yürütülüyor

En ağır eleştirilerden biri, sürecin şeffaflıktan yoksun olması. Komisyon çalışmaları büyük ölçüde kapalı kapılar ardında yürütüldü.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ramazan sonrası yasal düzenlemeler şart" çıkışı, acelecilik endişelerini artırıyor. Geçmiş Çözüm Süreci'nde (2013-2015) yaşanan hayal kırıklıkları hatırlatılıyor. Müzakereler sırasında güvenlik zaafı yaratıldığı, hendek olayları ve şehir çatışmalarıyla binlerce can kaybı yaşandığı, sürecin tek taraflı çökertildiği iddiaları hâlâ canlı. Muhalefet, "yine aynı senaryo mu oynanıyor?" sorusunu soruyor.

Güvenlik riskleri

Süreç, terörle mücadelede kararlılık ile barış arayışını dengelemeye çalışıyor gibi görünse de, eleştirmenler "güvenlik zaafı yaratma" riskine dikkat çekiyor. F-16 kazası gibi olaylar gündemdeyken, askeri hazırlıkların devam etmesi bir yandan "ciddi niyet" gösterirken, diğer yandan "müzakere masasında zayıf görünmeme" çabası olarak yorumlanıyor.

Bazı yorumculara göre süreç, bölgesel konjonktür (Suriye'deki yeni yönetim, İran-Irak dengeleri) nedeniyle hızlandırılıyor; ancak PKK'nın tam fesih ve silahsızlanma taahhüdü olmadan atılacak adımlar, "taviz" algısı yaratabilir. Kamuoyu yoklamalarında terörün bitmesi %95 destek görse de, "nasıl ve ne pahasına?" sorusu cevapsız kalıyor.

Ekonomik ve sosyal boyutun gölgesinde kalan sorular

Süreç başarılı olursa yatırımlar artar, ekonomik güven yükselir deniyor (şubatta endeks zaten artış gösterdi). Ancak kuraklık, su açığı, yüksek enflasyon ve yaşam maliyeti gibi acil sorunlar varken, sürecin bu konuların önüne geçirilmesi "gündem değiştirme" olarak eleştiriliyor. Şehit aileleri ve gazilerle iftar programları yapılırken, geçmiş mağduriyetlerin telafisi için somut adımlar hâlâ sınırlı.

Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın dosyası, istinafa gönderildi

26.02.2026 10:29:00 / Güncelleme: 26.02.2026 11:37:39
İhlas Haber Ajansı
Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın dosyası, istinaf incelemesi yapılmak üzere Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderildi.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen Grand Kartal Otel yangını davasında hazırlanan ve 100'ü aşkın klasörden oluşan dosya, istinaf mahkemesi sıfatıyla inceleme yapacak olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine sevk edildi. Kamuoyu tarafından yakından takip edilen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin davada, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin yapacağı incelemenin ardından kararını vermesi bekleniyor.

İstinaf sürecinin tamamlanmasının ardından dosyanın Yargıtay'a gönderileceği öğrenildi.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. O dosyalar İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme

25.02.2026 15:39:00
Ahmet Turan Yiğit
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
Emin Şirin, "Siyonist teşkilatlanmaların ekonomiye hakim olduğu, iş dünyasına hakim olduğu ve siyasete hakim olduğu, lobilere hakim olduğu bir duruma gelmiş vaziyette ABD. Öyle bir hale gelmiş vaziyette ki bazen İsrail'in veya Yahudi siyonistlerin menfaatleri Amerika'nın menfaatlerinin önüne geçer hale geliyor. Amerikan politikasını yöneltir hale geliyor. Bundan Pentagon mesela fevkalade rahatsız. Bak altını çiziyorum. Pentagon bundan
fevkalade rahatsız. Bu dolayısıyla bu Epstein dosyaları zaman içinde göreceğiz. İddialı konuşmuyorum ama bir
intiba olarak görüyorum. Amerika'da ve dünyada dolayısıyla İsrail'in ve siyonistlerin etkilerini tırpanlamak
için sanki ortaya çıkmış gibi geliyor zamanlama itibariyle" dedi

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında

Edirne'nin Meriç ilçesinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Taşkın nedeniyle Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolu sular altında kaldı

25.02.2026 15:01:00 / Güncelleme: 25.02.2026 15:04:28
İHA
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç ilçesine bağlı Kadıdondurma köyü ile Subaşı beldesi mevkiinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolunda
asfalt seviyesine ulaşan taşkın suları ulaşımı tehdit ediyor.



