logo
28 EYLÜL 2026

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Terörsüz Türkiye Komisyonu günler içinde kurulacak"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye Komisyonu'na ilişkin,"Meclis başkanımızın takdirinde bir konu ama zannediyorum çok haftalara sari olmayan günler içerisinde öyle bir komisyonun kurulduğunu hep beraber göreceğiz"ifadelerini kullandı.

13.07.2025 14:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Terörsüz Türkiye Komisyonu günler içinde kurulacak"
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Terörsüz Türkiye Komisyonu günler içinde kurulacak"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı ile ilgili konuştu.

İstişare ve değerlendirme toplantısının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kapanış konuşmasıyla sona ereceğini belirten Çelik, "Dün çok yoğun bir gün geçirdik. Bu sefer değişik bir formatta, çeşitli workshoplar halinde güvenlikten, adalete, kalkınmadan sosyal politikalara kadar çok geniş bir alanda kapsamlı bir şekilde bütün konuların çeşitli formatlarda ele alınması söz konusu oldu.

Bu sefer aynı anda paralel birçok salonda bu çalışmalar gerçekleştirilerek, iç politikadan dış politikaya, ekonomiden sosyal politikalara kadar bütün konuların üzerinden geçilmiş oldu. Tabi bu sefer bir de biliyorsunuz cuma günü, henüz kampımız resmen başlamadan bir stratejik çalıştay yapılmıştı. Bu stratejik çalışma vesilesiyle de arkadaşlarımız bir araya gelerek, milletvekillerimiz, MKYK, gençlik ve kadın kollarımız çeşitli konulardaki değerlendirmelerini yaptılar" dedi.

Çelik, bütün bu çalışmaların hepsinin not alındığını ve bu notlar çerçevesinde hangi değerlendirmelerin yapıldığı belirterek, hangi politika önerilerinin getirildiği, hangi konularda güncelleme ihtiyacı olduğu, hangi konularda eleştiriler olduğuna dair bütün notların, bir stratejik tutum belgesi haline getirileceğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla MYK ve MKYK tarafından hazırlanan belgelerin değerlendirileceğini belirten Çelik," Tabi illerin, illerden arkadaşlarımızın aldığı çeşitli değerlendirmeler, vatandaşlarımızın ifade ettikleri başta olmak üzere çeşitli uluslararası platformlarda arkadaşlarımızın karşılaştığı problemler, karşılaştığı sorular, bütün bunların ele alındığı kapsamlı bir kamp gerçekleştiriyoruz.Sayın Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın dünkü konuşması hemen hemen dünyanın her tarafında çok geniş bir yankı buldu. Terörsüz Türkiye konusunda Türkiye'nin geldiği nokta, uluslararası platformlarda destek gören bir nokta. Demokrasisiyle, sosyal gücüyle, ekonomik gücüyle, siyasal gücüyle Türkiye'nin önümüzdeki döneme perspektif sunması açısından da önemli" değerlendirmesini yaptı.

AK Parti Sözcüsü Çelik, her tarafta çatışmaların yoğun bir şekilde ortaya çıktığı bir dönemde Türkiye'nin kendi yumuşak gücünü, diplomatik yeteneklerini kullanarak, hukuk sistemi içindeki egemenlik araçlarını kullanarak, sosyolojik ve siyasal araçlarını kullanarak terör meselesini sona erdirme konusunda ortaya koyduğu bu perspektifin dünyanın her tarafından geniş bir şekilde ilgiyle karşılandığını gördüklerini kaydetti.

