Hz. Ali’nin edebî kişiliği -2
Şerif Radi, Hz. Ali’nin konuşmalarını, hutbelerini, sohbetlerini yazan Kûfeli âlimlerden bu belgeleri almış ve kitabında derlemiştir





Şerif Radi, Hz. Ali'nin konuşmalarını, hutbelerini, sohbetlerini yazan Kûfeli âlimlerden bu belgeleri almış ve kitabında derlemiştir. Ve bunu yaparken de son derece titizlikle hareket etmiştir.
Büyük bir ihtimalle Hz. Ali'nin söylediği şiirlerin bir kısmı kâtipler tarafından yazılmış ve böylece daha sonraki nesillere ulaştırılmıştır.
Çünkü o dönemlerde Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şerifler dışında çağdaş Arap şiiri de önemli bir yer tutardı.
Nehcü'l-Belağa'nın esas olarak üç bölüm halinde düzenlenerek okuyucuların istifadesine sunulduğu görülmektedir.
1. Bölüm: Hz. Ali tarafından irad edilen hutbelerden meydana gelmektedir. Şeyh Radi'nin topladığı hutbelerin sayısı 233'tür.
Bunların bir kısmı Hz. Ali'nin çeşitli rivayetlerden meydana gelmiş duaları, bir ayet veya sûreyi okuduktan sonraki sözleri, ashab-ı kiramın güzel ahlak, ibadet ve taate teşviki ve yaradılıştaki hikmet ve kudreti düşünmeye davet eden tavsiyeleri ihtiva etmektedir. Birbirini tamamlayan hutbeler bazen başka bir hut-bede değişik tarzda tekrarlanmıştır.
2. Bölüm: Hz. Ali'nin mektup, emir-nâme, ahid-nâme, vasiyet-nâme ve çeşitli vesilelerle söylenen sözlerini ihtiva etmektedir.
Bunların bir kısmı aynı anlamda söylenmiş fakat ayrı ayrı rivayetlerle daha sonraki nesillere intikal ettirilmiştir.
3. Bölüm: Hz. Ali'nin söz, hikmet ve vecizelerinden meydana gelmiştir. Bir kısmı mensur, bir kısmı da manzum olarak kendisinden sonraki nesillere ulaştırılmıştır.
Hutbe, mektup ve Hz. Ali'ye ait vecizeleri toplayan Şerif Radi'nin bir hayli kaynağa sahip olduğu ileri sürülmektedir.
Kûfeli Zeyd bin Vehebi'l Cüheni, toplantılarda, bayramlarda ve başka zamanlarda Hz. Ali'nin okuduğu hutbeleri yazmıştır.
Bu zat, Emirü'l-mü'minin olan Hz. Ali'nin meclisinde bulunan ve kendisine yakın olan kişilerdendir. Nehrevan'a giderken de O'nun maiyetinde bulunmuştur.
Zeyd'in rivayet ettiği hutbeler bizzat Hz. Ali'den duyulmuş olan hutbelerdir.
Cahiliyye, saadet çağını ve Hz. Ali'nin devrini yaşadığı söylenen Zeyd'in bu tak-dirde yüz yıldan fazla yaşadığı tahmin edilmektedir. Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat zümresine mensup bilginler ve muhaddisler Zeyd'i güvenilir bir râvi olarak kabul etmiş ve sahih hadis kitaplarında, ondan rivayet edilmiş hadislere yer vermişlerdir.
Nehcü'l-Belağa'ya çok etraflı bir şerh yazan İbn-i Ebi'l-Hadid Abdülhamid bu eserde bulunan sözlerin Hz. Ali'ye aidiyetinde şüphe edilemeyeceğini; çoğunun tevatürle sabit olduğunu, öbürlerinin de aynı eda ve üslupta bulunması dolayısıyla Emirü'l-mü'minin'e ait olduğuna muhakkak gözüyle bakılabileceğine; edebiyata aşina olanların üslup özelliklerini bilen şair, hatip ve münşilerin şiir, hutbe ve yazıları kolayca anlayıp ayıra-bileceklerini söyler.
Nehcü'l-Belağa bu şekilde Şerif Radi tarafından düzenlendikten başka Hz. Ali tarafından çocukluk yıllarından başlayarak olgunluk ve ihtiyarlık yıllarının son demlerine kadar söylenen manzum söz ve şiirler, münacaat ve nasihatleri ihtiva eden düşünceler de Şerif Murtaza tarafından düzenlenip bir divanda toplanmış ve bu esere "Divan-u Ali" (Hazret-i Ali'nin Divanı) adı verilmiştir.
Matbaanın olmadığı ilk zamanlarda kopya edilmek suretiyle çoğaltılan bu eser, daha sonra İslam âleminin çeşitli ülkelerinde elden ele dolaştırılarak okunmuş, 19. yüzyılda da Mısır'da, Bulak Matbaası'nda 1255 (Miladi. 1839) tarihinde basılmıştır." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)












































































