logo
30 AĞUSTOS 2025


Homo economicus

15.03.2021 00:00:00
'Homo economicus' seslendirme dosyası:
Kavim göçlerinin ana nedeni iklimde meydana gelen geçici veya sürekli değişim ve kullanma sonunda yaşanılan topraklarda insan ve hayvan besin yeter miktarı üretilememesi sonucunda açlığın baş göstermesi idi.

her dönemde, göçleri etkileyen sebepler değişse de besin ihtiyacı ya da besine ulaşacak parayı kazanma hep ana etkendir. Mesela, İrlandalıların ABD'ye 1840'lardaki büyük göçü bu ülkenin ana gıdaları olan patatesi yok eden büyük açlığa ve ölüme neden olan bir böcek salgını yüzünden olmuştur.

II. Dünya Savaşı sonrasında göçlerin "emek göçü" merkezli olduğu gözlemlenmektedir. Dünya ekonomisine hakim olan kapitalizm, eski yıllardaki sömürgeciliği bu kez emek göçü üzerinden uygulamaya başlamıştır. Kapitalist ekonomi anlayışına göre, maliyet enflasyonunun en önemli kalemi işçi ücretlerindeki artış olarak görülür. Dolayısıyla, bu anlayış hep işçi maliyetlerini düşürecek yollar arar. Aslında insan merkezli bir ekonomi modeli olan Milli Ekonomi Modeline göre, işçiye verilen ücret, ekonomi çarkına destek veren can suyu gibidir.

Batı Avrupa'nın nüfusunda doğurganlığın azalması ve II. Dünya savaşında kaybedilen kişiler nedeniyle ucuz iş gücü ihtiyacı doğmuştur. O yıllarda Avrupa'da sanayileşme ilerlemiş, özellikle üçüncü dünya ülkelerinde Avrupa'da üretilen maddelere talep artmakta idi. Dolayısıyla, emek göçü, kabul eden ülkeler açısından ucuz işgücü temini yolu, kaynak ülkeler için ise işçi dövizleri ile gelir elde etme unsuru olarak görülmüştür.

Kaynak ülkelerdeki siyasi, ekonomik ve çevresel koşulların kötüleşmesi potansiyel itici güçlerdir. Göçmenler yurtlarından farklı yerlerde çalışarak daha uygun maddi koşullara kavuşmayı arzulamışlardır. Son günlerde Güney Amerika'da Honduras'tan Meksika üzerinden ABD'ye göç etmek isteyen insanların mağduriyetlerini basından izlemişsinizdir. Bu göç güzergahı uzun yıllardan beri aktiftir aslında. Tekrar gündeme gelme sebebi, yeni ABD Başkanı Joe Biden'in göç politikasını değiştirme vaatleridir.

Bu göç güzergahını örnek alalım isterseniz. Asya, Afrika ve Güney Amerika'da kişi başına günlük gelirin 1-2 dolar civarında olduğu bilinmektedir. ABD'de asgari ücretin saatte 55 dolar olduğu düşünülürse, yüzbinlerce insanın neden Meksika'ya gelerek, oradan da canları pahasına geçip Amerika'ya gitmek istediklerini anlamak güç olmaz herhalde. ABD'de 6 milyon kaçak işçinin çalıştığı bilinmektedir. Amerika'da başta tarım olmak üzere ekonominin bu kaçak işçiler üzerinde ayakta tutulduğu da bilinen gerçeklerdendir.

Kapital dünyada bir yandan emek göçü yasal yollardan yasaklanırken; öte yandan "arka kapıdan" girişlere piyasa mekanizmasının gereklerini yerine getirebilmesi için göz yumulmuştur. "Bu göz yumma, ucuz iş gücü temini yani sömürünün devamı için kapital sistemde bir gerekliliktir", desek yanılmış olmayız.

ABD'ye giriş çok zordur. Fakat bir şekilde girdikten sonra suç işlenmediği sürece kaçak göçmenleri kimse rahatsız etmez. Bu durum kapitalizmin hakim olduğu, üretimin yoğun olduğu tüm gelişmiş ülkeler için geçerlidir. Hatta kendi vatandaşlarının işsizliği pahasına bunu yapmaktadırlar.

Kapitalizm için göçmen işçiler, "ekonomik bunalımlara karşı güvenlik subabı"dır. Yani bu ülkelerin derdi, işçiye iş vermek, aş vermek değil; kaçak işçi statüsünde tutarak Onları daha rahat sömürmektir, köleleştirmektir. Yani muhatap onlar için insan değil; "Homo economicus"tur.

Endüstrileşmiş toplum ve ekonomiler sürekli ucuz ve esnek işgücüne ihtiyaç duyarlar:

1. Maliyet enflasyonunun ana sebebi görülen işçilik giderlerinin azaltılması için meslek hiyerarşisinin en alt kademesinde bulunan vasıfsız elemanlar için yüksek ücretler vermek istemezler. Yerli işçiler, sendikalar ve bağlı bulundukları diğer kurumlar nedeniyle bu ucuz ücretlere yanaşmayacakları için, tek çözüm dışarıdan düşük ücrete razı olacak iş gücü ithal etmektir.