Tabii silah bırakma sürecinin, silahların imhası ve teslim edilmesi sürecinin kesintisiz bir biçimde devam etmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, PKK'nın bütün şube ve uzantılarıyla birlikte silahlarını teslim etmesi, bütün illegal yapılanmalarıyla birlikte, ideolojik ve finansal yapılanmalarıyla birlikte terörün tamamen ortadan kalkması, bir terörsüz Türkiye tablosunu çıkmasının bölge için de büyük bir ilham kaynağı olacağını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın terörsüz Türkiye'nin aynı zamanda terörsüz bölge için de bir model oluşturacağını ifade ettiğini hatırlatan Çelik, Süreçte Irak makamlarının çok büyük bir ilgisi ve desteği olduğunu dile getiren Çelik," Hem merkezi hükümete hem Kuzey Irak'taki yönetime buradan teşekkürlerimizi iletiyoruz. Aynı şekilde Suriye'den, Azerbaycan'dan verilen destekler ilk destekler olarak ortaya çıktı. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın dün çizdiği çerçevede bütün bu süreci bundan sonrasında kesintisiz bir biçimde hep beraber sürdüreceğiz. Bugün itibariyle de hem teşkilat perspektifleriyle ilgili toplantılar yapılacak, reform stratejisi ile ilgili toplantılar yapılacak, iletişim ve iletişimin koordinasyonuyla ilgili toplantılar yapılıyor" dedi.

Terörsüz Türkiye meselesinin kampta değerlendirildiğini belirten Çelik," Milletvekillerimizle, MKYK üyelerimizle, bütün kurucularımızla, bütün katılımcılarımızla birlikte öğleden sonra Sayın Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın başkanlığında toplantımızı başlatacağız ve daha sonra kapanış konuşmalarını dinleyerek kampımızı tamamlayacağız.

Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız da dünkü bir takım eleştirileri terörsüz Türkiye'ye dönük olarak zikrederken hatırlarsınız şunu söyledi. Bazıları esasında terörün bitmesini çok arzu etmiyorlar. Çünkü terör bittiği zaman işsiz kalacaklarını düşünüyorlar.

Bunun çift taraflı istismarı vardır biliyorsunuz. Birincisi terörün varlığından ve terörün desteklenmesinden nemalananlar vardır. Bir de terör bitsin cümlesini bir başlık olarak kullanıp onun arkasından yürütülen her süreci ve devletin meşru egemenlik alanı içinde ve hukuk sistemi içerisinde yürütülen her süreci bile haksız ve hadsiz bir şekilde ihanet olarak suçlayan, dolayısıyla meseleleri sürekli olarak tıkanma noktasına götürmeye çalışan bir yaklaşım vardır" açıklamasını yaptı.

"Sayın Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrısı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu devlet iradesi, arkasından Dem Parti'nin yürüttüğü çeşitli partileri ziyaret ederek istişare sürecinin bütün bu sürecin bundan sonrasında da yürütülmesi için aynı çerçeveyi koruyacağını ifade etti" diyen Çelik," Dolayısıyla zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasındaki çerçeve de terörsüz Türkiye sürecinin yürütülmesiyle ilgili bir çerçeve" ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye komisyonuyla ilgili açıklamada bulunan Çelik, "Meclis başkanımızın takdirinde bir konu ama zannediyorum çok haftalara sari olmayan günler içerisinde öyle bir komisyonun kurulduğunu hep beraber göreceğiz. Tabi burada esas olan PKK'nın fesi ve silahların teslimi imha edilmesi süreciyle ilgili olarak komisyonun dayanak oluşturması, meclisin de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir göz olarak devreye girmesi şeklinde. Bunu daha önce de ifade ettim. Bu sürecin birçok kısmını dünyadaki pek çok örnekle mukayese ediyorlar. Bu mukayeselere baktığınızda aslında bunlar birbirini direkt karşılamıyor" diye konuştu.

Bu süreçte herhangi bir üçüncü gözün olmadığını bir kez daha ifade eden Çelik, "Yani dünyadaki pek çok süreçte bir başka ülke üçüncü göz olarak devreye girmiştir. Burada herhangi bir üçüncü göz yoktur.

Doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın kurduğu doğrulama mekanizması çerçevesinde bütün bu süreç takip edilecektir. Tabii bunun da meclis boyutunda yani ihtiyaç duyulan düzenlemelerle ilgili, yapılacak tartışmalarla ilgili olarak meclis de bir göz olarak burada devreye girmiş olacaktır. Sürece Yüce Meclis de önderlik etmiş olacaktır. O şekilde devam edecek. Cumhurbaşkanımızın devlet kurumlarına verdiği talimatlar çerçevesinde herkes şu anda görevinin başında ve olayı takip ediyor" dedi.

Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili eleştirilere cevap veren Çelik," Cumhurbaşkanımızın yaptığı tarihi konuşma konusu sonrasında bunların herhangi bir şekilde gündem olmasını istemem bu bahsettiğiniz bir takım üslupların. Buradaki heyete Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren bir heyettir. AK Parti heyetidir. İktidar Partisi'nin heyetidir. Onun işte MKYK'sıdır, MYK'sıdır, milletvekilleridir, kadın kollarıdır, genel gençlik kollarıdır. Ya buna karşı konuşurken güruh diye bir ifade kullanan kişinin bu söylediği sözü tabii ki kendisine iade ediyoruz. Yani bu böyle bir saygısızlık olmaz. Zaten bu üslup da şunu gösteriyor ki bütün meseleleri, ele alış biçimleri bu şekilde.Ondan sonra milliyetçilik adına, Türk Milliyetçiliği adına konuştuklarını ifade ediyorlar. Türk Milliyetçiliği'nin kalesi Milliyetçi Hareket Partisi. Türk Milliyetçilerinin lideri Sayın Devlet Bahçeli" değerlendirmesini yaptı.

"Bütün bu süreçte Sayın Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrısının açtığı çığırı, açtığı yeni sayfayı hep beraber biliyoruz" diyen Çelik," Onun ötesinde bu şekilde konuşan kişilerin söylediklerinin mesela diyelim ki terörle mücadeleyle bir zaaftan bahsetseler dönüp bakalım ama terörle mücadele konusunda Cumhuriyet tarihinin en yüksek nitelikli, en yüksek donanımlı terörle mücadelesinin verildiği yılları yakın zamanda hep beraber geçirdik. Halen de hem Türk Silahlı Kuvvetleri, hem Kahraman Polisimiz, hem Jandarmamız, Sahil Güvenliğimiz, Korucularımız hepsi birlikte Milli İstihbarat Teşkilatımız en yüksek donanımlarla birlikte vatan savunmasını yapmaya devam ediyorlar.Dünyada sert güç unsurlarınızı kullanarak doğrudan terörle mücadeleyi verirsiniz. Aynı zamanda da terör örgütünün fesh edilmesi ve silahlarını bırakması için başka mekanizmalarda devreye su akarsınız.

Bunun literatürdeki adı yumuşak güç unsurlarıdır. Geçmişte peki bu hiç olmamış mıdır' Yani bizim iktidarlarımız döneminde mi icat edilmiştir' Hayır bu da söz konusu değil. AK Parti iktidarlarından önce de, Milli Güvenlik Kurullarında, hatta çoğu kez de doğrudan asker üyelerin buraya önerisiyle teröristlerin silah bırakması, teslim olmasını teşvik edecek pek çok düzenleme yapılmıştır" dedi.

Yumuşak güç unsuru kullanmanın devletler tarafından benimsenen bir unsur olduğuna dikkat çeken Çelik, "Yani bir yandan sert güç unsurlarıyla terörle mücadele eder, bir yandan da tabii ki yumuşak güç unsurlarını devreye sokar. Bunlar nedir' Sosyolojik araçlarını devreye sokar, hukuk araçlarını devreye sokar, siyasal araçlarını devreye sokar, dolayısıyla egemenlik alanı içerisinde hareket eder. Burada defalarca bunu söyledik. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak ilkesinden bir taviz yoktur. Süreç herhangi bir şekilde bir al ver süreci değildir. Bir müzakere süreci değildir. Bir pazarlık süreci değildir. Yine aynı şekilde devletimizin temel nitelikleri ve milletimizin temel değerleri konusunda herhangi bir tartışma yoktur. Burada şunu da özellikle ifade etmek isteriz. Bugünlere kahraman şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin büyük fedakarlıklarıyla geldik.

