O kadar AB uyum yasalarına ve NATO'nun "tamtamlarına" rağmen havada bir bağımsızlık özlemi var. Çünkü savaşı ancak deli olan ister.
Atamızın şu sözünü hatırlayalım:
"Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir."
Tüm bu karmaşık duygular arasında farklı bir baskın duyguyu hissediyor musunuz? Seziyor musunuz?
Örneğin kahvelerde, otobüslerde ve duraklarda, okulda, iş yerinde, komşular arasında sıkça duyulan bir cümle var:
"Bir türlü işler iyi gitmiyor…"
Evet, artık bir şeyler değişmeli. Çünkü insanın en çok arzu ettiği şey hürriyettir, bağımsızlıktır.
Ülkemizde artık vatandaşlar, bir şeylerin değişmesinin kaçınılmaz olduğunu açıkça görüyor. İlkbaharın doğaya verdiği o yenilenme gücünü siz de bir okuyucu olarak hissetmiyor musunuz?
Sanki bir rüzgâr esiyor…
Bu rüzgâr, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bize "Bağımsızlık bizim karakterimizdir" sözünü yeniden hatırlatıyor.
Peki, bağımsızlık ile karaktersizlik yan yana yakışır mı?
Elbette hayır.
Etrafınıza bakın. İnsanların bakışları yorgun, yüzleri adeta buz kesmiş. Azınlıkta olan zenginler bile derin düşüncelere dalmış durumda. Hesap üstüne hesap yapılıyor ama sonuç yine sıfır.
Neden?
Çünkü kalplerin gücü umuttur. Umut yoksa bir yarın da yoktur.
Bağımsızlık olmazsa ne adalet olur, ne huzur, ne de gerçek anlamda milliyetçilik. Kısacası hiçbir şey tam anlamıyla var olamaz. Hatta ibadet bile gerçek anlamını bulamaz. Oysa biz kadim bir millet olarak ezelden beri hür yaşamaya alışmış bir milletiz.
Bugün insanların kalplerindeki soğukluk yüzlerine yansımış durumda. Sanki birilerine küsmüş ya da küstürülmüş gibiler; umutsuzluk zirvede.
Bu nedenle insanlarla konuşurken sadece akıllarına değil, kalplerine de hitap edin. Gönül insanı zaten kalpten konuşur ve bilir ki insanlar arasında kalpten kalbe giden bir yol vardır.
Bu medeniyet yolunda hem aklıyla hem de gönlüyle hareket eden yol alır; aksi hâlde insan yoldan sapar. Bu gerçeği unutmamak gerekir.
Benim de bir oyum var. Bir vatandaş olarak önümüzdeki seçimlerde oyumu elbette Sayın Hüseyin Baş'a vereceğim.
Çünkü o, bu yolu biliyor.
- Akıl baştadır, yaşta değil / 16.02.2026
- “Hürriyet’in kölesiyim!” / 13.02.2026
- Ey yeni nesil gençler! / 12.02.2026
- Ey yeni nesil gençler! / 30.11.2025
- 41 kere maşallah / 25.09.2025
- Milletin kuvveti / 06.07.2025
- Hem Atatürkçü hem de Müslüman olamaz mıyım? / 13.04.2025
- ‘Pardon, sıra kimde?’ / 24.12.2024
- Elimizdeki telefon / 04.12.2024






























































