logo
16 OCAK 2026

'İlke'leri ilkellik fiilleri eşeklik

02.09.2002 00:00:00
Çoğu ya hazine arazisi, ya da mezarlık arsası üzerine konuşlandırılmış güzide "kertel/yemlik" medyası, ülke aleyhine olan her girişimin en büyük destekçisi olagelmiştir yıllarca.

İkitelli dukalığını bu milletin başına rahmetli Özal bela etti.

Ne ilginçtir ki, en büyük kazığı da onlardan yedi.

Ülkenin millî bütünlüğünü tehdit eden her olay, bu medya tarafından büyük alkışlarla karşılandı.

Fazla gerilere gidip, kafa karıştırmaya gerek yok.

En son çıkan "Uyum yasaları" buna en iyi örnektir.

Bir ülkeyi batırmaya yeter de artar bu yasalar kaç gündür bu medya tarafından yere göğe sığdırılmıyor.

Bu bile medyanın bu ülkeye ve bu millete hayırlı rüya görmeyeceğinin en açık delili.

Ülkede bozulan ahlaki yapı.

Toplumdan dışlanmaya çalışılan dini hassasiyet.

Milli bütünlüğü tehdit eden sayısız girişim.

Ve daha nice eylem hep medya tarafından şirin gösterildi.

Bundandır şu cümleyi çok beğenirim: "İhanetin büyük parçası medya".

Bir kısım medya dünün Perşembe pazarı nalburunun tekeline girmiş vaziyette.

Kimin taşarönü olduğu ehlince malum lise mezunu bir adam ülkedeki medyanın yarısına sahip olması yetmiyor, yurt dışına da el atmış durumda.

Ne kabiliyet.

Nalburluğunu medyaya yansıtmış sizin anlayacağınız.

Beyaz çimento,

Çivi,

Cam macunu yerine,

Gazete, dergi, TV...

Daha bir hafta oldu bu liseli nalburun plazasından bir basın ilkeleri teklerasyonu yayınlandı.

Hangi ilkelere riayet edeceklerini bir bir açıkladılar, şu ana kadar uymadıklarını ikrar edercesine.

Dilin kemiği,

Timsahın ümüğü yok, yaz alt alta, sonra da sakız misali çiğne ve tükür, yazdığın o ilkeleri, nasıl olsa yeniden yazarsın Değil mi ki, en büyük ilken ilkelliktir, kimden utanacaksın, niye sıkılacaksın.

Daha henüz yazdıkları ilkelerin mürekkebi kurumadan, ilkeleriyle çelişmeye başladılar.

Kişi hak ve özgürlüklerine saldırmamaya söz verdiler, ardından hemen saldırmaya başladılar.

Karalayıcı olamayacaklarına söz verdiler, hemen karalamaya başladılar.

Aşağılamayacaklarına söz verdiler, hemen aşağılamaya başladılar.

Küçük düşürücü yayın yapmamaya söz verdiler, hemen küçük düşürmeye başladılar.

Kaç haftadır meydanlara on binleri dolduran BTP'yi şu ana kadar görmezden gelen bu ilkel ilkeliler, artık mızrak çuvala sığmaz olup, daha fazla gizleyemeyeceklerini anlayınca, barı kimliğimize uygun bakalım dediler ve BTP'nin on altı yıldız ile kuşatılmış hilalli amblemini "nasıl bakarsan öyle görürsün, nasıl görürsen öyle anlatırsın" özdeyişini de haklı çıkartırcasına, eşek arısı şeklinde verdiler.

Bun tiplere en uygun düşen söz: "eşekliğinize doymayasınız".

Tarihinin hiçbir döneminde savundukları ilkelere ne zaman sadık kaldılar ki?

Misal mi?

Yalancılıktan aldıkları tekzip ve para cezaları.

Ahlaksızlıktan, bölücülükten, şahsi menfaat temininden karartılan ekranları.

Bütün bunlar, ilkelerine ne kadar bağlı oldukları konusunda yeterince bilgi vermiyor mu?

Hele "Basında Güve(n)" parolasıyla çıkan Milliyet'in daha geçen yıl, şerefsizliği emniyet kayıtlarına geçen bir kişiliksiz herifin yalan ve iftiralarını esas alarak Üstat Prof. Dr. Haydar Baş'ı karalama girişimi yüce Türk adaletine toslaması sonucu, çarptırıldığı tazminat cezaları bir elin parmaklarından fazladır.

