logo
18 HAZİRAN 2026

Şangay İşbirliği Örgütü toplantısı öncesi dikkat çeken görüşme

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, gelecek hafta düzenlenmesi beklenen Şangay İşbirliği Örgütü (SCO) toplantısına katılmak üzere geldiği Çin'de mevkidaşı Wang Yi ile bir araya geldi

14.07.2025 09:31:00
İhlas Haber Ajansı
Şangay İşbirliği Örgütü toplantısı öncesi dikkat çeken görüşme
Şangay İşbirliği Örgütü toplantısı öncesi dikkat çeken görüşme
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, gelecek hafta düzenlenmesi beklenen Şangay İşbirliği Örgütü (SCO) toplantısına katılmak üzere geldiği Çin'de mevkidaşı Wang Yi ile bir araya geldi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, önümüzdeki hafta gerçekleştirilmesi beklenen Şangay İşbirliği Örgütü (SCO) toplantısına katılmak üzere Çin'in başkenti Pekin'e geldi. Lavrov, havalimanındaki karşılamanın ardından Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü. Görüşmende ikili ilişkiler, ekonomik, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Çin Dışişleri Bakanı Wang, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, "Pekin ve Moskova arasındaki ilişkiler modern dünyada büyük güçler arasında sürdürülen en istikrarlı, olgun ve stratejik açıdan en önemli ilişkilerdir.

Çin ve Rusya tarihi derinlik, stratejik önem ve uzun vadeli perspektifleri göz önünde bulundurarak tüm alanlarda ikili işbirliğini istikrarlı bir şekilde ilerletmiştir. Mevcut aşamada her iki ülke de üst düzey temasların geliştirilmesi, kapsamlı stratejik işbirliğinin derinleştirilmesi, her iki ülkenin kalkınmasının teşvik edilmesi ve uluslararası sahnede istikrarsız bir durumda zorluklara yanıt verilmesi için ortak hazırlıklara odaklanıyor. Rusya ve diğer üye ülkelerle birlikte tüm alanlarda işbirliğini güçlendirmeye ve SCO'nun inşasını yeni bir düzeye taşımaya hazırız" ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi vurgulandı



Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada da, bakanların Rusya ve Çin arasındaki kapsamlı işbirliğinin olumlu dinamiklerinden duydukları memnuniyeti dile getirdiği belirtildi. Ayrıca görüşmede, geçtiğimiz mayıs ayında Rusya'nın başkenti Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleştirilen görüşmelerin maddelerine odaklanıldığı ve ikili gündemin derinlemesine ele alındığı aktarıldı.

Açıklamada, BM ve Güvenlik Konseyi, SCO, BRICS, G20 ve Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) dahil olmak üzere uluslararası alanda iki ülke arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin öneminin de vurgulandığı belirtildi. Görüşmede ayrıca ABD ile ilişkiler, Ukrayna krizinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ilkelerine uygun bütünlük ve karşılıklı ilişkiler çerçevesinde çözülmesi ihtimali, İran-İsrail çatışması ve Kore yarımadasındaki durumlar dahil diğer sıcak başlıklara da değinildi.

Bakanlığın açıklamasında, "Taraflar, egemenliğin, toprak bütünlüğünün ve devletin birliğinin tüm bölgesel ve etnik çeşitliliğiyle korunması dahil, birbirlerinin temel çıkarlarını etkileyen konularda karşılıklı güçlü desteklerini sundular" denildi.

Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu

İzmir'deki Ege Üniversitesi'nde (EÜ) "usulsüzlük" iddiaları sonrası başlatılan soruşturma kapsamında, 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen toplam 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu

18.06.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerinin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları iddialarına ilişkin olarak soruşturma başlattı. Başsavcılığın koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmada; 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin birim içerisinde organize bir yapı oluşturdukları, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'nde koşulsuz şartsız verilen talimatları yerine getirecek yönetici, memur ve işçilerin görev almaya başladığı, üniversitede iş yapan/alan şirket yöneticisinin üniversite yöneticisi gibi görev aldığı öne sürüldü.

"Talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlileri uzaklaştırıldı" iddiası
Kurum yöneticileri tarafından verilen talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlilerinin birimden uzaklaştırıldıkları, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa fiyat araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan hep aynı ve idareye yakın olan firmalardan alımların yapıldığı, Sayıştay Raporu'nda EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan ihale ve doğrudan temin alımlarında Ege Üniversitesi'nin yaklaşık 3 milyar 100 milyon TL kamu zararına uğratıldığı tespit edildi.

27 tutuklama kararı
Bu kapsamda belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları gerekçesiyle 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda; eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt ve eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak'ın da yer aldığı 47 kişi gözaltına alındı. Ayrıca operasyonda 2 ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, çok sayıda dijital materyale de incelenmek üzere el konulduğu bildirildi. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 41 kişiden aralarında eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt, eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak ve eski EÜ Hastanesi Başmüdürü Ömer Özcoşar'ın da yer aldığı 27'si tutuklandı. Diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu
Operasyonda yeni bir gelişme daha yaşandı. Soruşturma kapsamında 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen mal varlıklarının suçtan elde edildiği gerekçesiyle şirketlere ait 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu.

MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanlığı, "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmekte, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünü desteklemektedir" dedi

18.06.2026 12:39:00 / Güncelleme: 18.06.2026 12:43:30
İHA
MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"
MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"
Milli Savunma Bakanlığının haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, 6 Temmuz 2023'te başlatılan düzenli basın bilgilendirme toplantılarının bugün 150'ncisinin gerçekleştirildiğini belirterek, basın mensuplarına teşekkür etti.

Aktürk, 28 Haziran'da 53'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayacak TUSAŞ'ın geliştirdiği özgün platformlar ve ileri teknoloji ürünleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat kabiliyetine önemli katkılar sunduğunu söyledi. TUSAŞ'ta KAAN, HÜRJET, HÜRKUŞ, ANKA, AKSUNGUR, Süper Şimşek, GÖKBEY ve ATAK helikopterleri ile uydu ve uzay sistemleri başta olmak üzere çok sayıda stratejik projenin geliştirildiğini ifade eden Aktürk, "Temel eğitim uçağımız HÜRKUŞ ile ilk milli genel maksat helikopterimiz GÖKBEY'in bu yıl içerisinde Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterine alınması planlanmaktadır" dedi.



MKE'nin yeni sistemleri Eurosatory'de tanıtıldı

Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ'nin (MKE) geliştirdiği sistemlerin de uluslararası platformda sergilendiğini belirten Aktürk, Tolga Yakın Hava Savunma Sistemi'nde yer alan 20 milimetrelik silah sisteminin Macaristan'ın insansız kara aracına, 81 milimetre havan namlu grubunun ise Slovenya'nın paletli insansız kara aracına entegre edilerek, Paris'teki Eurosatory 2026 Fuarı'nda ilk kez tanıtıldığını bildirdi. Aktürk ayrıca, Mobil Araç Platformu (MAP) DUAL'in PMT-76 platform makineli tüfek ile entegre edilerek, test atışlarının başarıyla tamamlandığını kaydetti.

Deniz Kuvvetlerine yeni platformlar teslim edilecek

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayii ürünlerinin envantere kazandırılmasının sürdüğünü vurgulayan Aktürk, 20 Haziran'da İstanbul Tersanesi Komutanlığında gemi teslim ve hizmete giriş törenleri düzenleneceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleri ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in katılımıyla gerçekleştirilecek törene ilişkin bilgi veren Aktürk, Contraamiral Roman (261) Korveti'nin Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim edileceğini ifade etti.

Aktürk, TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi, TCG Ç-161 Yeni Tip Çıkarma Gemisi, TCG Gökırmak Kıyı Römorkörü ile milli sistemlerle modernize edilen TCG 18 Mart Denizaltısı'nın da hizmete alınacağını söyledi. Aktürk, ayrıca 4'üncü istif sınıfı fırkateyn İçel'e bayrak çekileceğini, Kocatepe Hava Savunma Harbi Muhribi'nin üst bina bloğunun kızağa konulacağını, Pirana Kamikaze İnsansız Deniz Aracı ile Baykar Kalkan İHA'nın da envantere alınacağını açıkladı.

