logo
19 ŞUBAT 2026


Hz. Hasan’ın ordusunda bitmeyen ihanetler

İmam’ın ordusunda ihanetler birbirini izledi. Bunlardan bir örnek şu şekildedir

05.08.2023 08:02:00
Haber Merkezi
Hz. Hasan’ın ordusunda bitmeyen ihanetler
Hz. Hasan’ın ordusunda bitmeyen ihanetler
İmam'ın ordusunda ihanetler birbirini izledi. Bunlardan bir örnek şu şekildedir:

İmam Hasan Kinde'den bir komutanı dört bin kişilik bir ordu ile Muaviye'nin üzerine gönderdi.

Ordu, Enbar denilen yerde konuşlanınca, Muaviye ordunun komutanına beş yüz bin dirhem para gönderdi. Ayrıca ona bazı Şam ve Cezire kasabalarının valiliğini vaat etti. Komutan bu teklifi kabul ederek iki yüze yakın adamı ile Muaviye'nin safına geçti.

Bunun üzerine Hz. Hasan, Murad kabilesinden birini sefere çıkardı. O da dağların bile kaldıramayacağı ağırlıkta yeminler ederek ihanet etmeyeceğini söyledi.

Ancak kendinden önce gönderilen komutanın yaptığının aynısını yaptı. Nitekim İmam Hasan onun da kendinden öncekinin yaptığının aynısını yapacağını haber vermişti. 

Bu şekilde İmam Hasan'ın taraftarları, gizlice Muaviye'nin saflarına katılmaya başladılar. 

Ahmed b. Yâkub, Tarih kitabında Hz. Hasan'ın saflarından ayrılanların sayısını sekiz bin olarak vermektedir.

Ahmed Yâkub şöyle der: "Muaviye'nin Ubeydullah'a gönderdiği elçi, firarın mükafatını bir milyon dirhem olarak açıkladı. Ubeydullah da taraftarlarından sekiz bin kişiyle birlikte Muaviye'ye katıldı. Savaş hazırlıklarını ve komutanlık sorumluluğunu Kays. b. Sa'd üstlendi." 

Yani bu şu demek oluyor ki, on iki bin kişilik ordunun sekiz bini, Peygamberin oğluna ihanet etti.

Bu korkunç bir durumdu. İşin enteresan yanı, bu ihaneti yapanlar İmam Hasan'ın büyüklüğünü inkar etmediklerini söylüyor, ancak onun yanında yer alırlarsa dünya nimetlerine kavuşamayacaklarını iddia ediyorlardı. Bu aslında yaklaşmakta olan facianın da habercisiydi.

Öte yandan bu firarlar, Hz. Hasan, Muaviye'nin altmış bin kişilik ordusu ile karşılaşmak üzere iken gerçekleşmişti. Bu sayıya İmam'ın ordusundan kaçan binlerce kişiyi de eklemek gerekir. Kaldı ki bazı kaynaklara göre İmam'ın Medain'de bekleyen ordusundan da askerler firar etmeye başladı.

Muaviye, Kûfe ordusunu çökertmek için elinden gelen her türlü yöntemi uyguluyor, akla gelebilecek her türlü rüşvet şekillerini kullanıyordu.

Hatta yazdığı mektuplardan birinde muhatabına, "... kızlarından birini" vereceğini ifade ediyordu. 

Muaviye'nin, Medain karargâhına gönderdiği bir elçi şu söylentiyi yaydı: "Ubeydullah'ın firarından sonra Meskin'deki öncü ordunun komutanı Kays b. Sa'd da Muaviye ile anlaşarak onun tarafına geçti." 

Bunu yaparken Kays b. Sa'd'ın karargâhına gönderdiği bir adamı İmam Hasan'ın Muaviye ile anlaştığı ve teklifini kabul ettiğini söylüyordu." 

Muaviye ardından Medain'de Kays b. Sa'd'ın öldüğü ve ordu mensuplarının firar etmesi gerektiği söylentisini yaydı. Bu söylenti üzerine askerler İmam Hasan'ın çadırını basarak eşyalarını yağmaladılar. Bu yüzden İmam Medain'deki beyaz kaleye taşındı." 