2. İnsanoğlunun iş güdüleri gereği, mesleki  hiyerarşinin en alt basamağında yer alan işçiler, yükselme isteği taşırlar. Kapital anlayışa göre yükselme isteğini yanıtlayabilmek için en az basamakta statü ve itibar kaygısı olmaksızın sadece para bitirmek isteyen işçi bulundurma zorunluluğu ortaya çıkacaktır (Homo economicus). 

3. Gittikçe yaşlanan ülkeler, genç dinamik işçi sınıfına hep ihtiyaç duyacaktır. Çünkü doğurganlık oranı Avrupa'da her geçen gün düşmektedir.

Bu sebepler artırılabilir. Her geçen gün görünüşte ülkelerine dış göçü zorlaştırmaya çalışan kapitalist ülkelerin derdi, "istemem, yan cebime koy!" şeklinde ihtiyacı olan iş gücünü "arka kapı"dan alarak, onları daha çok sömürebilmektir.

Çözüm, insanların kendi vatanlarında, kendi kaynakları ile ekonomik bakımdan kendi kendine yeterliliği sağlamanın tek yolu olan Milli Ekonomi Modelindedir. İnsanı "Homo economicus" olarak gören anlayış yerine; "İnsan gönüldür, gönül!" diyen Prof. Dr. Haydar Baş'tadır. 



Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi / diğer yazıları
İsrail Gazze'nin çeşitli yerlerinde 66 kişiyi daha katletti
Soykırım durmak bilmiyor!
İşte en kurak bölgelerimiz!
Kuraklık Anadolu'yu vuruyor
Değiştirilemez faktörleri değiştirmek mümkün
Kalp hastalıklarının en bariz 10 nedeni
Onlar sefa sürüyor
Reel sektör kan ağlıyor
Zafer Partisi’nden olağanüstü kongre kararı
3. olağanüstü tüzük kongresi 13 Eylül’de
İslam dünyası bakıyor... Gazze'de resmi can kaybı 63 bini geçti
Yardım dağıtım bölgelerinde ölenlerin sayısı 2 bin 203'e yükseldi
TBMM'de Filistin tezkeresi kabul edildi
Bildik vurgu, tespit ve tepkilerin dışında bir şey yok
Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı
Yoksulluk sınırı 27 bin TL'yi geçti
CHP İstanbul Kongresi iddianamesi hazırlandı
10 isme hapis istendi
Fenerbahçe'nin, Avrupa Ligi'ndeki rakipleri belli oldu
İlk maçlar 24-25 Eylül'de
Bursa'da barajlardaki su, geçen yıla göre yüzde 42 azaldı
Bursa artık su şehri değil
Kaçak pırlanta operasyonu genişliyor
Gözaltı sayısı 43'e yükseldi
Hakan Fidan'ın sözleri komşuyu kızdırdı
Yunan basını manşete taşıdı
Gram altında yeni rekor
4 bin 500 TL'yi aştı
Gerçek işsizlik oranı yüzde 29.6
TÜİK işsizlik verilerini açıkladı
İsrail Gazze'nin çeşitli yerlerinde 66 kişiyi daha katletti
Soykırım durmak bilmiyor!
İşte en kurak bölgelerimiz!
Kuraklık Anadolu'yu vuruyor
Değiştirilemez faktörleri değiştirmek mümkün
Kalp hastalıklarının en bariz 10 nedeni
Onlar sefa sürüyor
Reel sektör kan ağlıyor
Zafer Partisi’nden olağanüstü kongre kararı
3. olağanüstü tüzük kongresi 13 Eylül’de
İslam dünyası bakıyor... Gazze'de resmi can kaybı 63 bini geçti
Yardım dağıtım bölgelerinde ölenlerin sayısı 2 bin 203'e yükseldi
TBMM'de Filistin tezkeresi kabul edildi
Bildik vurgu, tespit ve tepkilerin dışında bir şey yok
Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı
Yoksulluk sınırı 27 bin TL'yi geçti
CHP İstanbul Kongresi iddianamesi hazırlandı
10 isme hapis istendi
Fenerbahçe'nin, Avrupa Ligi'ndeki rakipleri belli oldu
İlk maçlar 24-25 Eylül'de
Bursa'da barajlardaki su, geçen yıla göre yüzde 42 azaldı
Bursa artık su şehri değil
Kaçak pırlanta operasyonu genişliyor
Gözaltı sayısı 43'e yükseldi
Hakan Fidan'ın sözleri komşuyu kızdırdı
Yunan basını manşete taşıdı
Gram altında yeni rekor
4 bin 500 TL'yi aştı
Gerçek işsizlik oranı yüzde 29.6
TÜİK işsizlik verilerini açıkladı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.