"Türkiye, NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan ilk beş müttefik arasında"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Brüksel'de gerçekleştirilen Ukrayna Savunma Temas Grubu ile NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katıldığını belirten Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"NATO Savunma Bakanları Toplantısı için Brüksel'e giden ve NATO Daimî Temsilciliğimiz ile Türk Askerî Temsil Heyeti Başkanlığımızı ziyaret eden sayın bakanımız, bugün (18 Haziran) Brüksel'de icra edilen 'Ukrayna Savunma Temas Grubu Toplantısı' ile 'NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na iştirak etmektedir. NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşu, Ukrayna'ya sağlanacak destek ile bölgesel ve küresel güvenlik konularının ele alındığı toplantılar kapsamında sayın bakanımız tarafından NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan müttefikler arasında daima ilk beş içerisinde yer alan Türkiye'nin başta NATO harekât ve misyonları olmak üzere İttifak'ın savunma ve caydırıcılık duruşuna sağladığı katkılar, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modernizasyon sürecinde kaydedilen ilerlemeler ile yüzde 5 savunma harcaması hedefine yönelik çalışmalarımız ve bu konudaki kararlılığımız, Ukrayna'ya ikili düzeyde ve NATO çerçevesinde sağladığımız destek ve katkılar ile bölgede adil, kalıcı ve sürdürülebilir barışın tesisine yönelik diplomatik girişimlere verdiğimiz destek, Ankara'da gerçekleştirilmesi planlanan NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne yönelik hazırlıklarımız ve beklentilerimiz ile İran-ABD Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla varılan mutabakattan duyduğumuz memnuniyet vurgulanacaktır. Sayın bakanımız toplantılar vesilesiyle Fransa ve Hollandalı mevkidaşlarıyla gerçekleştireceği ikili görüşmelerde savunma ve güvenlik gündemini, ikili ve çok taraflı ilişkileri ve iş birliğini geliştirme imkânlarını ele alacaktır."

6 terörist teslim oldu, 778 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin de bilgi veren Aktürk, "Hafta içerisinde 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir" şeklinde konuştu.

Hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında ise son bir haftada yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 376 kişinin yakalandığını, 2 bin 112 kişinin ise engellendiğini belirten Aktürk, "1 Ocak'tan bugüne kadar yakalananların sayısı 4 bin 534'e, engellenen kişi sayısı ise 38 bin 305'e ulaşmıştır" dedi.

Aktürk ayrıca, Van ve Hakkari hudut hattında gerçekleştirilen arama tarama faaliyetlerinde toplam 778 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini bildirdi.

Yangın sezonu hazırlıkları tamamlandı

Bakanlığın insani yardım faaliyetleri ile afetlerle mücadele çalışmalarına da değinen Aktürk, "Yeşil vatanımızın korunmasına destek sağlamak amacıyla 2026 yılı yangın sezonu için Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında bulunan 'Tahsis ve Rezerv Güç Protokolü' kapsamında planlanan hava araçları konuş yeri intikalleri tamamlanmıştır" ifadelerini kullandı.

"ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"

Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı, ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla mutabakata varılmasının memnuniyetle karşılandığını belirterek, anlaşmanın bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamasını temenni ettiklerini bildirdi. Bakanlık, ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin, "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyor, söz konusu mutabakatın bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmekte, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünü desteklemektedir. Bu kapsamda mutabakatın korunması ve sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi bakımından ilgili tüm tarafların sağduyulu, itidalli ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler de yakından takip edilmektedir. Enerji arz güvenliği, deniz ticareti ve seyrüsefer emniyetinin korunması küresel istikrar açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası hukuk çerçevesinde bu alanlarda yürütülecek çalışmalara katkı sağlamaya hazırdır" ifadeleri kullanıldı.