Yani, Meskin'de yaşanan olaylar, Medain ordusunda da kötü etkilerini gösterdi. Olaylar dilden dile dolaşarak abartıldı. Meskin'deki orduda Haşimoğullarının ileri gelenleri ayrıca Rabia ve Hamdan kabilelerinin güçleri bulunuyordu.

Bu insanların fedakârlığı ve Ehl-i Beyt'e bağlılığı olmasaydı, daha büyük bir fitne dalgası yayılacak, belki Hz. Hasan'ın ordusu tamamen dağılacaktı.

İbn-i Kesir şöyle rivayet ediyor: "Ebu'l Arif şöyle dedi: Meskin'de Hasan b. Ali'nin ordusunun öncü bölümündeydik. Ve Şam ordusuyla savaşmak için gerçekten kendimizi fedakârlığa hazırlamıştık..."  

Muaviye'nin heyetinin Hz. Hasan'ın karargâhına gelmesi ve yayılan fitne dalgası

Kûfe halkı, gizlice Muaviye'ye gönderdikleri mektuplarda emrine girmeye hazır olduklarını bildirmişler ve Muaviye'den bazı makam ve mevkilerin sözünü almışlardı.

Ayrıca Hz. Hasan'ın elini kolunu bağlayarak kendisine teslim edeceklerini veya iki ordunun karşı karşıya geldiği anda suikast düzenleyerek Hz. Hasan'ı öldüreceklerini yazmışlardı.

Muaviye, Kûfe'deki insanların kendisine yazdıkları bu mektupları toplayarak Muğiyre b. Şube, Abdullah b. Amir ve Abdurrahman b. Hakem'den oluşan bir heyetle beraber İmam Hasan'a gönderdi. Ve böylece onu bu mektuplardan ve ordusundaki insanların amaçlarından haberdar etti. 

Böyle yapmaktaki gayesi de heyetin barışı gündeme getirmeye zemin hazırlaması ve barış görüşmelerine bir an evvel başlanmasıydı.

Heyet İmam Hasan'ın huzuruna çıktı. Hz. Hasan getirdikleri mektuplara, Kûfelilerin el yazılarına ve imzalarına sanki hepsini tanıyormuş gibi dikkatlice baktı.

Ardından onlara bir konuşma yaptı. Son derece dikkatli ifadeler kullandı. Muğiyre ve arkadaşlarına Allah'ın emri doğrultusunda kendisine yardım etmelerini söyledi.

İmam Hasan'ın bu noktada herhangi bir barış teklifinin olup olmadığını bilmiyoruz.

Tarihî kaynaklarda barış hakkında İmam'ın barış hakkında olumlu ya da olumsuz bir şey söyleyip söylemediği konusunda bir bilgi yer almamaktadır. Razi Ali Yâsin olayın bu noktasında şunları söylüyor:

"Şu kadarını biliyoruz ki, Mugiyre ve arkadaşları Medain ordugâhına gelmişler, İmam'ın çadırına konuk olmuşlar, en büyük fitne tohumunu ekmeden de ordugâhı terk etmemişlerdir.

Şöyle ki, heyet, İmam'ın çadırından çıkarken, etraftaki çadırları da gözetlediklerinden ve doğal olarak ordunun meraklı bakışlarının üzerlerinde olduğunu bildiklerinden, kendi aralarında konuşmaya başladılar.

İçlerinden biri kasıtlı olarak yüksek sesle yanındakine şöyle dedi: "İyi oldu, Allah, Peygamberin oğlunun eliyle Müslümanların kanını korudu. Fitneyi bastırdı. Ve barış isteğini ortaya çıkardı." 

Bu konuşma hile ve baskı yoluyla barışı dayatma komplosunun bir parçasıydı." 

Hz. Hasan'ın bulunduğu Medain karargâhında ne olursa olsun savaşma kararında olan kimseler vardı. Böyle bir ortamda, "İmam barış istiyor" şayiasının nasıl bir tepki yaratacağını düşünmek zor değildir.

Örnek vermek gerekirse, her ne pahasına olursa olsun Muaviye ile savaşmak peşinde olan Hariciler için bu "küfür" demekti. Ayaklanma sebebi idi.

