HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Hz. Nûh (as) bugün yaşamıyorsa…

01.03.2020 00:00:00

Kur'ân-ı Kerîm'de ve hadislerde diğer peygamberlere oranla geniş bir şekilde tanıtılan ve "ülü'l-azm" (en zor ahval ve şeraitte kararlılık gösteren, pes etmeyen) olarak isimlendirilen beş büyük peygamberden biridir Hz. Nûh (as).

Nûh Arapça asıllı ve ağlamak, dövünmek anlamlarına geldiği söylenir. Rivayete göre insanlar Hz. Nûh'a kadar tevhid inancıyla yaşamış, putperestlik ilk defa Nûh'un kavmiyle ortaya çıkmış, isimleri Vedd, Süvâ', Yeûk olan putları Arap putperestleri tarafında örnek alınmıştır.

(Not: Hendek savaşında İmam Ali'nin öldürdüğü müşriklerin en güçlü savaşçısının adı da Amr Abdü'l Vedd'dir sanırım). 

Kavmi Nûh'a inanmadığı gibi ona mecnun demiş, taşlamakla tehdit edip (eş-Şuarâ 26/116) yalancılıkla itham etmiş, O'ndan kendisine uyan alt tabakadan insanları yanından uzaklaştırmasını (el-A'râf 7/59-63; Hûd 11/27; el-Kamer 54/9) veya başlarına geleceğini bildirdiği azabı bir an önce getirmesini (Hûd 11/32) istemiştir.

Kur'an'da Hz. Nûh'un yaşıyla ilgili olarak, "And olsun ki, Biz Nûh'u kendi kavmine gönderdik de o 950 yıl onların arasında kaldı…" (el-Ankebût/14) buyurulur.

Bir rivayete göre kendisine 350 yaşında vahiy gelmiş, 950 yıl kavmini davetle geçirmiş, dolayısıyla 1300 yıl yaşamıştır.

Hz. Nûh (as) en yakınları, eşi ve oğlu tarafında ihanete uğramış dava adamlarına da ilk örnektir.

(Tahrim sûresinde altı kadının bahsi geçer. İlk ikisi Hz. Resûlullah'ın (a.s) helâli kendisine haram/yasak ilan edecek kadar adeta hayatını zehreden iki eşi. Kocalarına ihanet eden Hz. Nûh'un ve Hz. Lûd'un eşleri. Ve örnek iki kadın; Hz. İsa'nın annesi Hz. Meryem ve yeryüzünün ilahi olduğunu iddia edecek kadar sapkın kâfir Firavun'un mümine eşi Hz. Asiye. Yeri gelmişken, bir şey daha var: Tahrim sûresi, ilk ayetleri birinci ve ikinci halifeyi azarlayan Hücûrât sûresinden sonra inmiştir).

Nûh sûresinden;

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

1- Şüphesiz biz Nûh'u, kavmine, "Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar" diye peygamber olarak gönderdik.

2- Nûh, şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

3,4- Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."

5- Nûh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim.

6- Fakat benim davetim ancak onların kaçışını artırdı.

7- Kuşkusuz sen onları bağışlayasın diye kendilerini her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, inanmamakta direndiler ve büyük bir kibir gösterdiler.

8- Sonra ben onları açık açık davet ettim.

9- Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum.

10- Dedim ki: 'Rabbinizden bağışlama dileyin; çünkü O, çok bağışlayıcıdır.

11- (Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.

12- Sizi mallarla, oğullarla desteklesin ve sizin için bahçeler var etsin, sizin için ırmaklar var etsin.'

(…)

21- Nûh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."

(…)

24- Böylece onlar birçok insanı şaşırttılar. Mademki öyle yaptılar, Sen de bu zalimlerin şaşkınlığını artır ya Rabbî!"

25- Hasılı, birçok suçları sebebiyle suda boğuldular ve cehenneme tıkıldılar! Allah'a karşı, kendilerine yardım edecek bir tek yardımcı bile bulamadılar.

26- Nûh, "Ya Rabbî!" dedi, "Yeryüzünde dolaşan bir tek kâfir bile bırakma!"

27- "Zira bırakırsan onlar Senin kullarını, Senin yolundan saptırırlar, ve sadece kendileri gibi kâfir, ahlâksız çocuklar dünyaya getirip yetiştirirler."

28- "Ya Rabbî beni, annemi, babamı ve evime mümin olarak girenleri, erkek ve kadın bütün müminleri affeyle. O zalimleri ise, daha da beter eyle, daha da perişan eyle…"

Ez-cümle!

Allah ömrüne bereket versin, Prof. Dr. Haydar Baş, bu milleti;

Gece-gündüz,

Gizli-ayân,

Bireysel-toplumsal,

Fiilî-kavli uyarmadı mı?

Yaşadıklarımızı, bu belâ ü musibetleri haber vermedi mi?

Yıllar öncesinden; "benim gördüklerimi görseniz gece-gündüz feryat ü figan ederdiniz!" demedi mi?

Ha!

Demedi mi?

Peki ya bed-dua hakkı!?  

 
Müslim Karabacak / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.