"SAMP/T bugün Konya'da konuşlandırıldı"

Konya'da konuşlandırılan İtalyan SAMP/T Hava Savunma Sistemi ile Çelik Kubbe Projesi'ne ilişkin soruları da yanıtlayan Bakanlık, "NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi amacıyla İtalya'ya ait bir adet SAMP/T Hava Savunma Sistemi, bugün 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığında konuşlandırılmıştır" açıklamasını yaptı.
Türkiye'nin yerli ve milli hava savunma sistemlerini geliştirmeye devam ettiğini belirten Bakanlık, "Bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterindeki Siper Hava Savunma Silah Sistemi, 12 Haziran'da Sinop Atış Alanı'nda gerçekleştirilen test kapsamında yüksek süratli ve manevra kabiliyetine sahip Süper Şimşek hava hedefini başarıyla imha ederek, tam harekat kabiliyetine ulaşmıştır. Çelik Kubbe Projesi'yle yürütülen tüm çalışmaların temel amacı, ülkemizin çok katmanlı hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmek, caydırıcılığını artırmak ve milli güvenliğini en üst seviyede teminat altına almaktır" ifadelerini kullandı.

5 ülkeden 503 personele komando eğitimi

Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelere yönelik eğitim faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Bakanlık, "Bakanlığımız tarafından birçok dost ve müttefik ülke ile imzalanan ikili anlaşmalar kapsamında eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütülmektedir. Hâlihazırda Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mali, Libya'nın her iki tarafı ve Somali olmak üzere 5 dost ve müttefik ülkeden toplam 503 misafir askeri personele eğitim verilmektedir. Ayrıca 2026-2027 Misafir Askeri Personel Kontenjan Planı kapsamında 16 ülkeden (Azerbaycan, Burundi, Bangladeş, Gine, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuzey Makedonya, Libya, Macaristan, Mali, Moğolistan, Özbekistan, Senegal, Somali, Türkmenistan) toplam 448 personele eğitim kontenjanı tahsis edilmiştir. Yıl içerisinde dost ve müttefik ülkelerden iletilen ilave kontenjan talepleri doğrultusunda bu sayıda artış meydana gelmesi öngörülmektedir" dedi.

NATO Ankara Zirvesi hazırlıkları sürüyor

NATO Ankara Zirvesi hazırlıklarının Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda devam ettiğini belirten kaynaklar, "Bakanlığımızın sorumluluğunda yürütülen faaliyetler kapsamında tüm güvenlik tedbirleri alınmış olup, ilgili bakanlıklar ve kurumlarla koordinasyon içerisinde gerekli çalışmalar sürdürülmektedir" ifadelerini kullandı.

Kaynaklar ayrıca, zirve kapsamında Ay-Yıldız Karargâhı'nda konuk savunma bakanları ve beraberlerindeki heyetler onuruna Karargâhın Yıldız bölümünde resepsiyon düzenleneceğini bildirdi.

'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması başladı

18.06.2026 11:30:00
Anadolu Ajansı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması başladı.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in aralarında olduğu tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar da duruşmada hazır bulundu.

Sanıkların yakınlarının izleyici olarak salonda yer aldığı duruşmada, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı sanıkların savunmaları alınıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edildi.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi istendi.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edildi.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörüldü.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası istendi.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuldu.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraati, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Mütalaada, toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde de bulunuldu.

Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu

17.06.2026 21:15:00
Haber Merkezi
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu.

Zelyut, Ahmet Türk'ün ailesinin sahip olduğu Kasr-ı Kanco konağının ve geniş arazilerin geçmişine değinerek Türk'ün "mağduriyet" söylemlerini eleştirdi.

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden Ahmet Türk'ün bölgedeki köklü aile geçmişi ve toprak sahipliği üzerinden yaptığı mağduriyet vurgularını hedef aldı. Sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamasında Zelyut, Ahmet Türk'ün dedesinin ve ailesinin sahip olduğu mülklerin kökenine dair ağır ithamlarda bulundu.

"Geniş arazilere el koydu"



Rıza Zelyut, Ahmet Türk'ün Mardin Derik'te bulunan ünlü Kasr-ı Kanco konağı ve çevresindeki geniş arazilerin iddia edildiği gibi adil yollarla edinilmediğini ileri sürdü.

Türk'e doğrudan seslenen Zelyut, "Ahmet bey! Deden Ermenileri keserek şu an oturduğun Kasr-ı Kanco köşküne ve geniş arazilere el koydu" ifadelerini kullandı.