Ve en zor zamanlarda, dünya konjöktürünün en olumsuz zamanlarında bile onların fedakarlıkları sayesinde bu vatan savunması yapıldı. Ülkemiz herhangi bir şekilde bölücü tehdidin sonuçlarına maruz kalmadı, egemenliğini korudu. Şimdi ise aynı şekilde terörle mücadele konusunda Türkiye'nin donanımı ortada bundan sonrasında da bu yumuşak güç unsurlarının denenmesi dünyanın her tarafında bu denenmiştir" diye konuştu.

Süreçle ilgili yapılacak eleştirileri kıymetli bulduğunu ifade eden Çelik, meclisteki bütün partilerin çalışmalara katkı sağlamasını arzu ettiklerini belirterek, "Hukuk araçlarınızla devreye girersiniz. İstihbarat teşkilatınızın görüşmeleriyle devreye girersiniz. Ve dolayısıyla bu meseleyi ülke gündeminden çıkarmak için yapılan bir çalışmadır. Dediğim gibi eleştiriler kıymetlidir. Eleştirileri dinlemek isteriz. Meclisteki komisyonda da, meclisteki bütün partiler, grubu bulunan partiler bulunsun ve görüşlerini ifade etsin arzu ederiz .O başka bir şeydir. Ama sözel bir şiddete başvurarak hiçbir siyasal argüman üretmeden sadece karşı tarafı ihanetle suçlayarak olan biten her şeyi çarpıtarak ortaya koyulan şeyin herhangi bir şekilde maalesef değeri olmuyor. Bir zemini de olmuyor. Bunlar geçmişte de defalarca yapılmıştır. Doğru olan bir masanın etrafında toplanıp bu eleştirilerin makul bir şekilde ortaya koyulması ve hedefin terörsüz Türkiye olduğu, Türkiye'nin terör yükünden kurtulması çerçevesinde olması gerektiği konusundaki iradenin canlı tutulmasıdır. Onun dışında mesela tutuyor Sayın Cumhurbaşkanımızın sözlerine karşı Sayın Özgür Özel sözleri çarpıtarak bir şey söylüyor. Sanki Cumhurbaşkanımız büyük bir birliktelikten bahsederken yakın bölgemizde, tarihten örnekler vererek tarihte ne zaman yakın bölgemizde büyük bir iş birliği büyük bir dayanışma ortaya çıktığında ortaya çıkan huzur, barış ve refah tablosunu dünkü konuşmasında tasvir etti. Ama Sayın Özgür Özel bunun etnik vurgular temelinde bir ayrışma şeklinde resmedildiğini ifade etmeye çalışıyor. Böyle bir şey yok. Tam tersine bir büyük tablodan yakın bölgemizde işte görüyorsunuz yakın bölgemizdeki Türk'le Kürt'ü, Kürt'le Arap'ı Alevi'yle Sünni'yi, Sünni'yle Şii'yi Nusayri'yle Dürzi'yi karşı karşıya getirmeye çalışan denklem karşısında Cumhurbaşkanımızın yaptığı konuşmanın Irak'ta, Suriye'de çatışma bölgelerinde nasıl büyük bir heyecanla karşılandığı ve herkesin bu olumsuz denklemden kurtulmak için onu referans gösterdiği görülüyor" açıklamasını yaptı.

"Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerini koruyarak, Türk milletinin değerlerini koruyarak geleceğe bakmamızdan kendi egemenlik alanımız, hukuk sistemimiz içerisinde bu çalışmaları yürütmemizden daha doğal bir şey yok" diyen Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu çerçevede baktığımızda bütün bu egemenlik Türk milletine aittir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Türk'le Kürt'ün kardeşliğini pekiştirecek zaten var olan tarihsel kardeşliğini kaderdaşlık olan kardeşliğini pekiştirecek daha güçlü vurguların, devletimizin başı olarak Cumhurbaşkanımızdan gelmesinin birilerini rahatsız etmesi tabii o başka şekilde yorumlanması gereken bir şey. Bu çerçevede bu çalışmalar dediğim gibi arkadaşlar güçlü bir şekilde sürecek. İnşallah birkaç ay içerisinde terör örgütünün tamamen silahlarını bırakması ve bunun bütün şube ve uzantılarıyla gerçekleşmesi takip edeceğimiz bir husustur."

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.