Küplü Belde Belediye Başkanı Gökmen Altay, su seviyesinin sürekli yükseldiğini belirterek, "Seddenin patlamasıyla birlikte su hızla yayılıyor. Küplü ile Adasarhanlı arasındaki yol ciddi risk altında. Gece saatlerinde suyun daha da artması halinde yolu trafiğe kapatmak zorunda kalabiliriz. Vatandaşlarımız zorunlu olmadıkça bu güzergâhı kullanmasın, dikkatli ve tedbirli olsun" dedi.



Suyun yükselmesi bekleniyor

Yetkililer, nehir debisindeki artışın önümüzdeki saatlerde de devam etmesinin beklendiğini, su seviyesinin daha da yükselebileceğini bildirdi. Asfalt üzerindeki suyun yol alt yapısında görünmeyen çökmelere ve akıntı nedeniyle sürüklenme riskine yol açabileceği ifade edildi.

Sürücülerin hızlarını düşürmeleri ve mecbur kalmadıkça bu güzergâhı tercih etmemeleri istendi. Bölgede ekiplerin su seviyesini anlık olarak takip ettiği, gelişmelere göre yeni tedbirlerin devreye alınacağı kaydedildi. AFAD ve Devlet Su İşleri başta olmak üzere ilgili kurumların uyarılarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Şehit pilot İbrahim Bolat'ın görüntüsü ortaya çıktı

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2020 yılında yayınladığı yeni yıl mesajında şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'ın da yer aldığı ortaya çıktı. Bolat videoda, "Göklerdeki istikbalimiz için buradayız" ifadelerini kullanıyor

25.02.2026 13:50:00 / Güncelleme: 25.02.2026 13:56:59
İHA
Şehit pilot İbrahim Bolat'ın görüntüsü ortaya çıktı
Şehit pilot İbrahim Bolat'ın görüntüsü ortaya çıktı
Balıkesir'de 9. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağı gece kaza kırıma uğrayarak İzmir-İstanbul Otoyolu merkez ilçe Karesi'ye bağlı Naifli köyü kırsalında düştü. Kazada Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat şehit oldu.



Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2020 yılında yayınladığı yeni yıl mesajında şehit hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'ın da yer aldığı ortaya çıktı.

Bolat videoda "Göklerdeki istikbalimiz için buradayız" ifadelerini kullanıyor.

Balıkesir'de F-16 savaş uçağının düşme anı ortaya çıktı

Balıkesir’de 9. Ana Jet Üssü’nden kalkan F-16 tipi savaş uçağı kaza kırıma uğradı, bir asker şehit oldu

25.02.2026 11:06:00
Haber Merkezi
Balıkesir'de F-16 savaş uçağının düşme anı ortaya çıktı
Balıkesir'de F-16 savaş uçağının düşme anı ortaya çıktı
Balıkesir'de 9. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağı kaza kırıma uğradı, bir asker şehit oldu

Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu 00:50 sıralarında Balıkesir Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağının görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğradığını ve bir askerin şehit olduğunu açıkladı.

Uçağın İzmir-İstanbul Otoyolu Balıkesir merkez ilçesi Karesi'ne bağlı Naifli köyü kırsalında düştüğü öğrenildi.

Otoyoldaki sürücüler büyük şok yaşarken, uçak kazası sebebiyle otoyol çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Bölgeye çok sayıda itfaiye ve ambulans ekibi sevk edildi.

Balıkesir'de F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor

Balıkesir'de F16 savaş uçağının düştüğü bölgede inceleme çalışmaları, günün ilk ışıklarıyla birlikte hızlandı. Kaza sonrası çift taraflı kapatılan İzmir İstanbul otobanında temizlik çalışması yapılıyor.

Kazada şehit olan pilot Binbaşı İbrahim Bolat'ın ikindi vakti İzmir'de askeri törenle son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenildi. Şehit pilot için 9.Ana Jet Üssü'nde 11.00'de bir askeri tören düzenlenecek.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.