Bir çok tarihçiye göre buradan şu netice çıkmaktadır ki, İmam Hasan Şam heyetine hiçbir şekilde barıştan söz etmemiş olmalıdır. Ki Şam heyeti fitne çıkarmak gereği duymuşlardır.

Muaviye'nin, Hz. Hasan'ın karargâhında fitne çıkarma faaliyetleri bu kadarla da sınırlı değildir.

Örneğin, "Bir adamı, İmam Hasan'ın Medain'deki karargâhına gönderiyor ve Ubeydullah'ın kaçmasından sonra 'Meskin'deki ordunun komutanı olan Kays b. Sa'd da Muaviye'yle barış imzalayarak onun safına geçti' şayiasını çıkarıyordu." 

"Arkasından, bir başkasını Kays'ın Meskin'deki karargâhına gönderiyor ve askerlere, Hasan'ın Muaviye'yle barış yaptığını ve Muaviye'ye olumlu cevap verdiğini söylemesini istiyordu. Sonra Medain ordugâhında bir başka şayia yayılıyordu: Kays b. Sa'd öldürüldü, buradan ayrılın." 

İmam Hasan'ın ordusunun nasıl çelişkili bir yapı arz ettiğini anlamak için şu olay bize bir fikir verebilir:

İmam, Medain'de yani ordusunun ilerlediği son noktada çok anlamlı ve heyecanlı bir konuşma yapmış ve konuşmasının bazı yerlerinde şöyle buyurmuştur:

"... Hiçbir kuşku ve tereddüt bizi Şamlılara karşı koymaktan alıkoyamaz. Biz geçmişte sizin iç dayanışmanız ve kararlılığınız ile savaşıyorduk. Ama bugün kin duygularının etkisi ile birlik ve dayanışmanız ortadan kalkmış, kararlılığınızı kaybetmiş ve şikayetlerde bulunmaya başlamışsınız.

Sıffin Savaşı'na gittiğiniz zaman dininizi dünya çıkarlarınızdan önde tutuyordunuz. Ama bugün çıkarlarınız dininizin önünde tutuyorsunuz.

Biz geçmişte olduğumuz gibiyiz. Fakat siz bize karşı daha önce olduğunuz gibi vefalı değilsiniz.

İçinizden bazıları akrabalarından kimilerini Sıffin'de, bazılarınız da Nehrevan'da kaybetmişsiniz. Birinci grup ölülerine ağlarken ikinci grup ölülerinin kan bedellerini istiyorlar. Geri kalan da bizi izlemekten kaçınıyor.

Muaviye bize bir öneride bulunmuştur ki insaftan uzak ve üstün hedefimize ve ululuğumuza aykırıdır. Şimdi eğer Allah yolunda ölmeye hazırsanız söyleyin ki onunla mücadeleye kalkışalım. Ve kılıçlarımızla ona cevap verelim. Eğer rahat bir yaşam istiyorsanız onu da bildiriniz ki önerisini kabul edip rızanızı temin edelim."

İmamın bu sözleri karşısında herkes, "el bukya, el bukya (yaşamak istiyoruz, yaşamak istiyoruz) diye bağrışmaya başladılar.

İşte Hz. Hasan'ın ordusu bu derece savaşçı ruhtan yoksun bir durumdaydı. Hz. Hasan bu ordu ile savaşa çıkmak zorundaydı." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hasan eserinden)

Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı


 
 
Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.

18.02.2026 22:46:00 / Güncelleme: 18.02.2026 22:55:06
HABER MERKEZİ/AA
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı

Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.
Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi, uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından ramazan ayında yeniden cemaatle buluştu.

Restorasyon sürecinde bir süre kısmi ibadete açık olan camide, iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından enderun usulü ilk teravih namazı yoğun katılımla eda edildi.
Akşam saatlerinden itibaren camiye gelen vatandaşlar, tarihi mabedin avlusunda ve çevresinde yoğunluk oluşturdu.
Yatsı namazının ardından saf tutan cemaat, ramazanın ilk teravihini kılmanın manevi huzurunu yaşadı. Selimiye Camisi'nin yeniden ibadete açılmasının ramazan ayına ayrı bir anlam kattığını belirten vatandaşlar, emeği geçenlere teşekkür etti.