Ve bunun gibi daha niceleri.

Ve son olarak milletin gönlünde yer etmiş BTP hareketini önce görmezlikten gelip, daha sonra da partinin asil ve yüce Türk milletinin tarihiyle özdeş amblemini çok tuhaf bir şeklide vermeleri, aslında düzeylerini göstermeye yeten en iyi delil değil mi?

Her ne kadar ikinci gün özür dileseler de bu yeterli değildir.

Bu şuna benzer. Adam önce gözünüzü çıkarır, sonra da çok özür dilerim der.

Bu özür giden gözü geri getirmediği gibi, BTP'nin şahsında bu millete yapılan bu büyük hakaret öyle sıradan bir özürle telafi edilmez.

"Ne yapsın köşe yazarı, patronunun karanlık işlerini takıp etmekten, BTP'nin ambleminin ne olduğunu öğrenememiş" deyip işi mazur da göstermeye çalışabilirler.

Hem sonra olaylara Rodos'tan, sevimli patronunun o eşsiz yatından bakınca oluyor bunlar da denebilir.

Kalemimi satmayacağım diye istediği kadar yemin bile edebilir.

Çünkü o eskidendi, şimdi yazılar klavye ile yazılıyor.

Çok şey söyleyebilirler, ama yemezler.

Hukuk; son sözü söylemeye yetkili olan tek mercidir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namazın hikmeti
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Kocasakal: Hukukun gereği yerine geldi
'SDG sorunu bu yıl çözülür'
'İran'a müdahaleye karşıyız'
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Dr. Kocasakal: 'Karar, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından önemli''
Mahkeme: 'Suç unsuru oluşmadı'
Hüseyin Baş'a beraat kararı
MSB'den haftalık bilgilendirme toplantısı
"Suriye hükümeti tarafından Halep'in kontrolü sağlanmıştır"
İllerin teknolojik gelişmişlik endeksi açıklandı
İlk sırada Ankara, ikinci İstanbul
2025 bütçe açığı belli oldu
1 yıllık açık 1.8 trilyon TL
'Emekli aylıkları insanca yaşam seviyesine çıkarılsın'
TÜRK-İŞ'ten siyasi partilere mektup
Trump, Rodriguez ile görüştü
Petrol ve madenler ele alındı
ABD Senatosu'ndan "Venezuela" kararı
O tasarı reddedildi
Trafik cezalarının artırılması TBMM'de oylandı
Saldırgan sürücülere ceza geliyor
İran'dan, Trump'ın saldırı tehditlerine cevap
"Haziranda yaptığınız hatayı tekrarlamayın, İran diplomasiye hazır"
Rusya her kulvarda saf dışı
ABD, Kafkasya'ya da yerleşiyor
Arkadaşınızı ona göre seçin
Kumara 'sosyal çevre' başlatıyor
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namazın hikmeti
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Kocasakal: Hukukun gereği yerine geldi
'SDG sorunu bu yıl çözülür'
'İran'a müdahaleye karşıyız'
BTP lideri Hüseyin Baş beraat etti
Prof. Dr. Kocasakal: 'Karar, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından önemli''
Mahkeme: 'Suç unsuru oluşmadı'
Hüseyin Baş'a beraat kararı
MSB'den haftalık bilgilendirme toplantısı
"Suriye hükümeti tarafından Halep'in kontrolü sağlanmıştır"
İllerin teknolojik gelişmişlik endeksi açıklandı
İlk sırada Ankara, ikinci İstanbul
2025 bütçe açığı belli oldu
1 yıllık açık 1.8 trilyon TL
'Emekli aylıkları insanca yaşam seviyesine çıkarılsın'
TÜRK-İŞ'ten siyasi partilere mektup
Trump, Rodriguez ile görüştü
Petrol ve madenler ele alındı
ABD Senatosu'ndan "Venezuela" kararı
O tasarı reddedildi
Trafik cezalarının artırılması TBMM'de oylandı
Saldırgan sürücülere ceza geliyor
İran'dan, Trump'ın saldırı tehditlerine cevap
"Haziranda yaptığınız hatayı tekrarlamayın, İran diplomasiye hazır"
Rusya her kulvarda saf dışı
ABD, Kafkasya'ya da yerleşiyor
Arkadaşınızı ona göre seçin
Kumara 'sosyal çevre' başlatıyor
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.