"Benim gibi türklerden bin kat daha fazla yedin"



Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt feodal yapısına ve ağalarına müsamaha gösterildiğini savunan Zelyut, Ahmet Türk'ün buna rağmen mağdur rolü oynamasını eleştirdi. Türkiye'deki sıradan vatandaşların ekonomik durumuna atıfta bulunan yazar, "Cumhuriyet Türkiye'si siz, Kürt derebeylerine bir fiske bile vurmadı. Benim gibi Türklerden bin kat daha fazla yedin Türkiye'yi. Yine de mağduru oynuyorsun. Keşke bütün Türkler senin gibi mağdur olsa…" dedi.

"Altyapıyı Barrack amcanız yapıyor"

Açıklamasının son bölümünde konuyu bölgedeki jeopolitik gelişmelere ve bağımsız devlet iddialarına getiren Zelyut, dış güçlerin bölgedeki planlarına dikkat çekti.

Ahmet Türk'ün siyasi çizgisini eleştiren yazar, "Haaa! Derebeyliğim yetmez ben buralarda devlet kuracağım dersen… Onun da altyapısını Barrack amcanız yapıyor. Biraz sabret, fazla ağlarsan oyun anlaşılır…" sözleriyle ABD'nin bölge politikalarına göndermede bulundu ve uyarılarda bulundu

BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı değerlendirirken, Trump yönetimine güvenilmeyeceğini vurguladı ve İsrail'in açıklamalarının yeni bir çatışma riskine işaret ettiğini belirtti

17.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki son gelişmeleri ve ABD-İran arasındaki yeni uzlaşıyı analiz etti. Baş, bölgede uzun süredir Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) kapsamında kan döken ABD ve İsrail ikilisinin, ilk kez gerçek bir devlet iradesiyle karşı karşıya gelerek geri adım atmak zorunda kaldığını belirtti.

"Emperyalist ikili ilk kez gerçek bir devletle karşılaştı"

Açıklamasında Gazze'den Afganistan'a kadar uzanan kanlı sürece dikkat çeken Hüseyin Baş, İran halkının emperyalizme karşı gösterdiği duruşu tebrik etti. Savaşın kazananının net bir şekilde İran olduğunu savunan BTP lideri, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu açıkça ifade edelim ki; bu savaşı İran kazandı, ABD-İsrail ikilisi kaybetti. Uzun yıllardır Gazze'den Afganistan'a kadar bölgemizde BOP kapsamında kan döken, sınırlar değiştiren kanlı ikili ilk kez gerçek bir devletle karşı karşıya geldiler ve gereken cevabı aldılar. İran halkını emperyalizm karşısındaki korkusuz duruşlarından dolayı tebrik ediyorum."

"Trump ve ABD olunca güvenmek mümkün değil"

Varılan anlaşmaya temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Baş, Washington yönetiminin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın güvenilmez politikalarına işaret etti. İsrail cephesinden gelen "Bu anlaşma bizi bağlamaz" çıkışının bölgesel barış önündeki en büyük tehdit olduğunu belirten Baş, tehlikenin geçmediğini vurguladı:

"Evet... Bir anlaşma sağlandı ancak söz konusu ABD ve Trump olunca buna güvenmek asla mümkün değil. Özellikle İsrail'in 'bu anlaşma bizi bağlamaz' açıklaması bombaların her an yeniden patlayacağının açık bir göstergesi."

Tek çözüm: "Yurtta sulh cihanda sulh"

Mesajının son bölümünde Orta Doğu'ya kalıcı barışın gelmesi temennisinde bulunan Hüseyin Baş, küresel ve bölgesel huzurun şifresi olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonunu adres gösterdi. Baş, "Bölgemize bir an önce barışın gelmesi, emperyalist planların boşa çıkması en büyük dileğimizdir. Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' sözü insanlığın aradığı huzuru getirecek anlayıştır" diyerek açıklamasını noktaladı.


Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






İBB Davası'nın 52. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin, 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 52. duruşması başladı

 

17.06.2026 11:20:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 52. duruşması başladı
İBB Davası'nın 52. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklarla avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ile tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe'nin avukatının savunmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin ve Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 42 sanığın tahliyesiyle davada 68 tutuklu sanık bulunuyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.