Restorasyon 5 yıl önce başlamıştı
 
Restorasyonuna Kasım 2021'de başlanan ve çalışmalar süresince kısmi ibadete açık tutulan Selimiye Camisi'nde iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından ilk kez Çarşamba günü namaz kılındı.  İlk tam kapasite namaz ikindi vakti eda edildi. İkindi namazına çok sayıda vatandaş katıldı. Türk-İslam mimarisinin zirve eserleri arasında gösterilen camide, restorasyon kapsamında yürütülen iç mekan düzenlemeleri, güçlendirme ve konservasyon uygulamalarının tamamlanmasıyla birlikte cemaat saf tuttu.
 
 Restorasyon süreci
 
Vakıflar Genel Müdürlüğünce kasım 2021'de bilim kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Çalışmalar kapsamında ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlanırken, kubbenin kurşun kaplaması yenilendi.
Revaklı avlu kubbelerinin kurşun kaplamaları da bitirildi. Yapıda zamanla uygulanan çimentolu müdahaleler kaldırıldı. Caminin cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilenirken, özgün ahşap kepenk ve kapılarda çürüme ve malzeme kayıplarına yönelik onarımlar gerçekleştirildi. İç mekandaki 264 alçı içlikten 1983 onarımında düz cam ya da pleksiglasla değiştirilen bölümler, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemle aslına uygun biçimde yenilendi. Beyaz çimentolu dışlıklar ise suya dayanıklı özel harç ve paslanmaz teçhizat kullanılarak değiştirildi. Restorasyon sürecinde yapının en fazla yıpranan bölümlerinin minareler olduğu belirlendi. Üç şerefeli, üç yollu merdiven sistemiyle tasarlanan ve alemi dahil yaklaşık 85 metre yüksekliğe ulaşan dört minarede güçlendirme ve bakım işlemleri tamamlandı.
Orijinaline uygun olarak dokunan halı yerine serildi Ana mekan ile revaklı avlu kubbelerindeki kalem işi ve alçı süsleme onarımları tamamlandı. Hazirede çalışmalar devam ediyor. Çini temizliği ve çevre düzenlemesi de restorasyonun son aşamaları arasında yer alıyor.

AYM üyeliği için 3 aday belirlendi

Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliği için Cumhurbaşkanlığına bildirilecek 3 aday, Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimle belirlendi

18.02.2026 13:54:00
İHA
AYM üyeliği için 3 aday belirlendi
AYM üyeliği için 3 aday belirlendi
Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimle Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliği için Cumhurbaşkanlığına bildirilecek 3 aday belirlendi. 317 üyenin katılımıyla gerçekleşen oylama sonucunda Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Mustafa Karayıldız 58, 3. Ceza Dairesi Üyesi Oğuz Dik 45 ve 2. Hukuk Dairesi Üyesi Şaban Kazdal 44 oy alarak en çok oy alan isimler oldu. Seçimde 1 boş oy bulunurken, 11 oy geçersiz sayıldı.

11 üyenin yer aldığı seçimde en çok oy alan 3 adaydan birisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından AYM üyeliğine seçilecek. Öte yandan Oğuz Dik, Ankara'da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açılan Genelkurmay çatı davasında mahkeme başkanı olarak görev yapmıştı.

Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi'nde sabah saatlerinde etkili olan fırtına ve sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgârın kabarttığı dalgalar sahil yolunu aşarak karayoluna ve mahalle sokaklarına kadar ulaştı. Fırtına sebebiyle denizle karayolu birleşti, evler sular altında kaldı

18.02.2026 13:18:00
İHA
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Denizin taşmasıyla birlikte sağanak yağışın da etkisiyle sokaklar kısa sürede göle döndü. Deniz suyunun yol ile birleşmesi nedeniyle bölgede ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Bazı ev ve iş yerlerini su basarken, mahallede maddi hasar meydana geldi.

Kurşunlu Mahallesi sakinleri, her fırtına ve yoğun yağışta benzer manzaraların yaşandığını belirterek duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar, sahil hattında kalıcı ve koruyucu önlemler alınmasını isteyerek yetkililere çağrıda bulundu. Bölge halkı, denizin taşmasını önleyecek bir set yapılması ve altyapının güçlendirilmesi talebinde bulundu.

Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi

Mersin'in Erdemli ilçesinde etkili olan fırtınada bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi

18.02.2026 13:15:00 / Güncelleme: 18.02.2026 13:18:01
İHA
Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi
Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi
Meteorolojinin uyarı yaptığı Mersin ve ilçelerinde fırtına etkili olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Erdemli ilçesi Esenpınar Mahallesi'nde, yağmurla birlikte ekili olan fırtına nedeniyle bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi. Olayda yaralananın olmadığı öğrenildi. Karahıdırlı-İlemin yolu üzerinde de bir elektrik direği fırtınadan yola devrildi.



Esenpınar Mahalle Muhtarı Abdurrahman Gölgeli, sabah saatlerinde fırtınanın etkisini arttırdığını belirterek, "Mahallemizde sabah güçlü bir fırtına, güçlü bir hortum etkili oldu. 5-6 ağacımız yıkıldı, göçtü. Çok şükür bir can zayiatımız yok" dedi.

Yıkılan ağaçlar belediye ekiplerince kaldırıldı.

Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...

Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı

18.02.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı.

Edinilen bilgilere göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonda il dışından gelen bir araçta yapılan aramada; 55 bin 440 adet sentetik ecza ele geçirilmiş, soruşturma kapsamında 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Dün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.U. ve Y.P., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İ.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Operasyon kapsamında Samsun'da gözaltına alınan S.A. da emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, H.Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak

18.02.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Youtube canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes'tir ilk başta. Menderes'ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz.

O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine Gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmış ve soruşturma kapsamında Aysever, 11 Aralık tarihinde tutuklanmıştı. Söz konusu söylemlere ilişkin başsavcılıkça yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Enver Aysever 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Aysever'in söylemlerinin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu oluşturduğu, bu nedenle resen soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

"Yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir"

Sanık Aysever'in savcılık ifadesi de iddianamede yer aldı. Aysever'in ifadesinde, "Videodan bir kesit kesilerek, sosyal medyada paylaşıldı. Bilinçli olarak hedef gösterildim. Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun bazı söylemleri üzerine bu sözleri sarf ettim. Ülkenin sosyolojik yapısı dikkate alındığında yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir. 30 yıllık gazeteciyim, amacım kesinlikle sağ görüşlü insanları aşağılamak değildir" şeklinde savunma yaptığı aktarıldı.

3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

İddianamede, Aysever'in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianame, Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Sanık, önümüzdeki günlerde hakim karşına çıkacak.

Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Türkiye genelinde perşembe günü hava sıcaklıkları 8 ila 10 derece düşecek, hafta sonu sıcaklıklar yeniden artarak mevsim normallerinin üzerine çıkacak

17.02.2026 15:44:00
Anadolu Ajansı
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yurdun batısında Orta Akdeniz kaynaklı sistemin etkili olduğunu dile getiren Çelik, bu sistemin yarın ülke genelinde yağışa sebep olacağını belirtti.

Çelik, çoğunlukla sağanak şeklindeki yağışların, Toroslar'ın yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülebileceğini söyledi.

Ülke genelinde bu hafta başında etkili olan toz taşınımının yurdun doğu bölgelerinde devam ettiğini anlatan Çelik, "Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde toz taşınımı hala mevcut. Yarın ve perşembe günü de yine özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yine toz taşınımını göreceğiz. Yağışlar da bu bölgede çamur şeklinde gerçekleşebilir. Bir de hava kirliliğine olumsuz etkisi olacak. Bunlara karşı dikkatli olmak gerekiyor." dedi.

Yarın 3 büyükşehirde de yağış bekleniyor

Yurdun güneyinde kuvvetli yağışların devam ettiğini hatırlatan Çelik, özellikle yarın güney bölgelerde görülecek yağışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Çelik, perşembe günü batı bölgelerinde havanın açacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Perşembe sadece doğu bölgelerimizde yağış var ama batı bölgelerimizde de sıcaklık düşüşlerini göreceğiz. Perşembe sabahına dikkat çekiyoruz, çünkü sıcaklıklar mevsim normalleri civarına kadar düşüyor. 2 gün içinde yaklaşık 8-10 derecelik sıcaklık düşüşü var. Ancak sıcaklıklar hafta sonu tekrar mevsim normallerinin üzerine çıkacak."

Ankara, İstanbul ve İzmir'de yarın yağış beklendiğini aktaran Çelik, perşembe günü 3 büyükşehirde de parçalı bulutlu havanın hakim olacağını söyledi.

Çelik, kuzeyden esen rüzgarların etkisiyle düşen sıcaklıkların hafta sonuna doğru Ankara'da 13, İstanbul'da 16 ve İzmir'de 17 dereceye kadar yükseleceğini kaydetti. 

Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı

Zonguldak'ta özel maden ocağında meydana gelen göçükte hayatlarını kaybeden maden işçileri Ziya Kiret (60) ve Veysel Oruçoğlu (46) son yolculuğuna uğurlandı

17.02.2026 14:35:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:39:12
İHA
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan 3 işçiden hayatlarını kaybeden Veysel Oruçoğlu ve Ziya Kiret için belde meydanında cenaze töreni düzenlendi.



Otopsi işlemlerinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi'nden cenazeleri alınan maden işçilerinin yakınları törende güçlükle ayakta durabildi.



Cenaze törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adnan Ertem, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Erhan Taylan'ın yanı sıra CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı.



Emekli olduğu madende hayatını kaybetti, diğer işçinin ise emekliliğine 2 yıl kaldığı ortaya çıktı

Göçükten 8 saat sonra cenazesi çıkartılan 60 yaşındaki üç çocuk babası maden işçisi Ziya Kiret'in emekli olduğu maden ocağında çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Öte yandan ocaktan 6 saat sonra cansız bedeni çıkartılan 46 yaşındaki maden işçisi Veysel Oruçoğlu'nun da öğrenim gören iki çocuğunun eğitimi için çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Oruçoğlu'nun emekliliğine 2 yıl kaldığı öğrenildi. Oruçoğlu'nun babası Fahri Oruçoğlu ise cenaze töreninde güçlükle ayakta durabildi. Baba Fahri Oruçoğlu tabutun başında gözyaşı döktü.



İl Müftüsü Halil İbrahim Demir tarafından öğlen namazını müteakiben kıldırılan cenaze namazlarının ardından Ziya Kiret'in cenazesi Dağbaca Mahallesi aile mezarlığında toprağa verildi.
Veysel Oruçoğlu'nun cenazesi ise ikindi namazını müteakiben defnedilmek üzere Çaycuma ilçesine bağlı Dereköseler köyüne gönderildi.

Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü

Kurak geçen mevsimler ve deprem sonrası kuruyan ya da su hacmi azalan kaynaklar, yağışlar sonrası yeniden eski günlerine döndü

17.02.2026 14:16:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:19:04
İHA
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Küresel ısınma ve sıcaklıkların yanı sıra 6 Şubat depremlerinde yeraltı su kaynaklarının yönünün değişmesi ve seviyesinin azalması nedeniyle birçok doğal su kaynağı kurumuştu. Özellikle 6 Şubat depremleri yer üstünde yıkımlara neden olurken, yeraltında da değişime neden oldu.



Adıyaman merkeze bağlı Bahçe köyü sınırları içerisinde bulunan su kaynağı deprem ile birlikte neredeyse kuruma seviyesine geldi. Çok az miktarda suyun çıktığı kaynak, son bir ayda etkili olan kar yağışı ve yağmurlar sonrasında yeniden canlandı.



Kayaların arasından çıkan su adeta çağlayana dönüştü. Deprem sonrası neredeyse kuruma seviyesine gelen su kaynağı, son yağışlarla birlikte 20-30 yıl önceki haline dönüştü.



Çağlayana dönüşen suyu gören vatandaşlar, burada fotoğraf çektirdi.

Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon

Konya'da 15 günde gerçekleştirilen 30 operasyonda çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi, 6 şüpheli tutuklandı

17.02.2026 14:07:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:10:56
İHA
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uyuşturucu madde kullanımı ve satışına yönelik son 15 günlük çalışmalarında 30 operasyon gerçekleştirdi.



Operasyonlarda 791 adet sentetik ecza, 374 gram bonzai, 780 gram kubar esrar, 32 gram metamfetamin, 1 gram eroin, 24 adet uyuşturucu içme aparatı ele geçirildi.



Yakalanan 34 şüpheliden 28'i ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, 6'sı sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.